İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/251 E. 2026/155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/251
- Karar No
- 2026/155
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/251 Esas - 2026/155 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/251 Esas KARAR NO : 2026/155
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/03/2018 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 06/04/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin; “M... .... .... Elektrik Şirketlerine ait alandan çıkan çamurun suyundan ayrıştırılarak gösterilen yerlere taşınması” işi ile ilgili sözlü bir anlaşma yaptıklarını, yapılan anlaşmada öngörülen işin tamamlanmasıyla davacı şirket nezdinde 30.04.2016 tarih ve 047447 yevmiye nolu, 180.00 TL + 32.400 TL KDV tutarlı ve 02.05.2016 tarih ve 047448 nolu 460.000 TL + 82.800 TL KDV tutarlı olmak üzere iki adet fatura kestiğini ve bu fatıraları anlaşmanın tarafı olan davalı şirkete gönderdiğini, bununla birlikte davacı şirketin, kesilen bu faturaları yasal defterlerine kaydettiğini, KDV ve Kurum Geçici Vergi Beyanlarında gösterdiğini ve vergilerini ödediğini, diğer yandan davalı şirketin de davacı şirket tarafından kesilen ve kendilerine gönderilen faturaları, söz konusu faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın kendi ticari defterlerine işlediğini, davacı şirkete 82.000 TL tutarındaki KDV bedelini de ödediğini, ancak kesilen faturalardan doğan borcunun geriye kalan kısmına ilişkin herhangi bir ödeme yapmayan borçlu şirket aleyhine 12/08/2016 tarihinde ... .... .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, aleyhlerine başlatılan icra takibinden sonraki bir tarihte, faturaların düzenlenme tarihinden tam dört ay sonra davalı şirketin, davacı şirkete göndermiş olduğu ... 35. Noterliğinin 18/08/2016 tarih ve 23703 yevmiye nolu ihbarnamesi ile; “Şirket kayıtlarında söz konusu faturalarda belirtilen mal ve hizmet alımlarının olmadığını” beyan ederek, kesilen iki faturayı da davacı şirkete iade ettiğini, ayrıca kendi ticari defterlerine önceki bir tarihte kaydettikleri kayıtların, Maliyeye ibraz ettikleri 17/08/2016 tarihli Düzeltme Beyannamesiyle sildirdiğini, tüm bu işlemlerin sonrasında ise ... .... .... Esas sayılı dosyasına sunulan 26/08/2016 tarihli itiraz dilekçesiyle takibinin durdurulması isteminde bulunduğunu ve bu istemin ... 2. İcra Müdürlüğü tarafından kabul edildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itiraz neticesinde verilen takibin durdurulmasına yönelik İcra Müdürlüğü kararı, ilgili icra dosyasında masraf olmadığı için taraflarına tebliğe çıkarılamadığını, bu nedenle söz konusu itirazın, icra dosyasına vekalet sundukları 29/03/2017 tarihinde öğrenildiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacı tarafından alınan mal ve hizmetlerin bir kısmının; davacının, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince Alaşehir’ de gösterilen alana su ile çamuru birbirinden ayırma işinin yapımı için ... isimli şahsın temsil yetkisine sahip olduğu Ulutaş Mühendislik A.Ş.’ den, 18/02/2016 tarihinde, 58.100,00.-TL tutarında bir çamur eleme makinası satın aldığını ve işin yapılacağı şantiye alanına, davacı şirket yetkilileri tarafından bizzat kurdurulduğunu, bu makine de hala işin yapıldığı şantiye alanında bulunduğunu, davacı şirket ile Mdf Yapı Mal. Lojistik Ltd. Şti. arasında, bahse konu olan çamuru yüklemek ve taşımak adına 389.400 TL tutarında bir hizmet alımı yapıldığını, şantiye alanından çıkan çamuru yüklemek adına Büşra KOZLU CALI isimli şahsın temsil yetkisine sahip olduğu Erciyes Nakliyat Harfiyat’ dan 50.976 TL tutarında kepçe kiralama hizmeti alındığını, Alaşehir’ de bulunan şantiye için Aydemir Harfiyat İnş. Ltd. Şti.’ den 9.440 TL tutarında Mambran Yapım Malzeme ve İşçilik Hizmeti satın alındığını, bu hizmete ilişkin ödemelerin, davalı ... şirketi tarafından yapıldığını, yine şantiyeden çıkan çamuru tahliye edebilmek adına birçok firmadan dalgıç pompa ve çamur pompası kiralandığını, bu firmalardan Akmisan Su Pompaları Ltd. Şti.’ den 5.500 TL hizmet satın alındığını, Aydın ili Buharken ilçesinde çıkan yaklaşık 6000 ton sondaj atığı çamurun taşınması ve dökümü için davacı şirket ile Devtur Harfiyat Ltd. Şti. arasında bir hizmet sözleşme yapıldığını, üstelik bu firmanın, söz konusu hizmet sözleşmesinden doğan toplamda KDV hariç 263.662 TL tutarındaki faturalarını, faturalarda da görüleceği üzere davalı ... A.Ş. adına kestiğini, anlaşmaya konu olan işlerin yapılması adına davacı şirket tarafından davalı şirketin banka hesabına, değişik zamanlarda olmak üzere toplamda 26.500 TL tutarında ödeme yapıldığını, faturalar, sözleşmeler, protokoller, senetler ve ödeme dekontlarıyla da sabit olduğu üzere, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden yapılan tüm ödemelerin ve maliyetlerin tutarının, 600.000 TL’ yi bulduğunu, davalı tarafın, hem davaya konu olan fatıraların kendilerine tebliğinden itibaren sekiz günlük yasal süresi içerisinde değil de, taraflarınca icra takip işlemleri başlatıldıktan sonra, en önemlisi de faturaların tebliğinden tam dört ay sonra itirazda bulunmuş olması, hem de kendi ticari defterlerine önceki bir tarihte kaydettikleri bu kayıtları, Maliyeye ibraz ettikleri 17/08/2016 tarihli Düzeltme Beyannamesiyle sildirmiş olmasının, tam bir muhasebe oyunu olduğunu, gerçek amacının, davacı ile yapılan anlaşmasının sözlü bir anlaşma niteliğine sahip olmasından yararlanarak, aldığı hizmeti ve buna dayalı olarak da borcu inkar için zemin hazırlamaktan ibaret olduğunu belirterek öncelikle itirazın iptali ile takibin itiraza uğrayan tüm alacak ve fer' ileri yönünden devamına, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğundan bahisle davalı şirket aleyhine %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı dosya kapsamında icra takibine ve huzurda ki davaya konu olan uyuşmazlık esasında 02.05.2016 tarih A 047448 sıra no’lu 460.000 TL + KDV toplamda 542.800 TL tutarlı fatura ile 30.04.2016 tarih A-047447 sıra no’lu 180.000 TL + KDV toplamda 212.400 TL tutarlı fatura olmak üzere 2 adet faturaların gerçek akdi ilişkiye dayanıp dayanmadığı hususlarında toplandığını, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 2 adet fatura icra takibi ticari defterlerde kaydı ve böylesi bir hizmet ya da iş alımı olmadığından zamanında itiraza konu edildiğini, itirazın kaldırılması maksadıyla davalı şirketçe ... 10.İcra Hukuk Mahkemesine 2017/323 esas sayılı dosya kapsamında açılan davada ret olunduğunu, söz konusu faturaların davacı şirketçe davalı şirkete düzenlendiğini ve gönderdiğini, o dönemde çamur şantiyelerinde yoğun olarak çalışan davalı şirketin yöneticisi ...'un merkezi ... olan şirket adresine gelen faturalar ile ilgili daha sonra bilgisi olduğunu ve akabinde faturaların gerçek dışı ve davalının uzmanlık alanına girmeyen konulu olduğunu öğrenmesi üzerine faturaların iptal edildiğini ve maliyeye düzeltme beyannamesi verilerek faturaların şirket defterinden çıkartıldığını, davacının kestiği faturaların gerçek dışı olduğundan ve muhasebenin sehven ya da yetkisini aşarak ticari deftere kaydettiğinden Maliyeye 17.08.2016 tarihli düzeltme beyannamesi verildiğini ve pişmanlık zammı ile beraber ödeme yapıldığını, böylelikle bahsi geçen faturaların davacının böylesi bir iş yapmadığı ve faturaların gerçeği yansıtmadığı gerekçeleriyle hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle şirket muhasebesinin sehven ve yetkisini aşarak Haziran 2016 tarihinde banka kanalıyla ödediği 82.000 TL tutarlı KDV ödemesinin konusuz kaldığını ve bu durumun davalının haksız zenginleşmesine aynı zamanda davalı şirketin zararına yol açan durum olduğundan alacağın tahsili amacıyla ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/785 Esas sayılı dosya kapsamında alacak konulu dava açıldığını, akabinde 2018/250 Karar sayılı gerekçeli karar ile davanın kabulüyle 82.000 TL'nin davalı şirkete ödenmesi hususunun hüküm altına alındığını, davacının dayanak noktası olarak TTK 21.maddesini gösterdiğini, TTK 21.maddesi hükümleri faturanın ispat gücüne yönelik bir karine oluşturduğunu, şöyle ki fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerektiğini, fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, davacının dava dilekçesinin 1. maddesinde şu ifadelere yer verdiğini; ”Müvekkil şirket ile borçlu şirket; “... .... .... Elektrik Şirketlerine ait alandan çıkan çamurun suyundan ayrıştırılarak gösterilen yerlere taşınması işi ile ilgili sözlü bir anlaşma yapmışlardır.” bu ifadelerin faturalarda yazan çamur bertaraf işiyle alakası olamadığı gibi çamur bertaraf işiyle çamurun suyundan ayrıştırılması işi lisans isteyen farklı işler olduğunu, davacının bu ifadeyle faturanın içeriğinin gerçek dışı olduğunu kabul ettiğini, bu konuda yani çamurun suyundan ayrıştırılması hususunda davacı şirkette varsa elindeki lisansı ibraz etmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacının birçok şirket ismiyle bu şirketlerden alınan makine ve hizmetlerin davalı şirket için alındığını iddia ettiğini, hesaplara göre davalı şirketin “sipariş ettiği işler için” alındığı söylenen makine ve hizmetlerin 600.000 TL’yi geçtiğini ama davacı şirketin bu hizmetler için davalı şirkete kestiği faturaların 640.000 TL olduğunu, dava dilekçesinin 2/a-b-c bölümlerinde belirtilen işlerin davalı şirketle ilgisi bulunmadığını, yine aynı dilekçenin 2/d bölümünde belirtilen membran yapım işi fatura karşılığında davalı şirket tarafından ödendiğini, yoksa davacı yana fatura kesilip ...tarafından ödendi diye bir şeyin olamayacağını, dava dilekçesinde çamurun suyundan ayrıştırılarak taşınması denildiğini, faturada ise çamur bertaraf işleri denildiğini, bu işin herhangi bir uzmanına sorulduğunda taşıma işi ile çamur bertaraf ve çamurun suyundan ayrıştırılması işinin çok ama çok farklı olduğunu, her üç iş içinde çevre bakanlığından lisans alınacağını ancak çamur bertaraf ile çamurun suyundan ayrıştırılması işi konusunda lisanslı şirketler çok sınırlı olduğunu ve büyük yatırımlar öngördüğünü, davacı şirketin çamurun suyundan ayrıştırılarak taşınmasından bahsettiğini, faturanın ise çamur bertaraf işinden bahsettiğini, her taşıma seferi ortalama fiyatı 200 TL civarında olduğunu, bu iş için ayrı ayrı lisanslandırılmış ve donanımı uygun kamyonlar gerekmektiğini, dava dilekçesinde belirtilen 6000 tonu taşımak için ortalama 12000 sefer gerektiğini, bununda maliyeti 2.400.000,00 TL olduğunu, davacı şirketin çamurun suyundan ayrıştırılması işinden bahsediyorsa o daha büyük ve kapsamlı iş olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen işin hacmi 6000 m3 olduğunu, ortalama fiyatın 180,00 TL/m³ olduğunu, bu durumda 1.080.000,00 TL iş hacmi ortaya çıktığını, söz konusu çamurların kimyasal ihtiva eden çevreye zararlı maddeler olduğunu, davalı şirketin bu işi yıllardır Hilal Tuğla Fabrikası A.Ş ile ortaklaşa yaptığını belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 07/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah etmiştir. Dava, taraflar arasında akledildiği iddia edilen eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ... .... .... E sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; 12/08/2016 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 755.200 TL asıl alacak ve 19.335,19 TL işlemiş faizin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 30/04/2016 tarihli 047447 numaralı 212.400 TL bedelli ve 02/05/2016 tarihli 047448 sayılı 542.800 TL bedelli iki fatura olduğu, davalı borçlunun 26/08/2016 tarihinde süresinde borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacının dava dilekçesi ile icra dosyasına vekaletin sunulduğu 29/03/2017 tarihinde borca itirazın öğrenildiğini beyan ettiği, daha önceki bir tarihte alacaklıya borca itirazın tebliğinin de söz konusu olmadığı, bu haliyle eldeki davanın 29/03/2018 tarihinde hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ön sorun olarak belirlenerek kesinleşmesi bekletici mesele yapılan ... .... .... Esas sayılı dava dosyasının incelendiğinde; eldeki davanın davalısı tarafından 02/05/2016 tarihinde eldeki davanın davacısı aleyhine taşıma sözleşmesinden dolayı istirdat istemiyle dava açıldığı, dava dilekçesi ile 30/04/2016 tarihli A047447 sayılı ve 02/05/2016 tarihli A047448 sayılı faturaların iş bu davanın davacısı ... ... Ltd Şti defterlerine hataen kaydedildiği, düzeltme beyannamesi ile faturaların silindiği, bu kapsamda karşı tarafa ... 35. Noterliği'nin 23703 yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiği, iş bu davanın davacısı ... ... Ltd Şti muhasebecisinin yetkisini aşarak faturaların 82.000 TL KDV'sini ödediğini belirterek bu ödemenin istirdadı talep edilmiş, ilk derece mahkemesi 2016/78 Esas 2018/250 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar vermiş, bu kararın davalı Uygar ... Ltd Şti vekilince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/705 Esas 2021/897 Karar sayılı kararı ile davaya konu faturalar davacı ... ... Ltd Şti defterlerine kaydedildiğine göre faturalara konu işin yapıldığının kabulü gerektiği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olduğu ve mevcut borcunu ödediği sonucuna varıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verildiği, iş bu kararın davacı ... ... Ltd Şti tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2023 tarihli 2021/6338 Esas 2023/915 Karar sayılı ilamı ile istinaf karar ilamının onanmasına karar verildiği, bu haliyle davanın reddine dair istinaf karar ilamının 16/02/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacının defterlerinin incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişinin 23/03/2025 tarihli raporunda özetle; davalının, ticari defterlerinin HMK.m.222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu, davacının, davalı adına düzenlemiş faturaları kayıtlarına aldığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı ile aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 590.400 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamının, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden rapor aldırılmak üzere mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin 08/09/2025 tarihli raporunda özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturaların ticari deftere kaydedildiği, daha sonra davalı tarafından faturaların mali kayıtlardan çıkarıldığı, bu çıkartım işleminin ise tek taraflı davalı tarafından yapıldığı, faturaların muhteviyatının sahte ya da yanıltıcı olduğuna dair inceleme yapılmadığı, KDV tutarı olan 82.000 TL'nin davalı tarafından davacı şirkete ödenmesi ile faturaların ticari ilişkiden kaynaklı olarak işlem görmesine dair ... BAM 20. HD 2021/705 E - 2021/897 K sayılı 18.06.2021 tarihli ilamının bulunduğu, bu durumda ticari ilişkinin var olduğunun kabulü halinde icra dosyasına konu edilen faturalardan kaynaklı asıl alacağın 755.200 TL olarak hesaplandığını, 82.000 TL takip öncesi ödemenin mahsubu ile bakiye fatura alacağının 673.200 TL olarak hesaplandığı, dava konusu itirazın iptali istenen ... E Sayılı dosyasından davacının 12.08.2016 tarihinde davalıdan 755.200 TL asıl alacak %10,5 İşlemiş Faiz Değişen Oranlarda Ticari Temerrüt Faizi 19.335,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 774.535,19 TL için takip başlattığı, takip tutarındaki asıl alacağın 673.200 TL + işlemiş faizi 17.235,76 TL olmak üzere takip tutarının 690.435,76 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Dosya kapsamının davalı itirazlarını değerlendirmek üzere ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin 14/01/2026 tarihli ek raporunda özetle; kök raporda yapılan değerlendirmeleri değiştirmeyi gerektirecek bir husus bulunmadığı rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; davacının, taraflar