İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/449 E. 2026/288 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/449
Karar No
2026/288
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/449 Esas KARAR NO : 2026/288

Birleşen Davada

ASIL ve BİRLEŞEN DAVA : Tazminat ASIL DAVA DEĞERİ : ... ATM'nin 2002/... sayılı esasında kayıtlı iken verilen 26/02/2009 tarihli karar asıl dava yönünden kesinleştiğinden miktar yazılmamıştır. ASIL DAVA TARİHİ : 18/10/2002 . . BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 20/03/2003 KARAR TARİHİ : 09/04/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/... sayılı esasında kayıtlı ve iş bu dava dosyası ile birleştirilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... Esas sayılı dava dosyasına yapılan yargılama sonunda verilen 26/02/2009 tarihli karara karşı yapılan temyiz itirazı üzerine Yargıtay 11 HD'nin 07/06/2011 tarihli 2009/7607 E - 2011/6873 K. Sayılı ilamı ile bozularak ( asıl davanın onanmasına, birleşen davanın bozulmasına dair) mahkememize iade edilmiş, vaki karar düzeltme isteği aynı dairenin 18/11/2011 tarihli, 2011/13119 E, 2011/15475 K. Sayılı ilamı ile reddedilmekle ve İstanbul Ticaret Mahkemelerinin 2011 yılında yasa değişikliğinden kaynaklı olarak bölünmesi sonucu kapatılan İstanbul ... sayılı esasına kaydedilen ve 2014 yılında yeniden ticaret mahkemelerinin birleşmesi sonucu mahkememizin ... sayılı esasına kaydedilen ve iş bu dava dosyası üzerinden verilen 15/10/2015 tarihli karara karşı yapılan vaki temyiz itirazı üzerine ise, Yargıtay 11 HD'nin 19/06/20174 tarihli 2016/491 Esas, 2017/3853 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği, vaki onama ilamına karşı yapılan karar düzeltme isteği üzerine ise, aynı dairenin 22/05/2019 tarihli, 2017/... Esas, 2019/... Karar sayılı ilamı ile dairece verilen onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verildiği ve son olarak bu hali ile mahkememizin 2019/449 sayılı esasına kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Mahkememize birleşme ve intikal sonucu gelen; Birleşen ... ATM'nin ... Esas sayılı iken, ... ATM'nin 2002/... (2003/...) Esas sayılı dosyası ile birleşen ve devirle iş bu davada mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına gelen ancak bozmadan sonra ... Esasını alan davacı ...Ş.'nin davalı ... Sistemleri Oto. Gıda Turz. San. Ve Tic. A.Ş.'ne ( Eski Ünvan : ... ... ... A.Ş.) haksız eylemine dayalı olarak açtığı; yoksun kalınan kara ilişkin tazminata ilişkin halen yargılaması devam eden işbu dava yönünden; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 13.09.2001 tarihinde yasalarla belirlenen hizmet kapsamında (SPR-...) üç adet ... portunda, 100 adet DID (212 ...-...) numaralı hatlara ve 07.02.2002 tarihinde ise (SPR-687) iki adet ... portunda, 100 adet DID (212 ...-...-9) numaralı hatlara ilişkin abonman sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının 406 sayılı yasanın ...- alt yapı işletmesi ve ses iletiminde müvekkiline tanıdığı tekel hakkını ihlal-ederek kendisine tahsis edilen hatları internet üzerinden ses iletmek suretiyle kullanarak 3. kişilere düşük ücretle telefon görüşmesi_ yaptırdığının teknik heyet raporuyla ve yapılan tespit sonucu belirlendiğini ve akabinde davalının abonman sözleşmesi ile kendisine tahsis edilen hatları yasa ve sözleşmeye aykırı olarak kullanmış olması nedeniyle sözleşmenin taraflarınca fesh edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla oluşan 1.857.258,81 TL müvekkili zararının davi tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için öngördüğü %64 ve değişef oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı firmanın 406 sayılı yasada kaynaklanan tekel hakkının ihlal edildiğinden bahisle ... ... Sis. Tic. A.Ş isimli şirketin bazı telefon görüşmelerinin şirketlerinin hatlarına yönlendirildiği iddiası ile şirketlerine tahsis edilen hatları görüşmeye kapattığını, ancak anili şirketle ilgili şikayetin takipsizlikle sonuçlandığını, davacının dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan tetkikin ve sunulan raporun gerçeği yansıtmadığını, raporun elektrik mühendisince sunulduğunu ve rapora itiraz edildiğini, ... ... Sis. Tic. Aş.’nin davacı şirkete karşı açmış olduğu hukuka aykırı uygulamaya son verilmesine, muarazanm men’i ve hakların yeniden görüşmeye açılması istemli davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/... esas sayılı dosyasında halen derdest bulunduğunu, davacı yanın belirttiği internet üzerinden ses iletimi yapmak için gerekli olan teknik alt yapı ve cihazların hiçbirinin firmalarında bulunmadığını, müvekkilleri aleyhine herhangi bir delil ve tespitin yapılmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla reddini savunmuştur. Davacı vekilince .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/... Esas sayılı dosyasında davalı ... ... Sistemleri ve Ticaret A.Ş. aleyhine açılan aynı mahiyetteki dava dosyasında mahkemesince yapılan yargılama neticesinde aralarındaki hukuki ve fiili bağlantıya istinaden dosyamızla birleştirme kararı verilerek dosya mahkememize aktarılmıştır. Mahkememizle birleştirilen ... ATM’nin 2003/... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili şirket temsilcisi aleyhine yaptığı şikayet başvurusunun takipsizlikle sonuçlandığını ve müvekkili şirketin internet ortamından ses aktarımı yapmadığının maddi olgu olarak yargı kararı ile kesinleştiğini, davacının dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı tespit dosyasının gerçeği yansıtmadığını, itiraz edildiğini, ve itirazın kabul gördüğünü, muarazanm önlenmesine yönelik davalı şirket hakkında açtıkları ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002 .. E. sayılı dosyasının halen derdest bulunduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Davanın ilk olarak ... ATM'nin 2002/... Esas sayılı dosyası ile açıldığı, ... ATM'nin 2003/... Esas sayılı dosyasının anılı dosya ile birleştirildiği, ... ATM'nin 26/02/2009 tarihli, 2002/... Esas, 2009/... sayılı kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden red kararı verildiği, davacı vekilinin kararı temyiz ettiği anlaşıldı. Dosyanın Yargıtay incelemesine gönderildiği, Yargıtay 11 HD'nin 07/06/2011 tarihli, 2009/7607 Esas, 2011/6873 sayılı ilamı ile asıl davada verilen red kararının onanmasına, birleşen davada verilen red kararının bozulmasına yönünde karar verdiği, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunduğu, ancak Yargıtay 11 HD'nin 18/11/2011 tarihli, 2011/13119 Esas, 2011/15478 sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği anlaşıldı. Bozma sonrası dosyanın ... ATM'nin ... ATM'ye devrolması sonucu 2012/1 Esasını almış ve ... ATM'nin kapanarak dosyaların İstanbul ...ATM'ye devrolması sonucu da ... Esasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur. Mahkememizin 15/10/2015 tarih, ... Esas, 2015/... sayılı kararı ile; "Asıl dava kesinleşmiş olmakla yeniden karar tesisine yer olmadığına, Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... E. Sayılı davasının kanıtlanamadığından bahisle reddine" dair karar verildiği, davacı ... ... vekilinin temyiz talebi üzerine dosyanın Yargıtay 11 HD'ne gönderildiği, Yargıtay 11 HD'nin 19/06/2017 tarihli, 2016/491 Esas, 2017/3853 karar sayılı ilamı ile " davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" dair karar verildiği anlaşıldı. Davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunduğu, dosyanın Yargıtay 11 HD'ne gönderildiği, Yargıtay 11 HD'nin 2017/4394 Esas, 2019/4065 Karar sayılı ilamı ile, " davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.06.2017 tarih, 2016/491 Esas 2017/3853 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA," dair karar verildiği, Böylece ... ATM'nin 2002/... Esas sayılı dosyası yönünden verilen kararın 26/02/2009 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası iken ... ATM'nin 2002/... Esas sayılı dosyası ile birleşen daha sonra mahkemelerin birleşmesi sonucu birleşme ve devire dayalı olarak ... Esas sayılı dosyası haline gelen davada kararın yukarıda belirtildiği gibi karar düzeltme yolu ile yapılan bozma sonrasında dosyanın mahkememizin, ... Esasına kaydının yapıldığı, bu dosyada davacı ... ... AŞ'nin davalı ... .. ... AŞ (Eski Unvanı ... ... Sistemleri AŞ) haksız fiil eylemine dayalı olarak yoksun kalınan karın tespit ve tazminine ilişkin talep yönünden yargılamaya bu esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizde yargılaması devam eden işbu ... ATM ... sayılı dosyası iken mahkememizin birleşme ve intikaller ve bozma sonrasında işbu 2019/... Esas sayılı dosyası haline gelen davada; davacı ... ... AŞ, 406 sayılı yasanın 19.maddesinden kaynaklanan denetim ve her türlü ... hizmetleri yürütmeye yetkili kılınmış, ... alt yapısı işletmesi ve ses iletiminde tekel hakkına haiz şirket olarak davalı ... ... .. AŞ (Eski Unvan: ... ... ..AŞ) ile davacı kuruma ait hatların kullanılması için yapılan abonman sözleşmesi uyarınca faaliyet gösterilen adreste bir data devresi (pd 1919) tesis edilerek hatların kullanımı sırasında davalının 406 sayılı yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapılan incelemede milletler arası başka firma (abone) ...Ltd Şti adına tahsis edilen ... numaralı PRI hattına yönlendirilerek kullanım yapıldığının tespit edildiği, işbu hususun .... AHM'nin ... D.iş Sayılı dosyasında da yapılan tespit ile belirlendiği, bu nedenle davalıya tahsis edilen ... (... ve ...) hatları iptal edilerek abonman sözleşmesinin feshine karar verildiği, ...CBS'nin 2022/...