İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/481 E. 2021/6 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/481
- Karar No
- 2021/6
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/481 Esas KARAR NO : 2021/6 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/10/2020 KARAR TARİHİ : 13/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkilinin ticari hesabından TBK 20 maddesi ve devamı genel işlem koşulları, emsal banka uygulamaları ve sözleşmeye aykırı kesintiler yapıldığını, müvekkilinin kullanmış olduğu kredilerden dosya masrafı adı altında kesintiler yapıldığını, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL istihbarat ücreti adı altında kesinti yapıldığını, davalı banka yine müvekkilinin hesabından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL,... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ... tarihinde ... TL erken kapama komisyonu adı altında kesintiler yapıldığını, müvekkili ilgili tarihler kredileri yenilemiş yeni kredi kullanarak eski kredilerini kapattığını, müvekkilinden erken ödeme ücreti adı altında toplam ... TL kesinti yapıldığını, müvekkili davalı bankadan ... tarihinde kredisi olmamasına rağmen ... TL ipotek tesis ücreti adı altında kesinti yapıldığını, davalı banka ... tarihinde ... TL ekspertiz ücreti adı altında kesinti yaptığını, ekspertize ... TL ödeme yapıldığını, fazladan tahsil edilen ... TL'nin iadesi gerektiğini, davalı banka yine erken ödeme ücreti adı altında toplam ... TL kesinti yapıldığını, davalı banka müvekkilinin hesabından toplam ... TL posta gönderim ücreti ve ... TL hesap özet ücreti adı altında posta gönderim masrafı yapıldığını iddia ederek her ay ortalama kesinti yapıldığını, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi ile müvekkilinden haksız alınan ... TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada ... Mahkemeleri Görevli ve Yetkili olduğunu, TTK'nın 18/2. maddesine göre tacir sıfatına sahip olanlar “basiretli bir iş adamı gibi hareket etme” yükümlülüğü altında olduğunu, Bu yükümlülüğün sonuçlarından bir tanesi de ücret ve cezaların indirilmesini isteyememek olduğunu, TTK'nın 22. maddesi bu hususu :“Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121’inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525’inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." şeklinde düzenlendiğini, TTK'nın 20.maddesi, “Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir" demek suretiyle, tacir kişilerin ücret isteme hakkının bulunduğunun altını çizdiğini, Bu nedenle bir hizmet sunumu olan ve ticari niteliği bulunan kredi tahsisine ilişkin talep edilen dosya masrafının TTK'nın 20.maddesi kapsamında bulunduğuna şüphe bulunmadığını, Vekil eden bankanın kayıtlarında yapılan incelemede davacı yanın iddiasına konu olan masraf kalemlerin işlem tarihleri itibariyle, davacının tüm taleplerine ilişkin olarak haklarının zamanaşımına uğradığı tespit edildiğini, Zira, krediye ilişkin masrafın alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde talep edilmesi gerekmekte olup bu bağlamda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Dolayısıyla davacı yanın kredi kullanmamasına rağmen, hesabından kesinti yapıldığına dair iddialar doğru olmadığını, Bu duruma istinaden belirtelim ki, davacı yanın iddiasına konu olan masraf ve ücretlere ilişkin olarak dekontlar vekil eden Banka kayıtlarında mevcut olup, davacının iddiasına konu ödemelerin ve tutarların Banka kayıtları esas alınarak irdelenmesi gerektiğini, Zira, davacının bir kısım ücret kalemleri ve meblağlar bakımından dilekçesinde hatalar mevcut olduğunu ve iddianın aksine davacıdan yasal dayanaktan ya da sözleşmeden ari bir şekilde tahsil edilmiş hiçbir ücret bulunmadığını, çok sayıda ve meblağlarda ticari krediler kullandığı anlaşıldığını, Ayrıca taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin, ödeme planlarının bir örneğinin davacı asile verildiğini, Dolayısıyla, davacı asilin kullandığı her bir kredi sürecinde, davacı asile, kredi kullandırım aşamasında tahsil edilecek istihbarat ücreti, komisyon, sigorta masraflar ve diğer tüm tutarlar ve mahiyetleri hakkında bilgi verildiğini, Bu bağlamda, davacı yanın, söz konusu tüm ücret, komisyon ve masrafları, herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, Dolayısıyla davacı yanın, haksız olarak kesildiği iddia edilen tüm tahsilatlardan ve miktarlarından, uzun bir süredir haberdar olduğu, tüm tahsilatların da davacı yanın kabulünde ve bilgisi dahilinde gerçekleştiği anlaşıldığından, işbu hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini davacı yanın tüm kredileriyle ilgili olarak, kredi taksit tutarlarını takip edip ödediğini, hesaplarının aktif, işlek olduğu ve vekil eden Banka'dan uzun süredir, çok fazla sayıda kredi kullandığı dikkate alındığında da davacı yanın, 2012 yılından beri peş peşe ve oldukça fazla sayıda kullandığı krediler için yapılan kesintilerin, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla huzurdaki davayı açması TMK'nın 2. maddesi gereğince iyiniyet kurallarına da aykırı olduğunu, Bunun yanında, davacı ..., ticari faaliyetini sürdüren, gerçek kişi tacir olup, vekil eden Bankadan temin ettiği kredilerin de tamamının ticari nitelikte olduğu anlaşıldığını, Anlaşıldığı üzere, dava konusu kredilere ait alınan masraf, ücret ve komisyon vd. tahsilatlar, vekil eden Banka tarafından davacı müşteri ile karşılıklı müzakere edilerek, hukuka ve usule uygun şekilde tahsil edildiğini, Ayrıca, her bir tahsilat veya kesintinin davacı müşterinin bilgisi, onayı dahilinde olduğu, sözleşme ve ekli belgelerde de davacı müşterinin tüm bu tahsilat ve kesintilerden bilgi sahibi olduğu hususunun yazılı ve imzalı belgelerle tevsik olduğunu, Sonuç itibariyle dava konusu kredilerin niteliği; tahsil edilen ücret, komisyon ve masrafların bankacılık teamüllerine, emsallerine, kanuna ve sözleşmeye uygun olarak alınması; davacı müşterinin uzun yıllardır tacir sıfatıyla vekil eden Banka ile süren müşteri ilişkisi; yine davacının, vekil eden Bankadan, uzun yıllardır, oldukça fazla sayıda ve çeşitli meblağlarda ticari krediler kullanması buna rağmen huzurdaki dava tarihine kadar hiçbir kesinti hakkında en ufak bir ihtirazi kayıt dahi öne sürmemesi dikkate alındığında davacının müvekkil Banka hakkındaki iddialarının tümüyle gerçek dışı ve mesnetsiz olduğu açık olup basiretli bir tacir olmak durumunda olan davacının böyle bir tutumdan uzak ve kötü niyetli olarak müvekkil Banka aleyhine açtığı, dayanaktan yoksun işbu davanın tüm talepler açısından reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Eldeki dava kredi sözleşmesine aykırılık nedeniyle alacak davasıdır. Taraflar arasında bir kredi sözleşmesi olduğunda uyuşmazlık yoktur. Davacı sözleşmeye dayalı bir alacak talebinde bulunmaktadır. Bu halde görev ve yetki hususu da sözleşme çerçevesinde değerlendirilecektir. Davalı taraf usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunmuş ve ... mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde kredi sözleşmesinin davalı bankanın ... şubesi ile akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu halde davacının davalının merkezinde veya sözleşmeyi akdeden şubesinde dava açmak noktasında seçimlik hakkı vardır. Ancak, davacının yerleşim yeri bir yetki seçeneği değildir. Bu sebeple davalının yetki itirazı yerinde görülmüş ve mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesine gönderilmesine, 2-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20 maddeleri uyarınca taraflardan birinin kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 13/01/2021
Katip ... ✍e-imzalı
Hakim ... ✍e-imzalı