İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/693 E. 2026/97 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/693
Karar No
2026/97
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/693 Esas KARAR NO : 2026/97

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2018 KARAR TARİHİ : 18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili şirkete abone olduklarını, davalıların 31/07/2013 son ödeme tarihli fatura bedelini ödemediklerini, davalıların aynı zamanda 16/04/2007 ve 05/06/2008 tarihlerinde kaçak elektrik kullandıklarını, bununla ilgili de tutanakların tutulduğunu, davalıların bu tutanaklara istinaden tahakkuk edilen fatura bedellerini de ödemediklerini, müvekkillerinin alacaklarına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü. Mahkememiz dosyasının 01/07/2020 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 18/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" a)- Dosyadaki belgelerin ve ifadelerin incelenmesi sonucu; İdareye kaydı olmasa dahi bir elektrik sayacından geçirilerek davacı kurumun doğru şekilde ölçümüne mani olmayacak şekilde elektrik enerjisi kullanması tarafımca Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanımı olarak kabul edilmiştir. Davacı Muris/Borçlu'nun ...'ün tarafından Usulsüz Elektrik Enerjisi kullanıldığının 07.07.2003, 16.04.2007 ve 05.06.2008 tarihlerinde tutulan zabıtlarla tespit edildiği ve Davacı ... Perakende Satış A.Ş'nin zarara uğramış olduğu, b) Muris/Borçlu tarafından usulsüz olarak kullanılmış olan elektrik enerjisi bedelinin; 31.07.2003 son ödeme tarihli 436,40 TL 16.05.2007 son ödeme tarihli 1.617,91 TL olmak üzere toplam 2.054,31 TL olduğu, c) Davalının zamanaşımı itirazı ve diğer taleplerin takdiri mahkemenize ait olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 20/10/2021 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 28/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Geniş izahı iş bu raporun yukarıda, “İnceleme ve Değerlendirme” bölümünde açıklandığı üzere; 5-1) Dosyadaki belgelerin ve ifadelerin incelenmesi sonucu; İdareye kaydı olmasa dahi bir elektrik sayacından geçirilerek davacı kurumun doğru şekilde ölçümüne mani olmayacak şekilde elektrik enerjisi kullanması tarafımca Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanımı olarak kabul edilmiştir. Davacı Muris/Borçlu'nun ... 'ün tarafından Usulsüz Elektrik Enerjisi kullanıldığının 07.07.2003, 16.04.2007 ve 05.06.2008 tarihlerinde tutulan zabıtlarla tespit edildiği ve Davacı... Perakende Satış A.Ş'nin zarara uğramış olduğu, 5-2) Muris/Borçlu tarafından usulsüz olarak kullanılmış olan elektrik enerjisi bedellerinin; 07.07.2003 tespit- 31.07.2003 son ödeme tarihli 458,22 TL, 16.04.2007 tespit- 16.05.2007 son ödeme tarihli 1.617,91 TL, 05.06.2008 tespit-08.10.2008 son ödeme tarihli 2.607,10 TL olduğu, 5-3) Muris /borçlu ... 'ün tarafımızca 2.607,10 TL olarak hesaplanan (davacı yanca 3.001,77 TL olarak talep edilen) 08.10.2008 son ödeme tarihli Kaçak Elektrik Tüketim Tahakkuku için dava açıldığı, Açılan davanın İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas... sayılı kararı ile karara bağlandığı, bu karara göre Muris ... 'ün usulsüz olarak sayaçtan geçirmek suretiyle kullandığı elektrik 92.34 TL olarak tespit edilmiş olduğu ve tespit edilen bu borcun 08.02.2016 tarihinde ödenmiş olduğu, 5-4) Davalının zamanaşımı itirazı ve diğer taleplerin takdiri mahkemenize ait olduğu, 5-5)Yüksek Mahkemenizin gerek görmesi halinde tarafların Ticari Defter ve kayıtlarının incelemesini ve faiz hesabının Hesap Uzmanı bilirkişi tarafından yapılmasının uygun olacağı, Durum, takdiri Yüksek Mahkemeniz'e ait olmak üzere saygılarımla arz olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 07/09/2022 celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 17/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Her türlü hukuki değerlendirme ve nihai karar tamamıyla Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, dosyada mübrez belgeler ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı kurum ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı Davalı hakkında 2 adet abonesiz kaçak elektrik tüketim tespit tutanağının davacı kurum personeli tarafından kayıt altına alındığı, Kaçak tespit tutanaklarına göre EPTHY mevzuatına göre çıkarılacak 2 adet fatura toplamının 3.502,37TL olacağı, Bu 2 fatura için takip tarihi itibari ile 6183 sayılı AATUHK na göre işleyecek faiz tutarının 3.721,12TL, faizin KDV sinin 669,80TL olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/01/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 19/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Her türlü hukuki değerlendirme ve nihai karar tamamıyla Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, dosyada mübrez belgeler ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı kurum ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı Davalı hakkında 2 adet abonesiz kaçak elektrik tüketim tespit tutanağının davacı kurum personeli tarafından kayıt altına alındığı, Kaçak tespit tutanaklarına göre EPTHY mevzuatına göre çıkarılacak 2 adet fatura toplamının 3.373,86TL olacağı, Bu 2 fatura için takip tarihi itibari ile 6183 sayılı AATUHK na göre işleyecek faiz tutarının 4.436,02TL, faizin KDV sinin 798,48TL olacağı Davalının 08/02/2016 tarihinde yaptığı 92,34 TL nin davacı asıl alacağından düşülmesi gerektiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 25/10/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 21/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Her türlü hukuki değerlendirme ve nihai karar tamamıyla Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, dosyada mübrez belgeler ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı kurum ile davalı arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı Davalı hakkında 2 adet abonesiz kaçak elektrik tüketim tespit tutanağının davacı kurum personeli tarafından kayıt altına alındığı, Kaçak tespit tutanaklarına göre EPTHY mevzuatına göre çıkarılacak 2 adet fatura toplamının 3.373,86TL olacağı, Bu 2 fatura için takip tarihi itibari ile 6183 sayılı AATUHK na göre işleyecek faiz tutarının 4.436,02TL, faizin KDV sinin 798,48TL olacağı, Davalının 08/02/2016 tarihinde yaptığı 92,34 TL nin davacı asıl alacağından düşülmesi gerektiği, davalının bu ödemesine takip tarihi itibari ile işleyen faizin 0,34TL ve faizin KDV sinin 0,06TL olacağı ve davacı yan alacağından minha edilmesi gerektiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tüketim tutanağından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan deliller incelenmiş, vergi dairesi müzekkere cevapları ve davacı kuruma yazılan müzekkere cevapları dosyaya kazandırılmış, birden fazla bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Davalı tarafça dosyaya sunulan 01/09/2020 tarihli dilekçe ile cevap dilekçesinin ıslah edildiği bildirilmiş ve zamanaşı definde bulunulmuştur. Davalıların cevap dilekçesinin ıslahı sureti ile ileri sürdükleri zamanaşımı defi yönünden yapılan incelemede ; emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2298 E., 2023/291 K. Sayılı kararında " Önceki kaldırma kararımızda da belirtildiği üzere, taraflar arasındaki ilişki kaçak elek- trik kullanımından kaynaklanmakta ve abonelik sözleşmesi bulunmamaktadır. TBK'nın 146.maddesinde sözleşmeye dayanan alacakların, başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Sözleşme benzeri bir ilişkinin kurulması halinde olaya uygulanacak zamanaşımı süresi de 10 yıldır. Kaçak elektrik kullanı- mından dolayı tutanak tutulduğunda taraflar arasında “sözleşme benzeri” bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/1314 E- 2016/930 K. ve 2016/1289 E- 2016/7890 K. Nolu ilamları) Bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; davalı hakkında kaçak elektrik tutana- ğının 16/12/2009 tarihinde tutulduğu, icra takibinin 08/04/2016 tarihinde başlatıldığı, eldeki itirazın iptali davasının 23/10/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, dava konusu ihtilafta uygulanacak zamanaşımı süresi, taraflar ara- sında sözleşme benzeri ilişki bulunması nedeniyle TBK'nın 146. (BK'nın 125) maddesi gereğince 10 yıl olup, icra ve dava tarihine kadar geçen sürede zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Emsal mahiyetteki yüksek mahkeme içtihadı da dikkate alınarak huzurdaki davada zamanaşımının 10 yıl olduğu değerlendirilmiş ve takibe konu edilen faturalar bu zamanaşımı süresine göre incelenmiştir. Mahkememizce davacı vekiline; itirazın iptali istenen icra dosyasında takibe konu edilen alacak kalemlerinin bir adet tüketim faturası (31/07/2003 tarihli) ve iki adet kaçak elektrik kullanım faturasının (16/04/2007 ve 05/06/2008 tarihli) takibe konu edildiği ancak takip talebinde hepsinin tek başlık altında asıl alacak, faiz ve kdv alacağına konu edildiği görülmekle; ödeme emrinde yer alan asıl alacak faiz ve kdv nin ne tutarda olanının hangi fatura veya kaçak tutanağına ilişkin olarak takibe konu edildiğini açıklamak üzere süre verilmiş , ayrıca bu hususta davacı kuruma da müzekkere yazılmış, davacı kurum tarafından dosyaya sunulan 22/11/2024 havale tarihli müzekkere cevabı ile " 01.07.2003 tarihli 474,20-TL tutarlı fatura alacağına ilişkin 1.904,12-TL takip öncesi işlemiş faiz ve bu faize ilişkin 196,94-TL KDV alacağımız, 01.04.2007 tarihli 1.844,20-TL tutarlı kaçak tutanağı kaynaklı borca ilişkin 2.818,74-TL takip öncesi işlemiş faiz ve bu faize ilişkin 507,37-TL KDV alacağımız, 01.09.2008 tarihli 3.001,77-TL tutarlı kaçak tutanağı kaynaklı borca ilişkin 4.285,40-TL takip öncesi işlemiş faiz ve bu faize ilişkin 771,37-TL KDV alacağımız olmak üzere, Toplam 5.320,17-TL asıl alacak ve buna ilişkin 8.198,26-TL takip öncesi işlemiş faiz ve bu faize ilişkin 1.475,69-TL KDV alacağımızın toplamı olan 14.994,11-TL üzerinden takibe geçilmiştir." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. İtirazın iptali istemine konu icra dosyasındaki alacağın temelinin 01.07.2003 tarihli 474,20-TL tutarlı fatura, 01.04.2007 tarihli 1.844,20-TL tutarlı kaçak tutanağından kaynaklı fatura ve 01.09.2008 tarihli 3.001,77-TL tutarlı kaçak tutanağından kaynaklı faturadan ve bu faturalara ilişkin faiz ve kdv alacakları isteminden oluştuğu anlaşılmıştır. Takip tarihinin 25/10/2016 tarihi olduğu görülmüştür. Bu kapsamda davalı vekilinin zamanaşımı definin değerlendirmesine esas olmak üzere her bir fatura yönünden yapılan incelemede; 01.07.2003 tarihli 474,20-TL tutarlı fatura ve ferileri yönünden davalının zamanaşımı defi dikkate alındığında takip tarihi itibari ile zamanaşımının dolduğu değerlendirilmiş ve bu fatura ve ferileri yönünden istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Takibe konu edilen ve 01.04.2007 tarihli ve 01.09.2008 tarihli kaçak kullanım faturaları yönünden ise fatura tarihleri ile takip tarihi arasında henüz 10 yıllık süre geçmediğinden ve kaçak tüketim tutan tarihi ile takip tarihi arasında da zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu anlaşıldığından bu faturalara ilişkin zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Dava tarafça dosyaya sunulan 22/02/2023 tarihli beyan dilekçesi içeriğinde; " Müvekkillerin mirasçısı olduğu Aşur Bingöl hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçu nedeniyle açılan ve Ceza Verilmesine Yer Olmadığı kararı verilen, İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas, ...Karar ve 01.03.2016 tarihli kararından da anlaşıldığı üzere 05.06.2008 tarihli kaçak kullanım bedeli olan 92,34 TL 08.02.2016 tarihinde davacı kuruma ödenmiştir." Dosya kapsamında alınan ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu değerlendirilen 21/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının kaçak kullanımdan kaynaklı faturalardan dolayı 16/04/2007 tarihli faturadan kaynaklı olarak 483,42 TL fatura bedeli, 714,90 TL faiz tutarı ve 128,68 TL faizin KDV tutarı; 05/06/2008 tarihli faturadan kaynaklı olarak 2.890,45 TL fatura bedeli, 3.721,12 TL faiz tutarı ve 669,80 TL faizin KDV tutarından kaynaklı olarak alacaklı olduğunun tespit edildiği ayrıca davacının asıl alacağına 08/02/2016 tarihinde 92,34-TL ödeme yapıldığını tespit etmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının 16/04/2007 tarihli kaçak kullanım faturadan kaynaklı olarak 483,42-TL asıl alacağının bulunduğu, 05/06/2008 tarihli faturadan ise 2.890,45-TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğu, ancak davalı tarafından 08/02/2016 tarihinde 05/06/2008 tarihli faturaya mahsuben yapılan 92,34-TL ödeme düşüldüğünde bu faturaya ilişkin bakiye asıl alacak tutarının 2.798,11-TL olduğunun anlaşıldığı ve bu rakam ile diğer fatura bedeli olan 483,42-TL toplandığında davacının takip tarihi itibari ile 3.281,53-TL asıl alacağının bulunduğunun tespit edildiği, yine her bir fatura yönünden vade tarihi ile takip tarihi arasında geçen süre için yapılan faiz hesaplaması ile davacının 4.316,70-TL takip öncesi faiz alacağının ve 777,00 TL faizin KDV si alacağının bulunduğunun mahkememizce hesaplandığı, bu hususta hesaplama mahkememizce yapıldığından usul ekonomisi gereği yeniden rapor alınmadığı, dosya arasındaki bilgi belgeler ve davacıların murisinin taraf olduğu İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinin...E...K. Sayılı dosya içeriği de dikkate alınarak davacının kaçak elektrik kullanım iddiasının sübut bulduğu, davalıların da mirasçı sıfatı ile bu alacaktan sorumlu oldukları değerlendirilmiş açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, mahkememizce kabulüne karar verilen kısım kaçak elektrik fatura alacağından kaynaklandığından ve alacak miktarı haksız fiile ilişkin olup alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden bu hali ile alacak likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalıların İstanbu ...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 3.281,19 TL asıl alacak, 4.316,70 TL gecikmiş gün faizi ve 777,00-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 8.374,89 TL üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davacının davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine, 3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 181,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 550,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-) Davacı tarafından yatırılan 181,10 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 8.374,89 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-) Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 6.619,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 7-) Davacı tarafça yapılan 837,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti ile 41,10 TL ilk masraf (35,90 TL başvurma harcı + 5,20 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 2.678,10 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.495,84 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/693, K. 2026/97, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-693-e-2026-97-k-8fe82128f898