İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/403 E. 2025/11 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/403
- Karar No
- 2025/11
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/403 Esas
KARAR NO : 2025/11
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/08/2020
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.05.2017 tarihinde ...'ye ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari otobüsün ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde seyrederken ... km + ... metre ... ışıklı kavşağına geldiği sırada şoförün direksiyon hâkimiyetini kaybederek refüje çarpması ile yoldan çıkarak sağ yana yattığını ve tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu ihtara konu kaza neticesinde aralarında müvekkilleri ...ve ...'un da bulunduğu on yedi turistin yaralandığını, müvekkillerinin davaya konu kaza sırasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunmakta olup, müvekkili ...'un kaza sebebiyle tedavi süresince tam ve geçici, hayatının kalanında ise sürekli ve kısmi iş göremez hâle geldiğini, işbu davanın ... no'lu davalıya kazaya tam kusuru ile sebebiyet veren araç sürücüsü, maliki ve işleteninin ... no'lu davalı ... Sigorta A.Ş. ye 02.05.2017-02.05.2018 tarihleri arasında geçerli ... 12.12.2016-02.08.2017 tarihleri arasında geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, ... Sigorta A.Ş. 19.02.2017-19.02.2018 tarihleri arasında geçerli ... nolu Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi ve ... no'lu davalı ... Sigorta A.Ş. ye sigortaya 01.04.2017-23.06.2017 tarihleri arasında geçerli ... nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi nedeniyle yöneltildiğini, davalılar açısından husumetin “zarar ve kusur”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi”, “zarar ve sigorta” arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, ... Nolu davalı ... Sigorta AŞ., Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1. Maddesi gereğince ve sıralı sorumluluk ilkesi gereğince ... nolu davalı ... Sigorta AŞ nin ZMMS teminat limiti aşan kısımdan sorumlu olduğunu, yine ... nolu ... Sigorta AŞ.ye iş bu dava Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası sıfatı ile yöneltildiğini, iş bu poliçe, bilindiği üzere can sigortası niteliğinde düzenlenmiş olup sigorta lehdarı, araçta bulunan yolcular, sürücüler ve sürücü yardımcıları olduğunu, Sigorta sözleşmesi süresince koltukta kim seyahat ediyorsa, yolcu sıfatını o taşır ve sigorta sözleşmesinin de sigortalısı ve menfaattarı olduğunu, kaza nedeni ile ölüm olayının meydana gelmesi durumunda sigorta teminatının tamamı, yaralanma durumunda sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, Sigorta bedelinin ödenmesi gerektiğini, bu nedenle bu nitelikteki tazminatın ödenmesi için gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarın aynen ödenmesi gerektiğini, kaza sebebiyle yaralanan müvekkili ...'un kazanın ardından gelen ambulans ekiplerince Antalya Anadolu Hastanesine kaldırıldığını ve 20.05.2017 - 25.05.2017 tarihleri arasında bu hastanede tedavi gördüğünü, müvekkilinin tedavisinde sol hemitoraks üzerinde pace markere bağlı dansite izlenmekle birlikte vena kava superiordan kalbe uzanan metalik dansitelerin bulunduğu, görüntü alanı içerisine giren batın içi organların değerlendirilmesinde sağ böbreğin atrofik görünümde olduğu, sağ tarafta 4. kosta anterior bölümünde korktekste hafif açılanma izlenmekte olup belirgin bir fraktür hattı ayırt edilmemekle birlikte fissür şeklinde fraktüre ait olabileceği, Thi vertebra spinöz proçesinde lineer fraktür izlendiği ve Th2, Th3, Th4 ve Th6 vertebra sağ transvers proçeslerinde nondeplase fraktürler bulunduğu hususlarının saptandığını, müvekkili hakkında düzenlenen hastane raporunun ekte olduğunu, 25.05.2017 tarihinde ikamet ettiği ülke olan Almanya'ya getirilen müvekkilinin Kaza Cerrahisi ve Ortopedi Hastanesinde 26.05.2017 - 30.05.2017 tarihleri arasında yatılı tedavi gördüğünü, burada gördüğü tedaviye ilişkin , başhekim S.R. Schiffhauer tarafından düzenlenen 30.05.2017 tarihli geçici epikriz raporu düzenlendiğini, işbu rapor ile müvekkilinde sağ 4. Kaburga kemiği kırığı, TH2 spinal çıkıntı kırığı, sağ kulak memesi bölgesinde açık yara ve TH1-4 ile TH 6'da travers çıkıntı kırığı teşhisinde bulunulmakla birlikte; kendisine ağrı tedavisi, fizyoterapi, görüntülü diyagnostik tedavisi uygulanmıştır(EK-5). Fakat şikâyetleri devam eden müvekkil Kaza Cerrahisi ve Ortopedi Hastanesinde 07.06.2017 - 30.06.2017 tarihleri arasında tekrar yatılı tedavi gördüğünü, müvekkili hakkında 09.06.2017 tarihli rapor düzenlendiğini ve bu rapor ile müvekkilinde 7. 8. ve 10. göğüs omur kemiklerinde taze kırık hatlarıyla eski kırıkların bulunduğu, sağ 4. Kaburga kemiği kırığı, TH1 spinal çıkıntı kırığı, TH2-4 ile TH 6'da travers çıkıntı kırığı ve arteriyel hipertansiyon teşhisinde bulunularak aynı tedavi yöntemlerinin uygulandığını, yine bu hastanede alınan radyoloji raporu ve tercümesinin ekte sunulduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, kazadan önce her iki müvekkilininde aktif olarak çalıştıklarını, müvekkillerinden ...'un uzun yol ağır vasıta sürücüsü, diğer müvekkili Karoline Schulz'un ise araç montajı işinde çalıştığını, müvekkilininin çalıştığı departmanda “piston soğutma jetleri” imal edildiğini, müvekkillerinin 2017 yılı Mayıs ayına ait gelirlerini gösterir maaş bordrolarının ihtarname ekinde sunulmakta olup, tıbbi şifa süresince geçici ve tam iş göremez hale gelen müvekkillerin ve hayatının geri kalanında sürekli ve kısmi iş göremez hale gelen müvekkil ...'un zararının anılan bordrolar uyarınca hesaplanacağı hususunun izahtan vareste olduğunu, 20.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkillerinin yaralandığını, özellikle müvekkili ...'un ağır yaralanması ve gördüğü tedavi, sonu gelmez tedavi sürecinin her birinin yarattığı acı ve ıstırap ve bu sebeple girilen psikolojik çöküntü yaşadığını, müvekkillerinin tatil için Türkiye'ye geldiklerinde bu kazanın meydana geldiğini, rahatlamak ve dinlenmek amacıyla geçirmek istedikleri kısa bir süre içerisinde de bu üzücü olayın başlarına geldiğini, yaşanılan tüm bu üzücü ve yıpratıcı olayların bir nebze olsun telafisi için müvekkili ...için 15.000 EUR, eşi ... için 7.500,00 EUR manevi tazminata hükmedilmesi talepleri bulunduğunu belirterek müvekkili ...'da oluşan geçici iş görmezlik zararı için 1.000 EUR, sürekli iş göremezlik (efor) zararı için 1.000 EUR olmak üzere şimdilik 2.000 EUR maddi tazminatın (davalı sigortalardan kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki EUR karşılığı ve ... nolu İMMS sigortasının ... nolu ZMMS aşan kısımdan sorumlu olmak kaydıyla) 1 nolu davalı bakımından kaza tarihi olan 20.05.2017 tarihinden itibaren; ... ve ... nolu davalılar bakımından temerrüde düştükleri 28.07.2020 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak ..., ... ve ... nolu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...için hesaplanacak sakatlık oranı mucibince Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi uyarınca hesaplanmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın 3 nolu davalı sigortadan temerrüde düştüğü 28.07.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili ...için 15.000 EUR, müvekkil ... için 7.500 EUR, olmak üzere toplam 22.500 EUR manevi tazminatın ... nolu davalı bakımından kaza tarihi olan 20.05.2017 tarihinden itibaren; 4 nolu davalı bakımından (İMMS poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki EUR karşılığı ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 28.07.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak ... ve ... nolu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafından müvekkil şirkete başvuruda bulunulmuş ve müvekkil şirket tarafından 07.09.2020 tarihli yazısı ile davacının tazminat taleplerini değerlendirmek için sağlık kurulu raporu alınması' ve davacı tarafından müvekkili şirkete ulaştırılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak davacı tarafından işbu husus yerine getirilmeden huzurda görülmekte olan davanın ikame edildiğini, bu sebeple davacı tarafından dava şartı usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, bir meblağ sigortası olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan müvekkili davalının sorumluluğunun, diğer davalılardan farklı ve ayrı olduğu gözetilerek, tespit edilen sakatlık oranı ve genel şartlar’a ekli cetvellere göre ödenmesi gereken meblağın, konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek davalının sorumluluğunun tespiti gerekirken, yazılı olduğu şekilde diğer davalılarla birlikte sorumluluğuna hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, işbu sebeple müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını ve bu halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacıların tazminat taleplerinin, tedavilerinin Almanya'da yapılmış olduğundan teminat dışı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini ve davacıların tazminat talebinin euro cinsinden olması ve faiz türü ile faiz başlangıç tarihi hakkındaki taleplerinin de haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle genel şartlara uygun olarak tanzim edilmiş poliçede yer alan teminatın zarara ilişkin olmadığından davacının geçici süreli işgöremezlik halindeki zararları ile bakıcı ve tedavi giderlerinin teminat kapsamında olmadığını belirterek Haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; 20/05/2017 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... sayılı soruşturma dosyası açıldığını ve Kemer .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile yargılamaya devam edildiğini, davalı sürücü ...'nin hakkında kesinleşmiş bir hüküm olmadığını, yargılama neticesinde sürücüye atfedilecek asli kusur veya tali kusur durumu davacının uğramış olduğu maddi veya manevi tazminat tutarları açısından indirim sebebi olacağını, bu sebeple Kemer ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasının iş bu dava için bekletici mesele sayılmasına, kesinleşmesinden sonra yargılama yapılmasına karar verilmesini, davacıların yolculuk esnasında kendisine yapılan uyarılara ve araç içerisinde yer alan uyarıcı yazılı kurallara rağmen emniyet kemeri takmadığını, yolcular açısından emniyet kemeri takma zorunluluğu ve bu zorunluluğa uymamanın cezai müeyyidesi bulunduğunu, emniyet kemerinin takılmaması sebebiyle de kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmasa da, kaza neticesinde yaralanma derecesinde etkisi bulunduğundan Mahkeme'ce davacılar lehine manevi tazminata hükmedilecek olursa emniyet kemeri takmaması sebebiyle indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini ve manevi tazminata ilişkin tarafların sosyal ekonomik durum araştırmalarının yapılması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesinde " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " denilmek suretiyle araç maliki ile birlikte işletenin sorumluluğunu düzenlendiğini, bu sebeple aracın bağlı bulunduğu turizm firması olan ... Turizm Otomotiv İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. ile seyahat acentesi olan ... Havacılık Turizm Taşımacılık Tic.Ltd.Şti.'ne davanın ihbarı gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; 20/05/2017 tarihli kaza nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın trafikçi bilirkişi ...'e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından raporun ibraz edildiği, raporun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Denizli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının bir sureti Uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Mahkememiz 03/01/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın Ege Üniversitesi Sağlık Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, mahkememiz ara kararı taraflara tebliğ edildiği, Ege Üniversitesi Sağlık Kurulu Raporunun mahkememize gönderildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 01/02/2024 tarihli dilekçesi ile Sağlık Kurulu Raporu'na karşı beyan dilekçesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Dosyanın Aktüerya bilirkişi ... tarafından 06/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun ve 20/08/2024 tarihli ek raporun dosyaya ibraz edildiği, kök ve ek raporun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kök ve ek rapora karşı taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçelerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
HMK 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması hususu dava şartıdır. HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138/1 maddesine göre mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verebilir. Mahkeme gerekli görürse bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasına da davet edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarihli ve ... esas ... karar sayılı bir kararında HMK dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında tarafların dinlenmesine ihtiyaç bulunmadığı kanaatine varılmakla dosya üzerinden inceleme yapılmış, bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizce dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmamıştır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/1 bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 49. Maddesinde “Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler” başlığı altında finansal hizmetlerin, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade edeceği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu belirtilmiş, 73/1 Maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş. 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, yolcu taşıma ilişkisi nedeni ile trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı olması gerekir..
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda da davanın açıldığı 20/08/2020 tarihi itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, işleten, malik ve sürücü olan davalı ... ile birlikte açılan dava yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. (İzmir BAM ....HD'nin ... esas-... sayılı ilamı)
Davalı sigorta şirketi yönünden ise davalı sigorta şirketleri ile davacı arasında bir sigorta sözleşmesi ilişki olmadığından bu davalı yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan ve sürücü olan davalılara karşı birlikte açıldığı, bu durumda davalar arasında bağlantı olduğu, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun olması nazara alındığında görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine,
Sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin, davalı ... sigorta vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı.15/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı