İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/630 E. 2019/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/630
- Karar No
- 2019/349
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/630 KARAR NO : 2019/349
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2018 KARAR TARİHİ : 21/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve .../... D.İş sayılı kararı ile ... ...'ne 674 sayılı KHK kapsamında ... kayyım olarak atandığını, kayyım olarak atanmaları akabinde alacak borç hesaplarının kontrol edilmesi sonucunda davalının şirkete borcunun olduğunun belirlendiğini, Antalya ... Noterliğnin ... tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının müvekkili şirkete ödeme yapmaması üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müveklili aleyhine davacı tarafça Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında ... TL üzerinden haksız ve mesnetsiz bir şekilde ilamsız takip başlatıldığını, ancak davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını aksine müvekkilinin davacıdan alacağının olduğunu, müvekkilinin gerek çalıştığı kurumda gerekse Avukatlık mesleğini serbest bir şekilde ifa ederken hem mesai arkadaşları hemde meslektaşalrı tarafından vekilen ve saygıl duyulan bir kişi olduğunu, meslek ahlakı yönü ile son derece çirkin ithama maruz kalan müvekkilinin bağlı bulunduğu Baroya'da şikayet olmadığını, davacı şirkete verilen avukatlık hizmeti bu çerçevede devma etmekte iken Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarmnasi ile müvekkilinin vekalet görevinden haklı bir gerekçe olmaksızın azledildiğini, yetki itirazında bulunduklarını, davacının takip talebinde alacağının dayanağı yapmadığı bir belgeiy bu davada ispat vasıtası olarak kullanmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacı dava dayanağı yaptığı var olduğunu iddia ettiği faturayı dava dosyasına ibraz da etmediğini, talep ettiği meblağın dayanağı belgeler dosyada bulunmadığı gibi hangi maddi vakılardan böyle bir alacak miktarı çıkarıldığı dava dilekçesinde yer almadığnı ve hususun dilekçeden anlaşılamadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, vekalet sözleşmesine ve faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Yargıtay HGK'nın 18.11.2015 gün ve 2014/15-301 E. 2015/2659 K. sayılı emsal içtihadına göre, "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar... Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." Somut olayda ; Her ne kadar dava Mahkememizde açılmış ise de; davalı tarafın avukatlık mesleğini icra ettiği, avukatlığın tacir sayılmadığı ve serbest bir kamu hizmeti olduğu anlaşıldığından her iki tarafın tacir olmadığı, yalnızca davacının tacir olduğu davalının tacir olmadığı, sadece davacının tacir olması, taraflar arasındaki ihtilafın da ticaret mahkemesinde görülmesi gereken mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle, mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır, uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2019
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza