İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/737 E. 2024/495 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/737
Karar No
2024/495
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/737 KARAR NO : 2024/495 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in sürücüsü, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacının ... tarihli kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını, bu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, davacının davalılardan geçici ve sürekli maluliyetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat alacağı bulunduğunu, bu dava nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu, sigorta şirketine de başvuruda bulunduklarını, açtıkları davada yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, Kaza tespit tutanağında da yer aldığı üzere davacının yolcu koltuğunda oturduğunu, tek taraflı bu kazanın oluşumunda davalı ...'in tek ve tam kusurlu olduğunu, davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalı ...'in maddi ve manevi tazminattan haksız fiili gerçekleştiren kişi olarak, davalı sigorta şirketi de aracın ZMMS sigortacısı olarak maddi tazminattan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dava haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğundan davalı ...'in temerrüt tarihi olarak haksız fiil (kaza) tarihi olan ... tarihi, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin ise başvurunun ulaştığı ... tarihten 8 gün sonrasına tekabül eden ... tarihi olduğunu, manevi tazminattan yalnızca davalı ... sorumlu olup davalı sigorta şirketinden manevi tazminat taleplerinin bulunmadığını, davacının kaza tarihinde henüz ... yaşında hayatının baharında genç bir kadın olup bu kaza sebebiyle hem ciddi bir travma yaşadığını hem de vücudunda kalıcı hasar oluştuğunu, talep ettikleri manevi tazminatın davacıyı zenginleştirmeyeceği gibi davalıyı da fakirleştirmeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak yürütülmesine, şimdilik ... TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen; sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davalı ... açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya verilmesini, manevi tazminat açısından; ...-TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama harç-giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, ayrıca davalının yerleşim yeri adresinin de ... olduğunu, ... Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiğini, davalı ...'in dosya da her hangi bir kusurunun tespiti yapılmadığını, dava konusu kaza ile ilgili tutulan tutanaklardan ceza dosyasının içeriğinden ve mahkemenizce toplanacak delillerden ortaya çıkacağı üzere kazanın oluşumuna olay yerindeki çakılların sebebiyet verdiğini, davalının kazananın oluşumunda hiç bir kusuru bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi davaya cevap vermemiştir. Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, davaya konu araç tescil bilgileri, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, davacının maluliyetine ilişkin hastane kayıt ve raporları ilgili kurumlardan getirtilerek dosya arasına alınmıştır. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 23/07/2020 tarihli rapora göre; "...dava konusu olayda, Sürücü ...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesi dosya içeriği ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu 24/02/2021 tarihli raporunda sonuç olarak; " ... kızı ... doğumlu, ...’in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle ... kabul olunarak: ... X(....)A %37 E cetveline göre %33.2(yüzdeotuzüçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği " sonuç ve kanaatine varmışlardır Adli Tıp kurumu 18/03/2022 tarihli raporunda sonuç olarak; ... kızı ... doğumlu, ... (...) ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; I. Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın engellilik oranları Tablo1.1’e göre, Kategori IV, %23 olduğu, 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23(yüzdeyirmiüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3(üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği " sonuç ve kanaatine varmıştır. Aktüerya bilirkişi ... 27/05/2021 tarihli rapor, 24/09/2022 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkememizin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "...6545 Sayılı Kanun'un 45'inci maddesi ile değiştirilen 5235 Sayılı Kanunun 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında, asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı, konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değerinin beş yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın bazı uyuşmazlıklara asliye ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapıp, karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. 5235 Sayılı Yasa'nın 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasındaki heyet hâlinde incelemeye ilişkin parasal sınır, 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Kanun'un 54'üncü maddesiyle, “üç yüz bin” Türk Lirası dan, “beş yüz bin” Türk Lirasına yükseltilmiştir. Az yukarıda belirtilen 7251 Sayılı Yasa, 28/07/2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davacının son olarak ıslah harcını yatırıldığı ... tarihi itibariyle, davacı açısından dava değeri beş yüz bin Türk Lirası miktarın üzerinde olduğundan, uyuşmazlıkla ilgili, ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapması gerekirken, tek hakim tarafından davaya bakılması suretiyle sonuçlandırılması doğru olmamıştır..." ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada: Dosya ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereğince asgari ücrette meydana gelen değişiklik nedeniyle daha önce rapor tanzim eden aktüerya bilirkişiye tevdi ile davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı hususunda ek rapor tanzimine karar verilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 14/05/2024 tarihli raporda özetle; "...Hukuksal olarak delillerin nihai takdir ve kabulü Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; verilen ... tarih ve ... Nolu ara karar gereğince, ek rapor(24.09.2022)sonrası yürürlüğe giren 01.01.2023-30.06.2023,01.07.2023-31.12.2023 ve 01.01.2024-31.12.2024 DÖNEMİ ASGARİ ÜCRETLER dahil edilerek yapılan hesaplamalar sonucunda; T.C Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurul Raporuna göre ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile tüm vücut engellilik oranı ... (yüzdeyirmiüç) ve iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 9(dokuzlaya kadar uzayabileceği mütalaa edilen davacı ...'nin, davalı ... Şirketi tarafından ... TL(poliçe teminatı tamamı)ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından işbu ödemenin güncelleştirilmeden mahsubundan sonra ve talep edebileceğinin kabulü halinde; geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan bakiye maddi tazminat miktarının ... TL olduğu," sonuç ve kaanatine varılmıştır. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; Dava dilekçesinde dava değerini ... TL 'den ... TL arttırarak ... TL'ye ve sonrasında ... tarihli dilekçeleri ile ... TL olarak arttırdıklarını, istinaf kaldırma kararı ile değişen koşullar çerçevesinde dava değerini ...-TL olarak arttırdığını beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasına dayalı haksız fiil nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.""Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur. Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi ... tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda kaza tarihi ... itibariyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmiştir. Ve ayrıca bu yönetmeliğe göre hesaplama yapan 24/09/2022 tarihli aktüerya raporu ile 14.05.2024 tarihli ek bilirkişi esas alınarak buna göre mahkememizce değerlendirme yapılmıştır. Müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden yapılan değerlendirmede; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44. maddesi (6098 S.K. m.58) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52. (818 Sayılı BK 43-44 Mad) maddelerinde düzenlenmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2022 tarih, 2021/9485 Esas, 2022/3129 Karar sayılı içtihadında "Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Dosya içeriğinde, davacının araç sürücüsü davalı ile birlikte alkol aldığı, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde bu araca kendi isteğiyle bindiği, bu vesileyle kendi yaralanması ile neticelenen kazada etkenliğinin olduğu anlaşılmış İtiraz Hakem Heyetince %25 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Hakem heyetince müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü yerinde ise de, somut olayın özelliği dikkate alındığında, belirlenen zarardan %25 oranında yapılan indirim Dairemiz yerleşmiş içtihatları göz önüne alındığında yukarıda açıklaması yapılan BK'nın 44. maddesinde belirtilen uygun ölçülerin üstünde olmuştur. Bu itibarla, tazminattan müterafik kusur nedeniyle %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde açıklama yapılmıştır. Hatır taşıması ise bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2022 tarih, 2021/10638 Esas, 2022/2240 Karar sayılı içtihadında "...Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 Sayılı BK 43. maddesi (6098 sayılı TBK'nin 51.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda, davacı, davalıya sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince, davalının hatır taşımasına ilişkin itirazı başvuranın araç sürücüsünün arkadaşı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava dosyasına ekli ifade tutanaklarından davacının sigortalı araç sürücüsü ile arkadaş oldukları, olay günü birlikte alkol aldıktan sonra araçla seyir halindeyken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, somut olayda davacının, davalının sigortaladığı araçta hatır için taşındığının kabulü gerekir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince karar verilirken, somut olayda hatır taşıması bulunduğu kabul edilerek tazminattan Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının reddedilmiş olması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde açıklama yapılmıştır. Yukarıda yer verilen emsal içtihatlar ve yasal mevzuat kapsamında tüm dosyanın incelenmesi neticesinde; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ... içinde yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı davacının ve sürücü ...'in arkadaş oldukları, birlikte alkol aldıktan sonra kaza yaptıklarını beyan ettikleri görülmektedir. Davacının sigortalı araçta yolcu olduğu ve sürücü ile arkadaş olduğu sabit olup sigortalı araçta taşınması için bir bedel ödediğinin, davacı yanca iddia ve ispat edilmediği; anılan konudaki ispat yükünün davacıda olduğu; davacının taşıma karşılığında sürücü arkadaşına bir ücret ödemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu öte yandan tarafların birlikte alkol aldıkları ceza dosyasındaki kendi beyanları ile sabit olup, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi ve yine %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça maddi tazminat talebi belirsiz alacak davası olarak açıldığından, güncellenen tazminat miktarı üzerinden yapılan ... tarihli bedel arttırım dilekçesindeki miktarlar dikkate alınmış, davalıya ait aracın ... olup, ticari nitelikte olduğu dikkate alınarak avans faiz yönünden hüküm kurmak gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde belirtilmştir. Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davacının müterafik kusuru, davacının kaza tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları ile paranın satın alma gücü dikkate alındığında manevi tazminat yönünden dikkate alınarak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı için ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden; davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile sigorta şirketi tarafından poliçe limitinin tamamının ödendiği, bu nedenle tarafların sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını, diğer davalı yönünden tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında mahkememizce bilirkişi raporu ile belirlenen maddi ve mahkememizce takdir edilen manevi tazminat tutarlarına müterafik kusura ve hatır taşımasına ilişkin takdiri indirim sebepleri uygulanmış olmakla; davalılar lehine maddi ve manevi tazminat kalemlerinde bu yönüyle yapılan indirim (aynı oranda) nedeniyle vekalet ücreti takdir edilirken müterafik kusur ve hatır taşıması oranındaki tutarlar dikkate alınmamış, hükmedilen tazminat tutarına müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra kalan tutar üzerinden davalılar vekilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir.(Yargıtay 17. H.D.nin 2019/3781 E. 2020/2098 K., Yargıtay 17. H.D.nin 2016/2975 E.2018/11904 K., Yargıtay 17. H.D. nin 2016/287 E.2018/10887 K.; Yargıtay 17. HD'nin 2017/384 E. 2019/9684 K; Yargıtay 17 HD'nin 2018/1094 E, 2018/6778 K, Yargıtay 4. H.D.2022/1030 E.2023/6442 K.), açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacının maddi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, ... TL maddi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davalı sigorta şirketi yönünden dava dışı sulh nedeniyle maddi tazminat talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-... TL manevi tazminatın davalı ...’den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE, Maddi Tazminat Yönünden; 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL, tamamlanarak alınarak toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ... yönünden müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin takdiri indirim sebepleri dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabaluculuk ücretinden kabul ve ret oranınca hesaplanan ... TL'nin davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabaluculuk ücretinden kabul ve ret oranınca hesaplanan ... TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi ve ATK giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı gözetilerek ... TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Davacı tarafından dava açılırken yapılan ... TL ilk dava masrafı ile tamamlanarak alınan toplam ... TL harç toplamı olan ... TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 11-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Manevi Tazminat Yönünden; 12-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 13-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 14-Davalı ... yönünden müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin takdiri indirim sebepleri dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 15-Davacı tarafından dava açılırken yapılan ... TL peşin harç ile ... TL başvuru harç toplamı olan ... TL ilk dava masrafının davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 16-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/737, K. 2024/495, T. 16.07.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-737-e-2024-495-k-748a294f8582