İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1057 E. 2025/84 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1057
- Karar No
- 2025/84
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1057 ESAS
KARAR NO : 2025/84 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/09/2018
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 2018/159747 İhale Kayıt Numaralı Özel Güvenlik İhalesinde en düşük teklif müvekkili tarafından verildiğini, yapılan incelemeler neticesinde ihalenin müvekkili üzerine bırakıldığını, karara karşı itiraz süresi de 22/05/2018 tarihinde dolduğunu ve karara itiraz edilmediğini, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 42.maddesi uyarınca 23/05/2018 tarihinde müvekkiline sözleşmeye davet edilmiş ve taraflar arasında aynı gün sözleşme imzalandığını, davalı kurumaı, 24/05/2018 tarihinde yani sözleşme tarihinden 1 gün sonra “eksik malzeme” konulu tutanak tuttuğunu; 25/05/2018 tarihinde ise ihtar ve ceza keşide ettiğini, 23/05/2018 günü sabah 09:00 da müvekkiline Sözleşmeye Davet yazısı gönderildiğini, aynı gün, davalı firmanın Satın Alma birim yetkilileri tarafından müvekkilinin İstanbul ve İzmir temsilcileri ısrarla aranmak suretiyle gün içinde kesinlikle sözleşme imzalanması hususunun nezaket sınırlarını aşan bir üslup ve tehditkâr bir şekilde bildirildiğini, firma yetkilileri tarafından işbu aciliyetin sebebi sorulduğunda “diğer firmayla yapılan güvenlik ve hizmet alımına ait sözleşmenin 23.05.2018 tarihinde sona erecek olmasından kaynaklandığı ve 24.05.2018 günü firmanızın acilen göreve başlaması gerektiği” hususu cevaben bildirildiğini, aynı görüşmelerde 10 günlük yasal süre hatırlatıldığını ve bu sürede eksikliklerin ancak giderilebileceği belirtilmişse de “siz bir an önce başlayın eksiklikler önemli değil hizmet aksamasın yeter ki” cevabı verildiğini, davalı firmanın ihale sürecindeki zamanlama hatası nedeniyle bir önceki yüklenicinin sözleşmesi 23.05.2018 günü saat 23:59 da son bulduğunu, müvekkilinin ise sözleşmeyi 4 haziran 2018 tarihine kadar imzalama serbestisine sahip olduğunu, müvekkilinin 10 günlük yasal süresini beklemeye kalksa davalı kurum bu süre boyunca Özel Güvenlik Görevlisi olmadan hizmet vereceğini, müvekkiline yönelik acele ettirmelerinin amacının da bu olduğunu, davalının acil talebi üzerine müvekkili firma tarafından durum değerlendirilmesi yapıldığını, kurum yetkilileri ... ve ...’yla da birkaç telefon görüşmesi yapılarak Kesin Teminat Mektubu ivedi olarak temin edildiğini, aynı gün Uçak Kargo ile davalıya gönderildiğini, saat 17:30 da sözleşme imzalandığını ve en nihayetinde 24.05.2018 günü saat 00.00 itibariyle toplam 391 personel ile işe başlanıldığını, İZBAN Merkez Bina kamera kayıtlarında mevcut olduğunu, yasa 10 gün hak tanıdığı halde davalı kurumun baskısı ve aciliyet bildirmesi üzerine 8,5 Saat içerisinde sözleşme imzalandığını, toplamda 15 saat sonra da işe başlanıldığını, bağıtlanması ile birlikte davalı kurumda çalışacak olan özel güvenlik görevlisi personellere bir taraftan sözleşmeler imzalandığını ve bir taraftan da malzeme dağıtımına başlandığını, müvekkilinin İzmir bölge müdürlüğü çalışanları gece geç saatlere kadar 391 kişi ve 3 vardiya esasına göre çalışan Özel Güvenlik Personeli ile sözleşme yenileme ve malzeme dağıtımı işlemine devam edildiğini, bilhassa da gece vardiyasında olan personellerin ekipmanları öncelikle ve ivedilikle temin ve teslim edildiğini, bir taraftan da Personelin SGK girişleri yapıldığını, yine bölge müdürlüğü personellerinin gece rast gele seçili istasyonlarda uzaktan izleme yöntemiyle ...personelin kılık kıyafet ve teçhizatını kontrol ettiğini herhangi bir olumsuzluğa rastlamadığını ve oluşabilecek tüm olumsuzlukları engellemek için gerekli tüm tedbirlerin alındığını, vardiya usulü çalışma olduğundan 23/05/2018 saat 17:30 ile 24/05/2018 günü saat 15:30 arasında bütün ekipmanlar eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, vardiya usulünde örneğin gece 02:00 de evinde uyuyan personelin ekipmanı o saatte verilemeyeceğini, ancak gün içerisinde yahut mesai saatinde kendisine verilebileceğini, davalının aciliyet belirtmesi ve zorlaması üzere kamu hizmetinde aksama olmaması adına iyiniyetle ve özveri ile 10 günlük süresinden feragat ettiğini ve sözleşmeyi imzaladığını, aynı özveri ile de sözleşme imza tarihinden itibaren 24 saat bile geçmeden tüm ekipmanları eksiksiz temin ve teslim ettiğini, 391 personelin sözleşmeleri, SGK kayıtları, Beden-Boy ölçülerinin temini ve bunlara uygun ekipmanları temininin bu kadar kısa sürede temin edilmesi dahi çok zor bir ihtimal olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başardığını, açıkladığı sebeplerle; davanın kabulünü, davalının itirazının tümden iptalini, Hakedişten kesilen 118.951,29 TL tutarın kesinti tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Davalının aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden olduğunu, kamu hizmeti olarak toplu ulaşım hizmeti verdiğini, bu görevini yerine getirirken bünyesinde bulunan güvenlik hizmetlerinin yapılması için mevzuatlara uygun şekilde ihaleler açtığını, bu bağlamda, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi kapsamında ihale açmak suretiyle “Birim fiyat/Götürü Bedel Hizmet Alımı Şözleşmesi” ile hizmet aldığını, İhaleyi alan yükleniciler mevzuata uygun olarak davet edilmekte ve kendileriyle sözleşme imzalandığını, davacı şirket ile de İKN 2018/159747 ihale sayılı hizmet alımı için 23.05.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin imzalanması Kamu İhale Kanunu, sözleşme ve şartnameler gereği yüklenici davacı şirkete çeşitli yükümlülükler getirdiğini, yüklenici şirket bu konuda tecrübeli bir şirket olduğunu, benzer konuda daha evvelden 01.09.2015 ile 08.10.2017 tarihleri arasında müvekkil davalı şirkete hizmet sunmuş bir şirket olduğunu, davacının imzaladığı sözleşmenin getirdiği yükümlülüklerin neler olduğunu bilebilecek tecrübede basiretli bir tacir olduğunu, sözleşmenin imzalanmasını takiben kendisine düşen yükümlülükler konusunda (işe başlama zamanı, teçhizat ve giysi teslimi, işyeri şahsi dosyalarının teslim vb.) davacı şirket hem bilgi hem tecrübe sahibi olduğunu, davacı şirketin her ne kadar Kamu İhale Mevzuatı gereğince sözleşmeye daveti takiben sözleşmeyi imzalamak hususunda süresi olduğunda bahsetmekteyse de sözleşmeyi imzalamak suretiyle işbu süreyi bu şekilde kullanmayı davâcı şirket kendisi seçtiğini, bu konuda müvekkilinin herhangi bir zorlamasından bahsedilmesi tamamen davanın haklılığına dair kanaat oluşturma çabası olduğunu, davacının mevzuata uygun olarak sözleşme imzalamaya davet edildiğini, 23.05.2018 tarihinde de sözleşmeyi imzaladığını, bu konuda herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığını, sözleşmeyi yapan ve imzalayan şirketin gerek KİK mevzuatından gerek sözleşme ve eklerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye başlamasının beklenmesi de hem yasa hem de hayatın olağan akışı gereği olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından herhangi bir baskı veya zorlama olduğu iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davacı şirket sadece müvekkil davalı şirket düşünüldüğünde dahi daha evvelden 3'er günlük, 2'er günlük, 1'er günlük ihaleler ile iş görmüş bir şirkettir. Yani kendisinden önceki yüklenicinin iş bitimini takiben ertesi gün işbaşı yapabilmiş ve bu konuyu açıkça bilen bir şirket olduğunu, sadece müvekkilinin değil, diğer kamu ve özel sektör alanındaki kurum ve kuruluşlara da hizmet verdiğinden davacı şirketin işleyiş konusunda zaman yetersizliğinden bahsetmesinin kabulünün mümkün olmadığını, gerekliliğe uygun olarak müvekkilinin kontrol teşkilatı yetkilileri 24.05.2018 tarihinden itibaren denetimlere başladığını, Güvenlik personeline 1 adet gömlek teslim ettiğini ve fakat sözleşmeden kaynaklanan ve teslim etmesi gereken diğer teçhizat, giysiyi teslim etmediğini, bunun yanında yine sözleşme gereğince işbaşı yapan güvenlik personeline ait işyeri dosyalarının örneklerini de müvekkil ine teslim etmediğini, hatta bu konuda davacı şirkete yapılan mevzuata uygun yazılı tebligat ile verilen süreye rağmen işbu süre geçirilerek 12.06.2018 tarihinde ancak dosyalar (içeriklerinde eksiklikler ile birlikte) teslim edilebildiğini, 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu gereği gerekli teçhizatı havi olmaksızın görevlendirilen personel yönünden Emniyet Müdürlüğü tarafından denetim yapılmakta ve görülen eksiklikler üzerine idari para cezası içeren yaptırımlar uygulanmaktadır. Dolayısıyla davacı şirketin bir anlamda “Neden denetim yapıyorsunuz?” anlamına gelebilecek savunmalarının sadece davacı şirkete değil, müvekkil davalı şirket ve yetkililerine de yükümlülük getirdiğini, Bu husus ilgili gece denetimler sırasında güvenlik görevlileriyle birebir görüşülerek tespit edildiğini, açıkladığı sebeplerle; davanın reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, takip miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi Ahmet Eroğlu tarafından 26/07/2021 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla davalı iş sahibi tarafından tahakkuk ettirilen cezanın yerinde olup olmadığı, Taraflar arasındaki sözleşme 23.05.2018 tarihli olup, davalı iş sahibi 24.05.2018 tarihinde çalışanları vasıtasıyla tespit etmiş olduğu sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle, 31.05.2018 tarihinde davacı yüklenici şirket aleyhine, sözleşmenin 16.1.1. Maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %1'i oranında ceza tahakkuk ettirdiği, sözleşmenin 16.11. maddesinde aynen; “... yüklenici hizmeti, sözleşme, teknik şartname ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yerine getirmediği, idarenin yapacağı en az 10 gün süreli yazılı ihtarı ile gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin 961 i oranında gecikme cezasına tabi olacaktır. (kesilecek cezanın toplam tutarı, hiçbir durumda sözleşme bedelinin 9030 unu geçmeyecektir.) Ancak aykırılığın işin niteliği gereği giderilmesinin mümkün olmadığı hallerde, 4735 Sayılı kanunun 20. Maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilecek, sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilecektir." denildiği, Davacı yüklenici, sözleşmenin imzalandığı tarihten | gün sonrasında ceza tahakkuk ettirilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmeyi davalının ısrarı sebebiyle erken imzaladıklarını, bu nedenle eksikliklerin normal olduğunu sürmekte olduğu, davacının tacir olduğu dikkate alındığında, basiretli tacir gibi davranması gerektiğinden, hususların yerinde olup olmadığı, sözleşmenin bir gün sonrasında salt bu sebepler göz önüne alınarak ceza tahakkuk ettirilip ettirilemeyeceği husunun mahkemeye ait olduğu, Cezaya dayanak sözleşme maddesi çerçevesinde, somut olayların tarih silsilesine bakıldığında; Sözleşme imza tarihi: 23.05.2018 Eksikliklerin tespiti: 24.05.2018 İhtar tarihi : 24.05.2018 Ceza Tahakkuk tarihi: 31.05.2018 Sözleşmenin 16.1.1. maddesinde ihtardan itibaren 10 günlük süre öngörülmüş olup, bu sürenin sonunda eksikliklerin devamının tespiti halinde ceza tahakkuk ettirilmesi mümkün hale geleceği, üzere, ek: lerin tespit tari ceza tahakkuk tarihi arasında 7 gibi bulunmaktadır. Yani, ihtar ile ver süre dolmadan 7. Günde ceza tahakkuku yapılmış olup, verilen süre beklenmeksizin cezanın kesilmiş ve 24.05.2018 tarihinden 10 gün sonrasında yapılmış herhangi bir denetim ve tespit edilen bir eksiklik bulunmadığından, kesilen cezanın ssözleşmeye uygun olup olmadığı, A. Sayın Mahkemece, davalı şirket tarafından kesilen cezanın yerine olmadığı kanaatine varılması halinde; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasından, 118.951,29 TL asıl alacak 118.951,29 TL takip çıkışı üzerinden *610,75 ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi takibin devam edebileceği, davacı yan, işlemiş faiz talep etmiş ise de, davalıya keşide edilen ihtarnamede “süre verilmemiş olduğundan” temerrütün hasıl olduğu tarihi tespit etmek mümkün olmamış ve işlemiş faiz hesaplanamadığı, davalı şirketin ceza tahakkukunun yerinde olduğu kanaatine varılması halinde, davacı hak edişinden kesilen tutarın yerinde olacağı ve huzurdaki dava konusu takibin ikame edilemeyeceği hususunun mahkemeye ait olduğu, görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi Vedat Savtak tarafından 24/04/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Taraflar arasındaki 23.05.2018 tarihli sözleşmenin 16.1.1. Maddesinden anlaşılması gereken hususun; sözleşmeye uyulmasında gecikilmesi halinde davalı şirket/kurum tarafından davacıya 10 günlük süre verilmesi gerekeceği ve bu sürenin sonunda gecikmenin devamı halinde günlük sözleşme bedelinin 1'i oranında gecikme cezası uygulanacağının anlaşılması gerektiği hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Davalı şirketin kestiği 1 günlük 118.951,29.TL'lik faturanın 24.05.2018 tarihinde saat:14.11 itibariyle kesildiği ve sözleşme gereğince davacı şirketin işe başlama saatinin 24.05.2018 günü saat: 00.00 olarak kabul edilmesi halinde bu gecikme faturasının işin başlangıcını izleyen 14. Saatte kesilmiş olduğu, ve yukarıda izah edildiği şekilde davacıya keşide edilebilecek ihtarda 10 günlük süre verilmesi gerekmesine karşın, davalının keşide ettiği 24.05.2018 tarihli ihtarnamenin ekinde 24.05.2018 tarihli 118.951,29.TL'lik faturanın da bulunduğu, bu şartlar altında davalı şirketin kestiği faturanın hukuki dayanağının olmayabileceği, davacının, hakedişinden kesinti yapılan ve işbu itirazın iptali davasının dayanağı olan 118.951,29.TL bedelli fatura nedeniyle davalı şirket aleyhinde açtığı İzmir ...İcra Müdürlüğünün 2018/8276 sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olabileceği, takip konusu alacağın likit nitelikte olabileceği, görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi gereğince hak edişden haksız kesilen tutarın iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, 23.05.2018 tarihli, İKN. 2018/159747 nolu “İZBAN A.Ş 8 AY 22
GÜNLÜK TOPLAM 391 GÜVENLİK PERSONELİ HİZMET ALIMI, HİZMET
ALIMINA AİT SÖZLEŞME” imza edilmiştir.
Davacı sözleşme imzalanmasıyla, tedarik ettiği personelle iş başı yapmış ve 24.05.2018
tarihinde davalı yetkilileri tarafından sözleşmeye aykırı birkaç husus tespit
edilerek, tutanak altına alınmıştır.
Davalı tarafından sunulu tutanaklarda;
“24.05.2016* tarihinde sırasıyla Nergiz, Karşıyaka, Demirköprü, Mavişehir ve
Çiğli istasyonlarında 23:30-03:10 saatleri arası yaptığım kontrollerde 23:00-7:00
vardiyasında görevli özel güvenlik görevlilerinin üzerinde taşıması gereken Bengi
Grup Özel Güvenlik Firmasına ait teçhizat, malzeme, ekipman ve giyim eşyalarının
olmadığı tarafımda tespiti yapılmıştır…” denilmek suretiyle İdari İşler Şef
Yardımcısı sıfatıyla Cem Yerlikaya tarafından tutanak altına alındığı görülmüştür.
(Tutanak tarihi dava konusu ceza tarihiyle aynı değildir)
24.05.2018 tarihli tutanak ile; “…23.05.2018 tarihinde... Güvenlik
Hizmetleri A.Ş ile imzalanan... İKN sözleşmesine ait iş başı öncesi ve
sonrası işin yürütülmesine ilişkin gerekli hükümleri yerine getirmediği tespit
edilmiştir. Denilerek, güvenlik personeline görevi ifa sırasında giyeceği giyim
eşyalarının ve ekipmanların dağıtımlarının yapılmadığına dair…” tespitlerde
bulunulduğu ve tutanağın, davalı şirket personeli /yetkilileri tarafından imza edildiği
görülmüştür.
