İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/10 E. 2025/244 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/10
- Karar No
- 2025/244
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/10 Esas - 2025/244 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/10 Esas KARAR NO : 2025/244
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ile yaptığı ticaret sonucunda muhtelif tarih ve bedeldeki faturaları davalıya gönderdiğini, faturalarda yer alan alacakların davalı tarafından ticari defterlerine kaydedildiğini, gecikme ile ödemeler yapıldığını, ödemelerdeki gecikme nedeniyle zor durumda kalan müvekkilinin 13/07/2016 tarihinde davalıyı ödemeleri zamanında yapması konusunda ihtar ettiğini, ancak 24/09/2016 tarihinde tanzim edilip davalıya gönderilen 7.000.000,00 TL bedelli faturadaki alacağın büyük bir kısmının uzunca süre ödenmediğini, mezkur davaya konu edilen 158.856,21 TL ise hiç ödenmemiş olduğunu, bu nedenle ... 5. İcra Dairesinin 2019/11511 sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibine başlandığını, dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin 27.02.2019 tarihli anlaşmazlık ile sona erdiğini ve davalı şirket tarafından 04.09.2019 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, kesin vadede yapılmayan ödemeler sebebiyle faiz ile karşılanamayan aşkın zararlara ve kesin vade tarihinden kısmi ödeme tarihlerine kadar işlemiş ticari temerrüt faizine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmemiş kesin fatura bedeli 158.856,21 TL'nin 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin ticari faaliyette bulunduğu merkez adresinin .../İstanbul olduğunu, kanunun emredici düzenlemesi karşısında işbu dava açısından yetkili mahkemenin İstanbul (anadolu) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulmadan ikame edilen işbu davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, icra takibinde yetkili mahkemenin ... İcra Müdürlüğü olduğunu, taraflar arasında davalının iş sahibi, davacının müteahhit sıfatıyla 21/01/2016 tarihli anahtar teslim inşaat işleri sözleşmesi akdedildiğini, ancak davacının sözleşme programına riayet etmeksizin işi tamamlayarak teslim etmediğini, eksik ve hatalı imalatlar bulunduğunu, tamamlanan işlerin bedellerinin davacıya süresinde ödendiğini, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Takip dosyası, -Sözleşme - İhtarnameler, - Faturalar, -Ticari Defter ve Kayıtlar, -Mail yazışmaları, -Bilirkişi raporları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu ...(kapatılan) 5. İcra Dairesi'nin 2019/11511 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısın davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 158.856,21 TL asıl alacak ve 64.042,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 222.899,20 TL alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip usulünce başlatıldığı, ödeme emrine karşı dosya borçlusu vekilinin 04/09/2019 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ödeme emrine karşı itirazın süresinde yapıldığı ve eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyamız kapsamında gerek davalı yanın ticari defterleri bakımından bildirilen adrese binaen ... Asliye Hukuk mahkemesine yazılan talimat yoluyla gerekse yargı çevremiz içerisinde görevlendirilen bilirkişiler marifetiyle birden fazla kez rapor alınmış ise de; 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporu haricindeki raporların denetime elverişli bulunmadığı ve eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmakla; en son tanzim edilen 10/02/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmıştır. Değinilen 10/02/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı Taraf ticari defter kayıtları ve bağlı kağıtlar ile dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları ve diğer belgeler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirme sonucunda; Rapor içerisinde detayları açıklandığı üzere;1- Davacının 2016-2017-2018-2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin HMK. 222. Maddesi hükümleri gereğincesahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı hususunda takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarındaki farklılıkların tashihinden sonra, ticari defter kayıtlarında, davacının, davalıdan 25/07/2019 takip, 07/01/2020 dava tarihi itibariyle 158.856,21TL alacaklı olduğu, 158.856,21TL olarak belirlenen davacı alacağından, kayıtlara dayanak teşkil eden sigorta poliçelerinin ve ödeme dekontlarının dosya kapsamına alınması halinde, davalı tarafından ödenen 74.147,50TL sigorta poliçe tutarının mahsubu gerektiği kanaatine varılmış, bu nedenle davacı alacağı (158.856,21TL-74.147,50TL- 84.708,71) 84.708,71TL olarak hesapitespit edildiği, T.C. ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11511 E. sayılı dosyası ile 25/07/2019 tarihinde İlamsız Takipte Ödeme Emri ile 158.856,21 asıl alacak ve 64.042,99TL avans faizi olmak üzere 222.899,20TLicra takibi başlatıldığı, Davacının, davalıya, 158.856,21TL'nin ödenmesi için ayrıca ve açıkça bir ihtarı bulunmadığından temerrüt tarihinin icra takip tarihi olan 25/07/2019 tarihi olduğu, bu nedenle icra takip tarihinde yer alan 64.042,99TL avans faizinin isabetli olmadığı, 6-İtirazın İptali ve İcra İnkar ile kötüniyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda, Nihai takdir ve değerlendirme, Sayın Mahkemeye ait olmak üzere" hususları belirtilmiştir. Davalı yanın esasa ilişkin savunmaları yanında, davaya konu icra takibinde icra dairesinin yetkisine ve eldeki davada mahkememizin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür. Hemen belirtmek gerekir ki itirazın iptali davasında yetkili icra dairesine yapılmış bir icra takibi dava şartıdır. İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine, hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olması durumunda, İİK'nın 50. maddesi uyarınca mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. Zira bu yön itirazın iptali davasının dava koşullarından biridir. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ S., İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102 ). Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E., 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E., 2002/208 K.; 20.11.2002 gün ve 2002/19-900 E., 2002/994 K. sayılı kararlarında da aynı ilkelere işaret edilmiştir. Anlatıldığı üzere mahkememizce de öncelikle yetki hususu irdelenmiş ise de, taraflar arasında eser sözleşmesi nevinde akdi ilişki bulunduğu ve sözleşme konusu yapım işi adresinin (Çankaya/...) ... İcra Dairesi ve Mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 10. Maddesi doğrultusunda yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esası ele alınmıştır. Taraflar arasında; mülkiyeti davalıya ait olan "... İli, Çankaya İlçesi Karakuskunlar(Çukurambar) mevkii 29101 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat işi" için eser sözleşmesi niteliğinde akdi ilişkinin kurulduğu ihtilaf bulunmayıp, davacı yüklenici, davalı iş sahibi konumundadır. Uyuşmazlığın akdedilen sözleşmeye uygun ifanın bulunup bulunmadığı diğer bir anlatımla eksik ve kusurlu imalat bulunup bulunmadığı bunlara bağlı olarak davacı yüklenicin bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatı yükleniciye, iş bedelinin ödendiğinin ispatı ise iş sahibine düşer. Bu bağlamda, faturanın tek başına fiili imalatı yahut teslim olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği, yerleşik yargı kararlarıyla kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 15. HD. 2014/117 E. 2014/1565 K. 05.03.2014 T ilamında: "Eser sözleşmesinden doğan ihtilaflarda yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur" denilmiştir. Bununla birlikte akdi ilişki ve işe başlandığı ihtilaflı değil ise aslolan işin sözleşmeyi akdeden yüklenici tarafından yapıldığıdır. Bu yüklenici lehine bir karine niteliğindedir. (Bkz. Yaşar Engin Selimoğlu, İstisna(Eser) Söz. 1. Baskı sf. 78) Toplanılan deliller ışığında somut olay ele alındığında; Taraflar arasında; mülkiyeti davalıya ait olan "... İli, Çankaya İlçesi Karakuskunlar(Çukurambar) mevkii 29101 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat işi için 21/01/2016 tarihli "Anahtar Teslimi İnşaat İşleri Sözleşmesi" akdedildiği, işin geçici kabulünün 14/05/2016 tarihinde yapıldığı, taraflar arasında ihtilafa konu tutar bakımından ticari defterlerindeki farklılığın davalının ticari defter kayıtlarında yer alan; 18/02/2016 yevmiye tarihli, 185 yevmiye numaralı 0001 nolu poliçe açıklamalı 3.737,03TL tutarlı,18/02/2016 yevmiye tarihli, 186 yevmiye numaralı 0002 nolu poliçe açıklamalı 18.685,17TL tutarlı,18/02/2016 yevmiye tarihli, 187 yevmiye numaralı 0003 nolu poliçe açıklamalı 51.725,30TL tutarlı,02/01/2018 yevmiye tarihli, 15 yevmiye numaralı Msa Danışmanlık A.