İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/698 E. 2021/106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/698
- Karar No
- 2021/106
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/698 Esas KARAR NO : 2021/106 DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİH İ : 31/12/2019 KARAR TARİHİ : 03/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müteveffa ...'in ... Bankası A.Ş'den kullanmış olduğu toplamda ... .-TL krediyi teminen davalı sigorta şirketine, ... numaralı poliçe ile hayat sigortası yaptırdığını, müteveffa ...'in ... tarihinde vefat ettiğini, yasal mirasçılarının davacılar olduğunu, müvekkillerinin murisinin sağlığında yaptırdığı hayat sigortasının murisin ... A.Ş'den kullandığı kredinin ölüm tarihi itibariyle kalan borcunu teminat altına aldığını, bu nedenle müvekkiller tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvurunun murisin poliçe başlangıç tarihinden önce kendisinde kalp hastalığı mevcut olduğundan ve söz konusu hastalığın sigortalanmadan önce teşhis edildiği ancak davalı sigorta şirketine bu hususta bir bildirim yapılmadığından bahisle reddedildiğini, davalı sigorta şirketinin ret gerekçesinin yerinde olmadığını, sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan bedelin murisin yasal mirasçılarına ödenmesi gerektiğini, zira marisin poliçe tarihinden önce kronik bir kalp rahatsızlığı bulunmadığını, geriye dönük olarak poliçe tarihine yakın bir tarihte de kalp hastalıklarıyla ilgili herhangi bir şikayeti olmadığını, ölümünün ani gelişmiş olduğunu, sigorta şirketinin iddialarının aksine ölüm sebebinin herhangi bir kalp rahatsızlığı geçmişine dayanmadığını beyan etmekle; poliçe değeri olan ... TL'nin işleyecek en yüksek faizi ile bilikte müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: iş bu davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin ikametgah adresinin İstanbul olması sebebiyle davanın yetkisizlik nedeniyle görevli İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, sigortalı murisin vefatından sonra davacı mirasçılarının şirkete başvuruda bulunduğunu ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduğunu, davacılardan riziko değerlendirme için gerekli evrakların talep edildiğini, evrakların incelenmesi akabinde sigortalının sözleşmenin başlangıç tarihinden önce gelen, mevcut bulunan kalp hastalığının ... nolu poliçesi için ... tarihli sağlık beyan formunda beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporları incelendiğini, sigorta başlangıcından evvel sigortalının kalp hastalığının mevcut olduğunun görüldüğünü, ne sözleşme yapılırken ne de sonraki süreçte şirkete mevcut kalp rahatsızlığı ile ilgili bilgi verilmediğini, sigorta öncesinden gelen her türlü kalp hastalığının teminat kapsamı dışında kaldığına ilişkin grup sigorta sözleşmesi, sigorta sertifikasındaki hükümlerden devamla kredi dosyasındaki Bireysel kredilerle bağlantılı hayat sigortaları bilgilendirme formundan da bu hususun özellikle her türlü bilgi verme yükümlülüğü kapsamında sigortalılara sunulduğunun da sigortalının kredi dosyalarını incelenmesi ile anlaşılacağını beyan etmekle; davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, davanın... A.Ş ... ... şubesine ihbar olunmasını, davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Hayat Sigorta Poliçesi bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davacıların poliçe bedelini almaya hak kazanıp kazanmadığı hususlarından ibarettir. Dosya içerisine; davacı vekili tarafından esnaf hayat sigorta sözleşmesi sertifikası, kredi örnek ödeme planı, ölüm belgesi, mirasçılık belgesi, ... tarihli ret yazısı , arabuluculuk son oturum tutanağı sunulmuş, ... SGK İl müdürlüğüne müzekkere yazılarak müteveffa ...'in tüm tedavi evrakları, teşhis ve tedavi edilmiş hastalıklarının mahkememize bildirilmesi istenilmiş, davacıların esnaf ve tacir kaydı bulunup bulunmadığı hususları araştırılmış, Antalya Vergi Dairesinden davacıların hangi usulde vergilendirildiği hakkında bilgi verilmesi istenilmiştir. ... SGK İl Müdürlüğünden gelen ... tarihli müzekkere cevabında; müteveffa ...'in medula sisteminde yer alan hastane ve eczane kayıtlarının ekte gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen ... tarihli müzekkere cevabında; davacı ...'in ... arihinde başladığı aynı gün terk ettiği, davacı ...'in ... tarihinde başladığı aynı gün terk ettiği, davacı ...'in ... arihinde basit usulde gelir vergisine tabi olduğu , ...'in ... /.... tarihleri arasında taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydı bulunduğu, mükellefiyetinin basit usulde gelir vergisine tabi olması nedeniyle herhangi bir defter tutmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen ... tarihli müzekkere cevabında; ..., ..., ..., müteveffa ... ünvanı altında firma kaydına rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığından gelen ... tarihli müzekkere cevabında; davacılar ... ve Müteveffa ...'in kaydına ilişkin bilgilerin ekte sunulduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; "kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davacılar muris ... adına düzenlenmiş olan "Esnaf Hayat Sigorta Sözleşmesi" sözleşmesine dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Davanın dayanağı hayat sigorta sözleşmesi olup kredi sözleşmesi değildir. Hayat sigorta sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, murisin tüketici konumunda olup davacılar da irs ilişkisine dayanarak dava açtıklarından ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi anılan kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca tüketici mahkemesine ait olduğu dikkate alınarak, HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı sebebi ile usulden reddine, 2-6100 Sayılı HMK ' nın 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi üzerine dosyanın görevli Antalya Nobetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2 haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce reesen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 3-6100 Sayılı hmk ' nın 331. Maddesi gereğince harç, vekalet ücreti vargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemece devam edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağına, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden karara bağlanmasına, Varsa artan gider avansının dosyasına aktarılamsına, Dair, davacı vekilin ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/02/2021
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır