İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/614 E. 2021/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/614
Karar No
2021/63
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/614 KARAR NO : 2021/63 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/12/2019 KARAR TARİHİ : 03/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Dava konusu alacak hususunda Davalı firma ile uzlaşma yoluna başvurulduğunu ancak uzlaşmanın anlaşmazlık ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin tarım ürünleri satan bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında ... tarihli satış sözleşmesi gereği ürün alım-satımı gerçekleştirildiğini, sözleşme gereği ödenmesi gereken bedelin ... USD olduğunu, borçlu şirketin borcun bir kısmını üç ayrı çek ile ödediğini, ancak bakiye ... USD ödememesi üzerine davalı şirket aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... ESas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirketçe yapılan icra takibine, borcun tamamına, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu, taraflar arasında ticari ilişkiye istinaden ... tarihli fatura ve ... tarihli irsaliyesinin düzenlendiğini ve ... tarihli sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca ... ... da malların teslim edildiğini, ayrıca malların teslimi sırasında davalı şirketten kaynaklanan liman masrafları oluştuğunu, söz konusu liman masraflarına yönelik ... tarihli fatura düzenlendiğini, davalı şirket tarafından bu fatura bedelinin ödenmediğini, davaya konu olmayan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı ile davalı şirket aleyhine yapılan icra takibindeki malların teslimine yönelik düzenlenen masraf bedelini ödediğini, davalı şirketin söz konusu faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğini, davalı tarafın adına düzenlenen faturayı aldığını ve TTK 21/2 maddesi kapsamında 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, içeriği kabul edilen fatura bedelinin davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın asıl alacak yönünden itirazının iptali ile asıl alcak olan ... USD üzerinden takibin devamına, itiraz edilen miktar üzerinden % 20 inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere mal alım satımından kaynaklı ... tarihinde ... USD lik(... tarihi itibari ile USD=... TL) ... TL karşılığı fatura düzenlendiğini, iş bu fatura karşılığı olarak müvekkili tarafından peşinat olarak mal tesliminden önce ... tarihli ... ... çeknolu ... TL ve kalan bakiye için ... ... keşide tarihli ... çek nolu ... TL, ... keşide tarihli ... çek nolu ... TL ve ... keşide tarihli ... çek nolu ... TL çek verildiğini ve çeklerin ödendiğini, Bu durumun da tartışmasız olduğunu, iş bu sürecin sonunda davacı tarafından çeklerin ödeme tarihindeki tutardan kur hesabı yapılarak ... tarihinde ... TL lik İcra takibine geçildiğini ve ekinde muavin defter kayıtları konularak kur farkından doğan alacak talep edildiğini, iş bu icra takibine davacı tarafa tüm borcumuzun ödenmesi nedeni ile tarafımızdan itiraz edildiğini ve bu durum ticari defterlerin incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, yapılan takip ve davanın kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu. Davacı her ne kadar yabancı para üzerinden fatura düzenlemiş ve alacağını bu yönde talep etmişse de müvekkil tarafından yapılan ülke parasından ödemeyi ve daha önemlisi çek ile ödemeyi kabul etmiş olup; bu raddeden sonra kur farkı hesabı yaparak müvekkile bakiye alacak yansıtamayacağını, kambiyo hukukuna göre çek bir ödeme aracı olup ödeme için çeki telim alan davacının çek üzerindeki bedel dışında kur farkı talep edemeyeceğini, davacı tarafın sözleşmenin üzerinden yaklaşık 1,5 sene ödemelerin üzerinden 1 sene sonra piyasalardaki kur dalgalanmasından yararlanarak kötü niyetli bir şekilde müvekkile karşı takip yaptığını ve kur istikrarsızlığından yaralanmak istediğini, bu kötü niyetli bir yaklaşım olup hukuk tarafından himaye göremeyeceğini, ayrıca müvekkil ticari itibari yerinde itibarlı piyasalar açısından sağlam bir firma olup mal kaçırma iddiaları komik ve mesnetsiz olduğunu, Davacı tarafın kötü niyetini bu aşamamda da sürdürmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı tarafa konu borçlarının tamamının çeklerle ödenmiş olması nedeni ile haksız davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve savunma etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, dosyamız arasına fiziken alınmıştır. 8.Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesine dair ara karar kurulmuştur. 9.Davacının ticari defterlerinin incelendiği ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikine tabi olanların açılış ve kapanış tasdikleri kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, bu haliyle davacının 2017 yılı ticari defterlerinin lehe delil olma özelliğini taşıdığı, davacının 2017 yılı ticari defter kayıtlarına davalıya ait carisini ... nolu Hesap Kodundan takip ettiği, davacının 2017 yılı Ticari Defter kayıtlarına göre Davacı tarafın Davalı taraftan takip ve dava tarihi itibariyle ... USD asıl alacaklı olduğu gözüktüğü, alacağın kaynağının ise taraflar arasında akdedilen ... tarihli Satış Sözleşmesinin 4. Madde hükmünde yer alan "...... Ödeme Döviz bazında yapılacaktır. Fatura bedeli TL ödendiği takdirde ödeme günü Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanacaktır. Satıcının kur farından kaynaklanan her türlü talep hakkı saklıdır. Bu nedenle Satıcı ödeme tarihi itibariyle oluşan kur farkını faiz alacağından bağımsız olarak ayrıca talep edebilir..." hükmü gereğince Davacı tarafça davalı tarafından yapılan TL bazındaki ödemelerin ödeme tarihinde Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden USD döviz cinsine çevrilmesinden kaynaklanan bakiye alacak olduğu belirtilmiştir. 10.Davalı ticari defterlerinin talimat yolu ile incelenmesi sonucu düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, dava konusu ve icra takibine konu alacağı ilişkin faturanın satıcıya verilen çeklerin davalının yasal defterinde kayıtlı olduğu, davalının 2017 yılına ait defter kayıtlarına göre davacıya ... TL borçlu olduğu belirtilmiştir. 11.Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 12.İtirazların değerlendirilmesi amacıyla, itirazların niteliği de düşünülerek ve defterlerin içeriğine ilişkin bir itirazında olmadığı görülerek, bilirkişi ...'den ek rapor aldırılmıştır. 13. ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitler teyit edilmekle birlikte, davalının dava konusu ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesaba istinaden davacı tarafa çek ile ödemelerde bulunduğu, çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği göz önüne alındığında bu durumda Davacı şirketin Davalı şirketten takip ve dava tarihi itibariyle ... TL asıl alacaklı olduğu, dosya kapsamında Davacı tarafın Davalı tarafı takip öncesi Yasanın öngördüğü şekilde temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı belirtilmiştir. 14.Davacı vekilinin itirazlarına bakıldığında özetle; "Taraflar arasında akdedilen ... tarihli satış sözleşmesinin sözleşme bedeli ve ödeme başlıklı 4. Maddesi “... Ödeme döviz bazında yapılacaktır. Fatura bedeli TL cinsinden ödendiği takdirde ödeme günü Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanacaktır. Satıcının kur farkından kaynaklanan her türlü talep hakkı saklıdır. Bu nedenle satıcı ödeme tarihi itibariyle oluşan kur farkını faiz alacağından bağımsız olarak ayrıca talep edebilir.” demiştir. Davalı taraf dosya kapsamında da açıkça görüleceği üzere ödemelerini TL cinsinden çek ile yapmıştır. Bu durum ihtilafsız olup davalı şirket tarafından da kabul edilmiştir. Ancak davalı taraf çek ile yapılan ödemelerde müvekkil şirketin kur farkı talep edemeyeceğini iddia etmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede fatura bedelinin TL cinsinden ödendiği takdirde ödeme günü Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılacağı açıkça yazmaktadır. Sözleşme tarafların anayasasıdır. Sözleşmeye Bağlılık (...) ilkesi ve Türk Medeni Kanunu madde 2 uyarınca hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak bir sözleşme yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar, ilerleyen zamanda değişmiş olsa bile ilk şartlara uygun olarak yerine getirilmelidir. Davalı tarafın mevcut sözleşmeyi yok sayarak ödemeleri TL cinsinden çek ile yapması ve kur farkı talep edemeyeceğine yönelik iddiaları hukuki dayanaktan yoksundur." şeklinde, bu hususlara yönelik olduğu görülmektedir. 15.Davalı vekilinin itirazları da bakıldığında özetle; " Bilindiği üzere çek ifa yerine geçen bir ödeme aracıdır ve verildiği gün ödeme yerine geçer. Her ne kadar sözleşme ve fatura yabancı para üzerinden düzenlenmiş olsa da müvekkil TL olarak düzenlenmiş çek ile ödeme yapmış davacı da bu durumu görerek ve hiç bir ihtizari kayıt ileri sürmeden çek ile ödemeyi kabul etmiştir. Davacının bu aşamadan sonra kur farkı talep hakkı olamaz."; "kur farkı alacağına ilişkin değilse ödemelerinin de dikkate alınması" şeklinde, bu hususlara yönelik olduğu görülmektedir. 16.Davacının bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde de görüldüğü üzere, dava, kur farkı alacağına dayanmaktadır. Bu husus, talebe de bakılarak, ... tarihli bilirkişi ek raporunun "tespit ve değerlendirmeler" başlığındaki, (7) numaralı bölümde de belirtilmiştir. Hukuki tavsif hakime aittir ve/ancak bu tespite mahkememiz de katılmaktadır. Bu husus mahkememizin de tespitidir. Dava dilekçesinde, sözleşme gereği anlaşılan bedelin $ türünden olduğu, bakiyenin de $ üzerinden olduğu belirtilerek, $ üzerinden davanın açıldığı açıkça belirtilmektedir. Davalının ödemelerini TL cinsinden çek ile yaptığı da davacı tarafça belirtilmiştir. Çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez. "....Dava kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Kur farkına esas olan faturalar incelendiğinde, satılan malların döviz karşılığının gösterildiği ve bu nedenle ödeme tarihlerine göre kur farkı istenebileceği anlaşılmaktadır. Ancak malın geri iadesi suretiyle yapılan ödemeler ile çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez... " (Yargıtay 19. HD., 2018/965 E., 2019/5447 K.) "....Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez..." (Yargıtay 11. HD., 2020/2682 E., 2020/5731K.) "...Dava, cari hesap ve kur farkı alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporu incelendiğinde kur farkına esas olan faturalara yönelik ödemelerin bir kısmının çek ile yapıldığı görülmektedir. Çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği Dairemizce istikrar kazanmış uygulamalardandır....." (Yargıtay 19. HD., 2017/3234 E., 2019/1778 K.) 17.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları içerikleri, çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenememesi, taraf beyanları dikkate alınarak, kur farkı talebine ilişkin iş bu davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 18.Belirtmek gerekir ki; Döviz alacağına ilişkin davada, hüküm altına alınan döviz için alınması gereken nispi karar harcının matrahının hesaplanmasında hükmolunan döviz cinsinin dava tarihindeki efektif satış kuru esas alınır (Yargıtay 19. HD., 2019/1862 E., 2020/159 K.) Ayrıca, mahkemece hükmedilen yabancı para alacağının, vekâlet ücretinin talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki döviz kuru karşılığı bulunarak Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD., 2014/9968 E., 2015/6929 K.) 19. Son olarak belirtmek gerekir ki; itirazın iptali davalarında, mahkeme, alacaklının takip konusu yaptığı alacağının mevcut olmadığı sonucuna varırsa, itirazın iptali davasının reddine karar verir. Bu ret kararının kesinleşmesi ile, alacaklının başlamış olduğu (ve borçlunun itirazı ile duran) icra takibi iptal edilmiş sayılır. Davanın reddi kararının kesinleşmesi ile, takip konusu alacağın mevcut olmadığı kesin hüküm olarak tespit edilmiş olur. Alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamaz(6100 sayılı HMK m. 303). Davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya bir tazminat ödemeye mahkum eder. Bu tazminat reddolunan alacak miktarının %20 sinden aşağı olamaz. Mahkememinin borçlu lehine tazminata hükmedebilmesi için , borçlunun (cevap dilekçesinde) tazminat istemiş olması gerekir(KURU,Baki/ARSLAN,Ramazan/YILMAZ,Ejder., İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2006, s. 76). Dosyaya baktığımızda; davalı cevap dilekçesinde tazminat talep etmiştir. Her ne kadar mahkememiz hükmü ile davacının haksız olduğu ortaya çıkmış ise de takipte kötü niyetli olduğuna dair bir delil dosyada mevcut olmamakla, böyle bir husus dosyadan anlaşılmamıştır. Hukuki yorum ile kur farkına hak kazanıldığını düşünerek, takipte bulunmak, davacı aleyhine yorumlanarak, davacının kötü niyetli olduğu düşünülemez. Bu nedenlerle, davalının tazminat talebi reddedilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcını mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli ... TL maktu ret harcının, davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç miktarının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yatırılan gider avansından yapılan ... TL'nin (uyaptan yapılan kontrol sonucu) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 10-Dosyada mevcut Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde mahalline iadesine, 11-Dosyada sehven mevcut olduğu anlaşılan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının karar kesinleşmeden mahalline iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ... yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/614, K. 2021/63, T. 03.02.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-614-e-2021-63-k-f05c53866568