İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/378 E. 2020/593 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/378
- Karar No
- 2020/593
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/378 Esas KARAR NO : 2020/593
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2018 KARAR TARİHİ : 17/11/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Davalıdan olan alacağını temlik aldığını, müvekkilinin alacağının tahsili talebi ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; vekil edenin yıllık ... ciro ile geliri olduğunu, daha önce ticari hayatında borç ilişkisinden bulunmayan bir firma olduğunu, davacı tarafın icra takiben konu olan fatura bir şekilde sehven muhasebe bürosuna geldiğini ve defterlere kaydedildiğini, bu yanlışın fark edildiğinde defterlerinden çıkartıldığını, davalı tarafın ilgili fatura karşılığı satış konusu kalların teslim edildiğini gösterir hiç bir yazılı belge bulunmadığını, malların teslim edildiğine dair teslim tesellüm tutanağı veya hiç bir yazılı belge bulunmaması basiretli tacirlikle ne de hayatın olağan akışı ile uygun düşmediğini, davacı taraf hiç bir edim ifa etmediği, hiç bir yönden hak sahibi olmadığı halde mal teslimi yapılmamış bir faturaya dayanarak kötü niyetli alacaklı olduğunu iddia ettiğini, açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı şirket aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyası başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce vergi dairesi, ticaret sicil kayıtları ve ticaret odası kayıtları ile icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli ve ... TL bedelli fatura, bakiye cari hesap ekstresi ve Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi olduğu görülmektedir. Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesinin incelenmesinde; alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı ...'nin davalı ... isimli şirkette bulunan ... TL alacağını davacı ...'a devrettiği ve sözleşmenin alacağı devir alan ve devreden taraflarca imza altına alındığı görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı tarafın dava dışı ...'nden temlik aldığı alacak yönünden dava dışı şirket tarafından kesilen fatura ve cari hesap özeti ile birlikte başlattığı ile takip ile fatura bedelini davalıdan talep etmiş olduğu görülmektedir. Buna göre taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık davacı tarafından dava dışı şirketten temlik alınan fatura dayalı alacağın davalıdan tahsil edilmesi için şartların mevcut olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. TBK'nın 183.maddesi gereğince, yasa, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, alacaklı alacağını, borçlunun onayını aramaksızın, başka bir kimseye temlik edebilir. Alacağın temliki sözleşmesi ise yazılı biçimde yapılmış olmadıkça geçerli olmaz. Borcun kaynağı ne olursa olsun, alacaklının, alacağını bir başkasına temlik etmesi bir ihtiyaç olarak ortaya çıkabilir. Alacaklı, alacağının tamamını bir üçüncü kişiye devrettiğinde, borç ilişkisinde alacaklı tarafın bir hukuksal işleme dayanan değişimi söz konusu olacaktır. Bu suretle, borç münasebetinde alacaklının şahsından bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır. Somut olayda, yüklenici davacı şirket ile iş sahibi davalı şirket arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan alacağın temlikini yasaklayan sözleşme ve yasadan kaynaklanan herhangi bir sebep bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının dava dışı şirketten temlik aldığı alacak yönünden temlik alan sıfatıyla davalıdan faturaya dayalı alacağı talep edebileceği kuşkusuzdur. Davaya konu faturanın incelenmesinde; dava dışı ... tarafından kesilen ... tarihli faturanın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Buna göre davacı tarafın temlik alan sıfatıyla öncelikli olarak dava dışı ... edimlerini yerine getirip getirmediğini ispat yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası alacağı temlik eden dava dışı ...'nin ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ancak dava dışı ...'nin defterlerinin dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür. Davalı tarafın incelenen ticari defterlerine dayanılarak bilirkişi tarafından ... tarihli raporda; Antalya ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu alacağın devri formu ile dava dışı ...’nin davalıdan olan ... TL’lik alacağını Türk Borçlar kanunun ilgili maddelerine göre ...’a devir ettiğini, Davacı tarafından alacağın devri sözleşmesine istinaden davalı aleyhine ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğunu, Davalının ibraz edilen 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ... ve ... tarihleri itibari ile davalının dava dışı ...’nden ... TL alacaklı olduğu yani fazla ödeme yaptığının kayıtlı olduğu davacının takibe konu ettiği faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığını, Davacı tarafından dava dosyasına sunulan dava dışı ... tarafından davalı adına düzenlenen ... tarihli ... TL’lik fatura ya ait irsaliyelerin ise dava dosyasına sunulmadığı görüldüğünden fatura içeriği malın davalıya teslimi konusunda tarafımızca bir tespit yapılamadığını, Davalı şirket ticari defterleri ile dava dışı ...’nin sunulan cari hesap ekstresi üzerinde yapılan incelemelere göre davacının alacağından bahsedilebilmesi için öncelikle dava dışı ... tarafından davalıya düzenlenen ... tarihli ... nolu ... TL’lik fatura içeriği malın davalıya teslim edildiğine dair irsaliyelerinin sunulması gerektiği ve yine davalı tarafından ticari defterlerine göre davalıya yapılan ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL ödeme ile ... tarihindeki ... TL’lik ödemelerin belgelerinin dosyaya sunulması gerektiği ve bu tespitlerden sonra davacının alacağının hesaplanabileceği kanaatine varıldığını bildirmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ettiği görülmüş, dosya itirazları gözetilerek ve dava dışı şirket defterlerinin incelenerek ek rapor vermek düzenlemek bilirkişiye tevdii edilmiş, mali müşavir bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporunda belirttiği gibi dava dosyasına konulan Ekstre ile dava dışı ... Nin ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğunu, kök raporunda tespit ettiği üzere taraf cari hesap ekstreleri arasındaki farkın dava dışı ... Nin davalıya düzenlediği ... tarihli ... nolu ..._Tl lik fatura ile davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan davalının ödemeleri olan ... tarihli ...-TL ... tarihli ...-TL ödeme ile ... tarihindeki ...-TL ödemelerden kaynaklandığının tespit edildiğini, davalıya düzenlenen faturanın ...-Tl lik faturanın ... tarihinde ... nolu ... faturası ekindeki listeye göre davalı şirkete kargo yolu ile gönderildiğinin tespit edildiğini, bu belgeler arasında ... Davalıya düzenlendiği fatura ve bu faturaya ait irsaliye bulunmadığından bu fatura içeriğinin davalıya teslimi konusunda bir tespit yapılamadığını, davalının ... 2016 tarihli BA_BS formlarının incelenmesinde alacağın kaynağını oluşturan ... tarihli ... nolu ...-TL lik faturanın davalı tarafından dava dışı ... alım olarak bildirmediği tespit edildiğini, davacı vekilinin ... tarihli bilirkişi raporunda bahsettiği ...-TL lik ödeme virman kaydına itirazının doğru olmadığı dava dışı şirket kayıtlarında ...-TL lik ödemenin kayıtlı olduğunun görüldüğünü, davalı kayıtlarındaki ... tarihli ...-TL , ... tarihli ...-TL ödeme ile ... tarihindeki ...-TL lik toplam ...-Tl lik ödemelerin dava dışı firmanın kabulünde olmadığının tespit edildiğini, dava dışı firmanın davacıya devir ettiği alacağın gerçekliğini kanıtlamak için dava dışı firmanın davalıya düzenlediği ... tarihli ... nolu ...-TL lik fatura içeriğini davalıya teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, davalının da ticari defterlerinde kayıtlı olan ama dava dışı firmanın ticari kayıtlarında olmayan ve kabulünde olmayan ... tarihli ...-TL ... tarihli ...-TL lik ödeme ile ... tarihindeki ...-TL lik toplam ...-TL ödemelerin belgelerini ibraz etmesi gerektiği bu belgelerin ibrazı halinde alacak bakiyesinin ispatlanabileceği sonuç ve kanaatine vardığını bildirdiği görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; yukarıdaki yer verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere davacı tarafın dava dışı şirketten temlik aldığı faturaya dayalı alacağını talep edebilmesi için öncelikle halef sıfatı ile dava dışı şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerekmektedir. Dava dışı şirketin incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Celp edilen vergi dairesi kayıtları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere ... tarihli ... nolu ...-TL'lik faturanın davalı tarafından alım olarak bildirilmediği ve dosyaya fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği, davacı ile dava dışı şirketin ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı görülmektedir. Buna göre davacı tarafından faturaya, cari hesap özetine ve alacağın temliki sözleşmesine dayanılarak talep edilen alacak yönünden fatura içeriğinin davalıya teslim edildiği hususunun tarafların ticari defterleri, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile ispat edilemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/11/2020
Katip ... E imzalı
Hakim ... E imzalı