İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/2696
- Karar No
- 2018/3431
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1242 Esas KARAR NO : 2024/989 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında taşıma sözleşme akdedildiği sözleşme kapsamında ticari ilişkisinden kaynaklı davacı tarafın davalı tarafından 17.924,95TL tutarında alacaklı olduğunu, bütün bu işlemlerden davalı şirketin cari hesap bakiyesini ödemeyeceği anlaşıldığından takip başlatılmak zorunda kaldıklarını, davalının borca itiraz ederek takibin durmasını sağladığını, davalının faize itirazının kötü niyetli olduğunu, davalının tarafın borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının haksız olduğunu, davalı tarafın isteği üzerine kendilerine kargo hizmetinin tam ve eksiksiz olarak verildiğini ancak verilen kargo hizmetinin bedeli davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak ödenmediğini, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptalini, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı ... Ltd. Şti.’nin uzun zamandır çalışmakta olduğunu, müvekkil şirketi ... müşteri numarasının mevcut olduğunu, müvekkilinin kendisinin ödeyeceği kargoları kendi müşteri numarası ile gönderdiğini, davacı firmanın ödeme talep ettiği kargo müşterisinin ... müşteri numarası ile gönderildiğini, iş bu nedenle davacının müvekkili şirketten kargo ücreti talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin iade faturasını keserek davacıya gönderdiğini, dava konusu kargo nedeni ile müvekkilinin de mağdur olduğunu, kargonun uzun süre gümrükte bekletildiğini, müvekkiline ... Ltd. Şti. tarafından bilgi verilmemiş, daha sonra da müvekkili şirkete iade edilmiş olduğunu, yapılan iade işleminde gönderilen kolilerin eksik ve yıpranmış halde geldiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile açık hesaptan kaynaklanan alacak istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 17.924,95 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "açık hesaptan kaynaklanan alacak" olduğu,davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; taraflar arasında taşıma ilişkisi kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. -Dava konusu somut olayda taraflar arasındaki taşıma ilişkisi yönünden her iki tarafça sözleşme ilişkisi inkar edilmediğinden bu hususta bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu bakımdan sözleşme kapsamında işlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerinde bulunmaktadır. Davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturaya konu hizmeti sunduğunu, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen uyuşmazlık noktalarının çözümü ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 18/06/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 17.924,95 TL Davacı tarafın ticari Defter ve belgelerinde 0,00 TL bakiye olduğu Uyuşmazlığı konu ise, davacı tarafından davalı ... 27.04.2022 Tarihli .... fatura numaralı 17.924,95TL’lik fatura kesilmiş olup davalı tarafından ise aynı faturaya 04.07.2022 tarihinde iade faturası kesildiği, davacı tarafından ise bu iade faturasının da kaydedilmediği, avalı tarafından söz konuş faturaya kesilen iade faturası davacı tarafa ulaştığı davacı tarafından itiraz edilmediği, davalı tarafından 31.12.2023 tarihindeki Cari Hesap Mutabakatı Mahkemenizce Kabul edilmesi halinde ve yine davacı tarafından kesilen 27.04.2022 Tarihli ... fatura numaralı 17.924,95TL’lik faturanın taraflar arasında iade faturalarının da davacı tarafından kabul edilip yeniden iade faturası kesildiği, davalı şirketin BA-BS formalarında incelendiğinde; davalı tarafın davacı ... tarafından 2022 yılında BA-BS Formlarında kesilen faturaları beyan edilmediği, neticeten davacı ve davalı tarafa ait 2021-2022-2023 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacı tarafından davalı tarafa yukarıda seri numaraları ve tarihleri belirtilen faturalarla her iki tarafında bu bakiyelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve itiraz olmadığı, davacının davalıdan kaydı 0,00 TL tutarında alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. - Tarafların kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre tutulan defterlerinde yapılan inceleme sonunda dava ve takip konusu edilen faturanın yalnızca davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı taraf defterlerinde bu faturaya ilişkin bir kaydın bulunmadığı, davacı tarafından kesilen faturanın davalı ... iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı tarafça ticari defterler ile alacağın ve ticari ilişkinin varlığının ispatlanamadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davalı taraf borcun tamamına itiraz etmiştir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takibe konu faturaya ilişkin malın teslimi ve hizmetin verildiğini dava miktarı da gözetilerek HMK’ nın 199. Maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir. -Davacı tarafça taşıma hizmetinin davalı tarafa verildiği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine de davalıya husumet yöneltilerek iş bu dava açılmıştır. -Yukarıdaki tespitler ışığında yapılan değerlendirmede, davacı tarafın davalı ile aralarındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını iddia ettiği ticari ilişki kapsamında davalıya eksiksiz hizmet verildiğinin ticari defter kayıtlarıyla ve/veya usulüne uygun yazılı belgelerle davacı tarafça ispat edilemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.924,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır