İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/902 E. 2025/1152 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/902
Karar No
2025/1152
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/902 Esas KARAR NO : 2025/1152

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2013 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin patenti kendine ait ürünler üretip sattığını, tek satıcının kendisi olduğunu, müvekkilin davalıya bu ürünleri sattığını, ürünlerin teslim edildiğini, ancak davalının satın alıp kullandığı ürünlere ait fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu,bu sözleşmenin 06/08/2012 tarihinde feshedildiğini, davacının kendilerine hayali 537.352,50 TL miktarlı ve 125.753,48 TL miktarlı fatura tanzim ettiğini ve bu faturalardan ilkinin tebliğ edilmediğini, diğerine de itiraz edilip iade edildiğini,davacının tebliğ ettiği 06/10/2011 tarihli fatura gereğince 89/1 ihbarı nedeniyle davacının borcuna karşılık İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına ödendiğini,davacının düzenlediği faturaların bayilik sözleşmesine aykırı düzenlendiğini savunarak davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Dava konusu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyadasında; davacı tarafça, 06.09.2012 Tarih 537.352,50TL bedelli ... sıra nolu fatura ile 26.11.2012 tarih 125.753,00TL bedelli ... nolu faturaya konu alacağın (toplam 663.105,00TL'nin takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) tahsili talebi ile ilamsız takip başlatılmış, ödeme emri 15.01.2013'de davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafça 21.01.2013'de süresinde takibe itiraz edilmiştir. Davacı, davalıya satılıp teslim edilen ürünlere ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptalin istemiştir. Davalı ise, davacı iddialarını kabul etmediklerini, davacının kendilerine hayali faturalar düzenlediğini, takibe konu iki faturadan birisinin kendilerine tebliğ edilmediğini, diğerine ise süresi içerisinde itiraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce 14/12/2016 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 566.492,05-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Mahkememizce verilen ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar İstinaf denetime tabi tutulmuş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile; "...konu ile ilgili olarak açıldığı anlaşılan İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında "Dava konusu faturaların kurumdan fazla para alabilmek amacıyla onay işlemleri yapılmadan sahte olarak düzenlendiği" iddia edildiğinden ilgili ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerekli olup, ceza dosyasının sonucuna göre davalının itiraz ve savunmaları ile tutanakların değerlendirilmesi gerekli olup; dosyada denetime elverişli bir rapor bulunmadığından gerekirse yerinde keşfen inceleme yapılarak yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak faturaya konu mal ve hizmetin verilip verilmediği, verildiyse alacak miktarının ne olduğu hususunda karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkememizce istinaf kararına uygun olarak yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak keşfen inceleme yaptırılmıştır. Mahkemece resen seçilen İnşaat Mühendisi , Mali Müşavir ve Borçlar Hukuku uzmanından oluşan bilirkişi kurulunun 11/06/2025 tarihli raporunda; "Davalı şirketin çalışma alanları doğrultusunda mal tedariği için doğrudan mal satın aldığını ya da bu malları satan şirketler ile bayilik anlaşması yaptığını belirttiği, davacının ise, davalının bu malları tedarik ettikten sonra çeşitli belediyelere satarak uygulamalarını yaptırdığını belirttiği, davacının, davaya konu faturalardaki ürünler bakımından ise ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve uygulamasının da taraflarınca yapıldığını iddia ettiği, ilgili sözleşme uyarınca taraflar arasında ihtilaf olmadığı üzere davalının, davacının ürettiği ürünleri davacıdan temin edeceğinin anlaşıldığı, fakat, ilgili sözleşmede davacının ürünlerin uygulamasını yapacağına dair bir hususun düzenlenmediği, dosya münderecatında ürünlerin uygulamasının yapılacağına dair yazılı bir sözleşmeye de rastlanılamadığı, davalı şirket ihtarnamelerinde taraflar arasında uygulama yapılmasına ilişkin bir ilişki olmadığını savunduğu, ayrıca, bu hususta davacı tarafından davalı adına 2011 yılında düzenlenmiş 3 adet irsaliyeli faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiği ve iade edilen faturaların davacı tarafından ticari defterlerine alacak olarak kaydedilmediğinin açık ve net olduğu, takip ve Dava konusu faturalarda davacının vade farkı talebinin olduğu görüldüğü, taraflar arasında vade farkı istenebileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme veya bu doğrultuda oluşmuş bir teamüle rastlanılamadığı, dolayısıyla, davacının vade farkını talep edemeyeceği, yine dava konusu faturalarda %5 fire payı ve işçilik uygulama bedeli adı altında alacak talep edildiği, ancak davacının işbu fire farkı işçilik uygulama bedeli talebinin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve/veya davacıyı alacak talebinde haklı gösterecek belgeye dayanmadığından, davacının fire farkını talep edemeyeceği, davacı tarafından düzenlemiş, takip ve dava konusu edilen iki adet faturaya davalı tarafından itiraz edildiği, söz konusu fatura bedelleri davalıdan alacak olarak davacı defterinde kayıtlı olmasına karşın, davalı defterinde davacıya borç olarak kaydının bulunmadığı, davacının 2011 yılına kadar düzenlediği irsaliyeli faturaların da yer alan malzemelerin davalı şirket tarafından Mal Teslim Tutanağı Düzenlenerek içeriğinin kabul edildiği, davacı, Beyoğlu ... Noterliği 14.05.2012 tarihli ... yevmiye numara ile davalıya keşide ettiği ihtarnamede, yapılan yazılı uyarılara rağmen gelen hiçbir talebin sipariş olarak taraflarına geçilmediğini davalıya ihtarı etmiş olup, söz konusu ihtar sonrasında davalının sipariş verdiğine ilişkin belge bulunmadığı gibi, davalının sözleşmenin feshi nedeniyle davacıya olan bayilik ilişkisini sonlandırmış olduğu, bu durumda, malzemelerin devrine ilişkin düzenlenen 06.09.2012 tarihli irsaliyeli faturanın sözleşme ve teamüle uygun düzenlenmiş fatura olmadığı, davacı tarafından düzenlenmiş 26.11.2012 tarihli ... Seri Sıra nolu 125.753,48-TL’lik İrsaliyeli Faturada alacak talebini “vade farkı+ %5 fire farkına dayandırdığı, ancak yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere davacının söz konusu faturadan dolayı davalıdan alacaklı olamayacağı, davacı tarafından düzenlenmiş 06.09.2012 tarihli ... Seri Sıra nolu 537.352,50 TL’lik İrsaliyeli Faturada “vade farkı+ %5 fire farkı+ işçilik uygulama “bedeli olarak dayandırdığı, ancak davacının 87.286,21 TL’yi talep edemeyeceği söz konusu faturadan dolayı KDV dahil davalıdan alacaklı olamayacağı, neticede, davacının, davalı tarafından verilmiş sipariş olmadığı halde 06.09.2012 tarihli irsaliyeli fatura düzenlediği ve işbu faturada malzemenin davalıya devrini belgeleyecek (sipariş yazısı-malın devralındığına ilişkin davalının mal ve hizmet kabul tutanağı, yüksek miktardaki malzemelerin davalı adresine taşındığına ilişkin sevk-taşıma irsaliye ve faturası v.d) belge sunulmadığından, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış ise de; ceza mahkemesinin 19/09/2025 tarihli kararı ile "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçu nedeniyle kamu davası açılmış ise de; sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığı anlaşıldığından sanığın 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine" karar verildiği görülmüştür. Buna göre ceza mahkemesi tarafından uyuşmazlık hukuki ihtilaf niteliğinde kabul edilerek yargılama sonlandırılmıştır. Bu nedenle mahkememizce dosyanın kesinleşmesinin beklenmesinde hukuki yarar bulunmadığından ceza dosyasının bekletici mesele yapılması yönündeki ara karardan rücu edilmiştir. Toplanan ve açıklanan tüm deliller uyarınca; davacının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın iştiraki olan davalı ... A.Ş'ye ürün verdiğinden bahisle iki adet fatura düzenlendiği ve buna dayalı olarak icra takibi başlattığı, takibe itiraz üzerine süresinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalının "Takibe konu faturaların hayali olarak düzenlendiğini, kendilerine ürün teslim edilmediğini" savunduğu, mahkememizce istinaf kararı sonrasında mahallinde keşif yapılarak aldırılan 11/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı ile; davacı tarafından düzenlenen 26/11/2012 tarihli 125.753,48-TL tutarlı fatura ile 06/09/2012 tarihli 537.352,50-TL tutarlı fatura uyarınca davacının alacak talebinin yerinde olmadığı, davacının davalı tarafından verilmiş sipariş olmadığı halde 06/09/2012 tarihli irsaliyeli faturayı düzenlediği ve işbu faturada belirtilen malzemenin davalıya devrini belgeleyecek sipariş yazısı, malın devralındığına ilişkin davalının mal ve hizmet kabul tutanağı, yüksek miktardaki malzemenin davalı adresine taşındığına ilişkin sevk taşıma irsaliyesi ve faturası gibi belge sunulmadığından fatura içeriği mal veya hizmetin davalıya verildiği hususu ispatlanamamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Takip konusu asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, 3-Karar tarihinde alınması gereken 615,40-TL harcın, daha önce yatırılan 8.008,70-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 7.393,30-TL harcın talep halinde yatırana iadesine, 4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 30,00-TL yapılan yargılama giderinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, 6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle AÜTT uyarınca 105.465,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/902, K. 2025/1152, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-902-e-2025-1152-k-bdbf075c7a7a