İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/414 E. 2023/512 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/414
Karar No
2023/512
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2023/414 Esas KARAR NO :2023/512 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/08/2022 KARAR TARİHİ:12/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü'ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi mevcut olup mutabakatlarda da görüldüğü üzere davacı şirketin cari hesaptan kaynaklı 21.084,79 EURO ve 4.582,09 USD alacağı mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası kapsamında 21.084,79 EURO ve 4.582,09 USD olmak üzere icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin defterleri ve belgelerinde, dosyaya sunulu fatura ve cari hesap, davalı şirket tarafından borcu kabul ettikleri sabit olan kendileri tarafından her yıl gönderilen mutabakat mektupları ve yazışmalardan; davalı şirketin açık bir şekilde borcunu kötüniyetle öteleyerek ödenmediğini, ödemenin kasten sürüncemede bırakıldığı anlaşıldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamını, borçlunun itirazında haksız olduğu sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, sunulan sözleşme ve zeyilnameler uyarınca davalı şirket tarafından ... Gemi, ... tersanelerinde 2005-2009 yılları arasında inşa ettirilen çeşitli kimyasal tanker ve römorkör inşa projelerinin tüm makine montaj işlerinin yapılmasını üstlendiğini, davacı üstlenmiş olduğu bu işlerin bir kısmını gereği gibi ifa etmediğini, bu nedenle davalı şirket hatrı sayılır miktarda zarara uğradığını, davacının eksik ve kusurlu ifa ettiği işler sebebiyle davalı kendi müşterisinin zararlarını tazmin etmek zorunda kaldığını, üstlendiği işi gerektiği gibi ifa etmeyen davacının ayıplı iş nedeniyle herhangi bir ücrete hak kazanması söz konusu olamayacağından davacının davalı şirketten hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık deniz ticaretine ilişkin olup davaya bakmakla görevli mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğine dair tartışma görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne ait olduğunu, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup bu itibarla huzurdaki davanın, öncelikle görev itirazı doğrultusunda reddi ile görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, eser sözleşmesinden doğan alacaklar, EBK m. 126 (TBK madde 147) uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olup davacının dava konusu isteminin zamanaşımına uğradığını, davacının davasının sırf bu nedenle reddi gerektiğini, davacının hesap mutabakatına dayandırdığı hukuki neticelerin huzurdaki somut uyuşmazlık bakımından cereyan etmesi mümkün olmadığını, usulüne uygun olarak yapılmış bir hesap mutabakatı da olmadığını, yetkili imzasını taşımayan herhangi bir kaşe içermeyen mutabakatlar davalı şirket açısından bağlayıcı olmadığını, davacının sözleşmeye uygun ifa etmediği işler sebebiyle davalı şirket yüklü miktarda tazminat ödemek zorunda kaldığını, davacının sözde alacak talebine karşı takas - mahsup definde bulunduğunu, takas -mahsup def'i dikkate alındığında davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, bilakis davalı şirketin davacıdan alacaklı olduğu anlaşılacağını, taraflar arasındaki sözleşmelerde davalı şirketin ticari defterlerinin kesin delil olduğu yönünde delil sözleşmesi yapıldığını, davacı davalı şirketi borca itiraz etmekte kötüniyetli olmakla itham ettiğini, ancak bu iddianın bizatihi kendisi kötü niyetli olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın ve .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali isteminin reddini; haksız ve kötüniyetli davacı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih ve ... sayılı görevsizlik kararı sonrası davacı vekilinin 10/07/2023 tarihli gönderme talepli dilekçesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği ve eldeki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, taraflar arasındaki gemi yapım ve montajına yönelik eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye cari hesap alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın mahkememizin görevli bulunup bulunmadığı, davalı vekilinini zaman aşımı itirazının yerinde olup olmadığı, davacı tarafından üstlenilen edimlerin sözleşmeye uygun olarak ifa edilip edilmediği, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, buna bağlı olarak davalı zararının oluşup oluşmadığı, takas mahsup definin yerinde olup olmadığı ile neticede var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında, davalının talimatları doğrultusunda 2005-2009 yılları arasında ... Gemi, ... tersanelerinde inşa ettirilen bir kısım kimyasal tanker ve römorkör inşaası projelerinin tüm makine montaj işlemlerinin davacı tarafından yapılması hususunda anlaşma bulunduğu, bu işler nedeni ile davacı tarafından düzenlenen faturalardan bakiye cari hesap alacağının tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından ise davacı tarafından üstlenilen işlemlerin gereği gibi ifa edilmediğinden bahisle uğranılan zarar nedeni ile davacının ücrete hak kazanamadığı belirtilerek takas-mahsup definde bulunulmuştur. Mahkememiz 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. TTK'nun 5.maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5.maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Davacının, davalı tarafından inşası yaptırılan gemilere makine montaj işlerini yerine getirdiği, davaya konu alacağın da bu işlemlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmelidir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararları da bu yöndedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD. 2020/1152 E. ve 2020/965 K.,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. 2022/934 E. ve 2022/1024 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD. 2022/2089 E. ve 2023/848 K., 2022/2512 E. ve 2023/1222 K.,) .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih ve ... gerekçesinde alacağın TTK 1352/1 maddesi gereğince deniz alacağı olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmişse de; bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması TTK 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenen gemilerin ihtiyati hacizi bakımından aranan bir koşul olup TTK 1352 maddesine dayanan ihtiyati haciz taleplerinde Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevlidir. Ancak, alacağın deniz alacağı niteliğinde olması, bu alacağın tahsiline ilişkin esas dava bakımından da Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Zira, TTK'nın 1352. Maddesi (o) bendine göre gemi adamlarının gemide çalışmaları dolayısıyla kendilerine ödenmesi gereken ücret alacağı deniz alacağı niteliği olmakla birlikte, alacak hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından, bu nitelikteki alacağın tahsiline ilişkin esas davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi veya İş Mahkemesidir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.05.2016 tarihli ...sayılı kararı) Dolayısıyla her türlü deniz alacağı ile ilgili esas dava bakımından Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğunu söylemek mümkün değildir . Sonuç itibariyle; mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkememizin görevsiz bulunduğu anlaşılmıştır. Davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK'nun 4/1.maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaati ile mahkememizin karşı görevsizliğine, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli bulunduğunun tespiti ile, karar istinaf edilmeden kesinleştiği taktirde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespiti ile mahkememiz kararının yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın, HMK. 21/C maddesi delaleti ile 5235 sayılı yasanını 36/2. Maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 3-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/414, K. 2023/512, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-414-e-2023-512-k-b9662d588540