İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/640 E. 2020/339 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/640
Karar No
2020/339
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/640 Esas KARAR NO : 2020/339

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2018 KARAR TARİHİ : 10/09/2020

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde; ... den ... ... tarihinde ... plakalı ... ... model aracına yatık dolumu aldığını, benzin yerine dizel yakıt dolumu yapıldığı için ... ... günü ... ... kavşağında aracının stop ettiğini, servise bildirdiğini, aracın servise gittiğini, 2 gün sonra yanlış yakıttan dolayı aracın arıza yaptığının tespit edildiğini, fişiyle birlikte ... ... gidip meramını arz ettiğini, araç serviste iken araç tahsil edileceği söylenmesine rağmen aracın verilmediğini, satmak istediğinde şuan değerinin altında satmak zorunda olduğunu, ancak satamadığını beyanla mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Davacı ... havale tarihli açıklama dilekçesinde; değer kaybı bedeli talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, ancak bu zarar kalemi yanında dava dilekçesinde talep edilmeyen aracın bakım ve onarım bedeli talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, iş kaybı ve fiziksel yıpranma bedeli talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, yakıt bedeli talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, çekici bedeline ilişkin zarar kalemlerinin de talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, dava açılış masraflarının talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, davalının ayıplı hizmetten dolayı gerçekleşen zararından dolayı toplam ...-TL'nin tarafına ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dosyanın ...'ye ihbar edilmesi taleplerinin olduğunu, davacının, ayıplı hizmet nedeniyle hasarın meydana geldiği aracını ticari amaçlı olarak kullandığını ikrar ettiğini, ticari amaçla kullanılan araçtaki hasar nedeniyle tüketici mahkemesine başvurulmasının yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenle görev itirazlarının olduğunu, davacının aracına yanlış ürün ikmali neticesinde meydana gelen küçük çaplı bu zararların giderilmesi amacıyla, araç yetkili servise çekildiği, araçta meydana gelen zararın bedelinin müvekkili tarafından karşılandığı, ...-TL'lik servis bedeli, aracın bakım ve onarımını yapan yetkili servis ...'ne ... tarihinde müvekkili şirket tarafından banka havalesi ile ödendiğini, yanlış ürün ikmalinden dolayı kaynaklanan bakım ve onarım bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını bilmesine rağmen iş bu bedeli dava yoluyla talep etmesi davacının kötü niyetini ortaya koymak olduğu, davacının, yanlış yakıt ikmali sonucunda aracının ağır hasar gördüğünde, bu zararın da aracın güncel alım-satım fiyatını önemli derecede düşürdüğüne, ...-TL değer kaybına sebebiyet verdiğine ilişkin ileri sürdüğü iddiaların hayatın olağan akışına aykırı ve gerçek dışı olduğunu, davacının iş kaybı ve fiziksel yıpranma nedeniyle tazminat taleplerininde haksız olduğunu, davacının aracı yetkili serviste kaldığı süre boyunca müvekkili tarafından kiralanan ve kendisine tahsis edilen, aynı nitelikleri haiz başka bir aracı kullandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Dava, yanlış akaryakıt dolumu nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini talebine ilişkindir. Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazıları dosyamız arasına konulmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamında "... Davanın açıldığı ... tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 3. maddesinde de “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir..." şeklinde karar verilmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Somut olayda; dava dilekçesinde açıkça yanlış akaryakıt dolumu nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini talebinde bulunulduğu, ... havale tarihli açıklama dilekçesi ile değer kaybı bedeli talebinin ...-TL olduğunun belirtildiği, ancak bu zarar kalemi yanında dava dilekçesinde talep edilmeyen aracın bakım ve onarım bedeli, iş kaybı ve fiziksel yıpranma bedeli, yakıt bedeli ve çekici bedeline ilişkin zarar kalemlerinin de talep edildiği, ıslahla dahi yeni bir talep eklenmesi mümkün değilken bunun açıklama dilekçesi ile yapılmasının da mümkün olmadığı, sonradan eklenen taleplerin dava konusu olamayacağı, dolayısıyla davanın yanlış akaryakıt dolumu nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini talebine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, aracın ruhsat kaydında cinsinin otomobil, kullanım amacının hususi olduğu, Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabi yazılarında davacının tacir kaydı ve esnaf kaydının bulunmadığının belirtildiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında ise davacının mükellefiyetinin ... tarihinde başlayıp dava tarihinden yaklaşık dokuz yıl öncesi olan ... tarihinde sona erdiğinin belirtildiği, davacının dosyaya yansıyan herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı dolayısıyla davalı ticari şirket olup tacir ise de, davalının tacir olmadığı, taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşıldığından davaya konu uyuşmazlık bakımından Tüketici Mahkemesi görevlidir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkememizce tüketici işleminden kaynaklanan davaya konu uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu dikkate alınarak, HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya ... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-HMK 21. Maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının giderilmesi bakımından dava dosyasının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmesine, 4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2020

Katip ... ¸(e-imzalı)

Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/640, K. 2020/339, T. 10.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-640-e-2020-339-k-1f62d25bc430