İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/442 E. 2024/541 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/442
Karar No
2024/541
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/442 Esas KARAR NO : 2024/541

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Dava dilekçesi özetle şöyledir: "tarafların 02/04/2019 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davacının çeşitli kahve makine ve ekipmanlarını davalı borçluya tedarik ettiğini, ticari ilişki neticesinde alacağı olan davacının ... 28. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, takibe, davalı/borçlu tarafından süresinde itirazda bulunulduğu ve takip durdurulduğunu, cari hesap ekstresine konu mal ve hizmetlerin içerisinde “konsinye” ürün olduğu iddiasını ileri süren davalının iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, ürünlerin her birinin bedelinin ve vadesinin sözleşme ve faturalar uyarınca açıkça belirtildiğini, 2019-2020 cari hesap ekstrelerinde de davalı/borçlunun peyder pey ödemeler gerçekleştirdiğini, davalı-karşı davacının faturaya TTK hükümleri uyarınca usule uygun olarak ve yasal süre içerisinde itiraz etmek yerine bedeli ödediğini, sözleşmenin davalının iddia ettiği gibi konsinye usulüne dayanmadığını, satışı yapılan ürünlerin bedellerinin peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, hangi tarihli hangi sipariş konusu ürünlerin teslim edilmediğinin veya hangi yükümlülüklerin ihlal edildiğinin davalı-karşı davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı-karşı davalının eğitim vermesi yönünde hiçbir taahhüdünün olmadığını, sözleşme haklı olarak feshedildiğinden cezai şartın istenemeyeceğini, sözleşme ile ilk yıl için satışlara ilişkin hedef belirlenmemiş olsa da davalı-karşı davacının, hedef olmadığı hususuna sığınarak sözleşmenin yürürlüğü süresince inhisari yetkisini rakip firma ürünlerini satarak kötüniyetli olarak kullanması sonucunda pazar potansiyelinin hayli altında satış yaptığını ve hatta sözleşmenin yürürlüğü süresince tüm ... bölgesinden sorumlu olsa da yaklaşık olarak 3-4 ay boyunca hiç satış yapmadığını, TTK 122. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca denkleştirme tazminatının şartlarının hepsinin bir arada bulunması gerektiğini, denkleştirme tazminatının en önemli şartlarından biri de bayinin yeni bulduğu müşteriler sayesinde davacı-karşı davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde etmiş olması gerektiğini, belirterek - itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli itirazda bulunan davalı borçlunun yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, - karşı davanın reddine, - yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf cihetine yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Cevap dilekçesi özetle şöyledir: "Davacı/Karşı Davalı taraf ile müvekkil, 02/04/2019 tarihinde, davacı/karşı davalı tarafından üretilen ve/veya dağıtımı yapılan filtre ve espresso kahve makineleri, kahve değirmenleri, elektronik boilerler ile ilgili bölge içerisinde bayilik verilmesi ve bu makinelerin tüm bakımlarının müvekkil şirket tarafından yapılacağı hususunda anlaşmışlar ve "bayilik sözleşmesi" imzalamışlardır. Ayrıca, aşağıda izah edeceğimiz olay ve nedenlerle davacı/karşı davalı aleyhine, haksız fesih eylemi nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların, cezai şart bedellerinin ve denkleştirme tazminatının müvekkile ödenmesi amacıyla huzurdaki karşı dava açılmak zorunda kalınmıştır.Davacı tarafından, müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibi ve devamında açılan işbu dava haksız ve kötü niyetli olup müvekkil şirketin alacaklı olduğunu iddia eden davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacının, söz konusu konsinye ürünlere ve siparişi verilmeyen, teslim edilmeyen ürünlere fatura kesmesi, hukuka, taraflar arasındaki sözleşmeye, yazışmalara ve basiretli tacir yükümlülüklerine son derece aykırıdır.Davacının, müvekkile konsinye olarak gönderileceği kararlaştırılan ürünler için satış faturaları düzenlemesi neticesinde müvekkil şirketi haksız yere borçlandırmaya çalışması kabul edilebilir değildir.Bu nedenle, davacının asılsız iddiaları ve haksız fesih ihtarına karşılık müvekkil şirket tarafından konsinye olarak verileceği kararlaştırılan ve tarafların, Whatsapp ve mail yazışmalarında da ürünlerin konsinye olarak kesileceği sabit olmasına rağmen ürünlerin haksız olarak faturalandırılması nedeniyle iade etmeye hazır olunduğu, cari hesap bakiye bedeli ve davalının tek taraflı olarak belirlemiş olduğu vade gününün kabul edilmediği ... 21. Noterliği... tarihli ... yevmiye numaralı "İhtarname" ile davacıya bildirilmiştir. Karşı Davalı , taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesine aykırı olarak edimlerini yerine getirmemiş olup bu nedenle müvekkil önemli ölçüde maddi zarara uğratılmıştır. Ancak, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak siparişlerin usulüne uygun olmadığını iddia etmekte olup buna karşılık bu siparişlere satış faturası düzenlemesi nedeniyle, iddia ve eylemleri arasında açıkça çelişkiye düşmektedir. Karşı davalı tarafça, taraflar arasında imzalanan sözleşme haksız ve kötü niyetli olarak feshedilmiş olup buna bağlı olarak müvekkil şirketin yapmış olduğu masrafları ve sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle sözleşmenin 13. Maddesinin 2. Bendinde kararlaştırılan 20.000 Euro cezai şart bedelini davalı taraf, ödemekle yükümlüdür.İzah etmiş olduğumuz üzere, davalının asılsız iddiaları ve haksız fesih ihtarına karşılık müvekkil şirket tarafından konsinye olarak verileceği kararlaştırılan ve tarafların, Whatsapp yazışmalarında da ürünlerin konsinye olarak verildiği sabit olmasına rağğmen makinenin haksız olarak faturalandırılması nedeniyle iade etmeye hazır olunduğu, cari hesap bakiye bedeli ve davalının tek taraflı olarak belirlemiş olduğu vade gününün kabul edilmediği ... 21. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı "İhtarname" ile davacıya bildirilmiştir.Karşı davalının, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu tüm masrafların iade edilmesi, sözleşme ile müvekkil tarafından yapılacağı kararlaştırılan teknik servis hizmet bedellerinin müvekkile ödenmesi gerekmektedir. Karşı Davalının Satmış Olduğu Makinaların teknik servis desteğinin müvekkil tarafından verilmesi sözleşme ile kararlaştırılmasına rağmen kaarşı davalının satmış oldupumu makinelere müvekkil tarafından teknik servis desteği karşı davalıdan dolayı sağlanamamıştır. Müvekkilin ticari kaybı söz konusudur. Bu nedenle, sözleşme döneminde karşı davalının satmış olduğu makinaların tespiti ile müvekkilin teknik servis desteği vermek karşılığında alacağı bedelin hesaplanması gerekmektedir. Davalı tarafından üretilen ve/veya dağıtılan makinelerin sözleşme süresince İstanbul Anadolu Yakası bölgesinde satışı ve dağıtımı müvekkil tarafından gerçekleştirilmiş olup müvekkil şirket sözleşme konusu ürünlerin tanıtım ve satışına esaslı katkıda bulunmuştur. Bu nedenle, müvekkil, davalının ürünleri ve markaları ile ilgili bölgede güçlü bir müşteri portföyü yaratmış olduğundan davalı tarafça müvekkile denkleştirme (portföy) tazminatı ödenmesi gerekmektedir. Müvekkil şirketin, sözleşme yükümlülüklerini eksiksiz ve tam şekilde ifa etmiş olması, aksi yönde herhangi bir uyarı ya da fesih için haklı bir sebep olmaksızın davalı şirket tarafından asılsız iddialar ile feshedilmesi, müvekkil şirketin bulduğu yeni müşteriler ve geniş portföyden davalının menfaat elde etmesi ve bundan sonra elde edecek olması, bu portföyden ötürü müvekkil şirketin elde gelirlerden mahrum kalması nedenleriyle; geçmiş 1 (bir) senelik faaliyet sonucu elde edilen brüt satış karı ortalaması hesaplanarak müvekkile ödenmesini..." talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan esas dava taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, bayilik sözleşmesi nedeniyle çeşitli siparişler nedeniyle cari hesap ilişkisinin doğduğu ve davalının söz konusu siparişlere istinaden oluşan borcunu ödemediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Karşı dava olarak ise davacı karşı davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle cezai şart, portföy tazminatı ve teknik servis hizmet bedelinin tahsili isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/2093 E 2022/469 K sayılı ilamında özetle; "07/02/2007 tarihli sözleşmenin 6-d maddesinde bayi tarafından keşide ve ciro edilen çeklerin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması, bonoların vadelerinde ödenmemesi, protestoya uğraması halinde ayrıca bir merasime gerek kalmaksızın bayinin temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, bu halde şirketin LPG ikmalini durdurup, sözleşmeyi tek taraflı fesih ederek sözleşmeden doğan tüm haklarını kullanabileceği düzenlenmiştir.27. maddede de bayinin sözleşme hükümlerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde şirketin bu sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak yazılı ihbarda bulunmak sureti ile fesih edebileceği ve sözleşmeden doğan tüm haklarını talep edebileceği kararlaştırılmıştır.Bayilik sözleşmesinde; bayiinin temel borcu aldığı malların bedelini zamanında ödemek olup ,davalı-karşı davacının temerrüdü sabit olduğundan sözleşmenin bayii tarafından haklı sebeble fesih edildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. " şeklinde karar verilmiştir. 03/03/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: "Takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere bilirkişi görevlendirmesi kapsamı yapılan incelemeler neticesinde A. Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: 1. Taraflar arasında adi yazılı şekilde, 02.04.2019 tarihinde bayilik sözleşmesinin kurulduğu, sözleşmeye göre davacı-karşı davalının “şirket”, davalı-karşı davacının ise “bayi” olarak anıldığı, 2. Sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusunun, davacı-karşı davalı tarafından üretilen ve/veya dağıtımı yapılan aşağıda listesi verilen ürünlerle ilgili davalı-karşı davacı bayiye sınırları sözleşmenin 3. maddesinde tanımlanan bölge içerisinde bayilik verilmesi olarak düzenlendiği ve ürün olarak “espresso makineleri, kahve değirmenleri, filtre kahve makineleri, otomatik espresso kahve makineleri, elektronik boilerlar"ın sayıldığı; 3. Davacı-karşı davalı tarafından... tarihinde ... 34. Noterliği'nden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ödenmeyen 64.875TL.lik borcun tebliğden itibaren yedi gün içinde ödenmesi gerektiği; çok düşük oranlarda satış yapılarak davacı-karşı davalının Pazar hakimiyetinin kısıtlandığı ve zarara sokulduğu, rakip ürünlerin davalı-karşı davacı tarafça satılarak zarara sebebi) verildiği, davalı-karşı davacı tarafça sipariş teklifi sunulmadığı ve borcun ödenmediği, sözleşmenin ihlal edildiği beyan edilerek bayilik sözleşmesinin feshedildiği hususunun bildirildiği; 4. İhtarname, davacı-karşı davalıya 16.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğundan ve ihtarnamede borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiği belirtildiğinden (eğer davacı- karşı davalının haklı olduğu kabul edilir ise) tebliğden itibaren hesaplama yapıldığında 24.06.2020 tarihinde davalı-karşı davalının ihtarnameye konu edilen alacak yönünden temerrüde düştüğü kanaatine varılabileceği; B. Mali incelemeler neticesinde: Davacının davalı aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibini başlattığı görülmekle bu takibe ilişkin olarak 1. Davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve süresi içinde defter beratlarının Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu, 2. Tarafların mutabık oldukları ve davacının alacak bakiyesinin 64.875,85.-TL olduğu, 3. 24.06.2020 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü, takip tarihine kadar geçen süre için asıl alacağın 64.875,85.-TL, faizin ise 234,27.-TL. olarak hesaplanabileceği, ancak taleple bağlılık ilkesine göre bu bedelin en çok 64.875,85.-TL anapara için 231,06.-TL faiz olabileceği, C. Karşı dava yönünden değerlendirme yapıldığında: 1. Davalı-karşı davacının sözleşmenin yürürlüğü süresince inhisari yetkisini rakip firma ürünlerini satarak kötüniyetli olarak kullanması sonucunda pazar potansiyelinin hayli altında satış yaptığı ve sözleşmenin yürürlüğü süresince tüm İstanbul Anadolu yakası bölgesinden sorumlu olsa da yaklaşık olarak 3-4 ay boyunca hiç satış yapmadığı iddiası değerlendirildiğinde: Mali değerlendirme yapıldığında: Sözleşmenin 3. Maddesinde “bölge"nin... olarak belirlendiği, sözleşmenin 5. maddesinde ise rekabet yasai hükmünün düzenlendi davacı-karşı — davalının — iddiası değerlendirildiğinde; Davalı şirkete çalışılan tüm süre boyunca 50 adet -23 set satış yapıldığı tespit edilmiş olup; bazı aylar örneğin Haziran 2019 döneminde hiç satış yapılmamışken; temmuz 2019 tarihinde 1 adet Ekim, Aralık, Ocak ve Mart 2020 dönemlerinde 1'er set satış yapıldığı, 2. Taraflarca gerek şifahen gerekse de whatsapp ve mail yazışmaları ile ürünlerin konsinye olarak kesileceği belirlenmesine rağmen davacı-karşı davalı tarafın, sanki satış yapılmış değerlendirme yapıldığında: - Sözleşmenin 7. maddesinde siparişlerin planlama yapılmasına yetecek süre kadar öncesinden davacı-karşı davalıya bildirilmesi gerektiğinin, bu sürenin en az teslim tarihinden önce 2 gün olduğunun kararlaştırıldığı, - Sözleşmenin 14. maddesinde bayinin “konsinye olarak" ya da sergilemek üzere bedelini ödemeden aldığı ürünleri sigorta ettirmeyi üstlendiği, - ancak dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarında "...'ye mesaj gönderen (davacı-karşı — davalı) tarafça tarafından saat 23.09'da (tarihi anlaşılamamıştır) "1 adet xt, 1 adet eco, 1 adet f64, dalla corte dc one değirmen, 1 adet mina ve değirmen, bunlar sizinle hemfikir olduğumuz gibi showrooma koycaz ve konsinye kesilecek..." ibaresine yer verildiği; - bununla birlikte taraflar arasında 02.04.2019 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanmadan evvel davalı-karşı davacı yetkilisi ... tarafından 12.03.2019 tarihinde, saat 15.38'de davacı-karşı davalıya gönderilen e-mailde "konsinye irsaliye kesilecekler aşağıdaki gibidir..." ifadesine yer verildiği; buna karşılık 2.Ticaret mevzuatı yönünden değerlendirme yapıldığında: Her ne kadar TTK 22. Maddeye göre, tacirler ceza koşulunun indirilmesini isteyemeyeceklerse de, YHGK nun 20.3.1974 tarih ve 1053 E.- 222 K sayılı ilamına göre, “borçlu tacir olsa dahi, ekonomik bakımdan mahvına neden olacak” cezai şartın indirilebileceği, bu konuda takdirin mahkemenin olduğu..." rapor edilmiştir. Esas dava bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı karşı davalı tarafından ... tarihli ... 34. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 64.875,00 TL'lik ödenmeyen borcun tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği, çok düşük oranlarda satış yapılarak davacının oazar hakimiyetinin kısıtlandığı ve zarara sokulduğu, rakip ürünlerin davalı tarafça satılarak zarara sebebiyet verildiği, davalı tarafça sipariş teklifi sunulmadığı ve borcun ödenmediği, sözleşmenin ihlal edildiği beyan edilerek sözleşmenin feshedildiği davalı karşı davacıya ihtar edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13. Maddesinde tarafların sözleşme hükümlerine uymaması ya da aykırı davranması durumunda sözleşmenin derhal tek taraflı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. 2. Maddesinde davacı tarafından üretilen veya dağıtımı yapılan bazı makinelerin 3. Madde kapsamında belirlenen bölgeler bakımından davalının bayilik yapması öngörülmüştür. 11. Maddede ise bayi tarafından alınan malların bedelinin peşin olarak ödeneceği, şirket tarafından uygun görülmesi hâlinde vadeli olarak çalışılabileceği ve vadeli çalışılması hâlinde ise bayinin açık hesabının bulunmayacağı öngörülmüştür. 14. Maddede ise konsinye ürün satışı yapılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisinin çözümlenebilmesi için tarafların konsinye satışa ilişkin iddialarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre davacı taraf konsinye satış yapılmadığını ve bu sebeple takip çıkışı kadar davalı tarafın borçlu olduğunu öne sürmüş, davalı taraf ise konsinye satış yapıldığını ve konsinye satış nedeniyle davacı tarafa iade faturası düzenlendiğini ileri sürmüştür. Davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalı taraf 64.875,85 TL borçlu olup, davalı ticari defterlerine göre ise davacı taraf 5.545,32 TL alacaklıdır. Davalı tarafın konsinye satış iddiasını desteklemek amacıyla sunmuş olduğu sevk irsaliyeleri delilleri bildirme süresinden sonra bilirkişi incelemesi esnasında sunulmuştur. Bu sebeple söz konusu sevk irsaliyelerinin uyuşmazlığın çözümü hususunda hükme esas alınması mümkün değildir. Aksi düşünülse dâhi sevk irsaliyelerinin incelenmesinde "sevk irsaliyesi" ibarelerinin çizilerek el ile altına "konsinye" ibaresinin eklenildiği görülmekte olup TTK 18/2 uyarınca basiretli bir tacirin konsinye ibaresinin el ile eklenildiği sevk irsaliyelerine dayanması mümkün değildir. Ayrıca davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının da tarihlerine bakıldığında davacı tarafından başlatılan icra takibinden sonra iade faturalarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple hem iade faturalarının takipten sonra düzenlenmiş olması, hem sevk irsaliyelerinin delil bildirme süresi dolduktan sonra sunulmuş olması hem de sunulan sevk irsaliyelerinde "konsinye" ibaresinin el ile sonradan eklenilmiş olması nedeniyle davalının konsinye ürün satışı yapıldığı iddiası ispat edilemediğinden davacının 64.875,85 TL davalıdan alacaklı olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmakla esas davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Karşı dava bakımından yapılan değerlendirmede; Gerek taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/2093 E 2022/469 K sayılı ilamı doğrultusunda bayilik sözleşmelerinde bayilerin temel borcu aldığı malların bedelini süresi içerisinde ödemek olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13. Maddesinde tarafların sözleşme hükümlerine uymaması ya da aykırı davranması durumunda sözleşmenin derhal tek taraflı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda da yukarıda da izah edildiği üzere davalı tarafın bayilik sözleşmesi kapsamında davacıdan almış olduğu ürünlerin bedeli olan 64.875,85 TL'lik borcunu davacıya süresi içerisinde ödemediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı bayinin temel borcunu yerine getirmediği ve sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca davacının sözleşmesi fesih hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından da ... tarihli ... 34. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği davalıya bildirilmiştir. Dolayısıyla davacı tarafından fesih haklı olarak yapıldığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu sebeple davalı tarafından talep edilen 20.000,00 EUR'luk cezai şart bedeli, 10.000,00 TL'lik cezai şart bedeli, teknik servis hizmet bedeli ile davacı tarafın sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davalı karşı davacının yaptığı 1.000,00 TL'lik masraf bedeli talepleri ispat edilememiş olup karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Esas davanın KABULÜNE, A-1-Davalı tarafından ... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, A-2-Alacağın % 20'si olan 13.021,37 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, A-3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.447,45TL karar harcından, 1.111,87TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 3.335,58TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, A-4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, A-5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, A-6-Davacı tarafından yapılan 54,40TL başvuru harcı, 786,34 TL peşin harç, 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 164,75 TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 5.505,49 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, B-1-Karşı davanın REDDİNE, B-2-Karşı dava yönünden; alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının 3.300,00 TL karşı dava harcından mahsubu ile fazla alınan 2.872,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine, B-3-Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 32.449,40TL nisbi vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınıp davacı-karşı davalıya verilmesine, C-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/442, K. 2024/541, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-442-e-2024-541-k-cbdcbeb8de6f