İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/472 E. 2020/509 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/472
Karar No
2020/509
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/472 Esas KARAR NO : 2020/509

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2019 KARAR TARİHİ : 20/10/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil ...'da ... gübre alım satımı yapan güvenilir bir şirket olduğunu, davalı şirketin ise ...'da ... gübre üretim işi yaptığını, müvekkil ile davalı şirket arasında evvelce de gübre alım satımı yapıldığını, davalı şirket müvekkil ile yaptığı son alım satımda müvekkil ile anlaştıkları ürün bedelini eksik ödendiğini, Müvekkil ile davalı ... adlı ürünün alım satımı konusunda anlaştıklarını, Anlaşmaya göre 25 kg ... ... ürünü ... TL karşılığında davalıya satılacağını. Müvekkil 25 kg ürünü davalı tarafa teslim ettiğini, ancak davalı ürün bedelinin ... TL'sini ödemediğini, davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalının yetkiye ve borca itirazında bulunduğunu, bunun üzerine müvekkilinin takip dosyasının, borçlunun yetki itirazında bildirdiği Antalya İcra Müdürlüklerinde devamını istediğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, Davalı ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmiş ve Antalya ... İcra dairesince takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itirazı haksız olduğunu, borçlu itirazında kötü niyetlidir. İcra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini borçlunun itirazının iptali (asıl alacak, faiz ve fer'ilerine masraflarına itirazının iptaline ) takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının Mahkememizce celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... ve ... tarihli ... seri numaralı ve ... TL bedelli faturadan bakiye alacak olduğu, ödeme emrine davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında gübre alım satımından dolayı ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirket ile aralarında yapılan satım sözleşmesi doğrultusunda, davalının son alım satımda anlaştıkları ürün bedelini eksik ödediğini iddia ve dava etmiştir. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Mahkememiz davalı defterlerinin incelenmesi amacıyla dosyası Mali Müşavir bilirkişisine tevdii edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi kök raporunda özetle; davalı tarafından Haziran 2018 tarihinde bildirim yapılan 3 adet fatura içerisinde takip konusu faturanın bulunduğunun tespit edilmesi halinde ve davalıca bir ödeme belgesi sunulmadığı taktirde davacının alacağını talep edebileceği sonucuna varılırsa davacı tarafın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 1. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz isteyebileceği sonuç ve kanaatine varmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; dava konusu olan ... tarihli ... numaralı ...-TL ... faturanın ticari defterlerde usulüne uygun kayıtlı olduğu, takip tarihi olan ... tarihi itibari ile davalı ... Den ...-TL alacaklı olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, bu faturanın davalıca BA bildirimi olarak bildirildiği ve davalı yanca ... tarihli ... nolu ...-TL lik faturanın bakiyesinin ödendiğine dair bir ödeme belgesi ve ticari defterleri de ibraz edilmediğinden davacı yanın takip talebinde talep ettiği ...-TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Davacının defterlerinin incelenmesi için Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; davacının 2018 yılı açılış kaydında davalı firmadan ...-TL alacaklı olarak kayıtlı olmasından 2018/ yılı önce ticari ilişkinin başladığını, dava konusu olan ... tarihli ... nolu ...-TL lik faturanın ticari defterlerde usulüne uygun kayıtlı olduğunu, takip tarihi olan ... tarihi itibari ile davalı ... den ...-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, yapılan incelemede davacı ile davalı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu görülmüştür. Buna göre davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında gübre alım-satımından kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu, taraf defterlerinin delil vasfı taşıdığı, davaya konu faturanın her iki tarafın da ticari defterlerine kayıt edildiği, davalı tarafça davaya konu faturanın BA bildirimli olarak ilgili vergi dairesine bildirildiği sabittir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve Ba formları ile gübre satışından kaynaklı edimlerini ifa ettiği hususunu ispat ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan ve bilirkişi raporuyla sabit olan ... TL borcunu ödediğini yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin taleple bağlı kalınarak asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; -Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ...-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak üzerinden hesaplanan ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2- Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... başvurma harcı, ... TL vekalet harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının ilgili merciye iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2020

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/472, K. 2020/509, T. 20.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-472-e-2020-509-k-877cb430174e