arasında sözlü anlaşmaya dayalı ticari ilişki bulunduğunu, anlaşmaya dayalı işlerle ilgili davacının harcama ve ödemelerde bulunduğunu, bu harcamalar karşılığı icra takibine konu iki adet faturanın tanzim edildiğini iddia ettiği, davalının ise taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, icra takibine konu faturaların davalıya tebliğ edilmediğini, davaya konu icra takip başlangıç tarihinden sonra keşide edilen noter ihtarnamesi ile faturalar gereği mal ve hizmet alımı bulunmadığı belirtilerek faturaların iade edildiğini, defterdarlığa düzeltme beyannamesi sunularak ticari deftere kaydedilen faturaların silindiğini, bunu takiben icra takibine vaki borca itiraz edildiğini savunduğu görülmüştür. Buna karşın mahkememizce ön sorun olarak belirlenerek kesinleşmesi bekletici mesele yapılan ... .... ... Esas sayılı dava dosyasında, eldeki davanın davalısı olan ... ... Ltd Şti tarafından, eldeki davaya konu icra takibinin dayanağı 30/04/2016 tarihli A047447 sayılı ve 02/05/2016 tarihli A047448 sayılı faturaların KDV bedeli olan toplam 82.000 TL'nin istirdadının talep edildiği, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen, yukarıda yargılama süreci izah edilen, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/705 Esas 2021/897 Karar sayılı kararı ile davaya konu 30/04/2016 tarihli A047447 sayılı ve 02/05/2016 tarihli A047448 sayılı faturalar ... ... Ltd Şti defterlerine kaydedildiğine göre faturalara konu işin yapıldığının kabulü gerektiği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olduğu ve mevcut borcunu ödediği sonucuna varıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verildiği, iş bu kararın eldeki uyuşmazlıkla aynı faturaların KDV bedeline ilişkin olması nedeniyle eldeki dava yönünden de gerekçesi itibariyle kesin hüküm teşkil edeceği, nitekim mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturaların ticari deftere kaydedildiği, daha sonra davalı tarafından faturaların mali kayıtlardan çıkarıldığı, bu çıkartım işleminin ise tek taraflı davalı tarafından yapıldığı, faturaların muhteviyatının sahte ya da yanıltıcı olduğuna dair inceleme yapılmadığı, KDV tutarı olan 82.000 TL'nin davalı tarafından davacı şirkete ödendiğinin rapor edildiği, bu haliyle davalı defterlerine kaydedilen ancak KDV tutarı olan 82.000 TL eldeki dava tarihinden önceki bir tarihte ödendiğinden ve bu husus davacı tarafça dava dilekçesi ile de belirtildiğinden bu tutarın 755.200 TL asıl alacaktan mahsubu ile bakiye 673.200 TL asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi ve ödemesi yapılan 82.000 TL tutar yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, takibe dayanak faturaların KDV tutarı olan 82.000 TL eldeki dava tarihinden önceki bir tarihte ödendiğinden ve bu husus davacı tarafça dava dilekçesi ile de belirtildiğinden reddolunan alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 2. İcra Dairesi'nin 2016/16261 Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile, takibin 673.200 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan 673.200 TL alacağın %20'si olan 134.640 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Reddolunan 82.000 TL asıl alacağın %20'si olan 16.400 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 45.986,29 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 13.227,13 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 32.759,16 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 13.227,13 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.187 TL tebligat ve posta gideri, 28.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.222,90 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak 26.049,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta gideri yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak 10,86 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 106.980 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026