-... hazırlık sayılı dosyada faaliyet gösteren adresteki teçhizatların zaptedildiği, polis tarafından 07/05/2002 tarihli tutanaklarda ses çözücü ve data transferi cihazları ile birlikte entegre çalışan sistemin bulunduğu, bu nedenle davalı şirket sahibi ... .. Ltd. Şti sahibi ... ... ve temsile yetkili ... ... 07/05/2002 tarihinde gönderdiği e mail ile yasa ve sözleşmeye aykırı eylemlerin icra edildiğinin kabul edildiği belirtilerek, 406 sayılı yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ... hatları üzerinden İnternet ortamında ses iletmek suretiyle üçüncü kişilerle düşük ücretle telefon görüşmesi yapılması neticesinde ... AŞ'nin zarara uğramış olup, ilgililerin PRI Portlarına ait kontör değeri esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda 856.069 SDR karşılığı 1.857.258.816.880 TL (eski TL) zarar oluştuğunun tespit edildiğini belirterek, işbu zararın davalıdan 18/10/2002 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi olan %64 ve değişken oranda avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkin dava olduğu ve devam eden yargılamanın bu dosya yönünden olduğu mahkememizce belirlenmiştir. Mahkememizce davacı vekiline Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42.maddesine uygun olarak gerekli takdirin kullanılmasına olanak sağlayacak şekilde zararını izah etmesi ve konuya ilişkin gerektiğinde zararın ispatına yönelik eksik ise delillerini sunması maksadıyla 2 haftalık süre verilmiş ve sunulmasını müteakip önceki heyetten bozma ilamı doğrultusunda 6. ek rapor hazırlanması istenilerek konuya ilişkin Bilirkişiler anılı 6. Ek raporlarında özetle; "Davacı vekiline Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42.maddesine uygun olarak gerekli takdirin kullanılmasına olanak sağlayacak şekilde zararını izah etmesi ve konuya ilişkin gerektiğinde zararın ispatına yönelik eksik ise delillerini sunmasını, sunulduğunda önceki heyetten bozma ilamı doğrultusunda dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir. Ara kararda da belirtilen ve Bilirkişi Hleyetimizin önceki 5 raporunda talep edilen bilgi ve belgelerin dava dosyasında görülmediği, Yargıtay ilamında özellikle işaret edilen “..hesaplanması olanaklı olmayan zararlar için..” şeklinde belirtilen taktire yönelik yöntemin uygulanması için. konunun teknik özellik olarak yalnızca yaklaşıklıkla değerlendirilebilecek bir konu olması gerektiği, Dava konusu olayın ilgi ilerle, hesaplama yapmaya elverişli olduğu, ancak davacıdan çok defa talep edilen gerekli bilgilerin. davacı tarafından sunulmamakta olduğunun görüldüğü, bu nedenle, oluşan hesaplamaya elverişsizliğin, teknik değil davacının taktirinden kaynaklanan bir durum oluşturduğu, davacıdan talep ediler ve davacının sunmadığı bilgilerin eksikliği nedeni ile yaklaşık hesaplama ya da taktir kullanımının bu teknik olayda afaki bir yaklaşım olacağı, Davacı vekilinin hesaplamaya yeterli olduğunu belirttiği önceden sunulmuş süre ve birimlerin şeffaf izlenebilir ve değerlendirilebilir olmadığının önceki raporlarda da belirtildiği, Olayın geçtiği zamanlara ait izlenebilir, hesap yapmaya uygun herhangi teknik ticari belgenin (yurtdışı ülke konuşma maliyetleri vb. ticari maliyet bilgisi) bulunmadığı, Ayrıca bu dönemlere ilişkin zarar bedelinin kamu hizmeti veren davacı şirketin tiçari hesap değerlerine de yansıması yaşamın olağan akışına uygun olarak beklenmekte olmasına rağmen Bu konuda da izlenebilir herhangi bilginin dava dosyasında görülmediği tespit edilmiştir" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce işbu birleşen dava yönünden devam eden davada, dava konusu Yargıtay karar ilamına göre hesaplama yapılması, mümkün olmaması halinde davanın açıldığı tarihi itibariyle yönetmelikte bulunan 818 TBK'nın 42 maddesi gereğince "zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, bozma ilamında tespit edilmiş olmakla, Mahkemenin takdir yetkisinin tazminat miktarı yönünden münasip şekilde kullanabilmesi bakımından iddia ve delilere göre zararın hesaplanması mümkün değil ise de , en az ve en çok ne miktar zararın oluştuğuna yönelik mahkemenin takdir yetkisinin kullanılmasında objektif kriter olarak dikkate alabilecek zarar miktarını davacı iddiası ve davalı yanın beyanlarına göre en az veya en çok ne miktar talep edebileceği belirlenmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilerek bilirkişiler Elektrik-Elektronik bilirkişi ...L, İletişim ve haberleşme alanında ... uzmanı ... ve hukukçu ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "TEKNİK BİLİRKİŞİLERİN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELERİ: Yüce mahkemenizce tarafıma tevdi edilen dosya hakkındaki kanaatim aşağıdaki gibidir. Davacı vekilinin 11.05.2023 tarihli celsenin 1 Nolu ara kararı gereği beyanları incelendiğinde “Davalının şirketimizin tekel hakkının bulunduğu tarihlerde, Şirketimiz bilgisi dışında uluslararası trafik taşıdığı Mahkemece tespit edilmiştir. Mezkur trafiğin her türlü detayına ilişkin bilgiler, söz konusu trafik kaçak olarak yapıldığı ve Santrallerimiz üzerinden taşınmadığından, Şirketimiz kayıtlarında bulunmamaktadır.” ifadesi kullanılmıştır. Bu ifadeden de anlaşılabileceği üzere Davacı vekili tazminat konusu görüşmelere dair ellerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını belirtmektedir. Bu bağlamda objektif bir tazminat tespitinin yapılması ancak ve ancak varsayımlara dayalı olarak gerçekleştirilebilecektir. Zira ...'nin Türk ... A.Ş'den aldığı ses transfer hizmetinin ne kadarlık bir kısmını VolP (IP üzerinden ses transferi) teknolojisi yoluyla yurtdışına taşıdığının tespiti, taşıma işlemi Davacı santralleri üzerinden gerçekleşmediği ve taşıma işlemine dair herhangi bir kayıt olmadığı için mümkün değildir. İlgili şirketin ticari faaliyetlerinin doğası gereği bu ses transferlerinin çok büyük bir bölümünün yurtdışına bağlantılı olduğuna dair bir kanaat oluşmuş olsa da, bu durumun somut olarak tespiti mümkün değildir. Yine Davacı vekilinin 11.05.2023 tarihli celsenin 1 Nolu ara kararı gereği beyanları incelendiğinde “Yukarıda da açıklandığı gibi zarar hesabının, trafiklerin yurtdışından Türkiye'ye geldiği esas alınarak yapılmalıdır.” ifadesi kullanılmıştır. Elde bu ifadeyi doğrulayacak fiziki bir delil bulunmamaktadır. Görüşmelerin yurtiçinden yurtdışına ya da yurtdışından yurtiçine olarak gerçekleştiği her durumda, yurtdışı ... şirketlerine herhangi bir ücret ödenmemiş ya da yurtdışı ... şirketlerinden herhangi bir tahsilat yapılmamıştır zira görüşme sürelerine dair herhangi bir resmi kayıt bulunmamaktadır. Sonuç olarak: Bu bilgiler ışığında, tazminat hesaplamalarının yalnızca kontör başına yurtdışı görüşme işletme karını içerecek şekilde yenilenmesi gerekmektedir. Tespit edilen görüşme yükünün önemli bir bölümünün yurtdışı yönlü olduğu tahmin edilmekle birlikte, tam miktarın tespiti teknik olarak mümkün değildir. Dolayısıyla, çoklukla yurtdışına yapıldığı tahmin edilen görüşme yükünün yüzde kaçlık bölümünün yurtdışına doğru gerçekleştiğinin belirlenmesi hususunda takdir yüce Mahkemenindir. SÖZLEŞME, BORÇLAR, SORUMLULUK vb. UZMANI BİLİRKİŞİNİN DEĞERLENDİRMELERİ: Yargıtayın 22.05.2019 tarihli Bozma Kararında, özetle aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: Birleşen dava, taraflar arasında imzalan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı tekel hakkının ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için, ihlal bulunduğu dönemin, bu dönemde yaptığı ihlal sayısının niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletişimi yapabileceği hususlarının nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde ... A.Ş tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümleri esas alınarak hesaplamanın yapılması, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler veya elde ettiği faydalar varsa bunların da tazminattan indirilmesi suretiyle davacının yasa ve sözleşmeye aykırı ihlali nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde hüküm altına alınması gerekir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Yasa'nın 42.maddesi “zararın hakiki miktarını İspat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutad cereyanını ve mutazarrır olan tarafından yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder.” hükmünü haiz olup, zararın miktarının ispat edilemediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder. Bu itibarla mahkemece, davalının davacıya ses iletim hakkını ihlal ettiği belirlendiğine göre, yukarıda açıklandığı şekilde zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42.maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/491 FE. 2017/3853 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. Ancak raporumuzun Teknik Kısmındaki tespit ve değerlendirmelerden çıkardığımız sonuca göre; davacı zarara uğradığını ispat edemediği için, davacının uğradığını iddia ettiği zararın tutarının eski BK.md.42 hükmü çerçevesinde tahmini olarak dahi hesaplanması ve tespiti mümkün değildir "şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce itirazlar doğrultusunda ve özellikle davacı iddiasında bahsi geçen ve sunulacak beyan dilekçesindeki hesaplama yöntemi de tartışılarak bu görüşmeler için tahakkuk ettirilen yurtiçi görüşme miktarının yurtdışı görüşme yapıldığı kabul edilmesi halinde davacının tahakkuk ettireceği görüşme bedelinin tespit edilerek, aradaki farkın ne olduğunun belirlenerek raporda gösterilmesi bakımından ve tespit edilecek miktar üzerinden yargılaması devam eden işbu dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2003/...-1788 sayılı dosyasındaki asıl ve 16.02.2003 tarihli ıslahla yapılan talebin dosyadaki deliller ile birlikte mahkememizce 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42 maddesi gereğince takdir edilmesi hususunun mahkememiz takdirinde olduğu, bu nedenle bilirkişilerce hesaplama yapılması ve ayrıca davacı şirketin bahsedilen dönemdeki ticari defter kayıtları incelenerek davalının gelir durumundaki değişme de esas alınarak bilirkişilerin tazminatın belirlenebilmesi üst veya alt limitinin tespiti veya mahkeme tazminatı miktarı tespitinin de değerlendirilmesi için incelemenin davalı ticari defter ve kayıtlarında da inceleme yapılmak sureti ile rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve önceki heyete mali müşavir bilirkişi ... ve sektör ... ücretlendirme uzmanı bilirkişi ...'nun dahili ile bilirkişilerden rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 05.11.2025 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle; "Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere dosyada yeralan bilgi, belge ve beyanların, yapılan incelemeler ve değerlendirmeleri neticesinde; Dosyada sunulan itiraz ve beyanlarla birlikte değerlendirmemize konu yeni bir bilgi ve belgenin dosyada olmadığı tespiti ile Bilirkişi Hevetimizin Kök ve Ek raporlarında önceki değerlendirme sonucunda değişiklik olabilecek her hangi bir durumun olmadığı, görüş ve kanısında olduğumuzu takdirin Yüce Mahkemenize ait olduğu tespit ve değerlendirmelerinde bulunulmuştur. Sayın Mahkemenin “İtirazlar doğrultusunda ve özellikle davacı iddiasında bahsi geçen ve sunulacak beyan dilekçesindeki hesaplama yöntemi de tartışılarak bu görüşmeler için tahakkuk ettirilen yurtiçi görüşme miktarının yurtdışı görüşme yapıldığı kabul edilmesi halinde davacının tahakkuk ettireceği görüşme bedelinin tespit edilerek , aradaki farkın ne olduğunun belirlenerek raporda gösterilmesi” hükmü doğrultusunda alternatifli hesaplama ile; Konu görüşmelerin tamamının KATEGORİ -4 ülkeler ile yapıldığı kabul edildiğinde; Birim Fiyat 0.45 SDR ile Hesap Edilen Ücretlendirmenin 487,017.90 SDR olacağı, Tahakkuk Farkınınz 856,069.24 - 487,017.90 * 369,051.34 SDR olarak hesap edildiği, TL karşılığının dava tarihinde 757.549,10 TL hesaplandığı, Konu görüşmelerin dört kategoride tanımlanan ülkeler ile eşit oranda yapıldığı kabul edildiğinde; Ülke Kategorilerinin Ortalaması için Hesap Edilen Birim Fiyat-0.26 SDR ile Hesap Edilen Ücretlendirmenin 281,388.12 SDR olacağı, Tahakkuk Farkınınz 856,069.24 - 281,388.12 - 574,681.12 SDR olarak hesap edildiği, TL karşılığının dava tarihinde 1.179.643,91 TL hesaplandığı, Konu görüşmelerin 2002 Yılında ITU-T D.140'a göre belirlenmiş Hesaplaşma bedelleri kabul edildiğinde; Hesap Edilen Birim Fiyat=0,05825 SDR ile Hesap Edilen Ücretlendirmenin 63.041 SDR olacağı, Tahakkuk Farkınınz 856.069,24 — 63.041- 793.028.24 SDR olarak hesap edildiği TL karşılığının dava tarihinde 1.627.843,52TL hesaplandığı, SDR (Special Drawing Right), İMF tarafından tanımlanan, döviz sepetine dayalı uluslararası rezerv birimi olduğu, SDR'nin (Special Drawing Right) ... sektöründe, uluslararası hesaplaşmada kullanılan bir referans birimi olduğu, ITU (Uluslararası ... Birliği), uluslararası aramalarda “hangi para cinsinden hesap yapılacağını” standartlaştırmak için SOR kullanmış olduğu, Muhasebe oranı (Accounting Rate) Bir ülkenin operatörü (ör. ...) ile karşı ülkenin operatörü (ör. ABC ...) arasında yapılan uluslararası hesaplaşma oranı olduğu, Bu oranın, aramanın iki tarafı arasında eşit paylaşılmakta olduğu: “Settlement rate” z “Accounting rate / 2” Temel ilke: Arama başlatan taraf, sonlandıran tarafa ödeme yapar (... (CPNP)) Hesaplaşma Bedelinin ITU-T D.140'a göre parantezde tazılı referans kaynak otoritesince düzenlenmekte olduğu (D.140 : Accounting rate principles for the international telephone service ) ... Ancak bazı gelişmiş ülkeler zamanla tek taraflı olarak bu sistemi bırakıp farklı çarpanlı muhasebe sistemlerine geçmiş oldukları, Davaya konu olayan bu tarihten önce olması nedeni ile yukarıdaki uygulama şeklinin geçerli olacağı, Tablo-6'da belirtilen hesaplaşma bedellerinin, ITU-T kaynaklarından alınmış 2002 için önerilen değerler olduğu, ortalaması alındığında: 0,05825 SDR/dk hesaplandığı, Elde edilen hesaplama sonuçları arasında büyük farklılıklar olduğunun açıkça görüldüğü, Tablo-6'da sunulan birim hesaplaşma bedellerin, ITU-T Uluslararası ... Birliği kaynaklarından elde edilmiş ve hesaplama davacı tarafın belirttiği toplam telefon görüşme süresi üzerinden yapılmış olduğu, Kök ve tüm Ek Raporlarda tekrarlı olarak heyetimizce belirtilen bilgi eksikliklerinin giderilmemiş olduğu, Sunulan bu bilgiler ışığında, davacı tarafın belirttiği zararın teknik olarak ispat edilmemiş durumda olduğu "şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporları, ve dosya kapsamındaki ... AHM'nin ... D.iş sayılı dosyasındaki tespitler ile, sözleşme ve 406 sayılı yasaya aykırı olarak davalı şirket tarafından dava konusu data haklarının internet ortamında kullandırılarak, abonman sözleşmesi çerçevesinde tahsis edilen hatları kullanarak internet üzerinden ses aktarımı yöntemiyle tekel hakkının ihlal edildiği bilirkişi kurulu tarafından tespit edilmiştir. Mahkememiz dosyasına sunulan ... ATM'nin ... sayılı dosyasında, davamızın davalısı ... Sistemleri Oto. Gıda Turz. San. Ve Tic. A.Ş.'ne ( Eski Ünvan : ... ... SİSTEMLERİ A.Ş.)'nin davamızın davacısı aleyhine açtığı davada, 07/08/2001 tarihli bayilik sözleşmesinin geçerliliğini koruduğunu tespit ve aynen devamına murazanın kapatılan telefonların konuşmaya açılarak giderilmesine karar verilmesi talep edildiği, mahkemece yukarıdaki ... AHM'nin ... D.iş sayılı dosya kapsamında alınan rapor ve CBS'ce 07/05/2002 tarihinde telefon görüşmelerine yönelik kurulmuş bulunan teçhizatın zaptına karar verilmiş olması ve sözleşmenin ... Noterliğinin 15/05/2002 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 14 b ve 7/p maddeleri gereğince feshedilmiş olması, yapılan keşif ve alınan 02/12/2003 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ... teçhizatını devre dışı bırakarak itibarını zedeleyecek şekilde kurum zararına ve aleyhine yurt dışı görüşmelerinin saptandığı belirtilerek bu görüşmelerin sözleşmenin 14 b. Ve 7/p maddesine aykırılık teşkil ettiği tespit edilerek 13/05/2014 tarihinde reddedildiği ve kararın UYAP üzerinden yapılan kontrolde 05/11/2012 tarihinde tarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiş olduğu mahkememizce belirlenmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile, yukarıda incelenen tespit ve davalı tarafından açılan murazaanın menine ilişkin davada sözleşmenin, davalının haksız fiil niteliğindeki, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı şirketin davacıya ait davalı adına tahsis edilen ... numaralı PRI hattının 406 sayılı yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak üçüncü kişilere kullandırıldığı tespit edilerek ... AHM'nin ... D.iş sayılı dosyasında, davalıya tahsis edilen ISDN-PRI hatları iptal edilerek abonman sözleşmesinin feshinin haklı olduğu mahkememizce de benimsenerek işbu raporda freeportlarına ait kontör değerleri esas alınarak belirlenen zararın 1.857.258,82 TL olduğu rapor edildiği, mahkememizin 08/09/2005 günlü aldığı ilk raporda, davalılardan ... Sistemleri Oto. Gıda Turz. San. Ve Tic. A.Ş.'nin bulunduğu adresten, diğer davalı Meridyen Şirketinin telefonlarına yönlendirme yapılarak, bu şirket üzerinden davacıya ait hatların kullanıldığının kesin olarak belirlendiği ancak davacının maddi zararının, davacıdan davalıya kiralanmış olan çoklu telefon hatları ( PRI) şehir içi ve şehir dışı görüşmelerinin tüm abonelik döneminde kullanılmış ve karşılığının davacıya ödenmiş olduğu kontörlerin esas alındığı, bu adetlerden hareketle giden çağrı yerine gelen çağrı görüşme sürelerine ulaşılarak bu sürelerin en uzak uluslararası görüşme için hesaplaşma bedeli adı altında bir birimle çarpılarak, değişik iş dosyasındaki zarar miktarına ulaşıldığı, bu yöntemin davacı ... Telekomun zararına ilişkin bir varsayım yöntemi ile yapılmış olan bir hesaba dayandığı, bu nedenle davacı ... ... AŞnin iddia ettiği gelir kaybı zararının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Mahkememizce 2002/... 2009/55 Sayılı dosyasında asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, temyiz üzerine, asıl dava yönünden karar onanmış, birleşen dava yönünden Yargıtay 11 HD 2009/7607-2011/6873 sayılı ve 07/06/2011 tarihli kararı ile birleşen dava yönünden mahkememizin birleşen davanın reddine ilişkin kararı yönünden onama kararı kaldırılarak; "Dava, abonman sözleşmesi çerçevesinde tahsis edilen hatları kullanarak internet üzerinden ses aktarımı yöntemiyle tekel hakkının ihlal edilmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece birleşen davanın da yukarıda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiştir. Oysa, birleşen davada işbu davadaki davalı tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyasında işbu davada ki davacı aleyhine murazanın men'i ve sözleşmenin feshinin iptali istemiyle açılan o dava anılan mahkemece "...sözleşmede olmadığı halde teknik bilirkişilerin saptadığı üzere yönlendirme yapmak suretiyle görüştürme yaptırmaya müsait sistem kurmakla bunu bilfiil gerçekleştirme amacını açıkça ortaya koyduğu gibi fiiilen davalıyı devre dışı bırakarak görüşme yaptırdığı da gerek davalının teknik denetim elemanları gerekse mahkemece yapılan tespit ile saptanmıştır." gerekçesiyle reddedilmiş olup, anılan bu kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya arasındaki ilamdan ve dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece, anılan o davada ki redde ilişkin eylemin gerçekleştiğine ilişkin yazılı gerekçenin birleşen davadaki davalının hukuki durumunu doğrudan etkileyeceği nazara alınarak, anılan ilamın kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, birleşen davadaki hükmün davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bozmaya uyulduktan sonra, dosya ... sayılı esasına kaydedilmiş, daha sonra yargılama devam ederken mahkemelerin birleşmesi üzerine ... Esas sayılı dosya haline gelmiş ve mahkememizin ...-2015/... sayılı kararı ile yeniden yargılama yapıldıktan sonra, bozma kapsamında belirtilen, yukarıda incelenen, ... ATM'nin 2002/...-2004/... sayılı davanın reddine ilişkin kararının kesinleşmiş olduğu tespit edilerek, yeniden "ispatlanamayan davanın reddine" ilişkin 20/10/2015 tarihinde karar verildiği, kararın temyiz üzerine Yargıtayca 19/06/2017 gün 2016/491-2017/3853 sayılı kararı ile onandığı ancak tashih karar üzerine Yargıtay 11 HD 22/05/2019 tarihli 2017/4394-2019/4065 sayılı karar ile ; "Birleşen dava, taraflar arasında imzalanan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı tekel hakkının ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunduğu dönemin, bu dönemde yaptığı ihlalin sayısının, niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususlarının nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde ... A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümleri esas alınarak hesaplamanın yapılması, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler veya elde ettiği faydalar varsa bunların da tazminattan indirilmesi suretiyle davacının davalının yasa ve sözleşmeye aykırı ihlali nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde hüküm altına alınması gerekir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Yasa'nın 42. maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, zararın miktarının ispat edilemediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder. Bu itibarla mahkemece, davalının, davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirlendiğine göre, yukarıda açıklandığı şekilde zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/491 E 2017/3853 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozularak dosya yeniden mahkememize intikal etmiş ve en son birleşen dosya yönünden mahkememizin 2019/449 Esas sayılı dosyası olarak kayıt edilerek, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda; mahkememiz tarafından uyulan yargıtay bozma ilamında, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ettiği ve davalının 406 sayılı kanuna ve sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle, davacıya verdiği zararın bozma ilamında belirtildiği şekliyle, "davalının ihlalde bulunduğu dönemin tespiti ve bu dönemde yaptığı ihlalin sayısının, niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapılabileceği hususları nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde ... AŞ tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık kullanılan tarife hükümleri esas alınarak zararın hesaplanması gerektiği, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler ve elde etmediği faydalar var ise bunların tazminattan indirilmesi suretiyle davacının davalıdan yasa ve sözleşmeye aykırı ihlal nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde tespit ve hüküm altına alınması gerektiği," tespitinin yapıldığı, ayrıca bozmada, dava tarihi itibariyle 818 sayılı TBK'nın m.42'e göre zararın gerçek miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakimin, halin mutat ceyranı ve zarar gören tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alınarak, tazminatı adaletle tayin edeceğine ilişkin düzenlemeleri göz önünde bulundurarak, halin icabına uygun olarak münasip bir tazminatın belirlenmesi gerektiğinin altının çizildiği anlaşılmış olup, mahkememizce bozma sonrasında dosya bilgi ve belgeler dosya içerisine alındıktan sonra yeniden bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir. Bozmadan sonra Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya kendisine tevdi edilen bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlarda sırasıyla; 18/10/2023 tarihli raporda yapılan teknik değerlendirmede, davalı şirketin davacıdan satın aldığı ses transfer hizmetinin ne kadarlık kısmının (VOİP) IP üzerinden ses transferini teknoloji yolu ile yurt dışına taşıdığını, dosyadaki verilere göre tespitinin mümkün olmadığı, ses transferlerinin çok büyük bölümünün yurt dışında bağlantı olduğuna dair kanaat oluşsa da bu durumun somut kesin deliller ile belirlenemediği, davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zararın tazminat hesabının yapılması için ihlalin bulunduğu dönemin ve bu durumda yaptığı ihlal sayısının belirlenmesi gerektiği ve buna göre yargıtay bozma ilamında belirtilen şekilde tazminat hesaplanmasının mümkün olabileceği, ancak teknik bilirkişilerce davacının zarara uğradığı tutarın belirlenmesi mümkün olmadığından Eski BK 42'e göre de tazminatın belirlenmesinin mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Daha sonra mahkememizce işbu raporun dosya kapsamındaki deliller ve yapılan tespit ve incelemeler ile uyumlu olmadığı kabul edilerek, mahkememizce oluşturulan ... tarafından tanzim edilen raporda, yapılan tespit ve davacı delilleri tek tek değerlendirilerek yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava konusu görüşmelerin 2002 yılında ITU-TD.140'a göre belirlenmiş hesaplama yöntemi kabul edildiğinde, ihlal nedeniyle davacının oluşan zararının 793.028,24 SDR olarak belirlendiği ve TL karşılığının 1.627.843,52 TL hesaplandığı, dava konusu dönem olan 2002 yılında raporun 23.sayfasında tablo 6'da gösterilen hesaplama yönteminin geçerli olduğu ve buna göre belirlenen telefon görüşme süresi üzerinden davacı zararının hesaplandığı rapor edilmiş olup mahkememizce dosya kapsamındaki delillere göre işbu rapora itibar edilerek, raporda belirlenen tazminatın benzer yargı uygulamalarına yansımış örnek kararlarda da belirtildiği gibi, zararın tam miktarını tespit etmek mümkün olmadığından, mahkememize yasanın verdiği takdir yetkisi kullanılarak, 818 sayılı BK m.42 gereğince belirlenen tazminattan %50 oranında indirim yapılarak 813.921,76 TL tazminatın işbu dava tarihi olan 20/03/2003 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerektiği mahkememizce benimsenmiştir. Mahkememizce sonuç olarak; mahkememizin ... ATM'den intikal eden 2002/... Esas sayılı dava dosyasında verilen asıl davanın reddine ilişkin 26/02/2009 tarihli karar kesinleşmiş olmakla, yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen ... ATM'nin ... Esas sayılı iken, ... ATM'nin 2002/... (2003/...) Esas sayılı dosyası ile birleşen ve devirle iş bu davada mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına gelen ancak bozmadan sonra 2019/449 Esasını alan davacı ...Ş.'nin davalı ... Sistemleri Oto. Gıda Turz. San. Ve Tic. A.Ş.'ne ( Eski Ünvan : ... ... SİSTEMLERİ A.Ş.) haksız eylemine dayalı olarak açtığı; yoksun kalınan kara ilişkin tazminat davasının kısmen kabulü ile; TBK 42 maddesi gereğince tazminat miktarı tam olarak belirlenemediğinden zararın varlığının sabit olmasına rağmen takdiren ITU- D. 140/a'ya göre belirlenen tazminat miktarının % 50 oranına isabet eden 813.921,76 TL tazminatın dava tarihi olan 20/03/2003 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Dava tarihi olarak kısa kararda 19/03/2003 olarak belirtilmişse de maddi hataya müstenit işbu tarih gerekçeli kararda 20/03/2003 olarak davanın açıldığı tarih olarak düzeltilerek, işbu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi düzeltme işlemi yapılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ... ATM'den intikal eden 2002/... Esas sayılı dava dosyasında verilen asıl davanın reddine ilişkin 26/02/2009 tarihli karar kesinleşmiş olmakla, YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA, 2-Birleşen ... ATM'nin ... Esas sayılı iken, ... ATM'nin 2002/... (2003/...) Esas sayılı dosyası ile birleşen ve devirle iş bu davada mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına gelen ancak bozmadan sonra 2019/449 Esasını alan davacı ...Ş.'nin davalı ... Sistemleri Oto. Gıda Turz. San. Ve Tic. A.Ş.'ne ( Eski Ünvan : ... ... SİSTEMLERİ A.Ş.) haksız eylemine dayalı olarak açtığı; yoksun kalınan kara ilişkin tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; TBK 42 maddesi gereğince tazminat miktarı tam olarak belirlenemediğinden zararın varlığının sabit olmasına rağmen takdiren ITU- D. 140/a'ya göre belirlenen tazminat miktarının % 50 oranına isabet eden 813.921,76 TL tazminatın dava tarihi olan 20/03/2003 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-A)Birleşen davada hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 55.596,00 TL ilam harcından peşin alınan 25.072,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 30.527,00 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, B)Mahkememize ... ATM'nin 2002/... Esas sayılı dosyasından intikal eden dava dosyası ile ilgili olarak anılan dava dosyasından verilen karar 26/02/2009 tarihli karar ile kesinleştiğinden iş bu dosyaya şamil olmak üzere harç, yargılama gideri ve ücreti vekalet hususunda yeniden karar tesisine yer olmadığına, 4-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 25.072,00 TL peşin harç ve 7 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 25.079,00 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Birleşen davada davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 128.088,26 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Birleşen davada davalı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Birleşen davada davacı tarafça yapılan 22.833,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 10.006,56 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/449, K. 2026/288, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-449-e-2026-288-k-e7d1e17d096f