İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/2899 E. 2020/3051 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/2899
- Karar No
- 2020/3051
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/274 Esas KARAR NO : 2022/289 DAVA TARİHİ:22/06/2021 KARAR TARİHİ:18/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TÜRK menşeili 4 konteyner tam pişmiş ve dondurulmuş dana veya kuzu işkembe ve sakatat ürünlerini Mersin/Türkiye Limanından alınarak .../... Limanına deniz yoluyla taşınarak ve ... ... adresinde faaliyette bulunan ... firmasına teslim edilmek üzere davalı ... aracılığıyla davalı ... ye teslim ettiğini, malın teslim şeklinin CFR olduğunu, müvekkilinin CFR teslim şekli gereğince navlun bedellerini ödeyerek yükümlülüklerini yerine getirdiğini, toplam 4 konteyner maldan 2 konteyner yüklü gemi 10.08.2019 tarihinde teslim limanından yola çıktığını ve 13.09.2019 tarihinde varış yerine ulaştığını, diğer 2 konteyner yüklü geminin ise 24.08.2019 tarihinde teslim limanından yola çıktığını ve 04.10.2019 tarihinde varış yerine ulaştığını ve ... limanına mallar indirildiğini tüm bu işlemlerin davalıların sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, müvekkilinin alıcının mallarının bedelini ödememesi nedeniyle yeni bir alıcı arayışına giriştiğini, ihraç konusu malların ... firmasına satıldığını ve yapılan alıcı değişikliği ile ekli belgelerden anlaşıldığı üzere davalılara bildirildiğini, alıcı değişikliği üzerine diğer taraflarca gümrük belgelerinde gerekli düzeltmelerin yapılmasının sağlandığını, ve davacı tarafında da alıcı değişikliği ile ilgili gerekli düzeltmelerin yapılarak örnekleri ekli sea waybill'ler de düzenlendiğini, bu hususların davalı ... tarafından 06.01.2020 tarihinde müvekkiline iletildiğini, 07.01.2020 tarihinde 2.alıcı, gümrük belgelerindeki alıcının adının kendi firmaları olarak düzeltilmesi işlemini gerçekleştirdiğini, 2.alıcının malları teslim almak için davacının ... Ofisine/Gümrük Müdürlüğüne 17/03/2020 tarihinde yaptığı başvuru üzerine ofis sorumlularının 2.alıcıya malların ... Liman Gümrük Müdürlüğünce serbest bırakıldığını, yani malların 2.alıcıdan başka bir kişiye teslim edildiğini bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin aynı gün 17.03.2020 günü davacının Fransa Ofisi Merkezi ile görüştüğünü müvekkiline malların ... Liman Gümrük Müdürlüğünce el altında tutulduğunu, bildirdiğini, davacının malların akıbeti hakkında bilgi alabilmek için ... Liman Gümrük Müdürlüğüne dilekçe ile başvurduğunu liman müdürlüğünün cevabi yazısında 4 adet konteyner malının tamamının 25.02.2020 ve 07.03.2020 tarihinde 1.alıcıya teslim edildiğinin bildirildiğini, davalıların bu işlemlerden müvekkilini bilgilendirmediğini satış bedeli olan toplam 365.085,10 USD müvekkiline henüz ödemediğini, davalıların kötü niyetli olduğunu malların bedeli tahsil edilmeden ve davacı müvekkilinin rızası alınmadan 2.alıcı yerine 1.alıcıya teslim ettiğini özensiz ve basiretsiz davrandığını, ve müvekkilini büyük zarara uğrattıklarını, müvekkilinin Türkiye Ofisine ... 7.Noterliğinin 12.11.2020 tarih 34114 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 365.985,10 USD miktarındaki malların satış bedelinin ödemesini istediğini davalı tarafından satış bedeli ödenmediğini,malların Türk menşeili olduğunu, davalı ...'nin açtığı davada ileri sürdüğü malların Brezilya Menşeili olduğuna ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı ...'nin malların Brezilya menşeili olduğunu kesin ve inandırıcı delillerle ispatlaması gerektiğini, gerekirse bu hususta bilirkişi defter incelemesi araştırması yapılması gerektiğini, davalı ...'nin Fransa Marsilya Ticaret Mahkemesinde konteynerlerin boşaltılması ve imhası için yaptım dediği 68.850 USD demurajlar 3.324 USD depoloma, 65.739,44 USD tıkama ve 62.909,84 USD imha maliyetleri olmak üzere 200.823,28 USD miktarındaki alacak kalemleri için müvekkiline karşı taşıma alacağından kaynaklanan dava açtığını ve yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin Marsilyada açılan bu davaya cevap dilekçesi de verdiğini, sözü geçen davada ...'nin iddiasının malların Brezilya menşeili olması nedeni ile imha edildiğinin belirtildiğini, ... Polis Müdürlüğünün verdiği belgeye göre malların 1.alıcıya teslim edildiğini,davaya Türk Hukuku uygulanması gerektiğini, iki davalının da İstanbul da ikamet ettiğini, işbu dava İstanbul Mahkemelerinde açıldığını,belirtilen nedenlerden dolayı her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 365.085,10 USD alacağın şimdilik 60.000,00 USD lik kısmının müştereken ve müteselsilen davalılardan dava tarihinden itibaren hesaplanacak döviz faizi ile birlikte alınarak davacı müvekkiline verilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... Lojistik Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Yükün tahliye limanında teslimine müteakip bir yıldan fazla süre geçtiğini, davanın zamanaşımı itirazları ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile diğer davalı ... arasında ki konişimento özel koşullarında klozlarında konişimento arka yüzünde taşımanın genel koşulları belirtildiğini, taşıyıcı ile sigortalı arasından düzenlenen ihtilafın dayanağı konişimentonun arka yüzünde yer alan Law And Jurisdıctıon klozun da uyuşmazlıkların çözümünde Fransa Marsilya mahkemelerini yetkili olduğunu ve Fransız Hukuku uygulanacağının kabul edildiğini, MÖHUK 47.maddesi gereği Sn.Mahkemenin yetkisiz olduğunu yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin Mersinde mukim forwarder acente olduğunu fiili taşıyıcının diğer davalı ... olduğunu, taşıyıcıya karşı açılacak davalarda acentelere taşıyıcıya izafeten husumet yönetileceğini, donatanla acente arasındaki ilişki vekili müvekkil ilişkisi olduğunu, taşıma gerçekleştikten sonra tahliye limanında meydana geldiği iddia edilen haksız eylem nedeniyle taşıma işleri komisyoncusu müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığını fiil taşıyıcı diğer davalının da sorumluluğunun bulunmadığını, hukuki muhatabın diğer davalı olduğunu bilen davacı Fransa Marsilya Ticaret Mahkemelerinde aynı taşıma konusu hak ve alacak iddiaları ile ...'e karşı dava açtığını, açılan dava 2021F 00260 esas numarasına kayıtlı olduğunu, ayrıca Fransa Marsilya Ticaret Mahkemelerinde ... şirketi tarafından ... ve ... A.Ş.'ne karşı RG ... sayılı dava açıldığını, davacı uğradığı zararın 365.085,10 USD olduğunu beyan ettiğini, 60.000 USD üzerinden harç yatırdığını, alacağın likit olduğunu iddiasında bulunan davacı harcı 365.085,10 USD üzerinde yatırması gerekli olduğunu, harcın tamamlanmasına dair karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ... A.ş.'nin yükleyici/ihracatçı/taşıtan olduğunu, konişimentolar tahtın da ... ... A.Ş. Tarafından taşınan Mersin çıkışlı ve ... limanı varışlı 4 konteynerin taşıması gerçekleştiğini, varış limanında tahliye edildiğini, taşımanın hukuken sona erdiğini, taşınan konteynerlerin muhteviyatı yükün Brezilya menşeili olduğundan ... Ülkesine ithal edilmesinin yasak olduğunu ve konteyner içerisindeki sakatat yüzünden "salmonella hastalığı" tespit edildiğini ülkeye girişine izin verilmediğini ve yükün imha edildiği bilgisinin alındığını, davacının ... ülkesinin Brezilya menşeili ve hastalık içeren et ürünleri sakatat ithaline izin verilmediğini bilmesini araştırması gerektiğini, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, diğer davalı ... fiili taşıyıcı olduğunu, taşıtan ... A.