İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/506 E. 2019/1484 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/506
- Karar No
- 2019/1484
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2017 KARAR TARİHİ : 12/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2019 Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait SDV Çelik ünvanlı şahıs firması ile davalı ... imalatı karşılığında 32.000 TL + KDV bedeli ile anlaştıklarını, davalının 32.000 TL + KDV bedel konusunda mutabakat formunu müvekkiline mail olarak attığını, müvekkilinin de internet ortamında mutabık olduklarını beyan ettiğini, davalı tarafından gönderilen mutabakat mektubu formunu sunduklarını, tarafların anlaşması dolayısıyla müvekkilinin söz konusu makinanın imalatını yaptığını, davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu işi 14/09/2017 tarihli, seri A sıra no:027256 nolu, 32.000 TL + 5.760 KDV olmak üzere 37.760 TL bedelle fatura ettiğini, söz konusu ürünün Seri A sıra N:022902 nolu sevk irsaliyesinin de davalı şirketin satın alma müdürü tarafından teslim alındığını, davalı müvekkilinin davacıya ödemesi gereken 37.760 TLnin 13.676,76 Tlsini 06/10/2017 tarihinde ödediğini, kalan 24.088,23 TL'sini haksız olarak ödemeyi reddettiğini, davalı müvekkiline yapacağı ödemede hiçbir haklı sebebe dayanmaksızın keyfiyen ve müvekkili yoluyla bildirilen kesintilerin 500,00 TL'sini kabul ettiğini, ancak kalan 23.583,23 Tlyi davalıdan talep ettiğini, davalı ile müvekkili arasındaki mailleri sunduklarını, müvekkilinin birçok çabasına rağmen davalı ödeme yapmayacağını bildirmesi üzerine işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın kabulüne karar verilerek, 13.583,23 Tlnin fatura tarihi olan 14/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davacının organik ilişki içinde bulunduğunu, dava dışı ... Mühendislik .. Ltd. Şti arasında bir takım imalat montaj işleri konusunda ticari ilişki kurulduğunu, bu ticari ilişki gereği ... Mühendislik müvekkilinin kendi müşterilerine bazı teknik imalat montaj işlerini yapmaya başladığını, ancak taraflar arasındaki iş ilişkisi devam ederken ... Mühendisliğin içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle işlerine devam edemeyeceğini müvekkili şirkete bildirdiğini, nitekim firmanın müvekkili şirkete teslim ettiği ürünlerde arıza ve hatalar tespit edildiğini ve ürünlerin arızalı hatalı olarak müşterilere teslimi mümkün olmadığı için bunların tamiri ve düzeltilmesi için ilgili firmaya ulaşılmaya çalışıldığını ancak ulaşılamadığını ve tüm arızalara ilişkin düzeltme ve tamirleri müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ... Mühendislik'in imalatını tamamladığı işlerden birisinin de dava konusu olan ... isimli ürünün de müvekkili şirkete 20/12/2016 tarihinde teslim edildiğini, ancak söz konusu ürünün teslim edilmesine rağmen ... Mühendislik ürüne ilişkin faturayı müvekkili şirkete ibraz etmediğini, müvekkili şirketin davacının talebini tamamen iyi niyetli bir şekilde değerlendirdiğini ve taraflar arasındaki organik bağı, kardeş olmalarını ve ...'nın ... Mühendislikte çalışarak aslında proje kapsamındaki tüm işleri de ... Mühendislik adına yapmış olmasını da dikkate alarak faturanın ... tarafından düzenlenmesine razı olduğunu, taraflar arasındaki bu mutabakat sürecinin devamında davacı ... ürününe ilişkin olarak KDV dahil 37.760 TL bedelli faturayı 14/09/2017 tarihinde düzenleyerek müvekkili şirkete ilettiğini, davacı başlangıçta kabul ettiği kesintilerin yapılmasını faturalaşmadan sonra inkar ederek 23.080,80 TL'nin ödenmesi için işbu davayı ikame ettiğini, davacının iddialarının haksız ve usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, BA ve BS formları, mutabakat formu, 37.760,00 TL bedelli fatura, sevk irsaliyesi, taraflar arasındaki mailler, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenicinin hak ediş alacağı istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davacı ve davalı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 21/03/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının işletme defteri incelendiğinde kesmiş olduğu 32.000 TL + KDV = 37.760,00 TL tutarındaki faturayı 14/09/2017 tarihinde 55 sıra nolu madde ile defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının 2017 yılında e defter mükellefi olduğunu, davalının cari hesap ekstreleri ve defter kayıtları incelendiğinde davalı şirketin 30/10/2017 dava tarihi itibariyle 23.580,80 TL borçlu olduğu tespit edildiğini, davalı vekilinin cevap dilekçesinde adreste bulunamadığı için teslim edilemediğniden söz ettiği 23.080,80 Tl tutarındaki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını, dosya arasında davalı ... Mühendislik ile Dava dışı ... Mühendislik ve devamında davacı ... arasında yapılmış herhangi bir sözleşme mevcut olmadığı gibi davalı tarafından iddia edilen eksik ve ayıplı imalatlar ile ilgili taraflarca zapt altına alınan herhangi bir tutanak tespit raporu ve tadilat işinde çalışan işçiler ve iş ile ilgili herhangi bir iş emri de mevcut olmadığını, bu bilgiler ışığında davalı tarafından iddia edilen hatalı ve ayıplı imalatların cins ve tutarını tespit etmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının davalıdan 23.580,80 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, taraflar arasında ... imalatına sözleşme kurulduğu uyuşmazlık dışı olup kurulan sözleşmenin niteliği gereği TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici; davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşma kapsamında ... imalatını yaptığı, davalıya teslim ettiği, faturaya ve irsaliye düzenlenerek davalıya verildiği, davalının fatura ve irsaliye kapsamında 13.676,76 TL ödeme yaptığı, davalının bakiye alacak yönünden ödeme yapmadığı ileri sürülmüş davalı ise davacının yapmış olduğu işin ayıplı ve arızalı olduğu, bu ayıpları kendisinin yaptığını savunarak uyuşmazlık, davacının yapmış olduğu işin ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği ve ayıbın giderilme bedeli noktasında toplanmaktadır. Ayıp, TBK'nın 475. Maddesi uyarınca, eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı ise o eser ayıplıdır. Dava konusu ... imalatına ilişkin ürün üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması değerlendirilmiş, davalı tarafından üründeki ayıp ve arızların giderildiğini, bu aşamada tespitinin mümkün olmadığını, dosya üzerinden bilirkişilerce teknik inceleme yapılmasına dair beyan dilekçesi sunulduğu, bu kapsamda bilirkişi heyetinden rapor alındığı, rapora itirazlar üzerine davalı tarafın verilen kesin süre içinde delil avansı yatırmadığından, bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayıldığı kanaatine varılmış olup dosyaya sunulan belgeler ve deliller üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede yapılan işin ayıplı olduğunun tespit etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak işin yapılıp yapılmadığı ve ayıbın varlığını 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/15-1976 Esas ve 2015/1184 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere ispat yükü lehine hak iddia eden davalı iş sahibindedir. Ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi ve bu nedenle bilirkişi raporu alınması gerektirdiğinden iş sahibi ayıbın varlığını ve niteliğini kanıtlama yükümlülüğü nedeniyle kendisine teslim edilen esere ilişkin bilirkişi inceleme yapılabilmesini mümkün kılacak şekilde davranmalıdır. Aynı zamanda ayıbın varlığı ve niteliği konusunda algı kişiden kişiye değişebildiğinden, objektif bir bakış açısının yapılması gerekli olup bu değerlendirmeyi de ancak teknik bilirkişinin incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden tanık beyanı ile ispatın güç olup ayıbın varlığı halinde davadan önce delil tespiti yaptırılması ispat kolaylığı sağlamaktadır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/15-1976 Esas ve 2015/1184 Karar sayılı ilamın) Dolayısıyla davalı tarafından ürün üzerinde tespit yapılmasının mümkün olmadığı, davalının dosya üzerinden inceleme yapılmasına yönelik beyanı ve ibraz edilen delilllerden, eser sözleşmesine konu ürün ve işin ayıplı olduğunun ispat edilemediği, davacı tarafından eser sözleşmesine konu ürünün davalı tarafa teslim edildiğinden, davacının bakiye alacağa hak kazandığı anlaşılmakla, davacının 23.583,23 TL' alacağının kabulune, dava tarihinden önce davalının TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletierek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, 23.583,23 Tl alacağın 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.610,97 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 402,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.208,22 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.000,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 93,00 TL olmak üzere toplam 1.093,00 TL yargılama gideri ve 402,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.495,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığı, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.829,9 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2019
Katip ¸e-imzalıdır.
Hakim ¸e-imzalıdır.