İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/46 E. 2025/236 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/46
- Karar No
- 2025/236
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/46 Esas KARAR NO : 2025/236
DAVA : Tazminat (Bankacılık Hizmetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2019 KARAR TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık Hizmetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin ... tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı bankadan kullandığı ... TL tutarındaki kredinin banka nezdindeki ... numaralı hesabına ... tarihinde yattığını, müvekkilin ... tarihinde hesabına girdiğinde ... tarihinde saat ...'den başlayarak ... tarihi saat ...'e kadar hiç tanımadığı şahis ve firmalara çeşitli miktarlarda havaleler yapıldığını gördüğünü, hiç bilmediği kredi kartları için ödemeler yapıldığını, hesap bakiyesinin -... TL'ye düştüğünü, havalelerin yapıldığı kişiler ile müvekkil şirketin hiçbir alışverişi olmadığını, ayrıca müvekkil şirkete ait olmayan ... ile biten kredi kartına da ... TL ödeme yapıldığını, müvekkilin havale limitinin ... TL olduğunu, tüm işlemlerin banka müşterisi hesaplarına yani havale şeklinde yapıldığını, sabaha karşı yapılan havaleler için hiçbir onay kodu veya bilgilendirme mesajı gönderilmediğini, davalı bankanın güvenlik zafiyeti bulunduğunu, davalı banka yetkilileri de dahil olmak üzere adı geçenlere Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurularak .../... soruşturma numaralı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilin zararını defalarca bankadan talep etmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı bankaca kabul! edilebilir bir cevap verilmediğini, ... TL'nin haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. YANIT: Davalı banka vekilinin ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait işlemin sadece kendisinin bilgisinde olan şifrenin girilmesi neticesinde gerçekleştirildiği anlaşıldığından bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil bankanın internet bankacılığı hizmetinin uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacıya internet bankacılığıkullanım esasları güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, banka müfettişlerinin yaptığı inceleme sonucu “Şikayete konu işlemlerle ilgili tüm bilgilendirme mesajlarının ve tek kullanımlık şifrelerin şirket yetkilisi ...'ın bankamız sisteminde kayıtlı şifre telefonu olarak kayıtlı olan numarasına gönderildiği, şikayete konu vakanın bankamız kaynaklı bir güvenlik zafiyetinden ve bankamız kusurundan kaynaklanmadığı anlaşılmıştır” denildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen ceza mahkemesi dosyaları, GSM firması cevabi yazıları, bilirkişi raporları dosyamız arasındadır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; davalı banka nezdinde açılmış hesapta bulunan paranın, davacının bilgisi ve izni dışında, internet yolu ile 3.kişiler lehine yapılan ödemeler sonucu davacı yanca uğranan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı yan, zararın bankanın kusurundan ileri geldiğini; davalı ise davacıya ait müşteri numarası, kimlik numarası, şifre ve tek kullanımlık cep şifreleri ile yapılan işlemlerde davacıya ait tüm bilgiler eksiksiz olarak girildiğinden davalı bankanın kusurunun olmadığını savunmuştur. Aldırılan bilirkişi raporlarında davacıya ait kullanıcı kodu, şifre ve sms şifresinin doğru şekilde kullanılarak sisteme girildiği, ancak davacı tarafından önceden kullanılmayan dört farklı IP adresi üzerinden ve farklı portallardan defalarca giriş yapılarak gerçekleştirilmesi, işlemlerin gece yarısına yakın saatlerde başlayıp, gece yarısından sonra da devam etmesi, davacının hesabından özellikle anlık olarak düşecek şekilde işlemlerin yapılması, dava konusu 29 ayrı işlemin ardı ardına yapılması, bu işlemlerden dokuzunun aynı kredi kartına, dört havalenin aynı şahsa, üç havalenin de yine aynı şahsa yapılması, havale ve kredi karta ödeme miktarlarının piyasa şartlarının üzerindeki rakamlar olması, ödeme yapılan şahısların hiçbirine önceden hiçbir banka işleminin yapılmamış olması gibi şüphe doğuracak bir çok olayın aynı anda gerçekleştirilmesine rağmen, hesabın blokeye alınmadan işlemlere devam edilmesi, hesabın tamamen boşaltılıp hatta eksi bakiyeye kadar düşmesine müsaade edilmesi sebebiyle bankanın gerekli güvenliği sağlayamadığı belirtilmiştir. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı ilamında davacının kimlik ve banka hesap bilgileri ele geçirilerek hırsızlık ve kişisel verilere hukuka aykırı ele geçirme suretiyle internet bankacılığı işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacının hesabından lehine ödemeler yapılan kimseler ile davacı arasında herhangi bir alış veriş bulunmadığı sabit olmuştur. Buna göre davacının hesabının bilirkişi raporunda ayrıntısı ile belirtilen virüs benzeri uygulamalar ile ele geçirildiği, bunların nitelik itibariyle sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiği zira eylemin esasen davacıymış gibi hareket eden 3.kişilerce davalı bankaya karşı gerçekleştirilmiş olduğu, davalının bilirkişi raporunda ayrıntısı ile izah edildiği şekilde sabaha karşı yapılan 29 ayrı işleme hayatın olağan akışına uygun olmamasına rağmen izin vermesi, şüpheli işlemler olduğu açı olmasına rağmen davacı müşterinin hesabını blokeye almaması, gerekli güvenlik prosedürlerini gerçekleştirdikten sonra hesabı geri açması gerekirken bu yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmakla aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmeyerek davalının tam kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmıştır. Her ne kadar raporda davacının kişisel bilgilerini koruyamadığına ilişkin belirlemeler de yer almış ise de; davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmede davalının davacı hesabındaki parayı özenle koruma yükümlülüğü bulunduğu, kaldı ki eylemin yukarıda da izah edildiği üzere davacıya karşı değil, davalıya karşı gerçekleştirilmiş olduğu, davalının virüs ve benzeri uygulamalara karşı gelişmiş güvenlik önlemleri almakla yükümlü olduğu nazara alındığında davalının kusurunun davacının kişisel bilgilerinin ele geçirilmesi eylemi ile illiyet bağını kesecek yoğunlukta olduğu vicdani kanaatine varılarak, davacıya kusur atfedilmemiştir. Ceza mahkemesi dosyasının kesinleşmesi ise dosya kapsamında davalının gerekli güvenlik önlemlerini aldığına dair savunmasını destekleyen hiç bir delil bulunmaması nazara alınarak usul ekonomisi dikkate alınarak beklenmemiş, ceza dosyasındaki deliller resen ele alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Aynı yönde Yargıtay 11. HD 2020/6086 Esas, 2021/4781 Karar) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE ; ... TL nin ... tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 27/03/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır