İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1013 E. 2020/20 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1013
Karar No
2020/20
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/1013 Esas

KARAR NO : 2020/20

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

DAVA TARİHİ : 31/10/2019

KARAR TARİHİ : 15/01/2020

Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasının yapılan yargılamasında;

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının şirket ortağı olup davacı şirketin yeni işler almasını ısrarla engellediğini, her toplantıda iç piyasaya satış yapılması fikrine karşı çıktığını, bu davranışların sebebinin anlaşılamadığını, davalının ortağı olduğu ....şirketi üzerinden kendi adına iş yaptığının öğrenildiğini, davalının belirtilen eylemlerinin TTK'nun 613.maddesinde belirtilen ortaklık yükümlülükleri ile TTK'nun 623. maddesine belirtilen şirket müdürlüğü yükümlülüklerinin ihlali niteliğinde olduğunu, ayrıca davalının davacı şirketin imkanları ile fuarlara katılmasına rağmen stantlarda ....şirketinin reklamını yapıp müşterileri kendi firmasına çevirdiğini, 26/05/2017 tarihinde imzalanan protokol ile ...şirketinin davacı şirketin müşterileri ile temasa geçmemesinin ve ....şirketinin web sitesinde sadece "..." markalı ürünlerin reklam ve satışının yapılacağı konusunda anlaşıldığını, davalının karşı çıkışlarına rağmen davacı şirketin iç piyasaya hizmet verme yoluna girdikten sonra ticaret hacminde olumlu gelişmelerin ortaya çıktığını, bu sırada davalının dış ticaret satış sorumlusu olarak ifa ettiği hizmetin yetersizliğinin anlaşıldığını ve davalının yerine maliyeti çok daha düşük bir satış sorumlusunun istihdam edildiğini, davalının üzerine düşen hizmetleri ifa etmemesinin ve şirketi zarara sokan hareketleri nedeniyle sözleşmedeki hükümlere bağlı olarak maaşının kaldırıldığını, bu kararın ardından davalının işyerine gelerek müşteri listesi ve projelerin kopyasını alıp bilgisayarlarda veri alışverişi yaptığını, şirkete ait belge ve dökümanlar ile karar defterini ele geçirdiğini, bu eylemlerin tespiti üzerine kendisine mobing uygulandığı gerekçesi ile şirkete gelmediğini ardından müdürlükten ayrılma iradesini şifaen belirttiğini, tavır ve tutumları ile huzursuzluk yaratıp ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiğini, karar defterini elinde tutması nedeniyle şirketin işleyişine sekte vurduğunu, çektiği ihtarname ile müdürlük görevinden istifa ettiğini bildirdiğini, karşı ihtarname ile karar defterinin iadesinin istendiğini ancak defterin iade edilmediğini, bu nedenle istifasının deftere işlenip işleme konulamadığını, bu durumu da çıkarları doğrultusunda kullanıp şirketin itibar kaybına neden olduğunu, protokole rağmen davacı şirketin müşterilerine teklifler attığını, İkarus markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve kayyum atanması talepli dava açtığını, davacı şirketin mevcut durumun iyileştirilmesine ve kuruluş amacına uygun şekilde faaliyetini sürdürmeye devam etmesine engel olan davalının ortaklıktan çıkarılması gerektiğini bildirmiş davalının payının reel değerinin ve ayrılma akçesinin tespiti ile davalıya ait payın ortaklara devri sureti ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı vekili cevap dilekçesinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında müvekkilinin ortaklıktan çıkma talebinde de bulunması nedeniyle derdest davanın sözkonusu olduğunu, ayrıca müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması konusunda alınmış bir genel kararın bulunmadığını, her iki dava şartı yönünden davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan iddiaların haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin babasının şirketin kurulmasından önce aynı alanda kendi adına faaliyet göstermekte olduğunu, ardından... Dış Ticaret şirketinin kurularak işletmenin tüzel kişilik haline getirildiğini, davacı şirketin müdürlerinden ...'un ... Limited Şirketi’nin ismini ve piyasadaki tanınmışlığını kullanarak davacı şirket adına ticaret yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin de ... sebebiyle tanınmasını kullanarak davacı şirkete müşteri yönlendirdiğini, davacı tarafın iddiasının aksine know-how, müşteri, ürün bilgisi vs. gibi aktarımların yapılacağına ilişkin herhangi bir mutabakat belgesinin olmadığını, müvekkilin kendi imkanlarını kullanarak fuarlara gittiğini, ortaklığı boyunca taahhüdüne uygun davrandığını, ... adına yaptığı satışlarda bile ...’in tanınmışlığını kullanarak ...'un piyasada tanınmasını sağladığını, müvekkili tarafından geliştirilen ve hazırlanan Kobi Gelişim Destek Programı’nın hiçbir sebep göstermeksizin reddedildiğini, şirkete gerekli olan programın satın alınmadığını, kopya yazılım kullanıldığını, şirketin bir taraftan kötü yönetilerek zarar ettirildğğini, diğer yandan müvekkilinin şirkete yararlı ve kâr sağlayacak fikirlerinin engellendiğini, müvekkiline doğrudan şahsına yönelik olumsuz hareketlerle şirketten ayrılmayı düşünmesinin sağlandığını, müvekkilinin bırakıp gitmesi için baskı yapıldığını, ...’un 2017 tarihinde müvekkilinin yaptığı baskılar sonucu hissesini devretmesi iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin 2016 yılından itibaren şirketten maaş adı altında herhangi bir ödeme almadığını, müvekkilinin ortağı olduğu... şirketinin davacı şirket ile haksız rekabet içinde olmadığını, aksine ürün alım-satım ilişkisinin devam ettiğini, her iki şirketin ticaretini yaptığı metaların farklı olduğunu, karar defterinin müvekkili tarafından ele geçirildiği iddiasının çelişkili olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin diğer ortaklar tarafından uygulanan baskı ve mobinge dayanamayıp, şirket ortaklarının da bulunduğu whatsapp grubundan ortaklıktan çıkmak istediğini bildirmesine rağmen herhangi bir geri dönüş alamadığını, bu nedenle müdürlük görevinden istifa ettiğini ve şirketten çıkması için payının gerçek değerinin belirlenmesi ile ayrılma akçesinin tespit edilerek kendisine ödenmesi talepli ihtarname çektiğini, talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile dava açılmasından sonra müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasının talep edildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu bildirmiş davanın usulden ve esastan reddine, dosyanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Dava, davalı şirket ortağının haklı sebepler nedeniyle T.T.K'nun 640 (3) maddesi uyarınca açılmış ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında mahkememiz dosyasının davalısı ... tarafından mahkememiz dosyasındaki davacı şirket ile şirketin diğer ortakları ..., ... ve ... aleyhinde 05/08/2019 tarihinde TTK'nun 636 (3) maddesi uyarınca şirketin feshi ve tasfiyesi, mümkün görülmemesi halinde davalı ortakların ayrılma akçelerinin ödenmesi suretiyle davalı ortakların ortaklıktan çıkarılması, bu istemin de mümkün görülmemesi halinde davacının hissesinin davalı ortaklara devri ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talepli dava açtığı, dosyanın derdest olup ön incelemenin yapıldığı, davanın tahkikat aşamasında olduğu, duruşmanın 13/02/2020 gününe bırakıldığı tespit edilmiştir.

Her iki dava dosyasındaki taleplerin karşılıklı olarak ortaklıktan çıkarma niteliğinde bulunmasının yanında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava dosyasında aynı zamanda ortaklıktan çıkma ve şirketin fesih talebinin de bulunması nedeniyle her iki dosyadaki davanın taraflarının tamamının aynı şirketin ortakları olup her iki dosyada toplanacak delilerin büyük oranda benzer ve aynı olduğu, bu davalardan birinde verilecek kararın diğer dosyadaki kararı doğrudan etkiler niteliği göz önünde tutularak HMK'nun 166 (4) maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesinin zorunlu olup ayrı ayrı görülmeleri halinde birbirleri ile çelişen rapor ve hükümlere ulaşılabileceği, her iki dosyada karşılıklı ortaklıktan çıkarılma taleplerinin tüm ortaklar yönünden yapılması nedeniyle farklı hükümlere varılması halinde telafisi güç sonuçlara yol açılabileceği gibi usul ekonomisi gereği aynı nitelikteki bilirkişiler ile aynı nitelikte incelemeler sonucu oluşturulacak raporlarla hükme varılacağı göz önünde tutularak, birleştirilen dosya üzerinden tek bir bilirkişi kurulu ile ve alınacak rapor ile hükme ulaşılmasında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla bu dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile HMK nun 16... Maddesi uyarınca birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

1-Bu dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,

2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,

3-Yargılamaya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,

4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,

Davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı nihai kararla birlikte istinaf yolu mümkün olmakla birlikte bu aşamada kesin olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2020

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1013, K. 2020/20, T. 15.01.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-1013-e-2020-20-k-40f024852780