İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/606 E. 2020/503 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/606
- Karar No
- 2020/503
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/606 Esas KARAR NO : 2020/503 ANA DAVA DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 14/12/2017 BİRLEŞEN DAVA(Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi ... /... E. ... /... K.) DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 05/02/2020 KARAR TARİHİ : 15/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı ... bağımsız bölüm nolu meskeni üzerine dava dışı ... .... A.Ş'nin davalı banka şubesinden kullandığı kredinin teminatı olarak ... TL bedelle ipotek tesis edildiğini, asıl borçlu şirketin ipotek lehtarı davalı bankaya olan borcunun ödenmesinden sonra müvekkili tarafından ipoteğin fekki yönünde davalı bankaya talepte bulunduğunu, ancak banka tarafından verilen cevabi yazı ile kefil dava dışı ... ... Ltd. Şti tarafından yapılmış ödemelerin bulunduğu, bu kefilin ipoteğin kendisine devri talebi olmadığına ilişkin ibraname vermesi ve ipoteğin fekki yönünde talepte bulunması durumunda olumlu cevap verileceğinin bildirildiğini, bunun yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin borçlu değil ipotek veren malik konumunda olduğunu, dava dışı kefil şirketin müvekkilinden bugüne kadar herhangi bir talebinin de olmadığını, öte yandan müvekkilinin kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra ipotek verdiğinden kefilin halefiyetinin söz konusu olamayacağını belirterek müvekkilin adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı .. bağımsız bölüm nolu meskeni üzerine ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. .../... K. sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı ... ... .nolu meskeni üzerinde, dava dışı ... ... ... . A.Ş.nin dava dışı banka şubesinden kullandığı kredinin teminatı olarak ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile ... TL bedelle ipotek tesis edildiğini, asıl borçlu ... . A.Ş.nin ipotek lehtarı dava dışı bankaya olan borcunun ödenmesinden sonra, müvekkil tarafından ipoteğin fekki yönünde ipotek lehtarı bankaya Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talepte bulunmuş, ancak dava dışı banka ... tarihli cevabi yazı ile kefil- davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılmış ödemelerin bulunduğu, bu kefilin (davalının) ipoteğin kendisine devri talebi olmadığına ilişkin ibraname vermesi ve ipoteğin fekki yönünde talepte bulunması durumunda talebe olumlu cevap verileceğini bildirildiğini, Ancak, dava dışı bankanın bu gerekçelerle ipoteğin fekki yönündeki talebinin reddetmesi yasal dayanaktan yoksundur gerekçesi ile Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. sayılı İpoteğin Fekki Davası açıldığını ve davanın mahkemenin .../... K. ve ... tarihli kararı ile kabul edildiğini, karara karşı davalı ... bankası tarafından istinafa gidildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin .../... E. ve .../... K. sayılı kararı "Dava sonucunda verilen karar, TBK'nın 596. maddesi uyarınca kefil olan dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin hukuki durumunu etkiler nitelikte olduğundan davada dava dışı kefile de husumet yöneltilmesi gereklidir. " gerekçesi ile istinaf başvurusu esastan kabul edildiğini, ilk derece mahkemesi ortadan kaldırılarak dosya mahkemesine iade edildiğini, dosyanın .../... E. sayısına kaydı yapıldığını, mahkemece davanın davalısı ... ... Şirketi'ne karşı birleştirme istemli dava açma konusunda taraflarına süre verildiğini, bu dava ile Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... E. sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... .... nezdinde ... ... . A.Ş ... , ... ... ve ... ... Şti'nin müteselsil kefaleti ile kredilen açıldığını ve kullandırıldığını, kredilerin teminatı olarak davacı tarafından ... TL ipotek tesis edildiğini, kredilerin ödenmemesi üzerine henüz kat ihtarnamesi gönderilmeden kefil ... ... ŞTi ve üçüncü şahıslar tarafından ödemeler yapıldığını, kredinin teminatında yer alan dava konusu ipotekten kaynaklanan müvekkili bankanın herhangi bir alacağı kalmamış olmakla birlikte kredi borçlusunun borcunu ödememesi üzerine ödeme yapan kefil ... . Şti'nin ödemede bulunduğu ölçüde müvekkili bankanın ipotekten kaynaklanan haklarına halef olduğunu, TBK'nın 596 ve 592. Maddesi ile Yargıtay İçtihatlarına göre müvekkilinin ipoteği fek etmesinin ödemeyi yapanlara karşı sorumluluğunu doğuracağından yasal olarak ipoteğin fekkinin mümkün bulunmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... E. ... /... K. sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yargılama gideri ve ücreti vekalet talebi olmaması halinde davayı kabul ettiklerini belirtmiştir. DAVA : Dava, ipoteğin fekki isteminden ibarettir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Mahkememizce verilen ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı karar, Antalya Bölge Adliyesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı ile kaldırılmıştır. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... E. ... /... K. sayılı dava dosyası işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde; malikin ... olduğu, ... lehine ... . Derecede ... TL bedelli ipotek bulunduğu görülmüştür. Dosya içerisine; davalı banka ile dava dışı ... arasında yapılan ... tarihli genel kredi sözleşmesi, tapu kayıtları, ipotek akit tablosu ve ... tarihli ödeme dekontu alınmıştır. Bankacı Bilirkişi ... ... 'ın ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı şirkete kullandırılan krediye ilişkin borcun ... tarihli dekontla ödenmek suretiyle sona erdiği, bu nedenle ipoteğe başvurulmasını gerektirir bankanın bir alacağının kalmadığı, dava dışı müteselsil kefil ... tarafından borcun ödendiği, borcun kredi ilişkisi henüz kat dahi edilmeden ödendiği, kefillerin ödeme borcunun doğmadığı, halefiyet hususunun da mahkemece değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Antalya Bölge Adliyesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararında; "... Dava sonucunda verilen karar, TBK'nın 596. maddesi uyarınca kefil olan dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin hukuki durumunu etkiler nitelikte olduğundan davada dava dışı kefile de husumet yöneltilmesi gereklidir. İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa kefile karşı dava açması için süre vererek, dava açılması halinde bu dava dosyasıyla birleştirilerek, taraf delilleri de toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, kefilin taraf olmadığı davada onun hukuki durumunu etkiler şekilde karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir..." denilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 883. maddesi şöyledir; "Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 596/I. maddesine göre kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu haklarını asıl borç muaccel olunca kullanabilir. İfa ile birlikte alacaklının hakları kendiliğinden kefile geçer ve kefil bu suretle kanun icabı asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip olur. Kefil aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara kefil halef olur (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Özel Hükümler 7. Baskı, Ankara 2019, s. 801). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 596. maddesi şöyledir; "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir. Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır. Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir. Kefilin rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, kefilin alacaklıya ifada bulunduğu anda işlemeye başlar. Kefil, dava hakkı vermeyen veya yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçluyu bağlamayan bir borç için ödemede bulunduğu takdirde, asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip değildir. Ancak, kefil zamanaşımına uğramış bir asıl borçtan sorumlu olmayı borçlunun vekili sıfatıyla üstlenmişse asıl borçlu, ona karşı vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu olur." 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 592. maddesi şöyledir; "Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya daha sonra asıl borçludan alacağın özel güvencesi olmak üzere elde ettiği rehin haklarını, güvenceyi ve rüçhan haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe, kefilin sorumluluğu da buna uygun düşen bir miktarda azalır. Kefilin fazladan ödediği miktarın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır. Çalışanlara kefalet hâlinde alacaklı, çalışanlar üzerinde yükümlü olduğu gözetimi ihmal eder veya kendisinden beklenebilen özeni göstermezse ve borç da bu sebeple doğmuş ya da bu özeni göstermesi hâlinde ulaşamayacağı ölçüde artmış olursa, bu borcu veya borcun artan kısmını kefilden isteyemez. Alacaklı, borcu ödeyen kefile haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim etmek ve gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür. Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefile teslim etmek veya bunların devri için gerekli işlemleri yapmak zorundadır. Alacaklının, diğer alacakları sebebiyle sahip olduğu rehin ve hapis hakları, kefilin haklarından sıraca önce geldikleri ölçüde saklıdır. Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 592 ve 596. maddeleri gereğince ipotek alacakılısı kefilin alacaklarını temin amacıyla gerekli önlemleri alma yükümlülüğü altına olup, kefilin açık muvafakatı olmadan ipoteği feketmesi olanaklı değildir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2014 tarih 2013/25649E. 2014/8916K. sayılı kararı). Kefil, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 596/1 maddesine göre, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde alacaklının haklarına halef olduğundan, alacakla ilgili bütün fer'i haklar, teminatlar ödeme ile birlikte kendiliğinden kefile geçerler. TBK'nın 596/2. maddesine göre "Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında varolan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur". Bu madde hükmü tamamen yeni olup; kefilin kanuni halefiyeti açısından sınırlamalar getirmiştir. Eski Borçlar Kanunun aksine, kefilin rehinler üzerindeki halefiyeti kefaletin bağıtlanması anındaki kefil olunan kişiler tarafından verilmiş tüm rehinleri kapsamakta; buna karşılık kefaletten sonra üçüncü kişiler tarafından verilen rehinler üzerinde kefilin halefiyeti olmadığı gibi, asıl borçlu tarafından genel olarak verilen ve kefil olunan alacağı da kapsayan rehinler de kefilin halefiyeti dışında kalmıştır (TBK md. 596/2) (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2015 tarih 2015/284E. 2015/6456K. sayılı kararı). Davanın açıldığı tarih itibari ile ipoteğin fek şartları oluşmamış fakat dava devam ederken şartlar oluşmuş ise davanın açılmasına davalılar sebebiyet vermediğinden, yargılama giderinden sorumlu tutulamazlar (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2019 tarih 2018/620E. 2019/58K. sayılı kararı). İpoteğin terkini isteminde dava değeri ipotek tutarı kadar olup harç ve vekalet ücretinin de ipotek tutarı üzerinden hesaplanması gerekmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/06/2014 tarih 2014/4716E. 2014/11710K. sayılı kararı). Davamıza gelince; Mahkememizce verilen ... tarih ... /... E. ... / ... sayılı karar, Antalya Bölge Adliyesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. ... /... K. sayılı kararı ile kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda ve ışığında yeniden yargılama yapılmıştır. Davacı, kefil ... ... Ltd. Şti. aleyhine Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .... /... E. ... /... K. Sayılı dava dosyasında ipoteğin kaldırılması istemi ile dava açmış, açılan dava işbu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Davacı, dava dışı ... ... A.Ş.'nin davalı bankaya olan borçlarına teminat teşkil etmek üzere ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm üzerine davalı banka lehine ... tarihinde ipotek vermiştir. Davalı ... Şti. de ... tarihinde dava dışı ... .... . A.Ş.'nin davalı bankaya olan borçlarına kefil olmuştur. Başka bir ifade ile davalı banka lehine hem ipotek tesis edilmiş hem de kefalet sözleşmesi yapılmıştır. Kefalet sözleşmesi ipotekten bir gün sonra yapılmıştır. Kefil, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 596/1. maddesine göre, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde alacaklının haklarına halef olduğundan, alacakla ilgili bütün fer'i haklar, teminatlar ödeme ile birlikte kendiliğinden kefile geçer. Kefilin rehinler üzerindeki halefiyeti kefaletin bağıtlanması anındaki kefil olunan kişiler tarafından verilmiş tüm rehinleri kapsamaktadır. Dava dışı ... ... Tic. A.Ş.'nin davalı bankaya olan borçlarını kefil ... Ltd. Şti. ... tarihinde davalı bankaya ödemiştir. Bilirkişi raporuna göre de dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin davalı bankaya olan borcu kalmamıştır. Davacı tarafından verilen ipotek kefaletten önce olduğu için halefiyet gereğince kefile geçmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 592. ve 596. maddeleri gereğince ipotek alacakılısı kefilin alacaklarını temin amacıyla gerekli önlemleri alma yükümlülüğü altında olup, kefilin açık muvafakatı olmadan ipoteği feketmesi olanaklı değildir. Esasen davalı banka ... tarihli ihtarnameye cevap yazısında bu hususa işaret etmiştir. Davacının ... Ltd. Şti.'ni ve hatta yapısı hakkında bilgi sahibi olduğu da .... tarihli cevaba cevap dilekçesinden anlaşılmaktadır. Dava açılmadan önce kefilden alınan muvafakat/onay vb de yoktur. Bu bakımdan davalı bankadan ipoteğin fekkini istemek mümkün değil ise de birleşen dosyada kefil ipoteğin kaldırılmasına muvafakat ettiğinden/ davayı kabul ettiğinden davanın kabulüne ve ipoteğin kaldırılmasına ve davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermemeleri nedeni ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Mahkememizin ... /... E. ve birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... E. ... /... E. sayılı dava dosyalarında davacının davalarının ayrı ayrı KABULÜNE, 2. ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz üzerine ... tarih ve ... yevmiye sayılı işlemle davalı ... Bankası lehine tesis edilen ... TL bedelli ipoteğin FEKKİNE, 3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 28. Maddesi gereğince kısa kararın ... Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 4. Mahkememizin ... /... E. sayılı dava dosyası yönünden; a. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, c. Davalı ... Bankası tarafından yapılan ... TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalı ... Bankasına verilmesine, d. Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,
5. Birleşen Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... E. ... /... E. sayılı dava dosyası yönünden; a. 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesi gereğince davalı ilk duruşmadan önce davayı kabul ettiğinden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, c. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d. Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 6. Karar kesinleştiğinde karar gereğince işlem yapılmak üzere kararın bir suretinin ... Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/10/2020
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır