İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/392 E. 2020/117 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/392
Karar No
2020/117
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/392 Esas KARAR NO : 2020/117 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 11/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı - borçlu aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyası ile faturalı alacağa istinaden icra takibinin başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini, davacı ile davalı arasında ... tarihli .../... Bölgesindeki ... metrekare işin ... ... temini ve uygulaması işini konu alan bir sözleşme yapıldığını, sözleşmede işin bedelinin Amerekan doları olarak belirlendiğini, sözleşme bedelinin %10'nun peşin ödendiğini, bakiye kalan kısım için ... tarihindeki tek çek ile alınmasının kararlaştırıldığını, TL çeki ile ödeme yapılması halinde çeklerin ödeme tarihindeki merkez Bankası efektif satış kuru baz alınarak kur farkı hesaplanacağını, ... Amerikan dolarlık işin %10 olarak verilen peşinat düşünce geriye ... Amerikan doları kaldığını, ... tarihinde Amerikan Dolarının ... TL olduğunu davalı tarafa da ... tarafından keşide edilen ... seri numaralı ... keşide tarihli ... TL bedelli bir adet çekin davalıya teslim edildiğini, çekin ödeme gününde Merkez Bankası efektif satış kurunun ... TL olduğunu, bu hali ile işin geride kalan bedelinin ... TL olduğunu, davacının kur farkı alacağı doğduğunu, kur farkının da ... TL olduğunu, buna ilişkin faturanın davalıya gönderildiğini, belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye göre son ödeme tarihinde yapılacak kur hesaplaması neticesinde alacaklı olan bu alacağı talep hakkının doğacağından alacak takip tarihinde muaccel olmadığı gibi 2019 ... ayı sonunda hesaplanan kur farkından kaynaklanan alacak da dava değeri nisbetinde olmadığını, davacı tarafından yapılan icra takibine tarafımızca itiraz edilirken özellikle vadesi gelmeyen bir alacağın olduğu, vadesi gelmeden bu alacağın istenmesinin mümkün olmadığı, sözleşme maddelerine göre 2019 ... ayında ödenmesi gereken son çek bedeli ödendikten sonra kur farkının bu tarih itibariyle hesaplanmasının gerektiği ve hesaplama neticesinde alacaklı olan tarafın ancak bu şekilde alacağını talep edebileceği belirtildiğini, ancak davacı alacaklı, sözleşmeye aykırı olacak şekilde ... 2019 itibariyle kur farkının lehine değişmesi üzerine bu tarih itibari ile icra takibi başlattığını ve bu haksız takibe taraflarınca itiraz edildiğini nitekim ... 2019 itibari ile ödenmesi gereken tüm çekler ödendikten sonra cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere davacı taraf ... TL alacaklı konuma geçtiğini, bunun için, davacı firma çalışanı tarafından ödeme yapılması için davacı tarafa mail gönderildiğini ancak maile henüz cevap verilmediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde, durumun yukarıda bahsedildiği gibi olduğu açıkça anlaşılacağını, dava konusu dosya borcu taraflarından tamamen ödenmiş olduğundan dava konusuz kalmış ve davaya devam edilmesini gerektirecek hukuki bir menfaat kalmadığını, ara karar ile ihtiyati haciz talebine itirazlarının reddedilmiş ise de İİK'nun 266. maddesi mahkemece yanlış yorumlandığından red kararının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay 12. HD'nin 26.02.2019 tarih ve 2018/5788 E. 2019/2953 K.sayılı kararında, 'takibin kesinleşmemiş olması halinde ihtiyati haciz kararına itiraz hakkında karar vermeye yetkili mahkeme, ihtiyati haciz kararı veren mahkemedir' denilmek suretiyle ilgili hükmün nasıl anlaşılması gerektiği açıkça belirtildiğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararının reddine ilişkin verilen ara karardan dönülmesini, davacının davasının hukuka aykırı ve haksız olması nedeniyle reddine, davacının icra takibini haksız olarak başlatması nedeni ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve davasının reddi halinde HMK 49. maddesinin uygulanması sureti ile davacının para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL alacak için takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararında; "...Dava konusu icra takibine konu alacak 6 adet faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı ve yanılgılı gerekçe ile tazminat talebinin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2019 tarih 2018/2655E. 2019/3068K. sayılı kararında; "...Dolar olarak banka üzerinden yapılan ödemeler için kur farkı istenemeyeceği gibi, çek bir ödeme aracı olup verildiği gün ödeme olarak kabul edildiğinden, çeklerle yapılan ödemeler için de tahsil tarihi gözetilerek kur farkı talep edilemez..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2018 tarih 2018/3171E. 2018/6767K. sayılı kararında; "...asıl dava bakımından dava kur farkı alacağı davasıdır. Sözleşmede satışın Euro üzerinden olacağı ve TL ile ödeme yapılması halinde TCMB Efektif Satış Kuruna göre mahsup yapılacağı ve arada eksik ödeme kalırsa kur farkı olarak talep edileceği belirtilmektedir. Davalı Euro borcunu TL olarak ödemiş ancak eksik ödeme nedeniyle TL cinsinden kur farkı borcu doğmuştur. Döviz cinsinden alacağı olan bir kimsenin bunu memleket parası olan TL'ye çevirerek takip yapması mümkün ise de TL alacağı olan bir kimsenin bunu herhangi bir döviz cinsine çevirerek takip yapması mümkün değildir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı kur farkı fatura alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında ... tarihli sözleşmenin akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 5/d. maddesinde yetkili mahkeme ve icra müdürlükleri belirlenmiştir. Buna göre Antalya mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkili mahkemedir. Tarafların tacir olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. maddesi gereğince, icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla, dava esastan incelenmiştir. Davacının davalıya sözleşmenin imzalanması ile birlikte %10 oranında peşinat ve ... keşide tarihli ... TL bedelli çek ibraz etmiş olduğu ve çekin ödendiği noktalarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kur farkının ne zaman istenebileceği noktasındadır. Davacı taraf ... tarihli çekin bu tarih itibari ile kur farkının istenebileceğini ileri sürürken davalı taraf ... 2019 tarihinde kur farkının belirleneceğini, bu hususta da ikinci bir sözleşme olduğunu ileri sürmektedir. Davacı taraf ikinci sözleşme olduğu iddialarını kabul etmemektedir. Davalı tarafa ... tarihli ön inceleme duruşmasında ... 2019 tarihinde kur farkının hesaplanacağına dair sözleşmeyi sunması için süre verilmiş, davalı vekili ... tarihli beyan dilekçesi ile "... ... tarihinde asıl sözleşmeye ek olarak yapılan ancak tarafların bir araya gelmemesi nedeni ile sadece müvekkilimce yazıya dökülüp imza altına alınan bir başka sözleşme yapılmıştır. Davacı bu sözleşmeyi fiili olarak imzalamamış olsa da telefon ile yapılan görüşmelerde sözleşmeyi kabul etmiştir..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekilinin beyan dilekçesinin ekinde bulunan ... tarihli sözleşmede yalnız davalı şirket kaşesi ve üzerinde bulunmakta, müşteri kısmında ise imza bulunmamaktadır. Bu sözleşmenin 4. maddesinde "sipariş formu kaşe ve imza ile teyit edilmediği sürece geçersiz sayılacaktır" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen ve ihtilafsız olan ... tarihli sözleşmenin 5/e. maddesinde ise; "Dolar çeki ile ödeme alınacaktır. TL çeki ile ödeme yapılırsa çeklerin ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru baz alınarak kur farkı hesaplanacaktır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Çek bir ödeme aracı olup verildiği gün ödeme olarak kabul edildiğinden, çeklerle yapılan ödemeler için de tahsil tarihi gözetilerek kural olarak kur farkı talep edilemez, fakat tarafların aksini kararlaştırması mümkündür. Davacı ... tarihinde ... USD ödeme yapmıştır. Bakiye borç ... USD'dir. TC Merkez Bankasının ... tarihinde efektif satış kuru ... USD'dir. Buna göre yapılması gereken ödeme ... TL iken davacı taraf ... TL ödeme yapmıştır. Buna göre fazladan yapılan ödeme ... TL'dir. Davalı tarafın açıkça ... 2019 tarihindeki kur üzerinden kur farkının hesaplanacağına dair her iki tarafça imzalanmış bir sözleşme olmadığını belirtmesi, keza ... tarihli sözleşmede açıkça "sipariş formu kaşe ve imza ile teyit edilmediği sürece geçersiz sayılacaktır" ibaresinin bulunması, bunun gibi bu sözleşmede ... 2019 tarihindeki kurların belirleneceğine dair bir hüküm bulunmaması karşısında, davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu sonuna varılmıştır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın ...-TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 3. 2004 sayılı İİK nun 67 maddesi uyarınca asıl alacağın % 20 si oranında tespit edilen ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak ... TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bakiye ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Davacı tarafından yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan ... TL posta ve bilirkişi masrafının kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 12. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/392, K. 2020/117, T. 11.02.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-392-e-2020-117-k-f47f5d109f25