İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/3184 E. 2019/7750 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/3184
- Karar No
- 2019/7750
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/164 Esas KARAR NO : 2024/809 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması), Kar Payı Ödenmesi ve Tazminat DAVA TARİHİ : 04/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) ve Kar Payı Ödenmesi ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hissedarı olduğu dava dışı ...'nin müdür ve müdürler kurulu başkanı olan davalınını azli, söz konusu şirkete yönetim kayyımı atanması, müvekkiline ödenmeyen kar paylarının tespit ve tahsili, uğramış olduğu tüm zararların tespit ve tahsili ile yargılama süresince taşınır, taşınmaz tüm malvarlıkları üzerine tedbir konulmasını, müvekkilinin dava dışı şirketin kurucu ortağı ve aynı zamanda her biri ... TL değerinde 50 adet ... TL'lik hisse ile yarı oranda ortağı olduğunu, şirketin ... tarihinde kurulduğunu, şirketin faaliyetine başladığı tarihten sonra bir iki ay yetkili olan davalı diğer ortak tarafından müvekkiline şirketin işleyişi, yapılan masraflar ve elde edilen kazançlar noktasında düzenli olarak bilgi verilmesine karşın bu sürecin ardında müvekkiline bilgi akışının kesildiğini, bu tarihten itibaren şirket'in elde ettiği kazançlar, yapılan masraflar, üçüncü kişi borçlanmaları ve diğer bilgileri elde edemez hale geldiğini, müvekkili tarafından tüm bilgilerin elde edilmesi amacı ile 2021 yılında yapılması gereken Genel Kurul Toplantısı beklenildiğini, ancak toplantının gerçekleştirilmediğini, toplantının yapılması ve şirket ile ilgili bilgi talep edilmiş ise ise de sonuçsuz kaldığını, bu sırada 2021 yılının ... ayında müvekkili tarafından şirket'in tek faaliyet konusunu oluşturan işletmenin müvekkilinin onayı ve bilgisi olmaksızın kapatıldığını faaliyet merkezinin üçüncü bir kişiye devredildiğinin öğrenildiğini, buna ilişkin Bodrum ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtarname gönderdiklerini, belirtilen gün ve saatte belirtilen evrakların kendilerinin hazır olmalarına rağmen şirket'in yetkilisi ve ortağının hazır olmadığını bunu tutanak altına aldıklarını, video ve fotoğraf ile kayıt altına aldıklarını, önemli miktarda gelir elde eden şirketin kira, vergi ve piyasa borçlarını ödemeyen bir şirket haline getiren, kendi başına şirket faaliyetini sonlandıran, işyerini hava parası karşılığı üçüncü kişilere devreden, bu işlemlerle ilgili olarak diğer bilgilendirmeyen, kendi başına akıl dışı şekilde hareket eden diğer davalı ortağın şirket müdürlüğünden azlini, şirketin tasfiyesine kadar tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, bu aşamada ...'nin tüm malvarlıkları ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkiline ödenmeyen kar payının davalı diğer ortaklardan tahsilini talep ederek yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve dava masraflarının davalı taraf üzeride bırakılmasını vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekil cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının taleplerini yöneltebileceği tarafın müvekkili olmadığını, davacının hem limited şirket müdürünün azlini talep ettiğini, hem de şirket tarafından yapılan ödemelerin tespiti ve iadesi ile davacıya ödenmeyen kar payının tahsilini ve zararların tahsilini talep ettiğini, davacının taleplerinin yargılama usulleri ve dava şartlarının farklı olduğunu, aynı davada görülmesinin mümkün olmadığını, buna ilişkin Yargıtay kararları bulunduğunu, davanın kötü niyetli olduğunu, davacının dava dışı şirketin yalnızca ortağı olmadığını şirket ana sözleşmesi incelendiğinde şirketin 2 adet müdürünün bulunduğunu, bunların birisinin davalı müvekkili ve diğer müdürününde davacı ... olduğunu, münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, müvekkili ile davacının dava dışı şirkette tam yetkisinin mevcut olduğunu, Şirket Ana Sözleşmesinin ... Maddesinde şirketi müdürler temsil ederler. Şirketi temsil edecek imzalar genel kurul tarafından tespit, tescil ve ilan olunur. Müdürler, şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, hazırlanacak iç yönergede açıkça belirler. Bu durumda içi yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zararlardan dolayı müdürler müteselsilen sorumludur şeklinde madde bulunduğunu, müvekkili ile davacının şirketi temsil yetkisi ve sorumluluğu hususunda bir farklılığın söz konusu olmadığını, müvekkilinin yaptığı işlemleri davacının da aynı şekilde yapabilecek yetkiye sahip olduğunu, davacının bahsettiği ihtarnamenin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu husustan haberlerinin olmadığını, davacının şirketle ilgili tüm bilgileri inceleyebileceğini yetkiye hatta sorumluluğa sahip olduğunu, davacının bilgi alma hakkını kullanamadığı ve kar paşını tahsil edemediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının bu davayı açmasının amacının şirketle ilgili kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, zira davacı tarafın şirket kuruluşundan sonra 2 yıl içinde tamamlaması gereken sermaye borcunu ödemediğini ve şirkete hiçbir katkı koymadığını, davacı tarafından şirkete yapılan herhangi bir ödemenin olmadığını belirterek, şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin oluşmaması ve davacının iddialarının kötü niyetli olması ve davacının da münferiden temsile yetkili bir müdür olması nedeniyle davanın, davacının tedbir ve kayyım atanması taleplerinin reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini vekâleten talep ve cevap vermiştir. Dava: davacının hissedarı olduğu dava dışı ...'nin müdürü olan davalının azli, şirkete yönetim kayyumu atanması ve ödenmeyen kâr paylarının tespit ve tahsiline ilişkin olup, ayrıca davacının uğramış olduğu zarar varsa bunun tazminine yönelik belirsiz alacak davası niteliğindedir. Mali Müşavir Bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; Davacının aksi karar alınıncaya kadar münferiden yetkili müdür olarak dava dışı şirkette %50 oranında ortaklığının bulunduğu, dava dışı şirketin ... tarihinde kurulduğu ancak 2020 yılında zarar elde ettiği, 2021 yılında ise elde ettiği kâr payının ortaklara dağıtımının yapılmadığı, 2021 yılı elde edilen ... TL dönem kârından geçmiş yıllar zararları mahsup edildikten ve yasal stopaj kesintisi yapıldıktan sonra %50 hissesi oranında net ... TL kâr payı alacağı hesap edildiği rapor edilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; ...'nin müzekkere cevabına göre ...’ne ilişkin herhangi bir kaydın tespit edilemediği bilgisinin verildiğini, ... sistemlerinde yapılan araştırmalar sonucu ... adlı ticari unvanın ... üzerinde faaliyet gösterdiği tarih aralığının ... - ... olduğu, bu tarih aralığında ... yapılan tüm ödemelere ve bu ödemelerin tarihlerine ...'de yer verildiğini, ... üzerinden alınan ödemelerin küçük meblağlar olduğu, ticari defterlerde ki Ciro rakamını buna paralel olarak kar payını büyük ölçüde etkileyecek nitelikte ki tutarlar/ meblağlar olmadığı rapor edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, her somut olayın özelliğine göre açıklanan biçimde azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı. Ankara 2020, s. 823 vd.) Şirket müdürünün azli ve yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik açılan davalarda husumetin şirketin müdürlerine yöneltilmesi yeterlidir. Şirket müdürünün azli ve yetkilerinin kısıtlanması davasında şirket hakkında da davalar açıldığında, açılan davaların davalı şirket yönünden husumetten reddi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2019 tarih 2018/3184E. 2019/7750K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/04/2019 tarih 2017/3474E. 2019/2805K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2019 tarih 2018/1597E. 2019/3235K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 626. maddesinde müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı düzenlenmiştir. Buna göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatini gözetmekle yükümlüdürler. TTK'nın 626/2 maddesine göre aksi kararlaştırılmadığı veya diğer ortakların yazılı izni bulunmadıkça müdürlerin şirketlere rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmalarının yasaktır. TTK'nın 630/2 maddesine göre her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. TTK'nın 630/3 maddesinde yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarda ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak düzenlenmiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 10/07/2019 tarih 2018/2383E. 2019/1498K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun "Bilgi alma ve inceleme" başlıklı 614/1, 2 maddeleri uyarınca, her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konuda inceleme yapabilir. Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Ortakların bu konuda bir girişimde bulunmadan yasal yollar tüketilmeden şirket müdürünün bu sebeple azlini talep edemezler (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih 2017/1726E. 2018/492K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı limited şirket yöneticisinin temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılması ve davalı şirkete kayyum tayini talebi ile kar payının ödenmesi için dava açmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Davacı şirket ile ilgili bilgi alamadığını ileri sürerek azil isteminde bulunmuş ise bilirkişi raporları, şirket müdürün azli için her türlü sorumluluk halinin değil "özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi" veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin aranması, davacı tarafça ileri sürülen nedenlerin azil için aranan ağırlık ve yoğunlukta nedenler olmaması, haklı nedenlerin varlığı ve azil şartlarının ispat yükü üzerinde olan davacının azil için aran haklı nedenleri ve şartları ispat edememiş olması nedenleri ile davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının kar payı ödenmesine ilişkin talebinin incelenmesinde ise; Kar payı ödenmesine ilişkin davalarda husumet şirkete yöneltilmesi gerekli iken somut davada şirket müdürüne husumet yönlendirilmiş olmakla bu talep yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının yöneticinin azli yönünden açmış olduğu davanın ispat edilemediğinden REDDİNE, 2-Davacının kar payının ödenmesine ilişkin talebinin ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı