İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/2125 E. 2020/1192 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/2125
- Karar No
- 2020/1192
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/619 Esas KARAR NO : 2024/922 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2020 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; davalı ... Kuyumculuk Sanayi İth. İhr. A.Ş. (Ticaret Sicil No: ... / Vergi No: ...) bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Bakırköy ... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, işbu dava sonucu verilen kararın kesinleştiğini, davalıların yöneticisi ve/veya ortakları oldukları diğer davalı ..... Kuyumculuk Sanayi İth. İhr. A.Ş. aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalı aleyhine açılan takibe dayalı olarak Bakırköy ... İcra Dairesi ... Talimat sayılı dosyası ile borçlu şirketin adresine hacze gidildiğini ancak 28.08.2019 tarihli ve 9897 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilanından şirketin iflas ettiği ve iflas sürecinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından yürütüldüğünün öğrenildiğini, davalı şirket yöneticilerinin basiretli tacir gibi davranmamasının, şirket öz kaynaklarının ve sermayesinin şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanmalarından, şahsi ve ticari(şirket) para ilişkilerinin birbirine karıştırılmasından ve şirket malvarlığını azaltmaları sonucunda doğmuş olan 10.000,00 TL belirsiz alacağın/zararın şirket tüzel kişilik perdesinin aralanması ile şirket ortaklarının/yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tazminine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: şirketin yöneticisi, ortağı v.s. sıfatıyla gerçek kişilerden şirketin borcunun tahsilinin talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, borçlu şirketin iflasının açılmış olması nedeniyle İİK hükümleri gereğince davacı tarafça hiçbir takip işlemi yapılamayacak iken işbu dava ile alacağın tahsilinin talep edilmesinin İİK hükümlerine aykırı olduğunu, davacının ileri sürmüş olduğu iddiaların soyut olduğunu beyan ederek Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, sarf olunacak yargılama masrafı ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER: Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Davalı .... şirketinin ticaret sicil kayıtları, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy ... İcra/İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı iflas dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Mahkememizce aldırılan 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava müflis davalı şirketin malvarlığının, müflis şirketin ortak ve yöneticisi olan diğer davalılar tarafından azaltılması- şirketin zarara uğratılması iddiası nedeniyle, şirket ortak ve yöneticisi olan davalıların, müflis şirketin davacıya olan borcundan sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti isteminden ibarettir. Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile "...Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın iflas tarihinden sonra açıldığı anlaşılmakla kayıt kabul davası olarak işlem göreceğinden HSK ...Dairesinin 03/04/2018 tarih ... nolu kararı gereğince görevli mahkemenin yargı çevremizde bulunan Bakırköy 1. 2. ve 3 nolu Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle dosyanın işbu mahkemelerden birine tevzii edilmek üzere BAKIRKÖY TEVZİİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,..." karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz kararı ile dosyanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esasına kaydının yapıldığı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. İstanbul BAM. .... HD. ... esas ... karar sayılı ilamı ile, yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiş, dosya mahkememizin .... esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. davalı ... Kuyumculuk Sanayi İhtalat İhracaat A.Ş.'nin iflas sürecinin incelenmesi; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasında verilen, 02/04/2013 tarihli kararı ile davalı ... Kuyumculuk Sanayi İhtalat İhracaat A.Ş. iflasına karar verildiği, şirketin istanbul menkul kıymetler borsasında '...' adıyla işlem görüyorken, şirketin iflas kararı ile ile 02.04.2013 tarihli Borsa Yönetim Kurulu Kararı ile Şirket paylarının Kotasyon Yönetmeliğinin 24.maddesinin f bendi ve 27.maddesi kapsamında sürekli olarak işlem görmekten men edilmesine ve Borsa Pazarlarından çıkarılmasına karar verildiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 26.06.2013 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile iflas kararının bozulduğu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mah.27.06.2019 Tarih ve ... Esas sayılı kararı ile iflasına kararına verildiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesi 29.09.2021 Tarih ve ... Esas ,... Karar sayı ilamı ile İflasın Kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yerleşik yargısal uygulamada kabul edildiği üzere; tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir. Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir. “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” ana kuralın istisnası olarak ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir yoldur. (İstanbul BAM 3. H.D., 2018/2125 E.- 2020/1192 K.) Tüzel kişilik perdesinin aralanması, perdesi kaldırılacak olan şirketin tüzel kişiliğin hukuken kötüye kullanılması amacıyla kurulmuş olması, yani mezkur şirketin kuruluşunun hile veya bir kanun veya sözleşme hükmünün yahut bir mahkeme kararını dolanmak kastı taşıdığı hallerde sözkonusu olabilir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, tüzel kişinin ortağının sorumluluğunu öngören açık bir kanun veya sözleşme hükmünün bulunmamasına rağmen, ortağın, tüzel kişinin borçlarından tüzel kişilik perdesinin kötüye kullanılması sebebiyle sorumlu tutulduğu hâlleri ifade eder. Bu sebeple tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için en başta somut olay adaletini sağlayabilecek ve uygulanabilir nitelikte özel bir düzenlemenin mevcut olmaması gerekir. Bu cihetle bir kanun veya sözleşme hükmünün; tüzel kişinin ortağının, tüzel kişinin borçlarından sorumlu tutulabileceğini açıkça öngörmesi, teknik anlamda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teşkil etmez. Nitekim anılan hâller; öğretide “gerçek olmayan tüzel kişilik perdesinin kaldırılması” veya “geniş anlamda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması” başlığı altında incelenmektedir. Anılan kanunî düzenlemelere örnek olarak TMK m. 50/III, TTK m. 236-238 ve m. 317, Bankacılık Kanunu m. 108/I, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 35 ve Çek Kanunu m. 4 hükümleri gösterilebilir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının ön şartının; tüzel kişinin alacaklılarının zarara uğramaları, yani alacaklarını tahsil edememeleri olduğu söylenebilir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, öğretide çeşitli teorilerle izaha çalışılmıştır. Bu noktada kötüye kullanma teorisi ve normların amaçları teorisi olmak üzere iki temel kuramdan bahsetmek gerekir. Kötüye kullanma teorisi, tüzel kişiliğin dürüstlük ve güven kurallarına aykırı olarak kullanılması hâlinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılabileceğini savunur. Kötüye kullanma teorisi, subjektif kötüye kullanma teorisi ve objektif kötüye kullanma teorisi olarak kendi içinde ikiye ayrılır. Subjektif kötüye kullanma teorisi; tüzel kişilik perdesinin, üçüncü kişileri zarara uğratacak şekilde kasten kötüye kullanılması hâlinde kaldırılabileceğini savunur. Kasten kötüye kullanma şeklindeki subjektif unsurun varlığının aranması, tüzel kişilik perdesinin kaldırılabilmesini zorlaştırır ve kurumun istisnaî niteliğine uygun düşer. Objektif kötüye kullanma teorisi ise tüzel kişilik perdesinin kasten kötüye kullanılmasına lüzum olmadığını, sadece objektif unsurların varlığının tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olduğunu kabul eder. Böylece hem tüzel kişilik perdesini kötüye kullananların kastının ispatlanmasına lüzum kalmaz hem tüzel kişilik perdesinin kaldırılması kurumu daha yeknesak bir şekilde uygulanabilir. Normların amaçları (uygulanması) teorisi, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının hakkın kötüye kullanılması gibi temel bir norm çerçevesinde değerlendirilmesini ve her tüzel kişilik bakımından genel bir çözümün benimsenmesini reddeder. Anılan teori, her somut olay bakımından mevcut durumun ve menfaat dengesinin irdelenerek uygulanması söz konusu olan normun amacı çerçevesinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilmesi gerektiğini savunur. Türk/İsviçre öğretisi tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını, ağırlıklı olarak hakkın kötüye kullanılması yasağına (TMK m. 2/II) dayandırmaktadır. Keza Yargıtay ve İsviçre Federal Mahkemesi kararları da aynı doğrultudadır. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının, hakkın kötüye kullanılmasına dayandığı tespit edildikten sonra hakkın kötüye kullanılmasından ne anlaşılması gerektiği irdelenmelidir. Hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin öğretide, subjektif ve objektif teoriler başta olmak üzere farklı teoriler ileri sürülmüştür. Objektif teoriye göre hakkın kötüye kullanılması; hakkın amacına aykırı kullanılmasını ve hak sahibinin anılan kullanımda bir menfaatinin bulunmamasını (ya da karşı tarafın olumsuz etkilenmesine karşılık önemsiz bir menfaat elde etmesini) gerektirir. Subjektif teori; objektif teorinin aradığı şartlara ilaveten, hakkın bir başkasına zarar vermek kastıyla kullanılmasını, yani hukuka aykırılık kastının mevcudiyetini aramaktadır. Türk ve İsviçre hukukunda baskın olan objektif teori, hakkın kötüye kullanılmasını genellikle üç şartın bir arada (kümülatif) bulunmasına bağlar. Öncelikle hukuk düzenince tanınmış bir hak olmalıdır. İkinci olarak, anılan hak açıkça doğruluk ve güven kurallarına aykırı kullanılmalıdır. Bu noktada hakkın amacına uygun bir şekilde veya meşru bir yararı elde etmek için kullanılıp kullanılmadığı dikkate alınabilir. Hakkın öngörülmesindeki amacın tamamen dışında kullanılması da hakkın kötüye kullanılmasını oluşturabilir. Son olarak ise hakkın kullanılması neticesinde elde edilecek menfaat ile hakkın kullanılmasının başkası bakımından doğuracağı olumsuzluk arasında aşırı bir oransızlığın bulunması gerekir. Bu bakımdan hakkın kullanılması üzerine başkaları, ciddi ölçüde zarara uğramalı veya zarara uğrama tehlikesi karşısında kalmalıdır. Buna karşılık hak sahibi ya hiç yarar elde etmemeli ya da başkasının uğradığı zarar karşısında önemsiz bir yarar elde etmelidir. Sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa ait olmakla birlikte, ortakların ve alacaklıların, dolayısıyla zararlar ve doğrudan doğruya zararlara karşı, dava açması söz konusu olabilir. (Yargıtay 11 Hukuk dairesi 2005/14680 esas, 2007/3131 karar sayılı ilamı) Yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları sözleşme işlemlerinden ötürü şahsen sorumlu değildirler. Bu genel ilkenin istisnası, gerek kanunun gerekse da ana sözleşmelerin kendilerine yüklediği görevleri, kastan veya ihmal sonucu olarak yapmayan yönetim kurulu üyeleri aleyhine zarar gören ortak, doğrudan dava açabilir. İflasın kaldırılmasına ilişkin olarak ve iflas kararına ilişkin olarak da kesinleşen mahkeme ilamları dikkate alındığında, mahkememize ortakların sorumluluğuna ilişkin derdest bir davada ileri sürülmemiştir. Somut uyuşmazlık bakımından yapılan incelemelerde, tüzel kişilik perdesinin aralanabilmesi için hakkın kötüye kullanımının ispat edilmesi ve kötüye kullanımın ortaya konulması gerektiği gerçeği karşısında, davalıların eylemlerinin şirkette bir zarar doğurup doğurmadığı, şirketin aktiflerinin şirket yöneticileri tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı Yargıtay ... Hukuk dairesi'nin .... esas, ... karar sayılı iflasın kaldırılması ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mah.27.06.2019 Tarih ve .... Esas sayılı kararı ile buna ilişkin tespitlerin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; Somut olayda; Davalı ... Kuyumculuk Sanayi İthalat İhracat A.Ş.'nin ticari defterleri ve kayıtlarında, şirket ticari faaliyetleri, satışlar ,ofis giderleri, personel ücret kayıtları, mal alış ve satış kayıtları, KDV ,vergi kayıtlarının mevcut olduğu, mevcut kayıtlar ve veriler cihetiyle davacının iddialarını desteklemediği, iddia edilen şekilde şirketin mal varlığının şirket yöneticileri tarafından azaltılarak zarara uğratılması, şirket yöneticilerinin haksız kazanımlarının olduğu iddialarının mevcut verilerden tespit edilemediği, davacı tarafça beyanlarında bahsedilen SPK açıklamasından, şirketin Borsa İstanbul da 02.04.2013 Tarihine kadar işlem gördüğü ve SPK şirketin mali tabloları ile ilgili, ortakların sermaye durumlarında ki tutarsızlıklardan dolayı savcılığa şikayette bulunduğu, şirket ortakların şirket varlıkları üzerinde ne gibi suistimale yönelik eylem ve sonuçlar hakkındaki herhangi bir veri bulunmadığı, SPK tespitleri şirket sermaye taahhütleri, temettü, rüçhan hakkı, sermaye taahhüt ve ödeme, pay tasarrufları gibi SPK ve Borsa prensipleri uygulamalarında ki aksaklık ve noksanlıktan bahsedildiği, ortakların SPK prosedürüne yeterli uygunlukta eksiklikler olduğundan bahsedildiği, öncelikle şirket yöneticilerin şirket kaynaklarında suiistimali