İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/340 E. 2020/340 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/340
- Karar No
- 2020/340
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/340 Esas - 2023/607 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2020/340 Esas KARAR NO :2023/607 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ÇOCUK ...'E (...) VELAYETEN ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 1-... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI :2-... - ... DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29.06.2020 KARAR TARİHİ : 26.10.2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2018 günü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile süratli şekilde ilerlerken, ... no'lu sokak kavşağına geldiğinde yaya olan müvekkili ...'e çarptığını, müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin çocuk olduğunu, babasının davalıdan şikayetçi olması üzerine davanın Adana 2. Çocuk Mahkemesi'nde 26.09.2019 tarihinde 2018/... Esas-2019/... Karar sayılı ilamı ile sonuçlandığını ve davalının cezalandırıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacılara mahkemenin uygun göreceği tutarda geçici ödeme yapılmasını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını, müvekkilinin sığınmacı olarak bulunduğunu, herhangi bir gelirinin bulunmadığını, bu sebeple adli yardımdan yararlandırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya neden olan aracın motorlu bisiklet olduğunu, zorunlu sigortaya tabi olmadığını ve bu nedenle müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. Adana SGK'ya, ...'na, ... Devlet Hastanesi'ne, Adana 2. Çocuk Mahkemesi'ne, ... Hastanesi'ne, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, yazılan müzekkerelere yanıt verilerek dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dosyamız kusur, maluliyet ve hesap yönünden ayrı ayrı bilirkişilere tevdi edilerek bilirkişi raporları alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sorumluluğun kime ait olduğu, kusur durum ve oranları, geçici iş göremezlik süresi, sürekli iş göremezlik oranı, maddi tazminat miktarı, manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı ile miktarı, zarar, faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarında toplanmaktadır. Duruşmanın 25.03.2021 tarihli celsesinde davacı tanıkları ..., ... ve ...'un beyanları tespit edilmiştir. Makine mühendisi bilirkişisi ...'dan alınan 03.05.2021 tarihli kusur raporunda; 01.06.2018 tarihinde, saat 20:00 sıralarında meydana gelen trafik kazasına karışan etektrikli bisiklet ile ilgili olarak; dosyada elektrikli bisikletin ayırt edici özelliklerinin bulunmadığı; yurt genelinde satılan çeşitli markalar ve modeller üzerinde yapılan incelemede, elektrikli bisikletlerin en küçük olan modelterde 0,215 kwih, en büyük olan modellerde ise 2,2 kw/h gücünde elektrik motoru olduğu, 2918 sayılı Trafik Kanununda bu tip bir taşıtın Motorlu Bisiklet (...) olarak; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ise L1 sınıfı olarak tanımlandığı; karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorurmluluk sigortası genel şartları içerisinde, A.6. Teminat Dışında Kalan Haller ana başlığı altında, *” paragrafında “motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar” şeklinde bir ibarenin bulunduğu görülmüştür. meydana gelen trafik kazasının oluşumunda; plakasız ve tescilsiz elektrikli bisiklet sürücüsü ...”ın asli kusurlu ve kusurunun %75 (yüzde yetmiş beş) olduğu; çocuk yaya ...'in tali kusurlu ve kusurunun %25 (yüzde yirmi beş) olduğu hususlarına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Makine mühendisi bilirkişisi ...'dan alınan 25.03.2022 tarihli ek kusur raporunda; davacının, davaya konu olan aracın bulunduğu yerin açık adresini mahkemeye bildirmediği, bu nedenle mahkemece tarafına verilen yetki çerçevesinde incelenmesi gereken aracın incelenemediğini, 27/01/2022 tarihinde yapılan 7 no'lu celsede, davalılardan ...'in kullanmış olduğu aracın ... marka olduğunu beyan ettiğini, internette yaptığı araştırmada, dava konusu kazanın meydana geldiği tarih itibarı ile ... markada iki adet elektrikli (şarj edilerek kullanılan) tipte araç ürettiklerinin görüldüğü, bunların ... 294W ve ... ... model ve tipinde araçlar olduğunu, yine internette yaptığı incelemede; ... 294W tipi aracın motor gücünün 294 watt, (0,294 kw) ... ... tipi aracın motor gücüntün 1.500 watt (1,5 kw) olduğunun tespit edildiği hususlarına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahallinde 22.04.2022 günü keşif icra edildiği, daha önce dosyada rapor ve ek rapor düzenleyen makine mühendisi bilirkişi ... refakatinde keşif icra olunmuş ve mahallinde davalı ...'in beyanı alınmıştır. Makine mühendisi bilirkişisi ...'dan alınan 16.05.2022 tarihli ek kusur raporunda; mahkeme heyeti ile birlikte 22.04 2022 tarihinde Adana İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:17, İç Kapı No:1 adresinde bulunan ikametin merdiven altında tarafımıza gösterilen ve davaya konu olan 01.06.2018 tarihindeki kazaya karıştığı beyan edilen hurda vasfındaki araç üzerinde yapılan incelemede, aracın mevcut hali ile hurda vasfında olduğu, üzerinde tekerleklerinin, akülerinin, elektronik aksamlarının, grenajlarının, elektrik motorunun, far ve stop lambasının, aynalarının, selesinin olmadığı, sadece kadro olarak tabir edilen ana şasenin ve bazı tali aksamların bulunduğu, araç üzerinde yapılan incelemede, kadro borusu üzerine üretici tarafından yapıldığı kanaati oluşan ve iğne vuruşlu cihazla işlendiği anlaşılan şase seri numarasının bulunduğu, numaranın *...* olarak okunduğu, araç üzerinde yine üretici tarafından hazırlanıp araca perçinlendiği anlaşılan metal etiket bulunduğu, bu etikette de aynı şase seri numarasının (*...*) yine iğne vuruşlu cihazla yazılmış olduğu, aynı etikette aracı üretenin “... LTD” olduğu, internet ortamında yapıtığı araştırmada firmanın elektrikli bisiklet, scooter, elektrikli üç tekerlekli bisiklet, vs. ürettiğinin tespit edildiği, firmanın güncel ürünlerini incelediği, tamamında 1.000 Watt gücünde elektrik motoru kullandığını, hurda vasfındaki aracın motor gücünün de ilgili yasaya göre 4 KW altında kalması nedeniyle; davacıya çarpan aracın motorlu bisiklet (...) kategorisinde olduğu sonucuna varıldığı, hususlarına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 17.01.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacı çocuk ...'in tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Adli Tıp Uzmanı bilirkişisi ...'den tedavi gideri zararı bakımından alınan 12.07.2023 tarihli raporda; davacının kaza sonrasında hastaneye ambulansla götürüldüğü, hastaneden dönerken taksi veya özel araç ile evine gitmesinin uygun olacağı; dönüş ücreti olarak 2018 yılı için ortalama 60 TL taksi ücreti olabileceği, davacının 15/08/2018-17/08/2018 tarihlerinde yatarak tedavi gördüğünün anlaşıldığı, taksi veya özel araç ile gitmesinin uygun olacağı; ortalama 120 TL/gün gidiş-dönüş yol masrafı olabileceği, davacının refakatçisinin olup olmadığı varsa adresi bilinmemekle birlikte ortalama 12 TL/gün gidiş dönüş yol masrafı, 20 TL/gün yeme-içme masrafı yapmış olabileceği kabul olunarak; 3x32 TL=96 TL olabileceği,davacının taburcu olduktan sonra ayda bir kez olmak üzere toplamda altı kez sağlık kuruluşuna başvurmasının normal-beklenir bir durum olduğu, taksi veya özel araç ile refakatçısı eşliğinde gitmesinin uygun olacağı; ortalama 120 TL/gün gidiş-dönüş yol masrafı, 40 TL/gün yeme-içme masrafı yapmış olabilecekleri kabul olunarak; 6x160 TL= 960 TL olabileceği, davacının tedavisi süresinde kullanması mümkün olan pansuman, yara pomadı gibi yara bakım malzemeleri, temizlik malzemeleri, vb malzemeler için masraf yaptığı kabul olunarak ve kayıtlı olmayan reçete bedelleri (SGK tarafından ödenmeyen ilaç katılım elden, ilaç fiyat farkı, reçete katılım elden, muayene katılım elden bedelleri) de dahil edilerek 800 TL (2018 yılı fiyatları ile) olabileceği, sonuç olarak bu harcamaların genel toplamının 2018 yılı itibarı ile 60+120+96+960+800=2.036,00 (ikibinotuzaltı) TL olabileceği hususlarına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Aküterya hesabı bilirkişi ...'dan alınan 03.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının yaşı, gelir getirici bir işte çalışması imkanı bulunmaması, yerleşik içtihatlar nazara alındığında geçici işgöremezlik dönemi için hesaplama yapılması imkanı bulunamadığı, kalıcı maluliyeti olmaması nedenlerinden ötürü de sürekli maluliyet tazminatı hesaplanamadığı, kaza yapan aracın teknik bilirkişi değerlendirmesinde motorlu bisiklet olarak tespitinin yapıldığı, bu tür araçların zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğunun kaza tarihi itibarıyla bulunmadığı, 01.06.2018 tarihinde gerçekleşen kazada sigortalı araç sürücü kusuru %75 kabul edilmesi durumunda davacının maluliyet oranı %0 esas alınması sebeplerinden ötürü kalıcı ve geçici işgöremezlik anlamında hesaplama yapılamadığı, 1.527,00 TL tedavi giderinden kaynaklı zarar hesaplaması yapıldığı, davacının kalıcı maluliyeti bulunmaması nedeniyle müterafik kusur değerlendirmesinin yapılmadığı hususlarına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Davacı vekilinin 02.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ve ıslah dilekçesi ibraz ettiği, 100,00 TL üzerinden açtıkları tedavi gideri zararını 1.427,00 TL artırarak 1.527,00 TL'ye çıkarttıklarını, davanın kabulüne karar verilmesini, söz konusu miktarların davalılarından müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE Dava; trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmadan kaynaklı kalıcı ve geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım masrafları tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesinde ve aynı paralelde düzenlenmiş olan ... Yönetmeliği'nin 9. Maddesinde; Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için, Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için, Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulan ...na başvurulabileceği belirtilmiştir. Somut olayda; 01.06.2018 tarihinde plakasız ve tescilsiz elektrikli bisiklet sürücüsü davalı ...'ın davacı çocuk yaya ...'in çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davacı yaralanması sonucu plakasız ve tescilsiz araç için ... ve davalı ... aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtığı, dosya kapsamında alınan kusur raporunda davacıya çarpan davalı ... kullanımındaki aracın motorlu bisiklet (...) kategorisinde olduğu kazanın oluşumunda elektrikli bisiklet sürücüsü davalı ...”ın asli kusurlu ve kusurunun %75 (yüzde yetmiş beş) olduğu; davacı ...'in tali kusurlu ve kusurunun %25 (yüzde yirmi beş) olduğu tespit edilmiştir. Ancak, kazaya karışan davalı kullanımındaki araç 2918 sayılı Trafik Kanununda Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ise L1 sınıfı olarak tanımlandığı; karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorurmluluk sigortası genel şartları içerisinde, A.6. Teminat Dışında Kalan Haller ana başlığı altında, "ı" bendinde “motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar” sigorta teminatı dışında kaldığı dikkate alındığında davalı ...nın meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı açıklanan sebeple davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerini içerir davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacının, davalı ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat talebini içerir davası yönünde ise davacının alınan Adli Tıp raporuna göre %0 maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş bu bağlamda kalıcı iş göremezlik tazminatının şartlarının oluşmadığı, davacının yaşı, gelir getirici bir işte çalışması imkanı bulunmaması, yerleşik içtihatlar nazara alındığında geçici işgöremezlik dönemi için hesaplama yapılması imkanı bulunamadığından davacının kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine, davacının haksız fiil sonucu yapmış olduğu tedavi masraflarının kusur oranı dikkate alındığında tedavi masraflarına ilişkin talebi bakımında davasının kısmen kabulü ile 1.527,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirme sonucunda, Türk Borçlar Kanununun 56.maddesinin 1.fıkrasındaki düzenleme ile Yargıtay'ın 1966/7 Esas ve 1966/7 Karar sayılı ve 22/06/1966 günlü İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki esaslar ile zararın niteliği, tarafların kusur durum ve oranları ile kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, manevi tazminatın bir ceza olmasa da zarar görende haklılığı konusunda manevi tatmin yaratması ve fakat tazminat alacaklısını zenginleştirmeyecek ve tazminat borçlusunu fakirleştirmeyecek ölçüde olması gerektiği ile özellikle hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurularak, davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat talebini içerir davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın 01/08/2018 (kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının, davalı ... aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerini içerir davasının REDDİNE, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 16.244,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 2-Davacının, davalı ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat talebini içerir davasının KISMEN KABULÜ ile 1.527,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 3-Davacının, davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat talebini içerir davasının KISMEN KABULÜ ile 10.000 TL manevi tazminatın 01/08/2018 (kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, -Maddi tazminat yönünden alınması gereken 104,30 TL karar harcı ve manevi tazminat yönünden alınması gereken 683,10 TL karar harcından oluşan toplam 787,40 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, -Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 1.527,00 TL ve manevi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinden oluşan toplam 11.527,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak alınarak adı geçen davacıya verilmesine, -Davalı ... Maddi tazminat davası yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 900,00 TL ve manevi tazminat davası yönünden davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinden oluşan toplam 10.900,00 TL vekalet ücretinin davacı alınarak alınarak davalı ...na verilmesine, -Suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.921,21 TL yargılama giderinden kabul red oranına karşılık gelen 1.837,94 TL'nin davalı ...'den alınarak, 1.083,27 TL'nin ise davacıdan alınarak alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı tarafından, manevi tazminat talebi bakımından ayrıca yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, -İdari İşler tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde adı geçen tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.10.2023
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
BU BELGE 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNU KAPSAMINDA E-İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.