İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/348 E. 2021/473 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/348
- Karar No
- 2021/473
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/348 KARAR NO : 2021/473 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2020 KARAR TARİHİ : 07/07/2021
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu bankanın ... Şubesi davalı ... ile Kredi sözleşmesi imzalandığını, ... ve ...'ın sözleşmeye kefil olduğunu, ... numaralı Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları nedeniyle durdurulduğunu, dava için arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, davalı/borçlu tarafların Antalya Mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini, ancak Kredi Sözleşmesinde Antalya Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkisinin kabul edildiğini, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevabında; davalıların ikametgahının ... olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, davaya bakmakla yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, kefillerin yetki sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, tacir sıfatları da bulunmadığından HMK'nun 17. maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin kendilerini bağlamayacağını, kefiller aleyhine takibe devam edilebilmesi için TBK 586 maddesi uyarınca asıl borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini, davacı tarafından müvekkillerine ... ... Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de buna ilişkin dosyada delil bulunmadığını, hesap kat ihtarnamesinin tebliğ şerhli birer suretinin sunulması gerektiğini belirterek davanın reddine ve davacı tarafın takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine de itirazda bulunmuş ise de Genel Kredi sözleşmesinin 13.4.maddesinde sözleşmenin uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlığın çözümünde Antalya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kabul edilerek yetki anlaşması yapılmış olduğundan 6100 sayılı HMK.nun 7 ve 17. Maddeleri gereğince bu itirazı da yerinde görülmemiş, mahkememizce kabul edilmemiştir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, ....-TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlulara/davalılara ... tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu, kefillerinin sorumluluğu noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK.nun "Delil Sözleşmesi" başlıklı 193.maddesi gereğince, taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Taraflar arasında imzalanan "Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi"nin 13.5 maddesi gereğince çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve bilgisayar kayıtlarının geçerli delil olarak kabul edileceği konusunda analaşmışlardır. Davacı banka ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil konumunda bulundukları anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı tarafın kefillere asıl borçlu ile beraber başvurulamayacağı olundaki itirazlar yerinde görülmemiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davacı bankanın ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında ... tarihli ... TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye aynı limitle, aynı tarihte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla diğer davalılar ... ve ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmuştur. Genel Kredi Sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesinin ... tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582. ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlendiği kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre, asıl borçlu şirkete ... tarihinde aylık %1,35 yıllık %16,20 akdi faiz oranı ile ... TL limitli ...-... tarihleri arasında ödenmek üzere 36 ay vadeli 6 ayda bir .. TL eşit taksit ödemeli taksitli ticari kredi açılarak kullandırılmıştır. Krediye en son ... tarihinde ... vadeli 2. taksitin ödemesinin ...-... numaralı vadesiz mevduat hesabından yapıldığı, bu taksitin ödenmesinden sonra kalan anapara bakiyesinin ... TL olduğu, dosyada mevcut ödeme planı ve vadesiz mevduat hesap özetinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu hususta bir itiraz da bulunmamaktadır. Borcun ödenmemesi üzerine, davalı asıl borçlu ile davalı kefillere ... ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiştir. ... kat tarihi itibariyle muaccel hale gelen ...-... numaralı kredili mevduat hesabını ... numaralı ticari kredi kartının ... TL ve ...-... numaralı taksitli ticari kredinin ... TL olmak üzere toplam ... TL olan borcunun 7 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurularak tahsili yoluna gidileceği bildirilmiştir. İhtarname davalı asıl borçlu şirkete ve davalı kefil ...’a ... tarihinde, diğer davalı ...’a ise ... tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarnamede yazılı 7 günlük ihtar süresi dikkate alındığında davalıların sırasıyla ... ve ... tarihi itibariyle temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Faiz hesabında bu tarihler başlangıç olarak esas alınmıştır. Davacı bankanın iç yazışma niteliğindeki uygulama talimatına göre .. tarihinden itibaren %58 temerrüt faizi uygulanacağı yazılı bulunmaktadır. Davacı vekili de bu hususa işaret ederek, bilirkişi raporunda faiz oranının yanlış belirlendiği yönünde itirazda bulunmuştur. Bilirkişi raporunda da belirtildiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 tarih ve 2017/19-1650 E. 2019-507 K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, bankaların TC Merkez Bankasına bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmaz. Sözleşmede ayrıca bir temerrüt faizi oranı da belirlenmemiştir. Akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanması gerekir. Bu nedenle krediye fiilen uygulanan akdi faiz esas alınarak, sözleşme uyarınca akdi faizin %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletilmesi gerekmektedir. Bankanın taksitli kredilerine fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz %16,20 olup, %100 ilave edilerek bulunacak %32,40 temerrüt faiz oranı üzerinden hesap yapılması gerekmektedir. Bilirkişinin bu yöndeki tespiti Yargıtay içtihatlarına uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin itirazı yerinde görülmemiş, ek rapor alınmasına gerek duyulmamıştır. Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... açısından yapılan hesaplamada bu davalıların, ....-TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL borçlu oldukları tespit edilmiştir. Davalı ... açısından yapılan hesaplamada bu davalının ise; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan bu hesaplamaya ve varılan sonuca itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz ve ....-TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL (...'ın sorumluluğunun ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz ve ....-TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL ile sınırlı olmak üzere) üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 32,40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (... üzerinden % 20 hesabıyla ....-TL (...'ın sorumluluğunun ....-TL ile sınırlı olmak üzere) İcra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın (...'ın...sorumluluğunun ....-TL ile sınırlı olmak üzere) DAVALILARDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ....-TL, tebligat gideri ....-TL, müzekkere gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ....-TL olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin (...'ın sorumluluğunun ....-TL ile sınırlı olmak üzere) ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk K.nun 18/a-13 maddesi gereğince davalılardan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin (...'ın sorumluluğunun ....-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.07/07/2021
KATİP ... (E-imzalıdır)
HAKİM ... (E-imzalıdır)