Ş. aktarım açıklamalı 5.543,39TL tutarlı, ve 19/06/2018 yevmiye tarihli, 2159 yevmiye numaralı ENJ2018000000249 nolu fatura İade açıklamalı 79.894 ,26TL tutarlı, faturaların davacı yan defterlerinde kayıtlı olmamasından ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 218.13 TL tapu harcı ile 06/03/2017 tarihli 510,81 TL elektrik yansıtma faturasından kaynaklandığı görülmüştür. Davalı yanın eksik/kusurlu ifaya konu ettiği 2159 yevmiye numaralı ENJ2018000000249 nolu fatura İade açıklamalı 79.894 ,26TL tutarlı fatura ele alındığında faturada eksik ve ayıplı olduğu belirtilen işlerin davacıya ihbar edilmediği, faturada belirtilen işlerin eksik ve ayıplı olduğuna dair her hangi bir tespit yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.Diğer yandan davalı tarafından daha önce eksik işler bakımından31/12/2017 tarihli ENJ2017000000337 nolu kdv dahil 664.766,45 TL bedelli faturayı keşide ettiği ve davacının yapılmayan işlere karşılık olarak davalı firma tarafından keşide edilen işbu ENJ2017...337 nolu 664.766,45TL tutarlı faturayı kabul ettiği, ancak eksik ve kusurlu işlere karşılık olarak davalı firmaca keşide edilen 19/06/2018 tarihli ENJ2018000000249nolu KDV dahil 79.894,26TL tutarlı faturayı, eksiklikler için daha evvelce iade faturası kesildiği gerekçesiyle kabul etmediği, bahse konu faturayı ... 38. Noterliği 26/06/2018 tarihli 18948 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya iade ettiği ve ticari defter kayıtlarına almadığı görülmektedir.Yine her iki faturanın tetkikinde; davalı firma tarafından keşide edilen 19/06/2018 tarihli ENJ2018000000249 nolu faturadaki işlerin 31/12/2017 tarihli ENJ2017000000337 nolu fatura kalemleri arasında yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen 19/06/2018 tarihli, ENJ2018000000249 nolu,KDV dahil 79.894,26TL tutarlı fatura içeriğinde yer alan eksik ve kusurlu olduğu İleri sürülen imalatların 14/05/2016 tarihinde geçici kabul heyeti tarafından tespit edilebilecek eksiklikler olduğu değerlendirilmiş ve geçici kabul heyeti tarafından böyle bir eksik ve ayıplı imalat olduğuna dair bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. 14/05/2016 geçici kabul tarihinden sonra davalı yanca böyle bir tespit yapıldığı ve bu hususun davacı yükleniciye bildirilmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan, taraflar arasındaki mail yazışmalarının da yukarıda yapılan tespitleri doğrular nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının ENJ2018...249 nolu faturaya konu ettiği eksik/kusurlu imalat savunmasını ispatlanmadığı sonucuna varılmış ve bu doğrultuda fatura bedeli olan 79.894,26TL'nin davacı yan alacağından mahsup edilmesinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 17. Maddesi gereği sigorta bedellerinin yüklenici tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı ancak üşç farklı poliçeye istinaden toplam 74.147,50 TL bedelin davalı tarafından ödendiği görülmüştür. Tarafların defter kayıtları da nazara alınarak tüm dosya kapsamınca bilirkişilerce tespit edilen tespit edilen 158.856,21TL'lik bakiye iş bedelinden davalı tarafından ödenen 74.147,50TL sigorta poliçe tutarlarının mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının 84.708,71 TL olduğu kanaat edilmiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında davacının 84.708,71 bakiye alacağının bulunduğu, ancak davalının takipten önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediği, yine eser sözleşmesinden kaynaklanan eldeki uyuşmazlıkta TTK'nın 1530. Maddesinin uygulanma koşullarınında bulunmadığı bu itibarla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gözetilerek 84.708,71 asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağının likit olmadığı gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve yine davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı istemi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; (kapatılan)... 5. İcra Dairesi'nin 2019/11511 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, takibin 84.708,71-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.786,45-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 2.692,07-TL'den mahsubu ile bakiye 3.094,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğindenreddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 2.692,07-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.746,47TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 16.300,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.570,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.870,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.791,26-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL'nin davanın kabul oranına göre 501,64-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 818,36-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025