Ş. tarafından davalı ...'e tüm bildirimleri fiili taşıyıcı ...'e iletildiğini ihbar edildiğini, dava dilekçesinde ...'nin konişimento değişikliğine rağmen davacının rızası olmadan 2.alıcı yerine 1.alıcıya teslim edildiği iddiası var ise de bu bir haksız eylem sorumluluğu olduğunu, müvekkilinin aracılık ettiği taşıma tamamlandığını, yük tahliye edildiğini, yükün ... Gümrük Müdürlüğü tarafından Brezilya menşeili ve hastalıklı olduğu gerekçesi ile imha edildiğini, davacının iddiasına göre ise de hatalı teslim edildiğini, davalı müvekkilinin sorumlu olduğuna dair iddia taşıma sorumluluğu sona erdikten sonra ... İdari Makamları ve fiili taşıyıcının yardımcı elemanları acentesi tarafından meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hesaplanan hasar miktarına itiraz ettiklerini, müvekkil şirkete süresinde hasar ihbar edilmeden yokluğunda yapıldığı iddia edilen tespite ve hesaplanan miktar ayrı ayrı itiraz ettiklerini müvekkilinin temerrüdü bulunmadığını, talep edilen faize ve faiz oranında itiraz ettiklerini, SDR hesabı yapılmadığını, hiç bir sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilinin 34088260 nolu sigorta poliçesi iddia edilen riski teminat altına aldığını, davanın ... Sigorta A.ş.'ne ihbarını talep ettiklerini beyanla, arz ve izah edilen nedenlerle; zamanaşımı itirazı, husumet itirazı, derdestlik itirazı ile davanın reddini, milletlerarası yetki itirazları ile MÖHUK 47. Maddesi gereği yetkisiz olduğuna, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Fransa Marsilya Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davanın ... Sigorta A.ş.’ne ihbarını, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... SA'ya izafeten ... ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Konişimentolarda uyuşmazlıkların, Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından münhasıran çözüme kavuşturulacağının kabul edildiğini, müvekkilinin ticari merkezinin de Marsilya'da olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacınında konişimentoda yeralan yetki klozu tahtında Marsilya Ticaret Mahkemelerinin yetkisini kabul ettiğini müvekkilleri aleyhine aynı dava konusu ve talepler ile Marsilya Ticaret Mahkemesi'nde Şubat 2021 tarihinde dava açtığını, davanın derdest olduğunu, aynı konu, sebep ve talepler için dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, yüklerin 10 Ağustos 2019 tarihli ... ve ... nolu konişimento ve 24 Ağustos 2019 tarihli ... ve ... numaralı konişimento tahtında Mersin Limanından yüklendiğini, 13/09/2019 ve 04/10/2019 tarihinde tahliye limanı Haipong'da gemiden tahliye edildiğini, ilgili konişimentoların arkasında yeralan 7 nolu kloz uyarınca, taşıyana karşı yük hasarı veya zayi nedeni ile açılacak her türlü davalar 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, yüklerin tahliye tarihlerine göre 1 yıllık hak düşürücü süre 13.09.2020 ve 04.10.2020 tarihinde sona erdiğini, arabuluculuk başvurusu da 1 yıllık hak düşürücü sona erdikten sonra yapıldığını, davanın hak düşürücü süre sona erdikten sonra açılması nedeni ile reddini talep ettiğini, Marsilya Ticaret Mahkemesinde derdest davanın bekletici mesele sayılması gerektiğini,davaya ilişkin sorumluluğun ve talebin kabulü anlamına gelmemek işbu davadaki tüm itirazları saklı kalmak kaydı ile Marsilya Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası tahtında açılan ve halen derdest olan davaya konu talepler bakımından takas/mahsup def'inde bulunduklarını, davacının aktif husumetinin bulunduğunu kanıtlayan hiçbir delilin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının ticari defterlerinin incelenmesi ve irdelenmesi gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından bu hususun önemli olduğunu,davacının kısmi dava açtığını, dava konusunun kısmı davaya müsait olmaması sebebi ile davacının kısmi dava açmada hukuki yararı bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini, davacının delilleri dava dilekçesi ekinde taraflarına tebliğ etmediği için ileri sürülen maddi vakıaların taleplerin ve eklentilerinin tümünün red ve ikrar etmenin zorunlu olduğunu, dava konusu konişimentonun 30.nolu klozunda, işbu konişimento tahtında doğan ihtilaflar bakımından Fransız Hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını, derdest dava bakımından Fransız Hukukunun uygulanması gerektiğini, dava konusu yüklerin Mersin'den Haipong'a taşındığını, sözkonusu taşıma ile ilgili yükleme ve konişimento talimatları diğer Davalı ... Lojistik A.Ş. tarafından verildiğini, yükleme öncesinde verilen bu talimatlarda gönderen ... Tic San A.ş. Alıcı ve ihbar edilen taraf ... ...şirketi olarak bildirildiğini, konişimentoların bu talimatlara göre düzenlenerek yüklerin taşındığını, konteynerlerin 4 Ekim 2021 tarihinde tahliye limanında gemiden tahliye edildiğini, tahliye sonrasında konişimentoda öngörülen süre içerisinde alıcı tarafından yükler teslim alınmadığını, 13 Şubat 2020 tarihli bir yazıya göre alıcı, malların satın alma sözleşmesine konu olmadığı gerekçesiyle konteynerleri teslim almayı reddettiğini, müvekkilinin yüklerin imhasında herhangi bir kusuru olmadığını,yüklerin alıcısı tarafından teslim alınmayarak tahliye limanında uzun süre kalması nedeni ile teslim alınmayan yüklere ilişkin tasfiye prosedürü başlatıldığını, davacı tarafından alıcı değişikliği talep edilmişse de alıcı değişikliği yapılması ... Gümrük Mevzuatı uyarınca yüklerin imhasını engelleyen bir durum olmadığı için yüklerin ... Gümrüğü de uzun süre teslim alınmayan yüklerle ilgili kaçakçılık şüphesi ile konteynerlere el koyduğunu ve malların Brezilya menşeini şüpheli bulduğu konteynerleri açarak içindeki malları incelemeye tabi tutulduğunu, ... Gümrüğü tarafından yapılan inceleme sonunda konteynerler içine yüklenen yüklerin bulunduğu kutuların üzerinde Birezilya damgası bulunduğunu, ... Gümrük Mevzuatına göre deli dana hastalığı ve salmonelle riski nedeni ile Brezilya'dan bu nevi ürünlerin Çin'e ve ...'a ithalatının yasak olduğunu, malların ...'a ithal edilmesinin mümkün olmadığı için imha edilmekten başka çare kalmadığını, davacının et ürünlerinin ihracatında aranan Veteriner Sağlık Sertifikası da ibraz edilmediğini, davacının, dava konusu yüklerin kutularının üzerinde neden Brezilya damgasının bulunduğunu açıklayamamış olduklarını, ürünlerin son kullanma tarihleri tahliye limanında beklediği süre içerisinde sona erip ermediğinin araştırılması gerektiğini, her ülkenin yerel Gümrük mevzuatı ve uygulamaları bir diğerinden farklı olduğunu beyanla, milletletarası yetki itirazlarının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetki bulunmaması sebebi ile reddini, her ihmalde davanın esastan reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Navlun sözleşmesine aykırılık iddiasına dayanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalıların husumet, milletlerarası yetki ve derdestlik itirazlarının yerinde olup olmadığı, yükün alıcısına teslim edilmemesinin neden kaynaklandığı, bunda davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davalılar vekilleri konişmentodaki yetki şartına göre milletlararası yetki itirazında bulunulmuş olduğundan, öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusu karara bağlanmalıdır. Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanun'da açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasına sunulan konişmentolardan taşımanın, ... SA adına acentesi tarafından düzenlenen konişmentolar tahtında Mersinden, ...'a yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı ... SA'nın Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan taşıma sözleşmesine ilişkin olup, konişmentonun acente tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, TTK m.105/2'de düzenlenen münhasır yetki esasına göre davalı ... SA vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir. (bkz.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 K. Sayılı kararı) Diğer davalı ... Lojistik A.Ş.vekilide konişmentodaki yetki şartına göre milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de, bu davalının Türk şirketi olması nedeniyle Türk mahkemeleri önünde kendisini daha iyi savunacak konumda iken, yabancı bir mahkemenin yetkili olduğunun ileri sürülmesi, MK. 2'ye aykırı görüldüğünden yetki itirazı kabul edilmemiştir. Davalı ... vekili, davacının aynı konuda Marsilya Mahkemesinde dava açtığından bahisle derdestlik itirazında bulunmuştur. Derdestlik, iç hukukumuzda bir dava şartı olarak düzenlenmesine rağmen 5718 sayılı MÖHUK’ta milletlerarası derdestlik konusunda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 6100 sayılı HMK’da olduğu gibi açık bir düzenleme olmadığı sürece yabancı ülkede açılan ve görülmekte olan bir davanın, iç hukukumuzdaki bir dava bakımından derdestlik teşkil edeceğini kabul etmek doğru değildir. Böyle bir kabul, Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin, buna bağlı olarak bir bakıma egemenlik hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Öte yandan yabancı bir ülkede açılmış ve görülmekte olan bir dava sonucunda verilecek kararın tanınıp tenfiz edileceği de belli olmadığından milletlerarası derdestliğin kabul edilmesi, yargılamanın gecikmesine sebebiyet vererek davacının adil yargılanma hakkının zedelenmesine neden olacaktır. Yabancı bir mahkemede açılan ve görülen bir davada verilip kesinleşen bir karar bile, ülkemizde ancak tanınıp tenfiz edildiğinde hukuki sonuç doğurmaktadır. Bu itibarla yabancı bir ülkede henüz görülmekte olan bir davanın iç hukukumuz bakımından derdestlik teşkil etmeyeceği kabul edildiğinden, derdestlik itirazı yerinde görülmemiştir. (bkz.Yargıtay 11. HD. 2020/2899E. ve 2021/2319 K. Sayılı kararı) Davalı ... vekili davanın TTK'nın 1188.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürmektedir. TTK'nın 1188.maddesinde eşyanın ziyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteminin bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, düzenlenmiştir. Eldeki dosyada davacı vekili, davalı taşıyanlarca yükün gerçek alıcısına teslim edilmediğini, bu nedenle satış bedelinin tahsil edilemediğinden davacının zarara uğradığını ileri sürmektedir. Dolayısıyla, davacının zarar iddiası taşıma sözleşmesine aykırılık hukuki nedenine dayandırıldığından, TTK'nın 1188.madesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin somut olay açısından uygulanması mümkün değildir. Navlun sözleşmesi eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan, TTK'da hüküm bulunmayan hallerde TBK hükümlerinin tatbik edilmesi gerekmektedir. Öyleyse navlun sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan uyuşmazlığa TBK'nın 147.maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Somut olayda; dava, TBK m. 147'deki zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğundan, davalı yanın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Dava dosyasına sunulan konişimentolar ile gümrük beyannamelerinden, davacı ... şirketine ait olan malların ... SA'nın acentesi tarafından düzenlenen konişimentolar tahtında Mersin'den ...'a taşındığı, gümrük beyannamesinde yer alan kayıtlara göre satışın vesaik mukabili olarak yapıldığı, davalı ... Lojistiğin taşınan mallar için ... adına navlun faturaları düzenlediği görülmektedir. Bu durumda davalı ... taşımayı fiilen gerçekleştirilmiş olduğundan fiili taşıyan sıfatına haizdir. Davalı ... vekili müvekkilinin forwarder şirketi olduğundan bahisle husumet itirazında bulunmuş ise de, ... Lojistik davacı adına navlun faturaları düzenlemiş olduğundan TTK'nın 921.maddesine göre taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla taşıyanın hak ve yükümlülüklerin sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacı taraf, malların Vietnama taşınmasından sonra alıcının mal bedelini ödemediğini, bu nedenle alıcı değişikliği yapılarak taşıyana bildirildiğini, buna rağmen 4 konteyner malın tamamının satış bedelini ödemeyen birinci alıcıya teslim edildiğini, bu nedenle satış bedelini tahsil edemediklerini ileri sürerek, mal bedelinin davalılardan tahsilini talep etmektedir. Davalı fiili taşıyan ... vekili ise, davacının bu iddialarını reddederek davacı ile alıcı arasında yaşanan ihtilaflar nedeni ile yüklerin uzun süre limanda beklediğini, daha sonra ... Gümrüğünün konteynerleri açarak malları incelemeye tabi tuttuğunu, yapılan incelemede kutular üzerinde Brezilya damgası bulunduğunun tespit edildiğini, bu nevi ürünlerin Brezilyadan Vietnama ithalatının yasak olduğundan malın tamamının imha edildiğini, dolayısıyla malın imha edilmesinde taşıyanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Davacı yükün talimata aykırı şekilde birinci alıcıya teslim edildiğini ileri sürmüş ise de, bu yönde bir delil ibraz edememiştir. Davalı ... vekilinin dosyaya ibraz ettiği 08/02/2021 tarihli belgede, "konteynerlerden fiili olarak "Türk etinin" beklendiği ancak Brezilya fabrikasının tescil numarasına ait sığır eti sakatatlarının mevcut olduğunun görüldüğü" ifade edilmiştir. Davalı vekilinin sunduğu ürün imha tutanaklarından da, ... ve ... numaralı konteynerler içerisindeki ürünlerin menşenin Brezilya olduğu belirtilerek, malların 2019 Aralık ayı ile 2020 yılı Mart ayı arasında imha edildiği beyan edilmektedir. Sözkonusu belgelerden anlaşıldığı üzere, davacının yurt dışına ihraç ettiği, sakatat türü gıda ürünleri Brezilya menşeli olmasından dolayı ... otoritelerinin kararı ile imha edilmiştir. Davacı vekili her ne kadar yükün Türk menşeli olduğunu beyan etse de, dosyaya sunulan Gümrük beyannamelerinde bu konuda herhangi bir kayıt olmadığı görülmektedir. Mahkememiz tarafından 16/05/2022 tarihinde Mersin Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... nolu gümrük beyannamesi muhteviyatı eşya ile ilgili her hangi bir menşe şahadetnamesinin bulunup bulunmadığı konusunda bilgi verilmesi istenilmiştir. Muhatap gümrük müdürlüğünün 17.05.2022 tarihli cevabi yazısında, sözkonusu ihracat beyannameleri muhteviyatı eşya ile ilgili herhangi bir menşei şehadetnamesine rastlanılmamış olduğu bildirilmiştir. Bu durumda taşınan yükün, Türk menşeli olduğu davacı tarafça ispatlanamamış olduğundan, davalı ... vekilinin sunmuş olduğu, belgelerin doğruluğuna itibar edilerek, sakatat cinsi yükün Brezilya menşeli olmasından dolayı ... kamu otoritesinin aldığı karar ile imha edildiği sonucuna varılmıştır. Yapılan yargılama sonunda; davacının yurt dışına satışını yaptığı eşyanın taşınmasının davalı ... Lojistik tarafından üstlenildiği, Mersin'den, Vıetnama yapılan taşımanın ... tarafından yerine getirildiği, varma yerindeki gerçek alıcısı tarafından eşyanın tesliminin istendiğinin ortaya konulamadığı, aksi kabul edilse dahi yükün Brezilya menşeli olmasından dolayı Vietnama girişine izin verilmediği, bu nedenle ... Gümrük Müdürlüğünün kararı ile yükün imha edildiği, malın alıcısına teslim edilmemesinde davalı taşıyanlara yüklenebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 8.955,45 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 8.874,75 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 43.270 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/05/2022 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.