İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1409 E. 2018/2580 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1409
Karar No
2018/2580
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/433 Esas KARAR NO :2024/1063 DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:23/07/2024 KARAR TARİHİ:31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili bakanlık ile ihyası istenilen sicil no : ...-5 mersis no : ... ünvanlı Tasfiye Halinde ... Türizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğunu, davanın yargılaması sırasında ...Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin resen ticaret sicilinden terkin edildiğini, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ara kararında dava dosyasında taraf teşkili yönünden davalı Tasfiye Halinde ... Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin ihyasına yönelik dava açması ve dava açtığına ilişkin tevzi formu ve dava dilekçesini sunması için iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren taraflarına 1 aylık kesin süre verildiğini, devam eden davanın görülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için Tasfiye Halinde ... Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin ticaret sicile yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, şirketin son tescilini 27/06/2022 tarihinde yaptırdığını, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 27.06.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edildiğini, şirketler tüzel kişiliği terkinle sonra erer, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerektiğini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamı ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksız olduğunu, TTK'nın Geçici 7. maddesinin 15 numaralı bendinde de "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulananlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. " düzenlemesi getirilerek haklı sebepler bulunması halinde terkin edilen şirketin ihyası hususunda hukuki yararı bulanan kişilere ihya imkanı tanındığını, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7/2 fıkrasında, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtildiğini, Tasfiye Halinde ... Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi ( Eski Ünvan : ... Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi) unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde: ...Müdürlüğü, Ttk Madde 32 ve ...Yönetmeliği Madde 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ...Müdürlüğü, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemediğini, “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararının verildiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek ret edildiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili ...’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK madde 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili ...Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri taktirde, şirkete ve şirketin alacaklarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ...Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK Madde 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir. Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kıyasettin Yağan'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş, 30/12/2024 tarihli dilekçesi ile Diyarbakır ilinde ikamet etmesi, yıl sonu itibari ile işlerinin yoğun olması, Diyarbakır'da ki olumsuz hava şartlarından dolayı seyahat edemeyeceğini belirterek yokluğunda duruşmanın yapılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava niteliği itibari ile tasifye sonrası sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Turizm Ticaret Pazarlama Ltd. Şti'nin ihyası davasıdır. ... Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin ...Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı ve ticaret merkezinin ... olduğu, şirketin sicil kaydı terkin edildiği anlaşılmıştır. Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. İhya davalarında davalı taraf ise şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ...Müdürlükleridir. TTK'nın 547. maddesine göre "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." TTK geçici 7.maddesinde ihya davasında yetkili mahkeme ile ilgili bir düzenleme yapılmadığından, geçici 7/15 maddesindeki düzenleme gereği bu davada yetkili mahkeme ihya ile ilgili özel düzenleme niteliğinde olan TTK 547 maddesi uyarınca şirket mahkemesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Şirketin faaliyet merkezinin ve iş yeri adresinin ... olduğu açık olup, TTK 547/1 gereğince belirtilen yetkili mahkeme düzenlemesi kesin yetki hali olup, kamu düzenine ilişkin olmakla (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1409 E.-2018/2580 K. Sayılı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/1577 E.-2019/898 K. Sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2019/245 E.-2019/968 K. Sayılı içtihalarında da belirtildiği üzere) davaya bakmakla yetkili mahkemenin ihyası istenilen şirketin merkezi bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ç maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili BAKIRKÖY ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda yetkili mahkemece karar verilmesine, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde yetkili mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 31/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1409, K. 2018/2580, T. 27.06.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1409-e-2018-2580-k-2d8117a11344