İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/85 E. 2023/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/85
Karar No
2023/768
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/85 Esas KARAR NO : 2023/768 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2023 KARAR TARİHİ : 05/09/2023 GER. KARAR TARİHİ : 14/09/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca 20.06.2022 Tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası üzerinden ... hakkında ticari ilişkileri sebebiyle olan alacakları sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı 01.07.2022 tarihinde, "icra takibine, borca, takipten önce işlemiş faize, faiz oranına ve tüm fer'ilere" itiraz ederek takibi durdurduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olduğunu, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu alacak likit olup davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan; icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı asil, borç konusu olan likit alacağı ifa etmeyip müvekkilin icra takip talebine itiraz ederek haklı alacağına kavuşmasını engellediğini, müvekkilinin huzurdaki davaya ve icra takibine konu olan alacağı, davalı ile arasındaki cari hesaptan kaynaklanmakta olduğunu, işbu sebeple borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olduğunu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının haklılığı zuhur edeceğini, davalı, müvekkiline borçlu olduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, neticede icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz eden ve borcunu ödemeyen davalının itirazının iptali ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yetkinin İstanbul Mahkemelerinde bulunduğunu, dava konusu yapılan icra dosyası İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası olduğunu, bu dosyanın davası İstanbul Adliyesinde görülebileceğini, Bakırköy mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın süresinde açılmadığını, itirazın iptali davası açmak için İİK 67/1 de tanımlanan sürenin geçirildiğini, davacının itirazın iptali davası açma hakkı bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, takipten önce faiz istenemeyeceğini, borcu kabul manasına gelmemek üzere, müvekkili temerrüde düşürülmediğini, icra takibinden önce faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, neticede haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/08/2023 tarihli raporda; "Davacı 2021 yılı Ticari Defterinde; Davacı ile Davalı Arasındaki Ticari İlişkinin 2021 yılında Başladığı, Davacı 2021 yılı Ticari Kayıtlarında; Davacı tarafından Davalıya toplam 87.293,49 TL(KDV dahil) bedelli fatura tanzim edilerek Davalı hesabına borç kaydedildiği, 2021 yılında Davalı tarafından 8.186,01 TL bedelli tanzim edilen faturanın, girişi yapılarak Davalı alacağı olarak İşlendiği, 2021 yılında Davalıdan 18.457,97 TL Banka/Havale yolu ile tahsilat yapılarak, Davalı alacağı olarak işlendiği, 2021 yılında Davalıdan 60.000,00 TL Çek Mukabilinde tahsilat gerçekleştirilerek Davalı alacağı olarak işlendiği, 02.06.2021 itibarı ile Davacının Davalıdan 649,51 TL alacaklı olduğu, Tespit edilmiştir. 2022 yılında Davacı ile Davalı arasında ticari ilişkinin devam etmediği, incelenen ticari kayıtlardan anlaşılmıştır. Neticeten ; İera Takip Tarihi İtibariyle (09.06.2022) Davacının Davalıdan 649,51 TL alacaklı olduğu Tespit edilmiştir. 3) Davalı ... A.Ş ticari defter kayıtlarının incelenmesi; Davalı tarafından Ticari Defterleri İbraz Edilmemiştir. 4) Davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz yönünden incelemeler; Davacı tarafından icra takibinde takip öncesi işlemiş faiz olarak 111,14 TL talep edilmiştir. Dosya münderecatında davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir ispat vasıtası görülmemekle, Davacının takip tarihi öncesine ilişkin işlemiş faiz talep edemeyeceğinin, takdiri Sayın Mahkemenizindir. Sayın Mahkemenizce görevlendirildiğim çerçevede, davalı tarafından herhangi ticari defter ve belge ibraz edilmemesi nedeniyle, tek taraflı yapılan incelemelerde, davacı tarafından ibraz edilen ticari defter, belgeler ve dosya münderecatının incelenmesi neticesinde; 1) Davacı 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, süresinde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliği Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, 2) Yukarıdaki ayrıntılı tespitler ışığında; a) Davacı tarafından, 22.06.2022 tarihinde T.C. İstanbul ... . İcera Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı ....'e ödeme emri gönderildiği, 649,51 TL Asıl Alacak + 111,14 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 760,65 TL Asıl Alacak'ın yıllık »015,75 oranında Ticari faizi ile tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiği, b) Yapılan Mali incelemeler çerçevesinde, önceki bölümde detayları ile arz edildiği üzere Tarafların 2021 yılında başlayan ticari ilişki çerçevesinde Davalının, Davacı tarafından düzenlenen faturalara itiraz etmemesi ve düzenlenen faturalara istinaden ödeme yapmış olması sonucunda ortaya konan sebepler çerçevesinde HMK. m. 222 hükmü uyarınca defterlerin takdiri delil oluşturması gibi hususlar dikkate alındığında; davacının icra takibine konu alacak oranında davalıya borçlu olduğu, c) Davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde Davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti * nin, Davalı ...'den 649,51 TL Alacaklı olduğu, d) Davacı alacağının kabulü halinde, icra takip tarihinden önce her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, icra takip tarihinden sonra talep edilen 415,50 faiz oranının, 3095 Say. Kanunla tacirler arasında uygulana faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu, e) Davacı alacağının kabulü halinde, icra takip tarihinden önce her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, icra takip tarihinden sonra talep edilen 415,75 faiz oranının, 3095 Say. Kanunla tacirler arasında uygulana faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu, Sonuç ve kanaatlerine ulaşılmış olup; hukuki tavsif ve nihai kanaat tamamen Sayın Mahkemenize ait olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 649,51-TL fatura alacağı ve 111,14-TL işlemiş faiz olmak üzere 760,65-TL toplam alacağının % 15,75 ticari faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 649,51-TL'dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerini dosya içerisine sunmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında alım - satımına ilişkin yazılı olmayan bir sözleşmenin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişi ...' ın hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde; - Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılında başlamış olduğu, davacı tarafından davalıya toplam 87.293,49 TL' lik fatura düzenlendiği, davalının kısmi ödemeler yaptığı, takip tarihi itibariyle davacının 649,51 TL alacağının olduğu görülmüştür. Kural olarak, faturaların tebliğ edildiğinin ve malın teslim edildiğinin ispat yükü davacı üzerindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, davacı tarafça bu aşamada fatura, mal teslim - hizmet olgusunu ispatının artık gerekmeyeceği, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 Tarih ve 2020/1170 E. - 2020/1325 K. Sayılı ilamı.), davalının ticari defter ve kayıtları sunmayarak ispat yükünü kendi üzerine aldığı kabul edilmiş ve yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunmadığı, bu sebeple davalının davacıya 649,51 TL borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 649,51-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Alacağın %20 si olan 129,90-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 385,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından sarf edilen/edilecek bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.099,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 649,51-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/09/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/85, K. 2023/768, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-85-e-2023-768-k-69e501c85c51