İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/652 E. 2021/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/652
- Karar No
- 2021/62
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "Kısmen Kabul - Kısmen Red" ESAS NO : 2024/320 Esas KARAR NO : 2024/846 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2019 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Çağrı merkezi alanında faaliyet gösteren müvekkil şirket ile davalı ile çağrı merkezi hizmet alımı kapsamında cari hesap ilişkisi içinde çalıştıklarını, müvekkil şirket, davalı şirketin müşteri ilişkileri kapsamında her türlü işlemi için çağrı merkezi faaliyeti verdiğini, cari hesap içerisinde faturalı ve muntazam kayıtlı çalışıldığını, müvekkil şirket vermiş olduğu hizmet kapsamında davalı borçluya 31.03.2019 tarih ... numaralı 17.346 TL, 30.04.2019 tarih ... numaralı 17.474,49 TL ve 22.05.2019 tarih ... numaralı 17.346 TL'lik faturalı keserek e-fatura olarak göndermiş, ancak davalı borçlu dava konusu 3 adet fatura olan toplam 52.166,49 TL'yi tüm taleplere rağmen ödememiş, müvekkil şirketin tüm taleplerine rağmen davalı borçlu tarafından bir ödeme yapılmadığından, bu defa İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu 06.08.2019 tarihinde icra takibine borcun tamamına ve faize itirazda bulunmuş, davaya konu olan uyuşmazlık konusu borç bir sözleşmeye dayalı olduğu için likit bir alacaktan kaynaklandığını, alacaklarının tahsili için yasal haklarını kullanılarak icra takibi yapıldığını, yukarıda anlatılan nedenlerle müvekkilinin alacağının tahsilini güçleştirmek maksadı ile yapılan itiraz haksız olup, İİKmd.67 gereği, iş bu itirazların iptalini ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itiraz açık bir şekilde haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Mahkememizin 24/06/2024 tarihli ara kararı ile tüzel kişiliği sona eren... Anonim Şirketi'nin dava ehliyetinin sona erdiği ve tüm aktif ve pasifleriyle birlikte ... Üretim Anonim Şirketi'ne geçtiği anlaşılmakla; ...Anonim Şirketi'nin davalı olarak çıkartılarak yerine ...Anonim Şirketi'nin eklenmesine karar verilmiş ve tebligatlar davalı... Anonim Şirketi'ne yapılmıştır. DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk son tutanak aslı, davacı şirketin davalı şirketin ticari defter ve kayıtlar, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, davacı ve davalı şirketin Mart- Ağustos 2019 dönemine ilişkin BA-BS formları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine faturaya dayalı İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı ile çağrı merkezi hizmet alımı kapsamında cari hesap ilişkisi içinde çalıştıklarını, 31.03.2019 tarih ... numaralı 17.346 TL, 30.04.2019 tarih ...numaralı 17.474,49 TL ve 22.05.2019 tarih ...numaralı 17.346 TL'lik faturaların e-fatura olarak davalıya gönderildiğini, ancak 3 adet fatura bedeli olan 52.166,49 TL'nin ödenmediğini, icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir. Davalı taraf icra dosyasına itiraz dilekçesinde davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek borcun tamamına, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 3 adet faturaya istinaden 52.166,49 TL asıl alacak ve 1.832,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.999,42 TL borcun ödenmesi amacıyla 29/07/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 06/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 06/08/2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, 07/08/2019 tarihinde borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için ihtaratlı tebligat yapıldığı ancak davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 12/03/2020 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde dava konusu yapılan faturaların usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, 29.07.2019 takip tarihi itibariyle takip konusu faturaların cari hesap bakiyesinden dolayı davalıdan 52.166,49 -TL alacağı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, uyuşmazlık konusu faturalara da yer alan hizmetleri davalıya verildiğinin tespit edilmesi uzmanlık alanımızın dışında olduğu, bu konuda konusunda ( Bilişim uzmanı ) uzmanı görüş alınması gerektiği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olup, olmadığı alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu hususu fatura içeriğindeki hizmetin verilip, verilmediği konusunda Bilişim uzmanından görüş alınmasıyla ortaya çıkacaği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizin 19/01/2021 tarihli 2019/652 E. 2021/62 K. Sayılı ilamı ile davacı tarafın faturalara konu hizmeti davalıya verdiğinin ispata elverişli deliller ile ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 24/04/2024 tarihli 2021/680 E. 2024/534 K. Sayılı ilamı ile "Davacının düzenlendiği e-faturaların davalıya teslim edilip edilmediği bilirkişi tarafından değerlendirilmemiştir. Mahkemece ilgili döneme ilişkin tarafların BA-BS formalarının ilgili vergi dairesinden celbi gerekmektedir. Ayrıca davalının dava konusu alacağa yönelik konkordato dosyasındaki beyanları da celp edilmelidir. Öncelikle yukarıda belirtildiği gibi usulüne uygun şekilde ihtar edilerek davalı defterlerinin incelenmesi için ara karar oluşturulması gerekmektedir. Dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti halinde; faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Mahkemece bu hususta araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 03/06/2024 tarihli tensip ara kararı ile davacı tarafça davalı taraf aleyhine düzenlenen 31/03/2019 tarih, ... numaralı, 17.346,00 TL bedelli fatura, 3004/2019 tarih, ... numaralı 17.474,49 TL bedelli fatura ve 22/05/2019 tarih, ...numaralı 17.346,00 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların tebliğ edilip edilmediği ve davalı tarafça süresinde itiraz edilip edilmediği, iade edilip edilmediği ve davalı ticari defter ve kayıtlarının davacı ticari defter ve kayıtlarıyla uyumlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğinden davaya konu faturaların bulunduğu dönemi kapsayan Mart- Ağustos 2019 dönemine ilişkin olarak HMK'nın 222/1 maddesi gereğince, davalı tarafa 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının iş bu tensip tutanağının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurması için kesin süre verilmesine, verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmemesi halinde belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3 maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların, usulüne uygun olarak tutulan ve açılış ve kapanış tasdikleri yapılan davacı ticari defterlerindeki kayıtlar ve diğer deliller takdir edilerek davacı ticari defterlerindeki kayıtların uygunluğunun kabul edilebileceği hususunun davalı şirkete çıkartılan tebligatla ihtar edildiği, verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. İstinaf kaldırma ilamı sonrası davacı ve davalının Mart-Ağustos 2019 dönemine ilişkin olarak BA-BS formları celp edilmiştir. Dosyanın kök raporu düzenleyen ...'ya tevdi edilerek davacı ve davalı ticari defter kayıtları, konkordato dosyasında davalı tarafın beyanları, BA-BS formları birlikte değerlendirilerek davacı tarafça davalı taraf aleyhine düzenlenen 31/03/2019 tarih, ... numaralı, 17.346,00 TL bedelli e-fatura, ... tarih, ...numaralı 17.474,49 TL bedelli e-fatura ve 22/05/2019 tarih, ... numaralı 17.346,00 TL bedelli e-faturanın davalıya teslim edilip edilmediği, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafça 8 gün içerisinde süresinde itiraz edilip edilmediği, iade edilip edilmediği ve davalı ticari defter ve kayıtlarının davacı ticari defter ve kayıtlarıyla uyumlu olup olmadığı hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "31.03.2019 tarih ... 17.346,00.-TL fatura davalı tarafından tebliğ alındığı ve vergi dairesi beyan edildiği tespiti yapıldığı, 30.04.2019 tarih, ...numaralı 17.474,49 TL bedelli e-fatura ve 22.05.2019 tarih, ... numaralı 17.346,00 TL bedelli e-faturanın davalıya teslim edilip edilmediği yönünde somut bir tespit yapılamadığı, davalı ticari defteri ibraz edilmediğinden 31.03.2019 tarih, ...numaralı, 17.346,00 TL bedelli e-fatura, 30.04.2019 tarih, ...numaralı 17.474,49 TL bedelli e-fatura ve 22.05.2019 tarih, ... numaralı 17.346,00 TL bedelli e-faturanın davalı ticari defteri kayıtlı olup olmadığı yönünden inceleme değerlendirme ve tespit yapılamadığı, 31.03.2019 tarih ... 17.346,00.-TL fatura davalı tarafından tebliğ alındığı ve vergi dairesi beyan edildiği tespiti yapıldığı yasal süresi içinde mevcut faturaya itiraz yönünden dava dosyasına bilgi ve belge ibraz edilmediği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında çağrı hizmeti verilmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalı taraf aleyhine 31/03/2019 tarih, ... numaralı, 17.346,00 TL bedelli e-fatura, 30/04/2019 tarih, ... numaralı 17.474,49 TL bedelli e-fatura ve 22/05/2019 tarih, ...numaralı 17.346,00 TL bedelli e-faturanın düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı yanın 2019 yılına ait BA formunda; 31.03.2019 tarih ... 17.346,00.-TL fatura davalı tarafından tebliğ alındığı ve vergi dairesine beyan edildiği, diğer 30/04/2019 tarih, ... numaralı 17.474,49 TL bedelli e-fatura ve 22/05/2019 tarih, ... numaralı 17.346,00 TL bedelli faturalar yönünden ise faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediği; faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı davalı şirketin konkordato dosyasında düzenlenen 16/03/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda borçlu şirketin mühlet tarihi itibariyle kayıtlarında 51.166,45 TL alacaklı olduğunu komiser heyetine bildirdiği ve komiser heyeti tarafından konkordato ilan tarihi itibariyle 52.166,49 TL cari hesap alacağının kabul edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 52.166,49 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 52.166,49 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 52.166,49 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile devamına, her ne kadar takipten önce işlemiş faiz talep edilmişse de; somut olayda davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden temerrüt şartları oluşmadığından faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 52.166,49 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 52.166,49 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile devamına, temerrüt koşulları oluşmadığından faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(10.433,30-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.563,49-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 922,18-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.641,31-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.275,25-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 44,75-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.832,93-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı ve 922,18-TL peşin harç olmak üzere toplam 966,58-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 3.200,00-TL Bilirkişi ücreti (bozma öncesi 700,00-TL) ve 627,70-TL posta (bozma öncesi 187,70-TL) giderinden ibaret toplam 3.827,70-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 3.697,94-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip e-imzalı* Hakim e-imzalı*