İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/5093 E. 2021/5318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/5093
- Karar No
- 2021/5318
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/326 Esas KARAR NO:2025/383 DAVA:İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ:30/05/2019 KARAR TARİHİ:29/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iş ilişkisi için keşide edilerek müvekkiline verilen çekin 31/12/2018 tarihinde çalındığını tespit etmekle .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasında çeklerin iptali davası açıldığını ve açılan davada çekin iptali kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, söz konusu çekler arasında bulunan olan, ... seri nolu ve 25.000,00 TL bedelli çek, müvekkilinin zilyetliğindeyken dava dışı ve hakkında ceza davası açılan ... isimli kişi tarafından ele geçirildiğini, müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle ciro edilerek başkaca dava dışı kişilere devredildiğini ve sonuç olarak geçersiz bir ciro silsilesi ile davalıya devredildiğini, davalı takibe konu çeki ancak ciro silsilesi kopmuş olduğundan ve çekin haklı hak hamili müvekkili olduğundan ve çekin tarafına iadesine davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğu doğduğunu, davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, çekin iadesini yada tahsil edilen/edilecek tutarın tarafına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Dava konusu çek bedeli, ara ciranta ... ...SAN. TİC. LTD. ŞTİ tarafından 30.05.2019 tarihinde bankaya ibraz edilmeksizin müvekkile ödenmiş, yapılan ödeme sonrasında çek aynı gün ... ...şirketine verildiğini, işbu dava ise çek bedelinin müvekkile ödendiğini, ödemeyi yapan ... şirketine teslimi ile aynı gün, 30.05.2019 tarihinde, ikame edildiğini, bu durumda davacı tarafından taraflarına yöneltilecek husumet bulunmadığını, davada davalı sıfatı çeki elinde bulunduran son hamil ... ...San. Tic. Ltd. Şti olduğunu ancak çek müvekkilde bulunuyor olsaydı bile, iyi niyetli ve meşru hamil olan müvekkilinin çeki iade yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, müvekkil şirket ile dava dışı ... İnşaat Tesisat Tahhüt San. Tic. Ltd. Şti arasında 04.01.2019 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Faktoring sözleşmesi akdedildiğini, faktoring işlemi ise Faktoring Kanununa uygun şekilde gerçekleştiğini, müvekkil şirketin dava konusu çeki temlik alırken faturaya dayanak alındığını, dava konusu çek incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığını ve çekin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde müvekkil şirkete geçtiğini, müvekkil şirket yetkili ve iyiniyetli meşru hamil olduğundan çeki geri verme yükümlülüğü bulunmadığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından çalındığı iddia edilen çeklerin istirdadına ilişkindir. Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap sureti, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap sureti, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... ceza dosyası uyap sureti, ödeme dekontu, çek sureti, ... Bankası müzekkere cevabı , İto Sicil Kayıtları, Davacı şirket yetkilisinin yazı ve imza örnekleri aslı v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Kambiyo senetlerinden doğan alacağa karşı borçlunun ancak senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden veya senetten anlaşılan defilerle alacaklıya karşı şahsen haiz olduğu defileri ileri sürebileceği bu defilerden bazılarının mutlak, bazılarının ise nispi olduğu, senette sahtecilik definin mutlak defilerden olduğundan ve iyiniyetli hamil de dahil herkese karşı ileri sürülebileceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Çekteki imzanın sahte olması, senetteki taahhüdün bulunmadığı yönündeki defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden imzaları davacı şirket temsilcilerine ait olmayan davaya konu çeklere ilişkin sahtelik iddiasının iyiniyetli de olsa hamile karşıda ileri sürülebileceği aşikardır. Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir....." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; Her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin iş ilişkisi için keşide edilerek müvekkiline verilen dava konusu çekin 31/12/2018 tarihinde çalındığını, bu nedenle .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasında çekin iptali için dava açıldığını ve açılan davada çekin iptali kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, söz konusu çekler arasında bulunan olan, ... seri nolu ve 25.000,00 TL bedelli çekin, müvekkilinin zilyetliğindeyken dava dışı ve hakkında ceza davası açılan ... isimli kişi tarafından ele geçirildiğini, müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle ciro edilerek başkaca dava dışı kişilere devredildiğini ve sonuç olarak geçersiz bir ciro silsilesi ile davalıya devredildiğini, takibe konu çeki ancak ciro silsilesi kopmuş olduğundan ve çekin haklı hak hamili müvekkili olduğundan ve çekin tarafına iadesine davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de; mahkememizce yapılan yargılamanın 12 nolu celsesinde; davacı şirket yetkilisi ...'ın isticvap edildiği, şirket yetkilisinin ''...dava konusu çekin keşide tarihinde davacı şirket yetkilisi bendim, çekteki Boybak şirketi üzerindeki cirodaki imza bana aittir, daha sonraki cirantalarla herhangi bir ticari ilişkim yoktur, ben bu çeki ... şirketine verdim, daha sonra bu çek ... şirketi tarafından çaldırıldı, bu yüzden çekin üzerinde ...'nin kaşesi ve imzası yoktur...'' şeklinde beyanda bulunduğu, dolayısı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde çekteki imzanın müvekkili şirketin yetkilisinin imzasının taklit edilerek ciro edildiği beyan etmesine rağmen, davalı şirket yetkilisinin çekteki imzanın kendisine alt olduğunu ikrar ettiği, ancak çeki ciro ettiği ... firmasının çeki çaldırdığını, bu sebeple çek arkasında bu şirketin kaşesinin bulunmadığını beyan ettiği, dolayısı davacı beyanına göre, çeki çaldıran firmanın ... firması olduğu, bu durumda dava hakkının da bu firmaya ait olduğu, davacının imzaların istiklali prensibi gereği kendi imzası ve cirosundan sorumlu olduğu ve çekin istirdadını talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 188,46-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır