İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/63 E. 2021/356 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/63
- Karar No
- 2021/356
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/747 Esas - 2024/798 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/747 KARAR NO : 2024/798 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVA : Şirket Ortaklığından Çıkma/Kar Payı Alacağı/Kayyım Atanması/Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 18/02/2019 KARAR TARİHİ: 12/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/08/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2011 yılında 100.000,00TL sermaye ile kurulduğunu, şirketin %51 oranındaki hissesinin davalı ...’a, %49 oranındaki hissesinin davacı ...’a ait olduğunu, şirketin kurucu ortakları olan ... ve ...' un şirketi temsil için şirket müdürü olarak seçildiğini, şirketle ilgili bütün işleri yapma konusunda her hususta şirketi temsil ve ilzama ayrı ayrı yetkili olduğuna dair şirket ana sözleşmesinde hükümlerin olduğunu, yine ana sözleşmeye göre şirket müdürleri üçüncü şahıslara vekalet vererek müdürlük yetkisinin tamamını veya bir kısmını devredebildiğini, davalı ...’ın şirket kurulduktan sonra şirketin tek sahibi gibi davrandığını, şirket adına harcama yaparken davacı ...’in bilgisi ve onayı olmadan hareket ettiğini, davalı ...’ın şirketin gelirleri ve ortaklık payını kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını, davacı tarafa vermesi gereken kâr payını vermediğini, davalı ...'ın şirketin gelir ve giderleri ile şirketin vergi ve benzeri yükümlülüklerine yönelik işlemler sırasında gerçeğe aykırı belgeler düzenlediği veya düzenlettiğini, davalı ...’ın kendi yakınlarını ve bazı şirket çalışanlarını şirkette çalışmadıkları halde çalışıyor gibi gösterdiğini, davalı ...’ın iyi niyet vc güven kurallarına aykırı bu davranışlar sonucundahem şirket hem de diğer ortak davacı ...’i zarara uğrattığını belirterek, yargılama sürecinde davalı ...’ın şirket şirketi borç altına sokacak ve şirketin mal varlığını eksiltecek işlemleri yapabilmesinin mahkemece atanacak kayyımın onayına bağlı tutulmasına, ...’ın şirketi yönetme hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirketi yönetme üzere kayyım atanmasına, davalı şirketin dava tarihinden geriye doğru 8 yıllık bilançosunun ve yıllık bilançoya göre kâr payının tespitine, davalı ...’ın şirketin kurulduğu tarihten bugüne kadar olan süre içerisinde davacıları ve şirketi ne kadar zarara uğrattığı ve haksız kâr payı elde ettiği hususlarının tespit edilmesine, TTK m.636/3’e göre haklı sebepler doğduğundan davalı şirketin feshedilmesine, şirketin feshine yönelik talebin reddine karar verilmesi halinde terditli taleplerinin incelenmesine ve TTK m.638'e göre haklı sebeplerin varlığı gözetilerek ...’un şirketten çıkarılmasına, Yargıtay içtihatlarında olduğu gibi bu durumda şirketin malvarlığının hükme en yakın tarihteki rayiç değerler üzerinden belirlenip limited şirket ortaklarının ödedikleri sermaye paylan dikkate alınarak davacı ...’un ayrılma payının hesaplanmasına ve buna göre bir sonuca varılmasına, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde isnat edilen suçları kabul etmediklerini, davacı tarafın delile dayanmayan iftira niteliğinde beyanlarının müvekkilleri tarafından dava dilekçesinde isnat olarak ileri sürdüğünü, şirket ortaklığı süresince davalı ve davacı tarafın bazen birlikte bazen farklı sahalarda çalıştıklarını, davacı ...'un şirkete ait kaşe kullanarak davalı tarafın bilgisi olmadan sayısını bilmediği kadar site yönetimlerinden asansör bakım bedellerini tahsil ederek kendi hesabına geçirdiğini, bunun sonucunda şirket müşteri sayısı 6/1 ’e indiğini ve şirketin kendisini ayakta tutamayacak hale getirdiğini, davacı olarak taraf olan karşı tarafın kötü niyetle kendi suçunu karşı tarafa yüklediği, davacı ...’un şu an meçhul bir adreste olup hiçbir şekilde ulaşılamadığı ayrıca şirketi terk ettiği gibi ailesini de terk ettiği bu durumların kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, davalının şirkete gelmemesi ve kendini gizlemesi nedeniyle ve şirket tek imza ile kapatılamadığından şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu durumdan davacı ...’un da zarar gördüğünü, davacı tarafın iddiasının aksine ... ve ...’nın kağıt üstünde değil fiilen şirket çalışanı olduğunu, aksine davacı ...’un şirkette fiilen çalışmadığını, bunlarla ilgili kurumların araştırılması halinde gerçeğin ortaya çıkacağını, davacı tarafın yaptığı zimmet suçunu davalı taraf yapmış gibi gösterdiğini, davalı ...’ın yaptığı araştırmada ...’un eşi adına şirket parası ile araç aldığı ve kredi kullanıldığı ve bu kredi şirket gelirleriyle ödendiği ayrıca evin kredisinin de şirketten ödendiği iddia edildiğini, ancak davalı ...’ın şirketin kârından hakkına düşen kısmı ile ödediği ve iddiaları kabul etmediğini belirterek, haksız iftira niteliğinde olup ispatı mümkün olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ..., ..., ..., ..., ... sayılı dosyaları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası, tanık beyanları, 21/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, mahkememizin 26/05/2021 tarihli ve 2019/63 esas, 2021/356 karar sayılı ilamı ile; "Davacı ...'un açtığı davanın davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddine, Davacı ...un açtığı şirketin feshi davasının kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketinin feshine ve tasfiyesine," karar verilmiştir. Mahkememizden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, inceleme yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 14/06/2023 tarihli ve 2021/1320 esas, 2023/958 karar sayılı ilamı ile; " Somut olayda dava dilekçesinde davalı ...'ın davalı şirketi temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyum atanması, davalı şirketin kar payının tespiti, davalı ...in davacılar ve davalı şirketi ne kadar zarara uğrattığının tespiti ile davalı ...'in kar payının tespiti ve davalı şirketin feshi bu talebin kabul edilmemesi durumunda TTK 638.maddesi gereği davacı ...'un davalı şirketten çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payının tahsili talebi istenmiş ilk derece mahkemesince davacı ...'un açtığı davanın davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddine, davacı ...'un açtığı şirketin feshi davasının kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verildiği davacıların diğer talepleri hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, dava dilekçesindeki açıklamalar açıklamalar dikkate alınarak dava dilekçesinde davalı ...'ın davalı şirketi temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyum atanması, davalı şirketin kar payının tespiti, davalı ...'in davacılar ve davalı şirketi ne kadar zarara uğrattığının tespiti ile davalı ...'in kar payının tespiti talepleri hakkında olumlu- olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu talepler hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olması HMK'nın 297.maddesi hükmüne aykırı olduğundan ilk derece mahkemesince HMK'nın 297. maddesi hükmüne uygun olarak yeniden hüküm kurulması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar vermiştir. GEREKÇE : Dava, davalı ...'ın davalı şirketi temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması, geriye doğru 8 yıllık kar paylarının tespiti, davalı şirketin feshi bu talebin kabul edilmemesi durumunda TTK m.638 gereği davacı ...'un davalı şirketten çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payının tahsili talebine ilişkindir. Eldeki dosya mahkememizin 2019/63 E. Ve 2021/356 K. Sayılı 26/05/2021 karar tarihli dosyası olup dosya davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince incelenmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2021/1320 E. Ve 2023/958 K. Sayılı 14/06/2023 tarihli kararında; davalı ...'ın davalı şirketi temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması, davalı şirketin kar payının tespiti, davalı ...'in davacılar ve davalı şirketi ne kadar zarara uğrattığının tespiti ile davalı ...'in kar payının tespiti ve davalı şirketin feshi bu talebin kabul edilmemesi durumunda TTK 638. Maddesi gereği davacı ...un davalı şirketten çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payının tahsili talebi istenmiş ilk derece mahkemesince davacı ...'un açtığı davanın davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından reddine, davalı ...'un açtığı şirketin feshi davasının kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, davacıların diğer talepleri hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, dava dilekçesindeki açıklamalar dikkate alınarak dilekçede talep edilen davalı ...'ın temsil yetkisinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması, davalı şirketin kar payının tespiti, davalı ...'in davacılar ve davalı şirketi ne kadar zarara uğrattığının tespiti ile davalı ...in kar payının tespiti talepleri hakkında olumlu- olumsuz bir karar cerilmesi gerekirken bu talepler hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olması HMK m.297 hükmüne aykırı olduğundan HMK m.297'ye uygun olarak hüküm kurulması için dosya mahkememize tekrar gönderilmiştir. Mahkememizden verilen 26/05/2021 tarih ve 2019/63 Esas 2021/356 sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 14/06/2023 tarih ve 2021/1320 Esas ve 2023/958 Karar ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin 2023/747 Esasına kaydı yapılıp tekrar incelenmiştir. Dosyada verilen kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın daha önceki bilirkişiye gönderilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 16/04/2024 tarihinde alınan bilirkişi ek raporunda; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığından, davalı şirketin faal ve adresinde bulunmaması ile davalı şirket mali müşavirinde davalı şirketin ticati defter ve kayıtlarının bulunmaması nedeniyle davalı ...'ın şirketi zarara uğrattığı iddiaları kapsamında bir inceleme yapılamadığı, TTK hükümleri çerçevesinde, kanuni yedek akçeler ve ödenmesi gereken yasal vergiler düşüldükten sonra, geçmiş yıllar karları dahil ortaklara dağıtılabilecek toplam kar tutarları hesaplanmıştır ve davacı ...'un davalı şirketteki ortaklık payının %49 olduğu, davacı ...'a düşen kar payının 90.784,51 TL ve davalı ...'ın ortaklık payının %51 olduğu ve kar payının 94.489,99 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, bilirkişi raporları dikkate alındığında; Şirketin feshi davasının, şirket ortakları tarafından açılabileceği, davacı ...'un şirket ortağı olmadığı ve aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davacı ...'un açtığı davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesinde; haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir," şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davalı şirketin feshi talebi ile ilgili yapılan değerlendirmede; somut olayda davacı ...'un ortağı olduğu davalı ... Şirketinindeki ortaklık payı toplamda %49 olduğundan ortağı olduğu şirketin feshini talep edebileceği, taraflar arasındaki uyumsuzluk ve husumetin süreklileştiği ve tarafların birbirlerini şikayetleri neticesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma konusu yapılmış birçok soruşturma ve devamında verilen takipsizlik kararları mevcut olduğu, ortakların birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolduğu görülmektedir. Davacının kar payı alacağının olup olmadığı, var ise miktarı ile ilgili yapılan değerIendirmede; somut olayda, dava dosyasına mübrez bilgi ve belgelerin tetkikinden, davalı şirket genel kurulunun kar payı dağıtımına veya dağıtılmamasına ilişkin almış olduğu bir karara rastlanmadığı, bilirkişi tarafından davalı şirketin mali müşaviri ile irtibat kurulduğu ve davalı şirketin ticari defterleri uyuşmazlık kapsamında incelenmek üzere talep edildiği ancak, davalı şirketin mali müşaviri tarafından, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisinde bulunmadığı ve davalı şirketin 2019 yılı ortasından itibaren faaliyette bulunmadığı hususları tespit edilmiştir. Davalı şirket mali müşavirince davalı şirkete ait 2016, 2017 ve 2018 yılları Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile 30.04.2019 tarihli mizan sunulabilmiştir. 30.04.2019 tarihli Söz konusu mizana göre, davalı şirketin "Geçmiş Yılları Karlan'nın 110.369,36TL ve "Dönem Net Karının” ise 143.494,06 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin 2018 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre ise davalı şirketin 2018 yılı "Dönem Net Karı”mn 143.494,06TL ve ''Geçmiş Yılları Karları”nın 110.369,36TL olduğu tespit edilmiştir. 16/04/2024 tarihinde alınan bilirkişi ek raporunda ise; TTK hükümleri çerçevesinde, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığından, davalı şirketin faal ve adresinde bulunmaması ile davalı şirket mali müşavirinde davalı şirketin ticati defter ve kayıtlarının bulunmaması nedeniyle davalı ...'ın şirketi zarara uğrattığı kanıtlanamamış, kanuni yedek akçeler ve ödenmesi gereken yasal vergiler düşüldükten sonra, geçmiş yıllar karları dahil ortaklara dağıtılabilecek toplam kar tutarları hesaplanmış , davacı ...'un davalı şirketteki ortaklık payının %49 olduğu, davacı ...'a düşen kar payının 90.784,51 TL ve davalı ...'ın ortaklık payının %51 olduğu ve kar payının 94.489,99 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'un açtığı davanın davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından REDDİNE, 2-Davacı ...'un açtığı şirketin feshi davasının KABULÜNE, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketinin FESHİNE VE TASFİYESİNE, a)Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, tasfiye memurunun görevinin kararın yazım tarihi ile başlamasına, b)Tasfiye memuruna şirket bünyesinden karşılanmak üzere aylık .10.000,00-TL ücret takdirine, 3-Davacı tarafın davalı ...'a yönelik zarar nedeniyle açtığı tazminat davasının REDDİNE, 4-Davacı tarafın kar payına yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile, 90.784,51TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak bu davacıya ödenmesine, 5-Kararın bir suretinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 6-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 6.201,49TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile bakiye 6.157,09TL karar ve ilam harcının davalı şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı ... tarafından yatırılan 44,40TL peşin harç ve 44,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 88,80TL'nin davalı şirketten tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 7-Davacı ...'un kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, hesap ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, 8-Davacı ... yönünden davanın husumetten reddi nedeniyle davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, hesap ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...dan alınarak davalılara ödenmesine, 9-Davacıların zarara yönelik davaları reddedildiğinden davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, hesap ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, 10-Davacı ...'un yapmış olduğu 1.000,00TL bilirkişi ücreti, 527,35TL tebligat ve posta gideri olmak üzere 527,35TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, 11-Karardan sonraki yargılama giderinin davacıların gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacılara iadesine, Dair, davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/07/2024 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza