İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/43 E. 2022/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/43
- Karar No
- 2022/695
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2022/43 Esas KARAR NO:2022/695 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/01/2022 KARAR TARİHİ:08/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından 126 adet çamaşır makinesi emtiasının, Çin Halk Cumhuriyeti’nde yerleşik ... Co. Ltd. adlı firmaya 20.03.2019 tarihli fatura ile ... hükümleri geçerli olacak şekilde satıldığını, emtiaların ... Limanı'ndan ... IMO numaralı "..." gemisine yüklendiğini, 30/05/2019 tarihinde...'na vardığını, tahliye aşamasının sona ermesinin ardından satılan 126 adet (Net; 9.962,00 Kg. Brüt; 10.340,00 Kg.) çamaşır makinası emtiasının ambalajlarının tamamının hasarlı olduğunun öğrenildiğini, uyuşmazlık konusu emtiasının davacı müvekkili şirket tarafından teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketi ve dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasındaki poliçede ... (A) (Geniş Teminat) yer aldığı için ambalaj hasarının teminat kapsamında müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş'nin tazmin etmiş olduğu 1.154,66 EURO'nun rücuen davalı yandan talep edildiğini, ödeme yapılmadığından dolayı davalılar ...'e izafeten ... A.Ş. ve ... ... izafeten ...A.Ş. Aleyhine .... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalılarca borca, takibe ve yetkiye itirazda bulunulduğunu, borçluların itirazlarının iptali ile .... İcra Müdürlüğü... esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı satıcı ile alıcı arasındaki satışın CIF satış olduğunu ve malın gemi küpeştesine teslimi ile malın alıcıya teslim edildiği kabul edildiğinden tüm sorumluluğun alıcıya geçtiğini, davacı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasını doğrudan ...A.Ş.’ye karşı açtığını, müvekkili şirketin ...A.Ş'ye doğrudan husumet yöneltildiğini, davacının işbu itirazın iptali davasında ise davalı adını ...'ya izafeten ...A.Ş. olarak belirttiğini, yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri olduğunu, davanın Londra Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava konusu malların 30/05/2019 tarihinde alıcıya teslim edildiğini, hasar tespitlerinin de işbu tarihte yapıldığının davacı tarafından beyan edildiğini, 30/05/2019 tarihinden itibaren yani malın teslim edilmesinden itibaren 1 yıl içinde yargı yoluna başvurulması gerektiğini, davacı tarafça davaya konu icra takibinin 17/06/2020 tarihinde başlatıldığını, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK. madde 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını ve her iki tarafın da katıldığı bir tespit bulunmadığını, iddia edilen hasarın ne sebeple ve taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, davacı tarafından malların hasarlandığına ilişkin bir iddia olsa da konteynerin hasarlı alındığına ilişkin herhangi bir hasar kaydı bulunmadığını, davacının sigortalısı shipper/yükleten sorumluluğu bulunduğunu, davacı tarafın sigorta şirketi olması sebebiyle dava dışı sigortalının zararının %10 daha fazla hasar ödeme durumu olması halinde itiraz haklarını saklı tuttuklarını, ekspertiz raporunun tek taraflı beyana dayalı ve evrak üzerinden düzenlendiğini, sigorta poliçesinin işbu taşıma zararlarını kapsar nitelikte olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddi ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatan davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı itirazları bulunduğunu, davacı yanca ...'e izafeten ... A.Ş. hakkında herhangi bir zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, davacı yanca işbu dava ikame edilmeden önce asaleten ... A.Ş. hakkında arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ...'e izafeten ... A.Ş. hakkında başlatılmış ve tamamlanmış zorunlu dava şartı arabuluculuk süreci bulunmadığından işbu davanın dava şartı noksanlığından reddini talep ettiklerini, 30.05.2019 tarihinde dava dışı yük alıcısı bu konteynerin teslim alındığını, yükte bir hasar var ise bu tarihten başlamak üzere 30.05.2020 tarihine kadar yasal yola başvurulması gerektiğini, bu tarih dolduktan sonra 17.06.2020 tarihinde icra takibine başvurulduğunu, sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, sigortalının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığını, sigortalının yan mal bedelini tam ve eksiksiz olarak tahsil ettiğini, konteynerin iç istifinden ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklanan hasarların taşıyanlara sorumsuzluk bahşettiğini, iddia edilen hasarın taşımanın hangi bacağında meydana geldiğinin belli olmadığını, TTK m. 1185 gereğince taşıyana süresinde hasar ihbarının yapılmadığını, buna göre konşimentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edildiğini, hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespit bulunmadığını, hasar hesabının hatalı yapıldığını, CIF satış birimi üzerinden hasar hesabının yapılmasının mümkün olmadığını, hasar miktarına ayrıca %10 oranında ilave bedelin eklenmesinin ve bu bedelin rücu edilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, icra dairesinin yetkili olup olmadığı, davalılar aleyhine icra takibi yapılıp yapılmadığı ve arabuluculuk sürecinin işletilip işletilmediği, davalılar vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalılar ...AŞ ile ... AŞ aleyhinde 17/06/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı ...AŞ ye 16/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... AŞ e ise 24/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların süresinde sundukları borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu ancak borca itiraz dilekçelerinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği buna göre de eldeki davanın 30/01/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde davacı vekilince davalı olarak, ... A.Ş ile ... E İZAFETEN ... A.Ş taraf olarak gösterilmiş olup, davalılar vekillerinin cevap dilekçeleri ile icra takibi ile zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin usuli itirazları üzerine davacı vekilinin 23/06/2022 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde husumetin sehven "izafeten" şeklinde yöneltildiğinin belirtildiği görülmüş olup, mahkememizin 15/11/2022 tarihli arar kararı üzerine de davacı vekilince 15/11/2022 tarihli beyan dilekçesi ile MHK 124 maddesi gereğince davalıların ...AŞ ile ... AŞ olarak düzeltilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacı vekilinin beyanları doğrultusunda, davalıların ...AŞ ile ... AŞ olarak kabulü ile yargılamaya devam olunmuştur. Her ne kadar davalı ...AŞ vekilince icra dairesi yetkisine itiraz edilmişse de, diğer davalı ... A.Ş adresi dikkate alınarak HMK 6 ve HMK 7 maddeleri uyarınca icra dairesi yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...AŞ vekilince davaya konu edilen taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentoda bulunan yetki kaydı uyarınca milletlerarası yetki itirazı ileri sürülmüşse de, davacı vekilinin HMK 124 maddesi gereği taraf değişikliği talebi öncesinde, davalı ...AŞ tarafından aracılık edilerek İstanbul- Türkiye de düzenlendiği anlaşılan konşimentoda bulunan yetki kaydının, Yargıtay 11 HD nin 2019/3799 E. 2020/3051 K.sayılı ilamı dikkate alınarak konşimentodaki yetki şartının Türk Mahkemeleirnin münhasır yetkisini kaldırır nitelikte olmaması nedeniyle MÖHUK 47/1 md gereğince davalının Milletlerarası yetki itirazını reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar vekillerince pasif husumet itirazında bulunulmuş olup öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Davacı vekilinin 15/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde de açıkça kabul ettiği üzere, davaya konu taşıma işinin asıl taşıyan olarak ... ..., fiili taşıyan olarak ise ... tarafından gerçekleştirildiği, davalı ...AŞnin ise esasen acente sıfatı ile konşimentoyu imzaladığı, diğer davalı ... A.Ş nin de dava dışı ... nin Türkiye acentesi olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı TTK'nun 105/2 fıkrası uyarınca; aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da ancak doğrudan aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebilecektir. TTK 105 maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalıların taşımayı üstlendiğine dair başkaca bir delilin sunulmadığı, acentenin kişisel kusuruna da dayanılmadığı buna göre de davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın, davalıların pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 86,42 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 5,72 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar vekilleri için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/12/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır