İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/496 E. 2021/348 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/496
- Karar No
- 2021/348
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/496 KARAR NO : 2021/348
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/10/2019 KARAR TARİHİ : 02/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının yönetimindeki şirket olan ... arasında ... tarihli kompozit kaplama işi sözleşmesi imzalandığını, davalı ile müvekkilinin ... TL bedel ie 10 iş günü sonunda işin biteceği konusunda anlaşmaya vardıklarını, yapılan işin 2 yıl garanti kapsamına alındığını, sözleşmede kararlaştırılan kaplama işinin 10 iş gününü aşarak teslim süresinde yerine getirilmediğini, teslim süresinden sona işin yapıldığını ancak bu sefer de işin ayıplı olduğunu, müvekkili tarafından mahkeme aracılığı ile tespit yaptırıldığını, orada aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak icra takibi yapıldığını ancak takibe itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; davaya dayanak Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyası ile Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... değişik iş esas sayılı dosyası iş bu dosyamız arasına alınmıştır. 8.Davalı ... tarihli duruşmaya katılmış ve özetle; davacı ile anlaşmaya çalıştığını ancak fahiş fiyat istendiği için anlaşamadığını beyan etmiştir. 9.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ifa iddiasına dayalı, zarar tazminine ilişkindir. 10.Eser sözleşmesinde ayıp, taraflar arasındaki sözleşmede üzerinde anlaşmaya varılmış veya taraflarca beklenen niteliklerin o eserde bulunmaması, başka bir ifadeyle, eserde bulunmaması gereken bozuklukların olması ya da olması gereken bazı vasıfların eserde bulunmaması olarak tanımlanmaktadır. Eser sözleşmelerinde eksik iş ise, eserin sözleşme ile fen ve teknik kurallarına göre ve ayrıca varsa proje ve şartnameye göre yapılması gerektiği halde kısmen ya da tamamen yapılmayan ancak mevcut haliyle iş sahibinin teslim aldığı eserdeki eksiklikler olarak ifade edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD., 2018/926 esas, 2019/839 karar) 11.Mahkememizce mahallinde keşif icra edilmiştir. 12. ... tarihli bilirkişi raporuna göre; ayıplı işlerin bedelinin ... TL olduğu belirtilmiştir. Bu belirleme, değişik iş dosyası ile yapılan belirleme ile benzer yöndedir. 13.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 14.Davacı vekili, duruşmada davasını ıslah edeceklerini belirtmiştir ve mahkememizce de yasal süre kendisine verilmiş ancak davacı ıslah talebinde bulunmamıştır. 15.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 16.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 17.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına karar vermek gerekmiştir. 18.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 19.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 20.Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla; inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. 21.Ayrıca belirtmek gerekir ki; davacı taraf iş bu davadan önce delil tespiti yaptırmıştır. 22.6100 Sayılı HMK'nın 323/ç madde ve fıkrası gereğince geçici hukuki koruma tedbirleri nedeniyle yapılan giderler ile delil tespiti masrafları, yargılama giderleri kapsamındadır. Bu durumda delil tespit davası nedeniyle yapılan giderler yargılama giderlerinden olup, yargılama gideri türünden değerlendirilerek (yargılama giderine eklenerek, davanın kabul-red oranına göre) bu konuda karar verilmesi gerekirdi. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 06/11/2014 gün, 2014/15868 E., 2014/15196 K.; 20/12/2018 gün, 2018/292- 12596 E.K; 20/11/2014 gün2014/19847-16462 E.K.) 23.Bu kabuller ışığında delil tespiti giderleri de yargılama giderleri olarak hükmedilmiştir. 24.Son olarak belirtmek gerekir ki; davacının unvan değişikliğine gittiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Karar başlığında yeni unvan kullanılmıştır. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça iş bu dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi-keşif ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça delil tespiti dosyası olan Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... değişik iş esasında yaptığı ... TL başvurma harcı, ...TL karar harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL keşif harcı, ... TL araç ücreti olmak üzere toplamda yapılan ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı..02/06/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır