İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/561 E. 2020/678 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/561
- Karar No
- 2020/678
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/561
KARAR NO : 2020/678
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/12/2019
KARAR TARİHİ: 17/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; 26/05/2019 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... sk. üzerinde geri geri manevra yaptığı No:... önünde aracının arka kısımları ile; ... sokak üzerinde yolda ... Caddesi istikametine yürümekte olan yaya ...'a çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, ikame ettikleri davanın belirsiz alacak davası olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, davanın safahatında rapor alındığında davacı müvekkilinin maluliyet oranının açığa kavuşacağını, söz konusu kazanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmasının yürütüldüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün KTK 67/1-B maddesini ihlal ettiğinden, yaya ...'ın ise KTK 68/1-C maddesini ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, kusur durumunun yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazminini talep ettiklerini, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne 08/08/2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunduklarını, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta birtakım eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu ve bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verildiğini, ancak kaza tarihi dikkate alındığında kesin ve tam rapor alınabilmesi için, tedavi sürecinin bitmesi ve en azından kaza tarihi üzerinden 1 yıl geçmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre söz konusu sağlık kurulu raporunun adli tıp uzmanı tarafından Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ya da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekleri esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini, 27/09/2019 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, 30/10/2019 tarihinde gerçekleştirilen toplantı neticesinde ... Sigorta A.Ş. ile görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı 04.04.2019-04.04.2020 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (TRF) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 360.000-TL olduğunu, davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğunu, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının, var ise kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının trafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olup sgk tarafından ödenmesi gerektiğini, bu nedenle geçici işgöremezlik zararı talebinin reddedilmesi gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, poliçe tanzim tarihi 01.06.2015 tarihinden sonra olan poliçe kapsamındaki kazalarda malul kalan kişilerin dayanak olarak sunmuş oldukları raporların, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki Yönetmelik”e göre düzenlenmesi gerektiğini, sürekli maluliyet tazminat miktarının aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından trafik sigortası genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni genel şartlar uyarınca sürekli sakatlık tazminatı hesaplamalarının Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil, genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirleneceğini, davacının, müvekkili şirket nezdinde usulüne uygun müracaatının olmadığını, temerrüde düşürülme olgusunun gerçekleşmediğini, bu nedenle, davacının başvuru tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yasal mesnetten yoksun olduğunu, kaza tarihi itibariyle de müvekkili şirketin temerrüdünün zaten mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkili şirketin faiz ve yargılama gideri ile dava vekalet ücretinden de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Feragat dilekçesi : Davacı vekili 15/12/2020 havale tarihli dilekçesinde; davalı ... Sigorta A.Ş'ye karşı açtıkları davadan feragat ettiklerini, davalıdan hiçbir masraf yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, feragat üzerine dosyanın karara çıkarılmasına kararın keşinleşmesi beklenmeksizin dosyada bulunan avansın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."
309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."
310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."
Davacı vekili 15/12/2020 havale tarihli dilekçesi ile vekaletnamesindeki feragat özel yetkisine dayanarak açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde; davacı tarafın davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü yer aldığından ve adı geçen Kanun’ un Yargı Harçları Tarifesi gereğince nispi karar ve ilam harcının miktarı maktu karar ve ilam harcının tutarından az olamayacağından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 25.01.1984 tarih ve 1981/4-57 Esas ve 1984/29 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, nispi harca tabi davalarda dahi alınması gereken asgari maktu harcın üçte biri veya üçte ikisi alınması gerektiğinden; feragat ön inceleme duruşmasından sonra vaki olduğundan karar tarihindeki maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 36,27 TL olduğundan;
Peşin alınan 44,40 TL harçtan, alınması gereken 36,27 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazladan alınan 8,13 Tl harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4- Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK.nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
İlişkin taraflar vekillerinin yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/12/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı