İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1409 E. 2018/2580 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1409
Karar No
2018/2580

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/809 Esas KARAR NO :2024/1051 DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:28/12/2024 KARAR TARİHİ:30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkiller, babalarının vefatından önce ... ili ... ilçesi ... Mah. 6362 ada 3 parsel sayılı taşınmazı 15/01/2024 tarihinde kendilerine devretmesi suretiyle taşınmaza malik olduklarını, babaları taşınmazı devretmeden önce, tapu kaydında yer alan 08/08/2007 tarihli ... yevmiye numaralı 225.000,00 tutarındaki ipoteğin teminat amacıyla kurulduğunu, ipotekten kaynaklı herhangi bir borcun bulunmadığını, kendisinin alacaklı şirkete ulaşamaması nedeniyle ipoteğin terkin işlemini yapamadığını, ipotek alacaklısı görünen ...A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin 28/12/2020 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiye sonrası terkinine karar verildiğini, kararın 20/01/2021 tarihinde Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiği görüldüğünü, şirketin terkin edilmiş olması nedeniyle ... Tapu Müdürlüğünden yapılan harici görüşmede ancak şirketin ihyası ve ipoteğin terkini talebi halinde ipotek kaydının silineceği bildirildiğini, bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabileceğinden müvekkillerin hukuki yararının ve aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilmesinin gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın 'Şirket unvanının sicilden silinmesi başlıklı 545. maddesine göre, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. Bu istem üzerine silinme tescil ve ilan edildiğini, 6102 sayılı TTK'nın Ek tasfiye başlıklı madde 547 hükmüne göre ise, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme, bu istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirildiğini, ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbir olduğunu, şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesinin mümkün olduğunu, ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğini, somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerli olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamında şirketin ihyası söz konusu olduğunu, TTK'nın 547. maddesinde şirketin ihyası düzenlenmiş olup, yasada ek tasfiyeye ilişkin herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğini, taşınmaz üzerindeki ipotek kaydının terkini bakımından ipotek alacaklısı şirketin yeniden ihyası gerektiğini, davanın süresinde açıldığının ve davacıların davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini, sicil kaydı silinen şirketin ipotek borçlusu tarafından, şirket lehine verilen taşınmaz ipoteğinin tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Zira, şirkete ait taşınmaz ipoteği de bir çeşit şirkete ait mal varlığı değeri olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, ihya davası için getirilen hak düşürücü süre 10 yıl olarak nazara alınmasının gerektiğini, davayı süresinde açtıklarını, 6102 sayılı TTK'nın 545 ve 547. maddeleri uyarınca şirketin genel kurulu tarafından alınan tasfiye kararı sonrasındaki tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra terkin edildiği hallerde, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılıp yapılmamasından tasfiye memurunun sorumlu olduğu düzenlendiğini, tasfiye sürecinin gereği gibi yürütülmemesinden kaynaklı olarak müvekkillerin taşınmazında yer alan ipoteğin terkini sağlanamadan, şirket, ticaret sicilinden terkin edildiğini, Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından yaptıkları araştırma neticesinde davalı olarak belirttiğimiz son olarak görevli tasfiye memurlarının kimlik numarasına ulaşılamadıklarını, HMK. 124. Maddesi gereğince davayı yöneltmek ve taraf teşkilini sağlamak üzere tarafımıza süre verilmesini talep ettiklerini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kayıtlar incelendiğinde bahse konu .... Anonim şirketinin 'tasfiye halinde ibaresi ile tescilli durumda olduğu görüldüğünü, başka bir uyuşmazlığa istinaden verilmiş bir ihya kararı sınırlı yetki içerdiğini, davada müvekkillerin taşınmazına dair işlem yapılmasını mümkün kılmayacağını, davanın esasına girilip karara bağlanmasının gerektiğini, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mah. 6362 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kaydında yer alan 08/08/2007 tarihli ... yevmiye numaralı 225.000,00 tutarındaki ipoteğin kaldırılması ile ilgili tüm iş ve işlemlerin yapılması işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla terkin edilmiş olan şirketin Ticaret Sicili'ne yeniden tescili ile ihyasını, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini, müvekkiller herhangi bir işte çalışmadıklarını, ailesinin geçimlerini güçlükle karşıladıklarından adli yardım taleplerinin olduğunu, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mah. 6362 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kaydında yer alan 08/08/2007 tarihli ... yevmiye numaralı 225.000,00 tutarındaki ipoteğin kaldırılması ile ilgili tüm iş ve işlemlerin yapılması işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla terkin edilmiş olan şirketin Ticaret Sicili'ne yeniden tescili ile ihyasını, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. DEĞERLENDİRME : Dava niteliği itibari ile 6102 sayılı yasanın geçici 7.maddesine dayalı olarak sicilden davalı tarafça terkin edilen ...Anonim Şirketinin ihyası davasıdır. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ve ticaret merkezinin ... olduğu, şirketin sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. İhya davalarında davalı taraf ise şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicili Müdürlükleridir. TTK'nın 547. maddesine göre "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." TTK geçici 7.maddesinde ihya davasında yetkili mahkeme ile ilgili bir düzenleme yapılmadığından, geçici 7/15 maddesindeki düzenleme gereği bu davada yetkili mahkeme ihya ile ilgili özel düzenleme niteliğinde olan TTK 547 maddesi uyarınca şirket mahkemesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Şirketin faaliyet merkezinin ve iş yeri adresinin ... olduğu açık olup, TTK 547/1 gereğince belirtilen yetkili mahkeme düzenlemesi kesin yetki hali olup, kamu düzenine ilişkin olmakla (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1409 E.-2018/2580 K. Sayılı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/1577 E.-2019/898 K. Sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2019/245 E.-2019/968 K. Sayılı içtihalarında da belirtildiği üzere) davaya bakmakla yetkili mahkemenin ihyası istenilen şirketin merkezi bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ç maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda yetkili mahkemece karar verilmesine, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde yetkili mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 30/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1409, K. 2018/2580, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1409-e-2018-2580-k-898be8f6616e