İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/111 E. 2025/469 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/111
Karar No
2025/469
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :2020/ KARAR NO :2025/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALILAR:1- 2- 3- 4- 5- 6- VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2020 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili, davalılardan ...’un 20.06.2012-14.10.2019, ...’nın ise 07.10.2015-14.10.2019 tarihleri arasında müvekkil şirkette proje sorumlusu olarak iş sözleşmesi ile çalıştıklarını, bu iki davalının müvekkili şirkette bulundukları pozisyon gereği, işleyişi devam eden projelere ilişkin ..., sır kapsamında ticari ve teknik bilgi, fiyat listesi gibi şirket bünyesinde korunması gereken ve gizli tutulan bilgileri bilen iş sorumlusu kişiler olduklarını, davalı ... müvekkili firmada çalıştığı tarihte, müvekkilinin birlikte iş yapmak için teklif sunduğu ... firması ile görüşmeler yaptığını, bu görüşmeler neticesinde müvekkil firma için 2.127,448,28 Euro teklif verdiğini ve bu rakamın daha altına inilmemesi gerektiği yönünde müvekkil şirket yetkililerine yazılı beyanda bulunduğunu, ancak, müvekkil şirket yetkililerinden gizli ve habersiz şekilde, yine iş akdi sona ermeden kendilerinin kurduğu davalı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti için teklif vererek kendi nam ve hesaplarına işi aldıklarını, davalı şirketin kuruluş tarihi 31.07.2019 tarihi iken, davalı şirket ortakları ... ve ...'nın müvekkili firmadan ayrılış tarihlerinin 14.10.2019, ... 18.10.2019, ...’ın ise 31.10.2019 tarihi olduğunu, davalıların, müvekkili şirket bünyesinde çalıştıkları tarihte kendi nam ve hesabına kar sağlamak amacı ile müvekkil şirket ile aynı faaliyet konusu ile meşgul olan davalı şirketi kurduklarını ve bu durumu müvekkil şirketten sakladıklarını, davalı şirket kapsamında davalılar ... ve ..., müvekkil şirketin müşteri portföyünü ve işleyişe ilişkin bildikleri tüm ticari bilgi ve sırlarını kullanarak, müvekkil firmanın işlerini yürüttüğü bir firma olan ... ile görüşmek için ...'ya gittiklerini, bu süreçte iş sözleşmeleri müvekkil firma ile hala devam etmekte olup görüşme için yapılan tüm harcamalar müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ticari ve ekonomik anlamda birçok iş yürütülen ...'e müvekkili şirkete ilişkin on beş işçinin ayrıldığını ... Departmanında çalışacak kimsenin kalmadığını beyan ederek asılsız ve mesnetsiz iddialarda bulunduklarını, fiyat teklifi verilen .... ... firmasına kurmuş oldukları şirket üzerinden kendi nam ve hesaplarına fiyat teklifi vermeyeceklerini söylemiş ve LOI(ilgilenme mektubu) aldıklarını, müvekkili firma adına fiyat teklifini bizzat ...’un verdiğini, akabinde fiyat teklifini çalışanı oldukları firmamız teklifini yukarıda bırakarak, iskonto ile bahsi geçen işi kurmuş oldukları davalı şirket adına aldıklarını, davalı ... 06.05.2015/ 29.08.2019 & 02.09.2019/31.10.2019 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalışmış ve işten ayrıldıktan sonra 05.11.2019 tarihinde sosyal medyada ... Mühendislik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti’de çalışmaya başladığını bildiren bir paylaşımda bulunduğunu, davalı ... ise 09.07.2018 /18.10.2019 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalıştığını, davalılar hakkında eylemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/09725 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davalı şirket adresinde arama yapıldığını, aramada tüm ortaklar ve çalışanların(tüm davalıların) şirkette olduğu, müvekkili firma ile ilgili olduğu anlaşılan çok sayıda dijital belge ve dosyalara el konulduğunu, davalı ... ... askerlik öncesi 05.12.2013-26.01.2018, askerlik sonrası 11.03.2019-06.12.2019 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, davalıların imzaladığı iş sözleşmesinde, gizlilik ve sır saklama yükümlülüklerini ihlal ettiklerini ileri sürerek davalılarınnın fiilinin haksız rekabet olduğunun tespiti ile haksız rekabetinin önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 100.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminata haksız rekabetin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, kararın kesinleşmesinden sonra haksız rekabetin önlenmesi hususunun Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetesinde ilan ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilleri ile davacı arasındaki iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, iş sözleşmesi devam ederken rekabet yasağına aykırı davranıldığı iddia edildiğinden TTK m.55 vd hükümlerin uygulanamayacağını, müvekkilerinin işten ayrıldıktan sonra davalı şirket organizasyonu içinde yer aldıklarını, müvekkili şirketin yurt dışındaki firmaya sunmuş olduğu fiyat teklifinin davacı şirketin teklifinden farklı olduğunu, müşteriye verilen tekliflerin ... () raporlarının hiçbirisi müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından hazırlanmadığını, teklif hazırlama, müşteriye teklifi verme hususunda inisiyatif sahibi olmadıklarını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Davacı, davalılar ... ve ...’nın davacı şirkette proje sorumlusu olarak iş sözleşmesine dayalı olarak çalıştıkları dönemde, davacı şirket adına ... firması ile görüşmeler yaparak fiyat teklifi verdiklerini, aynı zamanda davacı şirket ile iştigal konusu aynı olan ve davacı şirketten gizli şekilde kurmuş oldukları davalı ... Mühendislik.. Ltd. Şti adına teklif verdiklerini, bu teklifin davacı şirketin teklifi ile birebir aynı olup, yalnızca bedelde iskonto uygulandığını, böylece yurt dışındaki müşterinden işi davalı şirketin aldığını, ayrıca yurt dışında ... firması ile görüşmeler sırasında, davacı şirket hakkında işçilerin ayrıldığı, departmanında çalışacak kimsenin kalmadığı şekilde asılsız ve dayanaksız iddialarda bulunarak davacı şirketi kötülediğini, diğer davalıların da davacı şirket çalışanı olup birlikte heraket ettiklerini, nitekim davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başladıklarını iddia ederek haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalılar ise, davanın reddini savunmuştur.4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrasında, Kanun'un 4. maddesindeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanun'un uygulanacağı belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesinde ise iş mahkemelerinin, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere bakacağı hüküm altına alınmıştır. Bunların yanında hizmet akdinin devamı sırasında meydana gelen bir sadakatsizlik, ister bir sözleşme ile düzenlensin ister yasayla düzenlensin, iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır (...'nun 29.02.2012 tarih ve 2011/11-781 Esas, 2012/109 Karar, 09/03/2016 tarih ve 2014/- Esas 2016/ Karar sayılı ilamları).Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya kapsamında davacı tarafça davada ileri sürülen iddialar iş akdi sırasında başlayan ve bu dönemde gerçekleşen eylemlere dayanmakta olup, davalıların davacı şirketle hizmet ilişkisi devam ederken diğer davalı şirketle beraber davacı şirketin zararına ve iş sözleşmesine aykırı olarak haksız rekabette bulunduklarını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, diğer deyişle davalıların haksız rekabete yol açtığı bildirilen eylemlerinin davalı gerçek kişilerin davacı şirkette hizmet akdi ile çalıştığı sırada başladığı iddia edilmiştir. Gerçekten de dosya kapsamına bulunan belgelerden ve özellikle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/ sayılı soruşturma dosyasında alınan rapor ve ... 3.Asliye Ceza Mahkemesininin 2020/... E. sayılı ceza dosyası gözetildiğinde, davalıların davacı şirkette iş akdine dayalı olarak çalışmaktayken, istifa etmek suretiyle iş akitlerini bildirim önellerine uymak suretiyle feshettikleri, bildirim önellerinin sonuna kadar iş sözleşmesinin bütün hak ve borçları ile birlikte devam ettiği, bildirim önelleri sonu olan 14.10.2019 tarihinde, davalı ... ve ...’un; ...’ın 18.10.2019; ... ...’nin 06.12.2019 ve ...’ın 31.10.2019 tarihi itibariyle davacı şirketten ayrılmış oldukları, davalılardan ... ve ...’un davacı şirkette iş akdi devam ederken, 18.06.2019 tarihi öncesinde, davalı şirketi kurmak için hazırlıklara başladıkları, internetten şirket ismine ... alındığı, e-mail hesapları oluşturdukları, bu e-mail hesaplarından birbirleri ile irtibat kurdukları ve davacı şirketin yurt dışındaki müşterisi ... firması ile iletişime geçtikleri, davacı şirkete rakip davalı şirketin 31.07.2019 tarihinde kurulduğu, davalıların birlikte hareket ettikleri ve kurulan davalı şirketin organizasyon şemasında yer aldıkları, davalı şirket adına hareket ettikleri şeklinde tespitler bulunmakla; buna göre, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin devam ettiği zaman dilimi için de davalılarının haksız rekabet ettiğinin iddia edildiği, davacı ile davalılar arasında 4857 sayılı Kanun kapsamında işçi-işveren ilişkisi olduğundan somut uyuşmazlık bakımından görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Nitekim ... 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2017 Tarih , 2016/ Esas 2017/ Karar sayılı ilamında da aynı hususlara yer verilmiştir. Her ne kadar, davalı şirkete yönelik açılan dava bakımından TTK m.55 vd hükümlerine dayalı haksız rekabete dayalı olarak davaya bakma görevi iş mahkemesine ait değil ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesinin düzenlendiği, buna göre hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu, aynı Kanun'un 166. maddesinde de bağlantılı davaların birleştirilebileceğinin öngörüldüğü, ...'nın 14.02.2019 tarih, 2017/ Esas, 2019/ Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere bağlantılı davaların daha özel nitelikteki mahkemede görülmesinin, göreve ilişkin usul kurallarına uygun düşeceği hususları birlikte değerlendirdiğinde, bu yönden de davaya iş mahkemesinde bakılması gerektiği kabul edilmiştir. Nitekim ... 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/- E.K. sayılı ilamında da, esasında iş mahkemesinin görevinde olmayan bir davanın, iş mahkemesindeki dava ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde, özel görevli iş mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. O halde mahkememizce, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak davaya bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme İŞ MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/111, K. 2025/469, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-111-e-2025-469-k-f728c134e597