kesinleşmesi gerektiği, SPK prosedürleri ile konumuzdaki asıl tema farklı olabileceği, icra müdürlüğünde bulunan incelemeye konu kanuni defterlerde davacı tarafın iddiaları defter kayıtlarında teyit edilemediği, iddiaların yoğunluğu Spk web sitesi, Borsa İstanbul kap haberi, gazete haberi, sosyal medya yazışmaları olarak sunulduğu, davacının iddialarının teyit edecek somut olgu ve bulgulardan yoksun kaldığı, davacının talebi, davalı şirketi basiretsiz yönettiği iddia edilen şirket yöneticilerinin sorumluluğuna tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davacı alacağının bu kişilerden tahsiline yönelik olduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanması asıl borçlu müflis şirket olduğu, müflis şirketin basiretsiz yönetildiği iddialarına ilişkin somut bir belge bulunmadığı, davacının rapora itirazında, talep ettiği ticari defterlerin incelenmesi, davalı şirketin kurumlar vergi beyannamelerinin ilgili vergi dairesinden istenilmesi, bu kişilerin ve davalı şirketin banka hesap dökümleri, taşınır taşınmaz mal kayıtlarının istenilmesi, aktif ve pasif sorgulamalarının yapılması, elde edilen bilgi ve belgelerin bilirkişiye verilmesi taleplerinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve iflasın kaldırılmasına ilişkin Yargıtay ... Hukuk Dairesi 29.09.2021 Tarih ve ... Esas ,.... Karar sayı ilamının irdelendiği, kaldı ki davanın 11/08/2022 tarihinde açıldığı ve şirketin iflas süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı ve devam ettiği dikkate alındığında, dava açma tarihinde, davacıların Bakırköy ... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı kararının icrası ile ilgili olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile başlatılan takip dosyası ile de ilgili olarak iflas masasında da haklarının bulunduğu, haklarının kabul edilmemesi durumunda ise de yine hukuki haklarının da bulunduğu da gözetildiğinde iş bu açılan davada iflas kararının kaldırılmasıyla davalı şirketin tüzel kişilik hakkına sahip olduğu bu nedenle de davacının davasına dayanak teşkil ettiği, iş mahkemesi kararı ve icra takip dosyasının da semeresiz kaldığından bahsedilemeyeceği; dava konusu işçi alacakları ile ilgili icra talebinin sonuçsuz kalması ve TTK nın 553 ve 644 maddesi uyarınca şirket ortakları hakkında alacak istemine ilişkin açılan, işçilik alacağının tahsilinin birincil muhatabının borçlu şirket olduğu, şirket ortaklarının basiretli tacir olarak davranmamaları şirket öz kaynaklarının şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanılması, şahsi ve ticari para ilişkilerinin birbiri ile karıştırılmasından ve şirket mal varlığının azaltılmasından dolayı kesinleşen işçilik alacağının yöneticilerin sorumluluğu sebebiyle tahsili imkanı yöneticilerin şirket ticari eylemlerinde suiistimal-yolsuzluk-hileli eylemlerin net-somut tespitlerle ispatlanması gerektiği, ancak dosya kapsamında bu yönde somut bilgi ve belge bulunmadığı, yöneticilerin ticari faaliyetten bağımsız olarak başkalarına zarar davranışları ve eylemleri somut- kaydi-evrak delil ile ispat edilmesi, varlıklarda azalmanın ispatı ve tespiti yapılması, mevcut verilerde detaylı bilgi-tespit ve yeterli delil olma vasfı unsurları tam-bütün halinde bulunmadığı, zararın doğrudan doğruya yöneticilerden kaynaklı olduğunun şek ve şüpheden ari olarak somut tespiti gerektiği ancak dosyada kapsamında bu iddianın da davacı tarafça ispat edilemediği, davalı ... Kuyumculuk Sanayi İthalat İhracat A.Ş. İle ilgili olarak Yargıtay ...Hukuk Dairesi 29.09.2021 Tarih ve ... Esas, ... Karar sayı ilamı ile İflasın Kaldırılmasına karar verildiği, Bakırköy .... İş Mahkemesi'Nin ... esas sayılı kararının icrası ile ilgili olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile başlatılan takip dosyası ile ilgili olarak davacının talebini davalı ... şirketinden isteyebileceği, zarardan dolayı tazminin diğer davalılardan mümkün olmayacağı, bu durumda yukarıda bahsedilen tüzel kişilik perdesinin aralanması ve sorumluluk davasına ilişkin kesinleşen mahkeme ilamları, başlatılan takip, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre şartların oluşmadığı, alınan raporda iflas dosyasının irdelendiği, dava açma tarihleri de irdelendiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 683,10 TL harcın peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 10.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalılar ... vekilinden yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır