İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/447 E. 2025/1011 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/447
Karar No
2025/1011
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/447 Esas KARAR NO : 2025/1011

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA YÖNÜNDEN Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı banka şubesinden 17.12.2010 ve 01.02.2010 tarihlerinde -------- sayılı proje ile genel kredi sözleşmesi çerçevesinde gayrimenkul kredisi kullandığını, bu kredi kapsamında müvekkili şirketin, ------- ili, -------- ilçesi, -------- Ada, -------- parsel, ------- -------- pafta sayılı taşınmazının üzere davalı banka lehine, 1. Derece ve 1. Sırada ipotek konulduğunu, banka tarafından düzenlenen vadelerden önce müvekkilinin krediyi kapatarak, erken ödeme faiz oranı indiriminden yararlanmak isteyerek; Davalı banka şubesinden kullanmış olduğu krediyi kapattığını, Müvekkili şirketin, ---------Ş.'den kredi kullanarak davalı bankadan kullanmış olduğu krediyi 17.05.2012 tarihinde tamamen ödediğini, bu durumda, erken ödeme nedeni ile müvekkili şirketin, davalı banka nezdinde kullanmış olduğu mezkur krediler için kapatılma tarihindeki anapara, faiz ve eklentileri (bmsv gibi) ile tahsilinin mümkün olduğunu, ancak davalı bankanın 6098 sayılı Borçlar Kanununun Yazılmamış sayılma başlıklı 21.nci ve Asıl Borca Bağlı Hak ve Borçların Sona Ermesi başlıklı 131. maddesi; MADDE 21- Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasmda düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır." MADDE 131- Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anma kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir. Taşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler sektıdır." hükmüne aykırı olarak kalan taksitlere ayrı ayrı faiz uygulayarak müvekkil şirketten tahsili cihetine gittiğini, ------- Noterliğinin 07.06.2012 tarihli, -------- Yev. Nolu ihtarnamesi ile özetle; "Müvekkili şirkete kredi sözleşmesinin bir suretinin verilmediği, kredisinin erken kapatılması nedeni ile zarara uğradığını, bu nedenle başka bir bankadan kredi kullanarak bankanızdan kullanmış olduğu krediyi erken kapatmak durumunda kaldığını, önce anapara üzerinden ödeme ile kredinin kapatılacağı bildirilmesine rağmen bundan vazgeçilerek geriye kalan tüm bedel üzerinden tahsilat yapıldığı, TTK. ve B.K. hükümlerine aykırı işlem yapıldığı, bu nedenle fazla tahsil edilen 140.000,00 tl'nın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 gün içinde iadesi; Aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceği davalı bankaya taraflarından ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin davalı banka şubesine 11/06/2012 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, bu tarihten 2 gün sonrasmda, B.K. md. 117 vd. maddeleri gereği, 13/06/2012 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı banka şubesi ise, -------- Noterliğinin 15.06.2012 tarihli, -------- Yev. Nolu cevabi ihtarnamesi ile özetle "ticari kredi ve bu kredilerin erken kapanması halinde yapılması gerektiğini iddia ettiğiniz hususların yasal ya da akdi hiçbir dayanağı bulunmamaktadır." şeklinde ihtarını havi ihtarnamesinin 21.06.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, Yukarıda izahına çalışılan sebeplerle, davalı banka şubesinin müvekkiline kullandırmış olduğu genel kredi sözleşmesi çerçevesinde gayrimenkul kredisinin 17/05/2012 tarihinde erken kapatılmasına rağmen geriye kalan taksitlerin faiz oranlan da uygulanmak sureti ile tüm bedel üzerinden kredinin kapatılması nedeni ile davalı banka tarafından müvekkili şirketten fazla tahsil edilen miktardan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsili talepli olarak Mahkemenize müracaat zaruretinin hasıl olduğunu, yukarıda izahına çalışılan nedenlerle; 6100 sayılı yasanın 107 md. gereği toplanacak delillere göre belirlenecek alacağı için (Fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla) Davalı banka şubesinden 17/12/2010 ve 01/02/2010 tarihinde, --------- sayılı, proje ile gayrimenkul kredisi kullanan müvekkilinden erken kapama nedeni ile faiz oranı ihyası yapılmadan fazla tahsil edilen miktardan şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini, alacağa ihtarnamenin tebliğ edildiği 11/06/2012 tarihinden iki gün sonrası olan 13/06/2013 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin dahi davalı tarafa tahmiline karar verilmesini,” talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle davacının dava dilekçesindeki bütün iddialarını aşağıda detaylarını açıkladıkları üzere reddedini talep ettiklerini, Müvekkilinin davacıdan herhangi bir fazla tahsilatı bulunmayıp; Aksine kredi borcunda indirime gidildiğini, Davacının, müvekkili bankadan 17.12.2010 tarihinde, Euro üzerinden 2.750.000 TL ve 01.02.2011 tarihinde yine Euro üzerinden 914.999,30 TL kredi kullandığını, kullanılan bu kredilere ilişkin ödemelerin ve kar payı oranlarının Geri Ödeme Planlarında da açıkça belirlenmiş olduğunu, Müvekkili Bankanın herhangi bir indirim yapma zorunluluğubulunmadığmı, Davacı ile imzalanmış bulunan Genel Kredi Sözleşmesinin "Kredinin Geri Ödenmesi, Vadeden Önce Ödeme ve Kredinin Erken Kapatılması" başlıklı, 4.10.ncu maddesinde davacının iddialarına ilişkin düzenlemeler mevcut olduğunu, bu maddenin erken kapamaya ilişkin kısmında şu düzenlemelerin yer aldığını, "Kredinin, kural olarak belirli bir vade ve belirli bir kar payı üzerinden kullanıldığını, bankanın yazılı kabulü olmadıkça kısmen veya tamamen erken kapatılamayacağını, Müşterinin, krediyi kısmen veya tamamen erken ödeme/kapatma talebinde bulunamayacağı, hükme rağmen Müşterinin, Bankanın yazılı kabulü olmadan kısmen veya tamamen erken kapatsa dahi Bankanın, geri ödeme planında yer alan kar ve sair feriler dahil olarak belirlenmiş toplam tutardan hiçbir indirim yapmak zorunda olmadığını" Görüldüğü üzere müvekkili ile davacı arasında imzalanmış bulunan Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkilinin, erken kapama halinde hiçbir indirim yapmak zorunda olmadığının açıkça belirlendiğini, Kredi ilişkisinin, ana para ve kar payları üzerinden kurulduğunu ve bu şekilde devam etmesinin beklenmekte olduğunu, Müvekkilinin erken ödeme yapılması gerekçesiyle indirim yapılmasının zorunlu olduğunun iddia edilmesinin haklı bir yanı bulunmadığını, ayrıca belirtmek gerekir ki, müvekkilinin erken kapama sebebiyle herhangi bir indirim yapmayacağı hususunun Genel Kredi Sözleşmesinin 4.10.4. maddesinde de açıkça belirtilmiş olduğunu, "Müşteri, Bankaca daha önce kendisine ya da başka bir müşteriye erken ödeme/kapama izni verilmesi ve/veya kar payı indirimi yapılmasının hiçbir şekilde bir emsal veya kazanılmış hak ya da aynı yönde uygulama yapılmasını talep hakkı oluşturmayacağını; bu tür bir iddia ve talepte bulunmayacağını dönülemez biçimde kabul ve taahhüt eder." Görüldüğü üzere davacı, erken kapamaya ilişkin Genel Kredi Sözleşmesinde açıkça yazılmış olan bu hükümleri herhangi bir ihtirazı kayıt olmadan imzaladığını, bütün bunlara rağmen, davacının talebi üzerine müvekkili bankaya olan borç miktarının tekrar değerlendirildiğini ve tamamen istisnai bir durum olarak, davacının toplam borcu üzerinden indirime gidildiğini ve kredi borcunun yapılan ödeme karşılığında kapatıldığını, özetle, müvekkilinin, hiçbir şartta yapmak zorunda olmadığı bir indirimi dahi davacıya sağladığını, hal böyleyken müvekkiline bu şekilde bir dava yöneltilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, keza Yargıtay’ın da yukarıdaki iddiaları destekler görüşte olduğunu, o nedenle, sözleşmede haksız şartların varlığından söz edilemeyeceğini, anılan sözleşmede borcun erken ödenmesi halinde davacıların erken ödeme indiriminden yararlanacaklarına ilişkin herhangi bir şart bulunmadığı gibi o tarih itibariyle bu konuda mevcut bir yasal düzenlemenin de bulunmadığını, o nedenle sözleşme hükümlerinin tarafları bağladığını, Mevcut sözleşmenin lO.ncu maddesinin ve özellikle bu sözleşmenin eki mahiyetinde olduğu belirtilen ödeme planı altındaki ( 3 ) maddesinde açıkça "iş bu kredinin vadesinden önce kapatılması durumunda bankaca kalan bakiye üzerinden % 9 kapatma ücreti uygulanacağı" hükme bağlanmış olduğunu, bu nedenle davacılar % 9 kapatma ücretinden sorumlu oldukları gibi herhangi bir ihtirazi kayıt etmeksizin 01.07.2004 günü bakiye borçlarını ödediklerinden fazladan ödemede bulunduklarını ileri sürerek, talepte bulunamazlar.” Her ne kadar davacının iddiaları yersiz olsa da dava dilekçesinde ihtarnamenin müvekkiline tebliğinden itibaren 2 gün sonrasından başlayarak avans faiz talebini de kabul etmediklerini, Davacının iddialarını hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek koşuluyla; Davacının kendi düzenlemiş olduğu bu ihtarnamenin tebliğ tarihine dayanarak faizin o tarihten başlamasını talep etmesinin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, Netice olarak : Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; Davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle davanın esastan REDDİNE, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar verilmesini,” talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDENDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı banka şubesinden 17.12.2010 ve 01.02.2010 tarihlerinde -------- sayılı proje ile genel kredi sözleşmesi çerçevesinde gayrimenkul kredisi kullandığını, bu kredi kapsamında müvekkil şirketin ------- İli, ------- İlçesi, ------- Ada, -------- parsel,------- -------- pafta sayılı taşınmazının üzere davalı banka lehine 1.Derece ve 1.Sırada ipotek konulduğunu, banka tarafından düzenlenen vadelerden önce müvekkil krediyi kapatarak erken ödeme faiz oranı indiriminden yararlanmak isteyerek davalı banka şubesinden kullandığı krediyi 17/05/2012 tarihinde kapattığını, ---------- Noterliği'nin 07.06.2012 tarihli ---------- Yev. Nolu ihtarnamesi ile özetle; müvekkil şirkete kredi sözleşmesinin bir suretinin verilmediğini, kredisinin erken kapatılması nedeni ile zarara uğradığını, bu nedenle başka bir bankadan kredi kullanarak bankanızdan kullanmış olduğu krediyi erken kapatmak durumunda kaldığını, önce ana para üzerinden ödeme ile kredinin kapatılacağı bildirilmesine rağmen bundan vazgeçilerek geriye kalan tüm bedel üzerinden tahsilat yapıldığı, TTK. ve BK. hükümlerine aykırı işlem yapıldığı, bu nedenle fazla tahsil edilen 140.000,00TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren iki gün içinde iadesini; aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceğini" davalı bankaya ihtar edildiğini, tebliğden iki gün sonra 13/06/2012 B.K. m. 117. Vd. maddeleri gereği temerrüde düştüğünü, banka şubesi ise --------- Noterliği'nin 15/06/2012 tarihli --------- Yev. Nolu cevabi ihtarnamesi ile özetle ''ticari kredi ve bu kredilerin erken kapanması halinde yapılması gerektiğini iddia edilen hususların yasal ya da akdi hiçbir dayanağı bulunmadığını," bu ihtarın 21/06/2012 tarihinde müvekkile tebliğ edildiğini, gayrimenkul kredisinin 17/05/2012 tarihinde erken kapatılmasına rağmen geriye kalan taksitlerin faiz oranları da uygulanmak sureti ile tüm bedel üzerinden kredinin kapatılması nedeni ile davalı banka tarafından müvekkil şirketten fazla tahsil edilen miktardan fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00TL'nin tahsili talepli olarak ---------E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ilk yerel mahkeme kararı ile dava reddedildiğini, red kararı --------- sayılı kararı ile onandığını, yapılan karar düzeltme talebi sonucunda yargıtay ---------sayılı ilamı ile bozulduğunu, faiz oranı ihyası yapılmadan fazla tahsil edilen 477.111,79TL alacağa temerrüt tarihi olan 13/06/2012 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte tahsiline, dosyanın ---------E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce alınan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Taraflar arasındaki ihtilafın, genel kredi sözleşmesinin kredinin erken kapanması ile ilgili hükümlerinin genel işlem şartı olup olmadığı, katılım bankacılığında kredilendirmede esas alınan murabaha - vadeli satış sözleşmesinin, genel bankacılık sistemindeki kredilendirme şeklinden farkı ve erken kapama sebebiyle davacıdan fazla tahsilat alınıp alınmadığı üzerinde toplandığı, bununla beraber, Yargıtay bozma ilamında, diğer bankaların bu tür kredilerde ne miktar ya da oranda erken ödeme cezası uyguladığına dair bilgi ve belgelerin dosya kapsamına alınarak davalı bankaca uygulanan komisyon oranının emsal bankacılık uygulamaları karşısında uygun olup olmadığının ve davacıya iadesi gereken miktarın bulunup bulunmadığının tespitinin istenildiği, bu bakımdan dosyanın ilam kapsamında tetkik edildiği Davacının, davalı bankadan toplam, 1.780.293,60 EUR anapara tutarlı iki adet geri ödeme planlı taksitli ticari kredi kullandığı, geri ödeme planlarına göre, anapara ile birlikte, 231.482,02 EUR kar payı ve 11.574,12 EUR BSMV olmak üzere, toplam 2.023.349,74 EUR üzerinden, banka cari hesap kayıtlarına bakiye alacak kaydedildiği, bu iki kredinin 17.05.2012 erken ödeme tarihi itibarıyla 1.332.479,82 EUR anapara, 124.994,27 EUR kar payı, 6.249,71 EUR BSMV olmak üzere 1.463.723,80 EUR toplam kredi bakiyelerinin olduğu, bu kredi bakiyelerine karşılık, erken ödeme sebebiyle, banka tarafından, 1.332.479,82 EUR anapara, 100.829,24 EUR kar payı ve 5.041,46 EUR BSMV olmak üzere toplam 1.438.350,52 EUR tahsil edilerek kredilerin tasfiye edildiği, banka tarafından tahsil edilen bu tutarlar haricinde erken ödeme cezası ile ilgili bir tahsilat yapılmadığı, sadece iki kredinin süresinde ödenmesi halinde tahsil edilecek bakiye kar payı ve bu paya tahakkuk edecek BSMV için toplam 25.373,28 EUR’ luk indirimin cari hesaplara kaydedildiği, dosyaya celbedilen banka verilerinde erken kapama için, iki bankanın emsal teşkil edecek uygulamalarının olmadığı, kredi ve müşteriye göre kapama ücretlerinin değişkenlik arz ettiğini beyan etttiği; 6 bankanın ise kredi anapara bakiyesinin %0 ile %10 arasında erken ödeme cezası tahakkuk ettirdiklerini bildirdiği, Bu bankaların verileri nazara alındığında, erken kapama cezası için kredi anapara bakiyesini esas alarak bildirdikleri oranların ortalamasının %4 olduğu, dosyaya verileri celbedilen katılım bankalarının erken kapama cezası için kredi anapara bakiyesini esas alarak bildirdikleri oranların ortalamasının da %4 olduğu, Mevcut durumda emsal bankacılık uygulamaları açısından, anapara bakiyesinin %4’ ü üzerinden erken kapama cezasının makul olabileceği, Davalının bankadan kullanmış olduğu iki kredinin erken ödeme tarihi itibarıyla 1.339.479,82 EUR’ luk kredi anapara bakiyesine, makul olduğu tespit edilen ortalama %4 oranında erken kapama cezası tatbik edildiğinde, kredinin kapatılması sebebiyle davacıdan 1.388.443,97 EUR tahsil edilebileceği, Bu tutar nazara alındığında, davacından, o dönemki banka uygulamalarına göre, ortalamadan, 49.906,55 EUR fazla tahsil edildiği, bu tutarın da 1 EUR: 2,32623 TL kuru üzerinden 116.094,14 TL’ ye tekabül ettiği, mahkeme tarafından ilgili tutarın fazladan tahsil edildiği kabul edildiği takdirde, taraflar tacir olduğundan ilgili tutarın bankanın hesabına girdiği andan itibaren ticari faizi ile birlikte iade alınabileceği, Bununla beraber, davacının talebi daha düşük olduğundan, taleple bağlı kalınarak, 10.000,00 TL'nin 13.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Mahkememizce alınan 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davalı Banka’nın Davacı Müşteri’ye 1.416.999,88 EUR ve 420.496,32 EUR olmak üzere toplam 1.837.496,20 EUR tutarında 60 ay vadeli aylık % 0,41 sabit faiz oranlı 2 adet kredi kullandırdığı, kredilerin geri ödemeleri yapılırken erken kapatıldığı, erken kapama tutarlarının 1.049.765,81 EUR ve 325.410,44 EUR olmak üzere toplam 1.375.176,25 EUR olduğu, erken kapama tarihi olan 17.05.2012 tarihine kadar Banka’nın toplam 3.150,52 EUR faiz ve 157,53 EUR BSMV tahsil etmesi gerektiği, bu tutarlarla birlikte geri ödeme tarihi itibarı ile Banka alacağının toplam 1.378.484,30 EUR olduğu, erken kapama nedeniyle Banka’nın % 4 oranı üzerinden Erken Kapama Ücreti tahsil etmesinin hakkaniyetli olduğu kanaatine varıldığı, bu tutarın da 55.007,05 EUR ve BSMV tutarının da 2.750,35 EUR olduğu, böylece Banka’nın kredi anapara + faiz ve üzerinden BSMV ile Erken Kapama Komisyonu ve üzerinden BSMV olmak üzere geri ödeme tarihi itibarı ile alacağının toplam 1.436.241,70 EUR olduğu, davacı Müşteri’nin -------Ş.’den 3.345.900,00 TL -------- yaptığı, bu tutarın o günkü ---------- Döviz Satış Kurundan karşılığının 1.443.878,65 EUR olduğu, toplam Banka alacağının 1.436.241,70 EUR olması karşısında ödenen tutarın 1.443.878,65 EUR olması nedeniyle Banka’nın 7.636,95 EUR fazla tahsilat yaptığının hesaplandığı, yapılan faiz tahsilat için Davacı Müşteri’nin faiz talep ettiği, talep edilen faizin Kamu Bankalarının döviz mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı olduğu, yapılan hesaplama sonunda 355,69 EUR faiz hesap edildiği, böylece faiz dâhil Müşteri alacağının toplam 7.992,64 EUR olarak hesaplandığı, 17.05.2013 dava tarihi itibarı ile TL karşılığının kur/ 2,3639’dan 18.893,81 TL olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle davalı bankanın borçtan indirim yapmadığı iddiasına dayalı olarak istirdat isteminden ibarettir. Mahkememizin ------- esas -------- karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, --------- sayılı ilamı ile kararın onandığı, akabinde --------- sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça, --------- esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş, ---------- karar sayılı kararı ile işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi üzerine işbu dosya arasına alınmıştır. Taraflar arasında, davacı yanca, erken ödeme nedeniyle alınan ücret, komisyon vs. tutarları bakımından herhangi bir tartışma ve uyuşmazlık bulunmamaktadır. Şu halde, uyuşmazlığın çözümü için davacının, davalı bankaya olması gerekenden fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti gerekmektedir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 80. maddesinde yer alan “Akdin hükmünden veya mahiyetinden veya hal icabından iki tarafın hilafını kast ettikleri anlaşılmadığı takdirde, borçlu borcunu vadesinden evvel ifa edebilir. Şu kadar ki borçlunun, vadeden evvel tediyede bulunmasından dolayı mukavele ile veya adeten mezun olmadıkça bir miktar tenzilat icrasına hakkı yoktur.” hükmü gözetildiğinde erken ifa sebebiyle davalı herhangi bir indirim yapmak zorunda değilse de davalı sözleşmenin 4. maddesine yapılan atıfla erken ödeme nedeniyle indirim yaptığını savunduğuna göre taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyonu alınması kabul edilmekle birlikte ne miktarda alınacağı ve oranı belirtilmediğinden, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca diğer bankaların bu tür kredilerde ne miktar ya da oranda erken ödeme cezası uyguladığına dair bilgi ve belgelerin dosya kapsamına alınarak davalı bankaca uygulanan komisyon oranının emsal bankacılık uygulamaları karşısında uygun olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarının denetlenmesi gerekmektedir.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bankalara müzekkere yazılarak ilgili bilgi ve belgeler dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce birden çok bilirkişi raporu alınmış, hesaplamanın sağlıklı olması açısından davalı bankanın kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş edilmiştir. 10.10.2025 tarihli rapor incelendiğinde hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Somut olayda %4 oranında erken kapatma komisyonun hakkaniyet ve diğer bankaların uyguladıkları oranlar ile uyumlu olduğu, davacının davalı bankaya fazladan 49.906,54 Euro ödeme yaptığı, işbu miktarın ise TL karşılığının 116.262,43 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, hem ana dosyada hem de birleşen dosyada TL cinsinden talepte bulunulmuştur. Yargılamaya devam olunarak davacı vekili tarafından 08.04.2022 tarihinde ıslah dilekçesi ile Euro cinsinden talepte bulunulmuş ve dava değeri artırılmıştır. 21.06.2022 tarihli duruşma tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı tarafça, ıslah harcı yatırılmamış, ıslah dilekçesinin yalnızca TL cinsinden olan taleplerinin Euro cinsine ıslah olduğu beyan edilmiştir. Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Somut olayda davacıdan davalı Banka tarafından döviz cinsinden erken kapama komisyonu alınmış ise de, davada TL cinsinden talepte bulunan davacı, yargılama sırasında bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi vererek borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemez. Her ne kadar davalı tarafından birleşen dosya ve ıslaha karşı zaman aşımı defii ileri sürülmüş ise de taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu, bu sebeple sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağı, davanın sebepsiz zenginleşme zaman aşımı süresi olan 2 yıllık değil, genel zaman aşımı olan 10 yıllık zaman aşımı süresinde tabi olduğu, davacı tarafından davalıya ihtar çekildiği, ihtarın 11.06.2012 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, zaman aşımının bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, birleşen davanın tarihinin 13.10.2021 tarihi olduğu ve ıslah tarihinin 08.04.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında zaman aşımı defii yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafından yapılan 116.262,43 TL fazla ödemenin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin 11.06.2012 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtarnamede 2 günlük ödeme süresi verildiği, davalının 14.06.2012 tarihinden itibaren temerrüte düştüğü anlaşıldığından 14.06.2012 tarihinden itibaren avans işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, asıl davada talep edilen 10.000,00 TL ile birleşen davada talep edilen 106.262,43 TL olmak üzere 116.262,43 TL'nin 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Asıl davada faiz başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Birleşen davada fazlaya ilişkin talebin reddine, ASIL DAVA; 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 683,10-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 170,80-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 512,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 24,30-TL Başvuru Harcı, 170,80-TL Peşin Harcı, 17.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 592,15-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.787,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, BİRLEŞEN DAVA; 7-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 7.258,79-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 889,09-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 8-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 7.258,79 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 250,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 250,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 55,68-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 59.336,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 1.320,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 293,99-TL'lik kısmının davalıdan, 1.026,01-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 13-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı ve davalı --------- vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde Temyiz yasa yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/447, K. 2025/1011, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-447-e-2025-1011-k-d44cf8a93ef7