İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/613 E. 2021/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/613
Karar No
2021/46
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/613 Esas KARAR NO : 2021/46

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2019 KARAR TARİHİ : 26/01/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkil şirket ve davalı borçlu arasındaki mal alış verişine dayanan ticarette taraflar ticarete konu malzemenin türü,cinsi,kilosu ve fiyatı hususlarında anlaştıklarını, birbirlerine göndermiş oldukları sipariş formu, sipariş onay yazışmaları ile de bu hususta herhangi bir ihtilaf olmadığını, müvekkilinin şirket basiretli bir tacir olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, borçlu tarafından sipariş edilen ve onaylanan malzemeleri anlaşılan terminde, miktar ve özellikte davalı borçluya teslim ettiğini, bu hususta davalı borçlunun da herhangi bir itirazı bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı(borçlu) arasındaki ticaret sebebi ile düzenlenen faturalara davalı (borçlu) tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, her iki tarafın ticari defterlerine faturalar işlendiğini, müvekkil şirket akabinde ödeme almak amacıyla firma yetkilisi ile defahatle gerek telefonla gerekse de ... kanalı ile yazılı olarak irtibat kurduğunu, ancak davalı (borçlu) devamlı olarak ertelediğini, Müvekkilimizin alacağı davalı ( borçlu) yanla yapılan tüm iyi niyetli görüşmelere rağmen ödenmediğini, müvekkilinin davalı borçludan olan ... USD alacağının tahsili için ... tarihinde Antalya ... İcra dairesinde .../... esas sayılı dosya ile takibe başlanmıştır. Ödeme emri davalıya (borçluya) ...’de tebliğ edilmiş olup davalı (borçlu) tarafından ... tarihinde borcu bulunmadığından bahisle icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce ... tarihinde takibin durdurulduğunu, bu karar müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalının (Borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının (borçlunun) %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce vergi dairesi, ticaret sicil kayıtları ve ticaret sicil kayıtları ile icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli cari hesap ekstresi olduğu, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı taraf ile aralarında mal alışverişine dayanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı ile sipariş türü, cinsi, kilosu ve fiyat yönünden yapılan yazışmalarla anlaşmanın sağlandığı, davalı tarafından bu alışveriş nedeniyle düzenlenen faturalara itiraz edilmediği, malların davalıya teslim edildiği ancak fatura bedellerinin ve cari hesap bedelinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Tarafları ticari defterlerinin incelenmesi davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat yapılmış; usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraf incelemeye esas ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmemiştir. Davacının defterleri yönünden ... ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacı taraf ... 'nin 2017-2018-2019 yıllarında ... Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ... nci bölümünün birinci fıkrasının (a) bendine göre E-Defter uygulamasına geçiş yapmış olduğu ve ilgili yıllarda aylık berat alma işlemlerinin 6102 sayılı TK nu 64/3 maddesi ve ... Sıra nolu Elektronik Defter Genel tebliğine göre süresinde yapılmış olduğunu, davacı taraf ...'nin 2017-2018-2019 yıllarına ait yasal defter kayıtlarına göre ... 'nin icra takip tarihi itibariyle takip tutarı ile uyumlu olarak davalı taraf ...’den ... TL alacaklı olduğu TCMB döviz satış kuru ile değerlendiğinde ... USD alacaklı olduğu görüldüğünü, davacı taraf ... 'nin 2019 yılına ait yasal defter kayıtlarına göre icra takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce davalı taraf ... tarafından düzenlenen ... tarihli ... sıra numaralı ... TL değerli TCMB döviz satış kuru ile değerlendiğinde ... USD değerinde iade faturasının yasal defter kayıtlarına işlenerek ... tarihi itibariyle davacı taraf ... 'nin dava değerinden farklı olarak ... TL, döviz karşılığı olarak ... USD alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Alınan ... tarihli rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafın alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında faturaya ve cari hesaba dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu fatura ve cari hesap alacağının davacı tarafın ticari defter kayıtlarında kısmen yer aldığı, tarafların 2018 bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, buna göre davacı tarafın dava konusu mal ve hizmet edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, vergi i dairesi kayıtları ve davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından faturalar ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile -Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin ... USD asıl alacak, takip talebinde belirtilen faiz üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak üzerinden hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi, posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranı ( %55,18 ) 'na göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 7-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davanın kabul red oranına göre ( %55,18 ) ... TL'sinin davalı taraftan, ... TL'sinin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2021

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/613, K. 2021/46, T. 26.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-613-e-2021-46-k-27ca41f5ab2a