İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/1912 E. 2019/5391 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/1912
Karar No
2019/5391
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/138 Esas - 2022/601 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/138 Esas KARAR NO : 2022/601 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : .... LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 1- ... LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- .... A.Ş - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2021 KARAR TARİHİ : 07/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 21/02/2020 tarihinde 25.000,00 TL, 16/07/2020 tarihinde 843.100-TL ödeme yaparak, ... fatura numaralı ve ... şase numaralı ... Marka ... ...-Koltuk ... Model aracı ... Ltd. Şti.adına Türkiye ... Distribütörü olan ... 'un ... Bayiisinden 17/07/2020 tarihinde teslim aldığını, ancak araç teslim alındıktın yaklaşık 2 ay sonra sol arka kapıda renk değişikliği olduğunun fark edildiğini, bu durumun hemen ... ... bayiisi ile görüşüldüğünü, ancak bayiinin böyle bir şeyin mümkün olmadığını, aracın incelenmek üzere getirilmesinin istenildiğini, müvekkili şirketin istek üzerine ve incelenmek üzere aracını davalılara teslim ettiğini, bayii yetkililerinin gözlemleri sonucunda kapının değişmiş olduğunu ve ... ... ile gerekli görüşmelere başlayacaklarının müvekkili şirkete bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin araç değişim talebinde bulunduğunu, aracın ayıplı bir mal olduğunu, aracın yeni bir araç ile değiştirilmesini bu süreçte de ikame bir araç istediğini, ancak bu teklifinin kabul görmediğini, sonraki süreçlerde araç üzerinde bazı raporlamalar yapıldığını bu süreçler hakkında müvekkiline her hangi bir bildirimde bulunulmadığını, 03/11/2020 tarihinde müvekkili şirketin E-Posta adresine Adana ... Satış müdürü tarafından gönderilen mesajda; yapılan inceleme sonucunda otomobilin sol arka kapısının fabrika üretimi esnasında sehven farklı bir renkte boyandığının tespit edildiğini ve hatanın giderilmesi adına tüm masrafların karşılanacağını bildirir bir mail gönderildiğini, bu teklifin kabul edilmediğini beyan ederek, aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değilse hasarsız ve sorunsuz araç ile ikinci el araç arasındaki değer farkının tazminat olarak ödenmesini, satış tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı .... A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle: kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının aracında meydana gelen sıkıntının üretim kaynaklı bir arıza olduğu kabul edilecek olur ise müvekkili firmanın araçın üreticisi olmayıp sadece satıcısı konumunda bulunmasından dolayı işbu davada müvekkile karşı husumet yönlendirilemeyeceğini, davacı tarafın araçta var olduğunu iddia ettiği ayıbın, ister açık ister gizli olsun süresi içinde satıcı/müvekkiline ihbar edilmediğini, bu nedenle malın ayıbı ile birlikte kabul edilmiş sayılacağını, davanın belirsiz alacak şeklinde açılmayacağını, dava dilekçesinin usulüne uygun düzenlenmediğini, araçta her hangi bir ayıp bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili 15/03/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının TTK'nın 23.maddesindeki ayıp ihbarı ile ilgili bildirim sürelerine uymadığını, kapı rengi farklılığı konusunda davacı tarafından inceleme yaptırılması halinde ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, araç teslim alındıktan 2 ay sonra bildirim yapıldığını, oysa, tacir malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde malı gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, yine bu süre içerisinde ona bildirmek zorunda olduğunu, aksi taktirde malı kabul etmiş sayılacağını, somut olayda böyle bir inceleme, incelettirme veya süresinde yapılmış bir bildirim bulunmadığını, araç satım bedeli olan 864.492,51 TL üzerinden eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, aracın ayıplı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekili, 20/10/2021 tarihli dilekçesinde; talep sonucu hakkında açıklama yaparak 864.492,51 TL üzerinden eksik harcı ikmal etmiştir. Davacı, 21/02/2020 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yaparak davalı .... A.Ş'nden, ... Model bir araç sipariş etmiştir. 16/07/2020 tarihinde 843.100,00 TL daha ödeme yapmış, araç 17/07/2020 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Davacının toplam ödemesi 864.492,51 TL'dir. Aynı gün .... A.Ş tarafından davacı firma adına 864.492,51 TL tutarında fatura düzenlenmiştir. Dosyaya ibraz edilen garanti belgesine göre; Garanti, aracın boya yüzeyinde (geçerli boya gerekliliklerine göre) fabrikada malzeme kusuru veya boya uygulanmasından kaynaklı kusurların ve sapmaları kapsamaktadır. Boya garantisinin süresi de araç garantisi ile aynı olup aracın müşteriye teslim edildiği tarihten itibaren km sınırlaması olmaksızın 2 yıldır. Davalı ... ... Ltd. Şti. araç için garanti vermiştir. Uyuşmazlık, davacının ... plakalı araçta meydana gelen hasarın ayıp olup olmadığı, ayıbın gizli mi yoksa açık mı ayıp olduğu, davacının aracın misliyle değişimi talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. Mahkememizce 25/01/2022 tarihli duruşma ile araç üzerinde keşif icrasına karar verilmiş ve bilirkişiler eşliğinde adliye kapalı otoparkında keşif araç incelenmiştir. Makine yüksek mühendisi Dr. Öğrt. Üyesi ..., Doç. DR. ... ve Prof. DR. ... 08/03/2022 tarihli raporunda; Dava dosyası üzerinde ve keşif esnasında dava konusu araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... plakalı 2020 model ... marka ... ... Koltuk İnseription tipi, otomabil cinsi, beyaz renkli ve “...” şasi numaralı aracın sol arka kapı bölgesi hariç boya kalınlık değerlerinin standartlar içerisinde olduğunu, fabrika üretim sonrası kaporta-boya işçiliğine maruz kalmadığını, sol arka kapısının üretim esnasında herhangi bir nedenden dolayı steril fabrika ortamında ilave boya işçiliğine maruz kaldığını ve bu nedenle de boya kalınlık değerlerinin standart değerlerden daha yüksek olduğunu, serbest piyasa şartlarında araçların boyasının orijinalliğinin kalınlıkları üzerinden değerlendirildiğini, dava konusu araçta olduğu gibi boya kalınlık farklılığının fabrika üretim prosesinden kaynaklanmış olsa dahi araç boya statüsüne sokulması nedeniyle, dava dışı üçüncü kişilere satışı sırasında değer kaybının oluşacağını, ayrıca sol arka kapısının boya kalınlığının fazla olmasının kullanıma engel teşkil etmemesine rağmen kullanıcının makul olarak maldan beklediği faydaları azalttığını ve değerinde ekonomik azalma meydana getirdiğini, bu tespite istinaden 04.02.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde belirtilen ayıplı mal tanımı gereğince ayıplı mal kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, sol arka kapsının tekrar boyanması nedeniyle oluşan boya kalınlığı fazlalığının satın alınırken uzman olmayan bir kişi tarafından gözle veya basit bir muayene ile tespit edilmesinin mümkün olmadığı için davacının mevcut ayıplı aracı alırken fark etme şansı bulunmadığını, dolayısıyla araçta mevcut olan ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığını, dava konusu aracın tümden boyanması durumunda serbest piyasa şartlarında değer kaybının rapor tarihi itibarıyla 100.000,00-TL, dava tarihi (15,02.2021) itibarıyla 60.000,00-TL olacağını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2014/... E.-2015/... K. sayılı, 13/10/2015 tarihli kararı gereğince dava konusu aracın boya kusurundan dolayı oluşan fiyat farkı nedeniyle satışın gerçekteştirildiği 16.07.2020 tarihi itibarıyla zarar miktarının (ayıp oranında satış bedelinde indirim miktarı) 34,580,00-TL olacağını, boya kusurunun bulunduğu sol arka kapı bölgesi tekrardan boyanması durumunda boya kalınlık değeri farklılığının çok değişmeyeceği, dolayısıyla sol arka kapısının tekrardan hoyanması ayıplı durumu ortadan kaldırmayacağını, bunula birlikte boya kusurunun olduğu bölgenin tekrardan boyanmasına karar vermesi durumunda boyama maliyetinin serbest piyasa şartlarında malzeme ve işçilik dabil rapor tarihi itibarıyla 8.000,00-TL., dava tarihi itibarıyla 5.000,00-TL olacağına dair raporlarını ibraz etmişlerdir. Garanti süresi içerisinde alıcı dava açabileceğinden 6762 sayılı TTK’nun 25/4.(6102 sayılı TTK'nın 23.maddesi)maddesindeki dava açma süresi somut olayda uygulanmaz(Yargıtay 19 HD' nin 2019/1912 E. 2019/5391 K. ,) 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesine göre; "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nun 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır 6098 sayılı TBK'nın 223/2 maddesinde; Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı kanunun 227. Maddesinde, alıcının seçimlik hakları gösterilmiştir. Bunlar arasında; İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakları da bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının davalı .... A.Ş'nin ... Bayiinden 864.492,51 TL bedelle ... Marka ... model bir aracı satın aldığı, bu aracın 17/07/2020 tarihinde davacıya teslim edildiği, aracın sol arka kapısında üretimden kaynaklanan boya hatasının bulunduğu, ayıbın gizli nitelikte olduğu, her hangi bir kişi tarafından yapılacak sıradan bir gözlemle anlaşılamayacağı, ayıbın tespit edilmesi üzerine süresinde servise götürülerek ihbarda bulunulduğu, kaldı ki davanın 2 yıllık garanti süresi içinde açıldığı, TTK'nın 23. maddesindeki dava açma süresinin uygulanmayacağı, davalı .... A.Ş.'nin satıcı olarak TTK'nın 23 ve TBK'nın 223 vd. maddeleri gereğince, davalı ... Ltd. Şti.'nin ise garanti veren olarak sorumlu oldukları, husumet itirazlarının yerinde olmadığı , davacının aracın misli ile değiştirilmesini yada bedelde indirim talebinde bulunduğu, ayıbın aracın kullanılmasına engel teşkil etmediği, aracın 37964 KM ve yaklaşık 2 yıl kullanıldığı, satış bedeli, ayıbın niteliği, giderilmesi için gereken masraf gözetildiğinde misli ile değişiminin hakkaniyete uygun olmayacağı, ayıp nedeniyle araçta oluşacak değer kaybına hükmedilmesinin hakkaniyete ve somut olaya daha uygun düşeceği (Yargıtay 11. HD 2020/2905 E. 2020/5010 K.) anlaşıldığından, aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin reddine, bedelden indirim talebinin kabulüne, bilirkişi raporunda nispi metoda (Yargıtay 19. HD 2014/9981 E. 2014/15997 K.) göre hesaplanan 34.580,00 TL değer kaybının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının terditli taleplerinden ikincisi kabul edildiği için davacı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin REDDİNE, 2-Bedelden indirim talebinin KABULÜNE, -34.580,00 TL'nin 16/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Alınması gereken 2.362,15-TL karar harcının, peşin alınan toplam 14.780,46-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.418,31 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacının peşin olarak ödediği 2.362,15-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 4-A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 5.187,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.200,80 -TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davalıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/1912, K. 2019/5391, T. 16.07.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-1912-e-2019-5391-k-b94315cba8ac