İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/692 E. 2019/327 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/692
Karar No
2019/327
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/692 KARAR NO : 2019/327

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2018 KARAR TARİHİ : 15/05/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının, davalı tarafa domates fidesi satışı yaptığını ve bu malzemeleri davalı tarafa teslim ettiğini, bu işlemin ... seri nolu ... tarihli ve ... seri nolu ... tarihli faturalar ile belgelendirildiğini, söz konusu faturalardan biri davalı tarafından diğeri de davalının oğlu olan ... tarafından imzalandığını ve malların teslim alındığını, davalının malları teslim almasına rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, yapılmış olan icra takibine karış davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve karşı tarafın en az %20 olmak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, ayrıca dava harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalının ... tarihinde davacıdan sipariş ettiği 8500 adet fideyi teslim alarak 6500 tanesini bir seraya, geri kalan 2.000 fideyi bir başka seraya dikildiğini, davalının ... tarihinde davacıdan 5100 adet daha fide aldığını, davalının fideleri diktikten sonra fidelerde kök gelişimin olmadığını fark ettiğini, davalının gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirerek, fidelerde kök gelişimi olmadığını fideleri diktiği hafta defalarca davacıya bildirdiğini, bu hususta dosyaya daha önce sundukları ... Kaymakamlığı İlçe ve Orman Müdürlüğünün fide tespitine ilişkin raporu ve yne daha önceden dosyaya sundukları 2 adet zraat mühendisi raporları ile de sabit olduğunu, davalının bu süreçte fidelerin büyük çoğunluğunu söktüğünü, davalı tarafından fidelerin sökülmeden 1 ay boyunca ziraat mühendisleri gözetiminde fidelere ekstra masraf yapıldığı fakat tüm bunlara rağmen fidelerde kök gelişim olmadığını, özellikle dosyaya sunulan ilk 4 foto, video kayıtları ve raporlarla sabit olduğunu, ayrıca davalının hayatını sadece çiftçilik yaparak sürdürdüğünü, tacir olmadığını, davacının ise tacir olup, basiretli davranmadığını, davalıya irsaliyeli fatura dahi vermediğini belirterek, işbu davanın reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satılan ve teslim edilen domates fideleri nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunun araştırılması amacıyla Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevaplarından davalının 2006 yılından beri vergi kaydının olmadığı, ticaret odasına kayıtlı olmadığı, esnaf odasına ise kayıtlı olduğu ancak kaydının terkin edildiği, bu haliyle davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay HGK'nın 18.11.2015 gün ve 2014/15-301 E. 2015/2659 K. sayılı emsal içtihadında da "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar... Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal içtihat ve yasal düzenleme doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde, somut olayda, her ne kadar dava Mahkememizde açılmış ise de; Antalya Esnaf ve Sanatlarlar Odaları Birliği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ve Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılar uyarınca davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, eldeki davada taraflardan davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın da ticaret mahkemesinde görülmesi gereken mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsiz olduğu ve uyuşmazlığı çözme yönünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde dosyanın görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halide mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, harç, yargılama gider ve vekalet ücretinin verilecek olan ek kararda BELİRTİLMESİNE, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesinin talep edilmesi halinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkeme tarafından karara BAĞLANMASINA, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanunu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2019

Katip ... ¸E- İmzalı

Hakim ... ¸E- İmzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/692, K. 2019/327, T. 15.05.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-692-e-2019-327-k-21edb3b215b9