İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/368 E. 2019/382 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/368
- Karar No
- 2019/382
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/368 Esas KARAR NO : 2019/382
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 13/06/2018 KARAR TARİHİ : 31/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalılar ... ve ... arasında davacı şirketin davalılardan ...'de sahip olduğu %50 pay üzerinde ... ve ... lehine intifa hakkı kurulması konusunda akdedilen ... tarihli "...'nin ...'nde Sahip Olduğu Payı Üzerinde İntifa Hakkı Kurulmasına Dair Sözleşme"nin 4.16.maddesi uyarınca davacı şirketin sahip olduğu her mali yılın sonunda ...'nin bilanço, gelir tablosu ve kar-zarar cetvelleri ile diğer her türlü finansal ve mali tabloları ile verileri ve ticari defter ve kayıtları üzerinde bilgi alma ve denetleme hakkı olduğunu, bu hakkının davalılar tarafından kullandırılmamış olmasından dolayı sözleşmenin 4.16.maddesinde kararlaştırılan bu hakkın yerine getirilmesine ve Türk Borçlar Kanunu'nun 113.maddesi uyarınca davalıların sözleşmeden doğan yapma borcunu ifasına yönelik olarak ikame edilen işbu eda davası ile davalı ... AŞ'nin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait tüm finansal tabloları ile ticari defter ve dayanak belgelerinin (fatura ve sözleşmeler de dahil olmak üzere, bilanço, gelir tablosu ve kar - zarar cetvelleri ile diğer her türlü finansal ve mali tabloları ile verileri ve ticari defter ve kayıtlarının) bizzat davacı ... şirketi ya da onun tarafından görevlendirilecek bir uzman kişi/kişiler yada kuruluş tarafından incelenmesine dair TBK m.113 anlamında eda (yapma borcunun ifası) kararı verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı ..., ... ve ... ile ... arasında akdedilen intifa sözleşmesine taraf olmamakla birlikte davacı ...'a pay sahibi olmasından kaynaklanan bilgi alma, inceleme hakkının şirket menfaatleri ve ticari sırları gözeterek TTK Hükümleri Çerçevesinde kullandırma adına tüm belgeleri hazır ettiğini ancak davacı tarafın bu süreçte sürekli olarak mesnetsiz, hukukla örtüşmeyen gerekçelerle bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmaktan kaçındığını, müvekkili şirketin ... tarihli intifa sözleşmesinin doğrudan tarafı olmadığı halde davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma isteğine kayıtsız kalmadığını, sözleşme ve TTK'da öngörülen sınırlara riayet edilmesi kaydıyla ihtarname ile talep edilen -ticari sırları ifşa ve Şirket menfaatlerini olumsuz etkileyecek olanlar haricindeki- belgeleri hazırladığını, inceleme için gerekli şartları ve ortamı sağladığını, müvekkili şirketin turizm ve otelcilik sektörüne ilişkin birçok ticari sır ihtiva eden belgeleri, hiçbir filtreleme olmaksızın pay sahibi dahi olmayan ...'la ilişkisini ve yetkinliğini bilmediği 3.kişilerin incelemesine, rakip firmalara ve diğer üçüncü kişilere aktarılmayacağına dair bir önlem alan gizlilik taahhüdü almaksızın sunmasının düşünülemeyeceği gibi böyle bir davranışın basiretli bir tacirden de beklenemeyeceğini, ekledikleri tutanaklardan da görüleceği üzere müvekkili şirketin rakip firmalarda çalışan ...'ın yetkilendirdiği bu kişilere dahi gizlilik taahhüdünü ve ticari sırları ifşa etmeyeceklerine dair taahhüdü imzalamaları halide tüm belgeleri inceleyebileceklerini belirttiğini, ancak davacının yetkilendirdiği kişilerin davacı ...'tan aldıkları talimatla bu taahhütleri bahane ederek inceleme yapmaktan kaçındıklarını, davacının Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ileri sürdüğü, kanunlara, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı talebine rağmen müvekkili şirketin kanunla kendisine verilen görevler çerçevesinde aldığı önlemler ekseninde pay sahibi olan davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullandırmak için TTK'nun 437.maddesinin 2., 3. Ve 4. Fıkralarında belirlenen sınırları da genişleterek şirketin tüm belgelerini inceleme için hazırlamış ve inceleme için gerekli şartları sağlamış ise de davacının bu hakkını kullanmaktan dendisinin imtina ettiğini, bu nedenlerle davanın TTK'nun 437.maddesinin 5.fıkrasında hüküm altına alınan dava açma süresi içinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddine, davanın usulden reddedilmemesi halinde haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının bilgi alma ve incelem hakkının kullandırılmadığı gerekçesi ile ika ettiği davanın davalısının sadece dava konusu hakkı kullandırmaya hukuken ve fiilen yetkili davalı ... olduğundan ve bu kapsamda huzurdaki davada davalılar ... ile ...’nin taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilleri yönünden Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, TTK’nın 437’nci maddesinin 2’nci ve 4’ncü fıkraları uyarınca pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması için şirketin yönetim kuruluna başvurması gerektiği ve yönetim kurulunun bu hususta karar vermesi gerektiğinin açıkça düzenlendiğini, müvekkili şirketlerin ...'a sözleşme ile tanınan hakkı kullandırma yetkisinin bulunmadığını, bu nedenlerle davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilmiş olması sebebiyle, usule ilişkin itirazları gözetilerek ön inceleme aşamasına geçilmeksizin usulden reddine, usulden reddedilmemesi halinde, müvekkilleri şirketler bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, taleplerinin kabul edilmemesi halinde, haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ile davalılar ..., ... vekili tarafından dosyaya sunulan ... tarihli dilekçe ile davalı ... ... vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ... tarihli dilekçelerde; taraflar arasında mahkeme dışında sulh olunduğu belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmesi ayrıca taraflar lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi talep edilmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:Dava, anonim şirkette pay sahibi olan davacı tarafından TTK 437 maddesine dayalı bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkindir. Yargılama sırasında taraf vekilleri tarafından tarafların mahkeme dışında sulh oldukları belirtilerek konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmesi talep edilmiştir. HMK'nun 313. maddesinde; "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Sulhun etkisini düzenleyen 315. Maddesinde de; " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhun iptali istenebilir." düzenlemesi mevcuttur. Taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı görülmüştür. Dava konusu somut olayda, tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede: taraf vekilleri tarafından dosyaya ibraz edilen dilekçeler ile yargılama sırasındaki taraf vekillerinin beyanlarından tarafların mahkeme dışında sulh oldukları ve bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmesini talep ettikleri görülmekle HMK. 315. Maddesi gereği konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememiz dosyası yönünden tarafların mahkeme dışında sulh oldukları anlaşılmakla; konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, tarafların sulh anlaşması dikkate alınarak davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer OLMADIĞINA, 4-Taraflarca yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştikten sonra istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2019
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır