İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/773 E. 2019/320 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/773
- Karar No
- 2019/320
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/773 KARAR NO : 2019/320
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2018 KARAR TARİHİ : 14/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde kullanmak üzere ... TL bedelle bir adet ... ... ... Halı Yıkama Makinesini davalıdan satın alındığını, makine ile ilgili arıza bildirimi yapılarak birçok defe makinenin gerektiği gibi çalışmadığı davalıya bildirilmiş, müvekkilinin devam eden süreçte makineden faydalanamadığını ve birçok masrafa katlanmak zorunda olduğunu, müvekkilinin talebi üzerine servis hizmeti olarak elemanlarını gönderilmiş ancak gelen kişiler her seferinde makinedeki esas arızayı tespit etmeden deneme yanılma yöntemiyle mağduriyeti gidermeksizin gittiklerini, gelen ekip sorunun işletmenin voltajından kaynaklı olduğunu bildirdiğinden müvekkilinin ekstra harcama yaparak yeni bir voltaj regülatörü altığını, regülatör takıldıktan sonra makine tekrar denenmiş ancak makinedeki sorunların devam ettiği görülmüştür. Bunun üzerine ayıplarının giderilmesi için müvekkili müracaat etmiş ancak karşı tarafın kayıtsız kaldığını, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulmuş ve yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda arızanın kullanım hatasından kaynaklanmadığı, bu hususların gizli ayıp olduğu, ayrıca satış sonrası hizmetinde ayıplı olduğunun tespit edildiğini belirterek, öncelikle makine için ödenen bedelin ödeme tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini, bu talebinin mümkün görülmemesi halinde, tüm onarım masraflarının davalıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasına, müvekkilinin uğramış olduğu menfi ve müspet zararlar, katlanmak zorunda olduğu masrafların tazmini adına dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte şimdilik ... TL maddi tazminatın davalıdan tahsilinin talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş, davalı taraf herhangi bir cevapta bulunmamıştır. Mahkememizce tarafların tacir olup olmadıkları hususunda Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevaplarından davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava, ayıplı mal satımı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay HGK'nın 18.11.2015 gün ve 2014/15-301 E. 2015/2659 K. sayılı emsal içtihadına göre, "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar... Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." 21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır. Davacının tacir olup olmadığı hususunda ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazımıza verilen ... tarihli cevapta; söz konusu davacının 2015 - 2018 yılları arasında halı ve kilim yıkama hizmetleri işi ile mükellefiyet tesis ettiğinin bildirildiği görülmüştür. Yazı cevabında belirtilen toplam alış ve satış bedelleri ile toplam hasılat incelendiğinde davacının esnaf olduğu tacir olmadığı analaşılmıştır. Yukarıda yazılı emsal içtihatta da belirtildiği üzere her iki tarafın tacir olmadığı, yalnızca davalının tacir olduğu, davacının tacir olmadığı, sadece davalının tacir olması, taraflar arasındaki ihtilafın da ticaret mahkemesinde görülmesi gereken mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle, mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır, uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2019
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza