Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/496 E. 2020/909 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/496
- Karar No
- 2020/909
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/787 KARAR NO: 2024/844 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2020 NUMARASI: 2017/496 E. - 2020/909 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul- kısmen reddine dair verilen karara karşı, asıl davada davacı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf, birleşen davada davacı vekilinin ise katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine Dairemize gönderilmiş olan asıl ve birleşen dava dosyaları incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ... firmasına ait Endüstriyel Kaynak Robotu ve Aksamı tanımlı emtanın İngiltere'den İzmir'e uluslararası taşımasının davalı ... tarafından üstlenildiğini ve ... tarafınan gerçekleştirildiğini, ... firmasının ana taşıyıcı ... şirketinin CMR taşıma senedi ile taşıma yapan taşıyıcı olduğunu, taşımaya tam ve hasarsız alınan emtianın taşıma sürecinde istiflerinin bozularak birbirine ve araç cidarlarına çarparak hasarlandığını, hasar sonrası davacıya bilgi verilmesi üzerine Sigortacılık Kanunu hükümlerine uygun hazırlanan sigorta ekspertiz raporunda hasarın meydana geliş şekli ve miktarı hususlarının detaylı belirlendiğini, raporun delil vasfında olduğunu, malın faturası ve yapılan sigorta ekspertiz çalışması neticesinde hesaplanan 51.794,77 TL sigortalı zararının davacı yanca tazmin edildiğini, ibraname ve temlik ile TTK halefiyet hükümlerine göre davacının sigortalısına halef olduğunu, alacağın tazminine yönelik takibe vaki itirazların haksız oluğunu, rücu alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ilamsız takibine davalılarca yapılan itirazın iptaline, %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı .... AŞ vekili, savunmasında özetle; dava dışı ... firması tarafından Ex Works satın alınan malın taşımasının CMR taşıma senedine göre tam ve hasarsız gerçekleştirildiğini, sigortalı ... firmasının ... şirketine 03/07/2017 tarihli noter ihtarı ile hasar bildirimi yaptığını, ancak bunun hukuki dayanağı bulunmadığını, sigorta ekspertiz raporunda ani frenlemelerle hasarın oluşmuş olabileceği bildirilmesine karışın, yükün ambalajsız taşındığı hususunun irdelenmediğini, alınan sigorta ekspertiz raporunda hasarın istifleme- ambajlama- sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığının açıkça belirlendiğini, CMR m.17/4-b ve c bentleri gereğince davalının sorumlu tutulamayacağını, atıfta bulunan Yargıtay kararında %20 oranında gözetim yükümüne dayalı kusurdan dolayı davalı yanın sorumlu olabileceği yönünde yerel mahkeme kararının onandığını, davalının hatalı istifleme ve yüklemeler ile ilgili gerekli uyarıları da yaptığını, gözetim görevinin gereği gibi yapıldığını, bundan da kusur izafe edilemeyeceğini savunarak, davanın reddinine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ...Ltd. Şerketi vekili, beyan dilekçesinde; davacının mal bedelini ödememesi hâlinde aktif husumete ehil olmayacağını, CMR m.30 şartlarında hasar ihbarı yapılmadığını, CMR taşıma senedinde hasar kaydı bulunmadığını, CMR m.17/4-b gereği davalının sorumlu tutulamayacağını, rücu edilebilir tazminatın CMR m.23 hükümlerine uygun belirlenmesi gerektiğini, davacının icra takibinde EURO cinsindan talebi gözetilerek yıllık %5 faiz uygulanması gerektiğini, takip öncesi faiz talebinin somut olaya uymadığını, inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesni talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, ... AŞ taşıma işleri komisyoncusu olarak ... arasında ... Limited Şirketi robotlarının Nottingham'dan İzmir'e taşıtılmasına aracılık hizmetinden kaynaklanan bir borç ilişkisi olduğunu, müvekkilinin işbu taşıma hizmetinde davalı gönderilerinin dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından taşıtılması faaliyetine aracılık ettiğini, davalı robotlarının yüklenmesi aracı müvekkili şirketin ya da fiili taşıyıcının sorumluluğunda olmayıp, yükleyici firma tarafından robotların yüklemesinin hatalı yapılması sonucu işbu durumun davalıya bildirildiğini, yüklenen malların götürülüp yükleyiciye teslimi için taşınan yolun geri gidilerek orada da malların indirilmesi sebebiyle beklediği gibi aracın başka faaliyetler için de kullanılamadığını, davalı şirketin hatası nedeniyle müvekkilinin menfi zararının doğmasına rağmen davalı şirketin işbu hatayı taşıyıcıya yükleyerek ve 31.05.2016 tarihli faturaya itiraz ederek fatura bedelini ödemediğini, davalı tarafından alınan hizmetlere ilişkin bedellerin ödenmemesi üzerine davacı müvekkili şirketin Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine ilişkin ödeme emrine davalı tarafça herhangi bir borcu olmadığından bahisle takip konusu borca, işlemiş ve işleyecek olan faize ve tüm ferilerine ve İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verildiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibin devamına, %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; davaya ve takibe konu 1.600 Euro alacak iddiasının, müvekkili şirkete ait robotların davacı tarafından taşınması sırasında kaza nedeniyle hasarlanması sonucu doğan hasarla ilgili olduğunu, müvekkili şirketin, bu kusurlu taşımadan dolayı kaybı olan 42.600 Euro hasar alacağı için sigorta şirketi tarafından karşılanmayan masraflardan dolayı davacıya karşı zararın tazmini için rücu davası açacağını ilettiklerini, söz konusu hasarın bir kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, bu bağlamda davacı taşıma şirketine de yapılması gereken tüm ödemelerin yapıldığını, ancak davacının ödemesi gerçekleştirilen bedeli yeniden istediğini, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Asıl dava; davacı sigorta şirketinin nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...Tic. LTD. ŞTİ. nin Endüstriyel Kaynak Robotu ve Aksamı emtiasının İngiltere' den İzmir' e Karayolu ile nakliyesi sırasında hasara uğraması sebebiyle poliçe kapsamında ödenen bedelin, davalı taşıyıcılardan rücuen tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı ....A.Ş. taşıyıcı sayılan komisyon-taşıma işleri organizatörü, ... Tic. Ltd. Şti.' de CMR hükümlerine göre akdi - fiili taşıyıcıdır. BU hususta ihtilaf bulunmamaktadır. Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalılara 12/05/2016 tarihili icra takibinde 47.554,00 TL asıl ve 4.240,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.794.77 TL alacak için ödeme emri gönderildiği, ticari temerrüt faizi ile tahsilin talep edildiği, alacak mesnedi sigorta tazminatının rücu olarak belirtildiği, davalıların ayrı ayrı dosya borcuna ve ferilerine itiraz ettikleri görülmüştür. Dava konusu taşımanın kara yoluyla taşındığından CMR hükümlerine tabi olduğu, taşıma sırsında meydana gelmiş bulunan hasarın davacıya ait sigorta sözleşmesinin teminatında bulunduğu, bu nedenle rücu hakkının bulunduğu, sigortalıya ödemenin yapıldığı, alacağın temlik alındığı, taşınan ürünlerin nakliye sırasında hasarlandığının davalı ... şirketine Manisa ... Noterliği' ile ihtar edildiği, bunun CMR 30. Madde hükümlerine uygun bir ihbar olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; yükün ambalajsız taşımaya verildiği, yükün niteliğinin ambalaj gerektirdiği, dosya kapsamında davalı tarafın yükü teslim şekline göre taşıma işini yüklenmediği, bunu gösterir bir delilin bulunmadığı, bu görevin gönderenin üzerinde kaldığı, davalının denetleme - uyarma ve durumu bildirme yükümlülüğü dışında sorumluluğunun bulunmadığı, bu durumun ancak davalının müterafik kusurunu belirlediği, aracın yolda ani fren yapması, yolda hızlı veya yavaş seyir etmesi, yol şartlarına göre istifin ve yükün bozulması halinde, bunun taşımadan ziyade taşıma başlangıcında gönderen tasarrufundaki eylemlerden kaynaklandığı; davalıların bildirim ve nezaret yükümlülüklerine aykırı davranışı sebebiyle sorumlu olabileceği kusurun takdiren tüm zararın %25' ine denk geldiği, zarar miktarının somut olaya ve CMR m.23 hükümlerine uygun denetlenen ekspertiz raporuna göre uygun ve kadri marufunda olduğu, tüm zararın 47.554,23 TL olduğu, CMR 27/1. hükmü uyarınca faizini başlangıcı ve temerrüd yönünden davacı sigortacının ihbarı gerektiği, bu ihbarın dosya kapsamında bulunmadığı, icra tarihi tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, faiz isteminin bu sebeple hukuka uygun olmadığı, davalıların %25 kusurlarının karşılığının da 11.888,50 TL olduğu belirlenek, bu miktar üzerinden takibin devamına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacının açıkça kötüniyeti ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.Birleşen dava; davacı şirketin hasarlı ürünleri araç üzerinde bekletmesi ve aynı yerine geri götürmesinden kaynaklı yapmış olduğu masrafın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Davacı şirketin, emtianın hadise esnasında araç üzerinde bekletilmesi ve geri dönüş ek masrafları için 1.600,00 EURO tutarında ekli fatura düzenlediği; bu faturanın hasara davacının sebep olması sebebiyle oluşan ek masraflardan davalı firmadan talepte bulunmaması gerektiği, hesaplamada dikkate alınmaması, faturanın kabul edilmemesi ve iade edilmesi yönünde bilgi verildiğine dair, asıl dava dilekçesine ek sigorta şirketi tarafından tutulan ekspertiz raporunun 6 nolu hasarın niteliği ve miktarı başlık içerisinde açıklama olduğu görülmüştür.Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında, ikinci kesilen fatura ilk taşıma işlemi ile kesilen fatura bedeli kadardır. Hasarlı taşıma yönünden yapılan ilk taşıma 1.600,00 EURO, hasarlı ürünlerin geri götürülmesi yönünden yapılan ikinci taşıma 1.600,00 EURO' dur. Toplam 3.200,00 EURO bedelli davacı tarafından 2 adet fatura düzenlenmiştir. Bu faturalardan ilk taşımaya yönelik 1.600,00 EURO davalı tarafından ödenmiş, geri götürmeye yönelik ikinci ise kusurun davacı da olması iddiası ile ödenmemiş olup, bu miktardan sorumluluğu olmadığını iddia etmektedir. Bu taşıma ( geliş - geri götürüş) işlemi sebebiyle davacının müterafik kusur sorumluluğu %25 olup, toplam bedelin %75' i kadar da alacak hakkı bulunmaktadır. Toplam 3.200,00 EURO' nun %75' i 2.400,00 EURO olup, bunun 1.600,00 EURO miktarı davalı tarafından ödendiği, bakiye 800 EURO ödenmediği görülerek, bu miktar üzerinden takibin devamına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacının açıkça kötüniyeti ispat edilemediğinden... " gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında davalı borçlularca yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.888,50 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, alacaklının icra takibindeki talebi aşılmamak üzere icra takibi tarihi itibariyle asıl alacağı değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, işlemiş faiz alacağı talebinin reddine, icra İnkâr tazminatı talebinin reddine, davalı tarafların tazminat taleplerinin reddine; birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret mahkem Dairesinin 2016/10447 Esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 800,00 Euro asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davacı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekili istinaf, birleşen davada davacı vekili ise katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davacı ... AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin aktif husumet ehliyetinin yanında TBK 183.maddesine göre sigortalının hak ve alacaklarını temlik ettiğini, mahkemece bir nolu davalının nakliye faturası, iki nolu davalının CMR belgesi uyarınca taşıyan sıfatına sahip olduklarını bilirkişi raporu doğrultusunda tespit ettiğini, iki nolu davalının fiili taşıyan olduğunu, CMR belgesi ile anlaşıldığını, bir nolu davalının forwarder ( taşıma işleri organizatörü) sıfatına haiz olduğunu, TTK'nın ilgili hükümleri gereğince, taşıma işleri komisyoncusunun eşyanın taşınmasını bizzat üstleneceğini, birleşen dosyada davacının asıl dosyadaki bir nolu davalı olduğunu, bilirkişilerin somut olayda bir nolu davalının TTK'nın 921.madde kapsamında taşıma işleri organizatörü ve iki nolu davalının da fiili taşıyıcı olarak müteselsilen sorumlu olduklarını, tespit ettiğini, bu tespite katıldıklarını, bilirkişilerin müterafik kusura ilişkin yapılan tespite ve ilk derece mahkeme kararına itiraz ettiğini, bilirkişilerin hasarın taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiğini tespit ettiklerini, davalı taşıyıcının emtiayı emniyetle taşıması ambalaj ve yüklemeye nezaret etmesi gerektiği yönündeki uygulamayı bilirkişilerin göz önünde tutmadıklarını, müvekkilinin ödenen tazminat miktarının tümünü davalıya rücu hakkının bulunduğunu, ambalaj ve istif hususunda bilirkişilerce yapılan tespite karşı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasarın bu sebeple meydana geldiği kabul edilse dahi taşıyıcının sorumluluğunun devam ettiğini, bilirkişilerin taşıma tipini EX-W ilişkin taşıyıcının bu şekilde taşımayı kabul ettiğine dair bir tespit yoktur ifadelerinin kesinlikle kabul edilemeyeceğini, emtia ve mal faturalarının EX-W şeklinde gerçekleştirildiğini, bu nedenle alıcının satış şekli dolayısıyla menfaat sahibi olduğunu, risk alıcı üzerinde olduğunu, EX-W alım satımlarda malları satıcının işletmesinde teslim aldığı andan itibaren malla ilgili tüm risk malların alıcının sorumluluğunda olduğunu, malların taşıtılması amacıyla taşıma acentesi ile anlaşarak, navlun bedelini ödediğini, davalının taşıma süresince yüke nezaret etme, onu ziya ve hasara uğratmaması için gereken özeni gösterme yükümlülüğü altında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranlarının hakkaniyete uygun olmadığını, dava dışı sigortalıya % 75 kusur atfetmenin fahiş bir karar olduğunu, alacak bakımından davalı tarafın itirazının haksız olduğunu, dava konusu alacağın likit olduğunu, ekspertiz raporlarıyla sabit olduğunu iddia ederek, ret kararının kaldırılmasını, aksi halde raporu beyan ve itirazları doğrultusunda müterafik kusurun tespiti açısından yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, ... Şti. istinaf başvuru dilekçesinde özetle; birleştirilmesine karar verilen davanın itirazın iptali davası olduğunu, davanın taraflarının aynı olmadığını, davanın ayrı ayrı görülmesinin uygun olacakken birlikte hüküm tesis edilmesinin uygun olmadığını, davaya ve icraya konu 1.600 Euro alacak iddiasının müvekkili şirkete ait robotların davacı tarafından taşınması sırasında kaza nedeniyle hasarlanması sonucu hasarla ilgili olduğunu, müvekkili şirketin kusurlu taşımadan dolayı kaybının 42.600 ERO Hasar alacağı için 03.07.2015 tarihinde Manisa ... Noterliği vasıtasıyla ihtarname gönderilerek sigorta şirketi tarafından karşılanmayan masraflardan dolayı davacıya zararın tazmini için rücu davası açılacağının iletildiğini, davacı taşıma şirketine yapılması gereken tüm ödemelerin yapıldığını, hasarın bir kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, sigorta şirketi ile karşılıklı mutabık kalınarak taşıyıcı davacı firmaya tüm ödemelerin yapıldığını, faturaların deliller arasında yer aldığını, davacının tüm ödemeler yapılmış olmasına rağmen 31.05.2016 tarihli fatura düzenleyerek alacak talebinde bulunduğunu, faturanın iade edildiğini, iadeye rağmen 30.09.2016 tarihli yeni bir fatura düzenleyerek takip başlattığını, müvekkili şirketin davacı tarafa 04.08.2015 tarihinde 3.200 Euro ile 1.600 Euro değerinde faturaları ödediğini, tüm ödemelerden sonra davacının 31.05.2016 tarihinde yeniden talepte bulunduğunu ve iade edildiğini, mükerrer taleplerin haksız olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı ... AŞ vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin hatası nedeniyle müvekkilinin menfi zararının doğmasına rağmen davalının hatayı davacıya yükleyerek faturaya itiraz ettiğini, fatura bedelini ödemediğini, hasara sebebiyet verenin taşıyıcı olduğundan bahisle 1.600 Euro bedelli emtianın araç üzerinde beklemesi ve geri dönüş ek masrafları faturasının iade edilmesi gerektiğine yer verilmiş ise de yargılamada kusurlu tarafın sigortalı davalı olduğu hiçbir şekilde kabul edilmemekle birlikte taşıyıcının nezaret yükümlülüğü nedeniyle, kusur atfı yapıldığını, hasarlı taşıma navlun bedelinin 3.200 Euro olduğunu, 1.600 Euro bedelli faturanın ise asıl navlun alacağına değil, araç içerisinde bekleme ve ek bedellerden kaynaklandığını, davalının hasarın gerçekleşmesine en az % 75 kusuruyla sabit olduğundan bu oranda davanın kabulünün gerektiğini, davalı iddialarına yönelik müvekkiline borcunu ödediği ve borcu bulunmadığına dair dosyada evrakın olmadığını, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için katılma yoluyla istinaf başvurularının kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın iptali istemine, birleşen dava ise taşımaya ilişkin fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davacı vekili, birleşe davada davalı vekili tarafından istinaf, birleşen davada davacı vekili ise katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında davacı ile birleşen dosyadaki davalı şirket arasında nakliyat, emtia sigorta poliçesinin varlığı, dava dışı sigortalıya ait eşyanın asıl dosyada davalı ... Ltd. Şti. tarafından fiili olarak İngiltere- İzmir arasında taşıma işleminin gerçekleştirildiği, asıl dosyada davalı ... AŞ'nin taşıma işleri organizatörü ve akdî taşıyan olduğu, 29.06.2016 tarihinde sigortalı şirkete ait 10 adet robot cinsi emtianın nakliye esnasında hasarlandığı, konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık asıl dava ile birleşen davaların birlikte görülmesinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, bilirkişi raporuyla tespit edilen taraflara ait kusur oranlarının isabetli olup olmadığı, birleşen dosyada kısmen kabul edilen fatura bedelinden dolayı davalı sigortalının sorumluluğunun isabetli olup olmadığı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile birleşen dosyada davalı .... Ltd. Şirketi arasında nakliyat, emtia sigorta poliçesinin oluşturulduğu, poliçenin başlangıç tarihinin 26.06.2015- bitişi tarihinin 25.08.2015 olduğu, sigortalıya ait emtianın (endüstriyel kaynak robotu ve aksamı) İngiltere'den İzmir'e taşınması için davalı taşıyıcı şirket tarafından taşıma işleminin gerçekleştirildiği, nakliye tamamlanmadan İngiltere sınırları dahilinde hasar meydana geldiği, sigortalı tarafından 10 adet 20 kap emtianın İngiltere'de yerleşik ... Ltd. İsimli firmadan satın alındığı, emtianın ana nakliyeci ... AŞ tarafından bu taşıma için görevlendirilen alt-fiili nakliyeci konumundaki .... Ltd. Şirketi sorumluluğunda, satıcı firma adresine gelen ... plakalı tıra yüklendiği, İngiltere'deki adresinden 29.06.2015 tarihinde yola çıktığı, robotların tamamının birbirine ve araca çarpmak suretiyle hasarlandığı, bunun üzerine satıcı firma adresine aracın geri gittiği, robotların araçtan tahliye edildiği, tutanak düzenlendiği, .... AŞ şirketinin emtianın hadise esnasında araç üzerinde bekletilmesi ve geri dönüş ek masrafları için 1.600 Euro tutarında ekli faturayı sigortalı adına düzenlediği, hasar bedelinin 15.922,00 Euro karşılığı 47.554,23 TL olarak eksper raporunda belirlendiği, sigortalı tarafından davalı ... AŞ şirketine Manisa ...Noterliğinde düzenlenen 03.07.2015 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, ihtarnamede 29.06.2015 tarihinde firmaya nakletmek üzere alınan 10 adet robot muhteviyatının 42.600,00 Euro kıymetindeki emtianın nakliyesi sırasında hasarlandığı belirtilerek masrafların rücu edileceğinin belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin sigortalı şirkete ödendiği, sigortalı şirket tarafından davalı ... şirketi adına 04.08.2015 tarihinde 3.200 Euro tutarında navlun ve gümrükleme ücreti adı altında faturanın ve 04.08.2015 tarihinde 1.600 Euro tutarında demuraj bedeli adı altında faturaların düzenlenmiş olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin tahsili amacıyla fiili taşıyıcı ve taşıma organizatörü hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 12.05.2016 tarihinde 47.554,00 TL asıl alacak ve 4.240,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.794,77 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirketler tarafından takibe karşı süresinde itiraz edildiği, davacı şirket tarafından bu itiraz üzerine İİK 67 madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmış olduğu, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... AŞ şirketi tarafından 31.05.2016 tarihli 1.600 Euro bedelli ve 30.09.2016 tarihli 1.600 Euro bedelli faturaların tahsili amacıyla birleşen dosyada davalı sigortalı şirket ... Ltd şirketi hakkında Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatığı takip tarihinin 05.10.2016 olduğu, davalı şirket tarafından takibe karşı itiraz edildiği, davacının ise İİK'nın 67.maddesi gereğince iş bu dosya ile birleştirilen Bakırköy 5.ATM'nin 2018/1368 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, mahkemenin 20.05.2019 tarihli kararı ile dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesi ile her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 166. maddesinde; davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, birleştirme kararının ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği, bu kararın diğer mahkemeyi bağlayacağı ifade edilmiştir. Somut olayda, birleştirme kararı verilen ilk davanın açılış tarihi 25.05.2017 olup birleştirme kararı verilen davanın açılış tarihi ise 28.12.2018'dir. Dava konusu talepler aynı taşımaya ilişkin olup, dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan, birleştirme sonucunda aynı dosya üzerinden yargılama yapılara karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu sebeple birleşen davanın davalı vekili tarafından birleşmeye yönelik yapılan istinaf nedeni yerinde görülmeyerek işin esasının incelemesine geçilmiştir.03.01.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının müracaatı ile düzenlenen 03.12.2015 tarihli sigorta ekspertiz raporuna göre, 29.06.2015 tarihli İngiltere taşıma başlangıcı olduğu, 01.07.2015 tarihinde hasar bildirildiği, 47.554,23 TL hasar zararının belirlendiği, hasar tespitinin % 10 bedel artış farkı eklenmeksizin EX-W çıkış fiyatına göre malın kıymetinin ve hasarın CMR 23.madde hükümlerine uygun belirlendiğinin anlaşıldığı, öte yandan nakliye esnasında araç içi çekilen ekli fotoğrafa istinaden hasarın yakın nedeninin sürücü hatası, muhtemelen ani fren olduğu kanaatinin belirlendiği, hasar sebebi olarak rapor edildiği, sigorta ekspertiz raporunda atıf yapılan ani frenlemenin taşıma süreçlerinde olağan trafik seyrinde sıklıkla başvurulan manevra olduğu, ani frenleme değil esasen ani frenlemeye dayanıksız ambalaj ve yükleme hatalarının hasar sebebi olmadıklarının hususlarının raporda aydınlanmadığı, dosyaya sunulan ..-... Sigorta ekspertiz raporunda ise, malın fabrika çıkışının EX-W değerinin 42.600,00 Euro olduğu, brüt 15.500 Kg olarak taşımaya alındığı, hasar zararının 16.545,00 Euro olduğu, hasarlı mal brüt ağırlığının 13.950 Kg olduğu, 10 adet robotik aksamın 26.06.2015 tarihinde taşımaya alındığı, yükün ambalajsız taşımaya verildiği, yükün niteliğinin ambalaj gerektirdiği, ambalajsız ve mutad seyir ve trafik şartlarında firenlemeye uygun olmayan sabitlemeden kaynaklı hasar olduğu, normal kara yolu taşıma süreçlerinde virajlar-eğimler-yol şartları-trafik gibi hususların normal trafik durumları olduğu, robotik aksamın olağan taşıma vasıtasıyla değil, özel taşıma şartlarında taşınması gereken emtialardan olduğu, fotoğraflardan hasarın taşıma süresince ancak taşıyıcının sorumluluğu dışında sebeplerle meydana geldiğinin rapor edildiği, davacının sigortalısına ibraname, mutabakatname, tazminat makbuzu başlıklı belgeye göre 47.554,00 TL ödeme bakımından temlik alarak halefiyete haiz olduğu, davacı ödemesinin banka aracılığıyla 16.12.2015 tarihli olduğu, CMR Konvansiyonunun 17/1.maddesine göre taşımacının yükü teslim aldığı andan bunların kısmen veya tamamen kaybından doğacak hasardan sorumlu olduğunun düzenlendiğini, 17/2.maddeye göre, taşıyıcının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe, eşyaya gelen hasarın tazmin borcu altında olduğunu, somut olayda, davacının sigortalısının malı EX-W satın aldığı, davalı tarafla sözleşmeyi yaptığı, bu sebeple taşıyıcıya hususi olarak yükün EX-W olduğunu bildirerek bu teslim şekline göre işi vermiş olsaydı, bu durumda gönderen için gerekli görevleri taşıyıcının da yapmasının üstlenilmiş olabileceğini, ancak dosyada davalının yükü teslim şekline göre taşımayı aldığına dair bir tespitin olmadığını, bu nedenle bu görevleri taşıyıcının üstlendiğinin söylenemeyeceğini, bu durumda davalının denetleme, uyarma ve durumu bildirme yükümlülüğü dışında sorumlu olmayacağı, müterafik kusur değerlendirmesi sonucuna varıldığı, aracın ani fren yapması, yolda hızlı veya yavaş seyir etmesi, yol şartları istifi ve yükü bozuyorsa bu taşımadan ziyade taşıma başlangıcında gönderen tasarruf alanında eylemlerden kaynaklandığı, bu nedenle asli ve % 75'ten az olmayan kusurun sigortalı % 25 veya daha az takdir olunacak kusurun ise davalı tarafta olduğunun söylenebileceği, % 25 kusur oranı değerlendirmesine göre, davacının 11.888,50 TL davalılardan rücu edebileceği, sonuç olarak davacının aktif husumet ehliyetinin olduğu, davalı yana süresi içerisinde hasar ihbarının yapıldığı, bir nolu davalının taşıma organizatörü, iki nolu davalının ise taşıyıcı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu, davalının taşıma süresine yükün niteliği, ambalajsızlık ve yükleme hataları ile nezaret yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanan % 25 kusuru ile müterafik kusur izafe edilebileceği belirtilmiştir.Taraflarca rapora karşı beyan ve itirazda bulunulmuştur. 12.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporlarında; mahkeme görevlendirmesi gözetilerek yapılan ek inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, asıl dava açısından her iki taraf itirazının da özünde müterafik kusur oranları bakımından olduğu, kök rapor değerlendirme ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir tespit ve değerlendirmede bulunulmadığı, birleşen dava bakımından; davacısı ... ile davalısı ... firmaları arasında davacı cari hesap ekstresine göre farklı taşımalar olduğu iddiası izlenimi oluştuğu, bu durumda, 1.600 EURO bedeli fatura konusu araç ve taşıma işini davacısının ayrıca ispat etmesi gerektiği, davacının iddiasının ayrı bir taşıma değil de aynı taşımada meydana gelen menfi zararlarının tazmini için düzenlenmiş fatura olduğu değerlendirilecek olursa, bu defa davacının zararının ispatı gerektiği, ifa edilmeyen taşımadan ücret talep edilemeyeceği, taraflar arasında sadece bir taşıma yapıldığı ve bedelinin 3.200 EURO olduğu, bundan bakiye 1.600 EURO tahsil edilemediği kanaatine varılması halinde ise, kusur oranı düşülerek, davacının bakiye 800 EURO alacaklı olabileceği belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporu ve ek rapor; dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Dava konusu emtianın İngiltere'den İzmir'e taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. İngiltere'den İzmir'e, endüstriyel kaynak robotu ve aksamı emtiasının taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı ve emtianın gönderenin deposunda sağlam olarak davalı taşıyıcıya teslim edildiği, ancak yükün ambalajsız taşımaya verildiği, yükün niteliğinin ambalaj gerektirdiği sabittir. Emtianın taşınması sırasında, araç üzerinde emtianın hasarlandığı belirlenmiştir. Davacının sigortalısı malı EX-W satın almıştır. Ancak, taşıyıcıya hususi olarak yükün EX-W olduğunun bildiriminin yapıldığına dair bir tespit mevcut değildir. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, taşınan emtiada meydana gelen hasarın, aracın ani fren yapması, yolda hızlı veya yavaş seyir etmesi, yol şartlarının yükü bozmasının taşımadan ziyade, taşıma başlangıcında gönderen tasarruf alanında eylemlerden kaynaklandığı, sigortalının taşıyıcıya emtianın EX-W satın alınmış olduğunu ve yükün teslim şekline dair taşıyıcıya bilgi vermediği, buna dair bir tespitin yer almadığı, bu sebeple bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde ifade edildiği üzere, tarafların taşımada müterafik kusurunun değerlendirilmesi yerinde görülmektedir. Bu nedenlerle, tarafların kusur oranına dair, istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Birleşen davada kabul edilen miktar ise taraflar arasında gerçekleştirilen taşımadan dolayı hasar neticesi emtiaların araç üzerinde bekletilmesi ve geri dönüş ek masrafları için düzenlenen 1.600 Euro tutarlı fatura alacağıdır. Fatura bedelinin % 25 kusur oranına isabet eden bakiye 800 Euro alacağın kabulü, bilirkişi ek raporuna ve dosya kapsamına göre isabetli görülmiştir. Diğer taraftan, alacak yargılama neticesinde tarafların kusur oranı nispetinde belirlendiğinden, İİK'nın 67.maddesi gereğince, likit ve bilinebilir kabul edilemeyeceğinden, mahkemece kabul edilen asıl alacak yönünden icra inkâr tazminatının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl davada davacı vekilinin, birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının ve birleşen davada davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, 2-Asıl davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının asıl davada davacıdan tahsiline,3-Birleşen davada davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının birleşen davada davacıdan tahsiline,4-Birleşen davada davalı ... Şirketi vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 318,34 TL istinaf karar harcının birleşen davada davalıdan tahsiline, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,7-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaaf incelemesi sonucunda, 23.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.