“…12.06.2018 tarihinde... Özel Güvenlik firma yetkilisi...
tarafından sabah 09.30 sıralarında tarafımı arayıp, personellerin özlük ve iş başı
evraklarını hazırolduğu, ilgili dosyaları İzban AŞ ... İstasyonunda güvenlik
koordinatörünün kullanmasına tahsis edilen dosya bırakmak istediğini ilettiğini,
tarafınca verilen onay üzerine özel güvenlik personellerine ait evrak ve dosyalar
istasyona saat 12.15 te getirilerek ... Özel güvenlik Amirine teslim
edildiğini…” tespit eden tutanak tutulduğu görülmüştür.
Davacı şirkete hitaben, davalı şirket tarafından 24.05.2018 tarihli ihtar ile,
“…güvenlik hizmet alım ihalesi uhdenizde kalmış, neticesinde söz konusu
hizmete ait sözleşme taraflarca imza altına alınıp 24.05.2018 tarihinde firmanız iş başı
yapmıştır. İşin yürütülmesine ilişkin sözleşmenin teknik şartname kapsamında istenilen
güvenlik personellerinin görevi başında kullanacağı teçhizat, malzeme ve ekipmanlar teslim
edilmemiştir. 5188 sayılı kanun ve uygulamasına ilişkin yönetmeliğin 22. Madde doğrultusunda
güvenlik personelinin görevi ifası sırasında giyecekleri yazlık kıyafetlerin dağıtılmamıştır.
Yüklenicinin çalıştırmayı uygun gördüğü özel güvenlik görevlilerinin işe giriş evrakları İzban
A.Ş ye ibraz edilmemiştir. Yapılan kontrollerde eksiklikler tespit edilmiş olup, İZBAN A.Ş
kontrol teşkilatı komisyonu tarafından rapor tutulmuştur. Sözleşmenin cezalar ve sözleşmenin
feshi 16. Maddesi … hükmü gereği ilgili sözleşmenin 16.1.1. maddesine istinaden, gecikilen her
takvim günü sözleşme bedelinin %1 i oranında cezai işlem uygulanacaktır.
Tüm bu aykırılıkların 10 gün içerisinde giderilmemesi,
Sözleşmenin 16.1.1. maddesinin gerçekleşmesi durumlarında, 4735 sayılı Sözleşmeler Kanunun Yasak Fiil ve Davranışlar başlıklı 25. Maddesinin f
bendine ve Sözleşmenin 16.3 ve 26.1 maddelerine göre hareket edileceğini tarafınıza ihtaren
bildiririz…” şeklinde ihtar keşide ettikleri görülmüştür.
Davalı şirket tarafından davacı şirkete, 31.05.2018 tarihli fatura ile 118.951,29
TL’lik “Sözleşme gereği Ceza uygulaması 23.05.2018 tarihli sözleşmenin
16.1.1. maddesi uygulama) açıklaması ile fatura tahakkuk ettirildiği
görülmüştür.
Davacı şirket, Bakırköy 27. Noterliği’nin 04.06.2018 tarih ve 8890 yevmiye
numaralı ihtarnamesi ile; “…tutulan tutanaklara, kesilen cezaya itirazlarını
bildirerek, tahakkuk ettirilen faturaya itiraz etmiştir.” İş bu ihtarnamenin
05.06.2018 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacının alacaklı olduğu davalının borçlu olduğu 118.951,29 TL asıl alacak
ve 852,48 TL işlemiş faizi,
toplam119.803,77 TL takip çıkışı üzerinden %10,75 Ticari temerrüt
faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği takip başlatıldığı ve dosyamız davalısı borçlunun borca, işlemiş ve işleyecek faiz ile tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durmasına karar verildiği ve eldeki davanın süresi içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla davalı iş sahibi tarafından tahakkuk ettirilen cezanın yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme 23.05.2018 tarihli olup, davalı iş sahibi 24.05.2018 tarihinde çalışanları vasıtasıyla tespit etmiş olduğu sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle, 31.05.2018 tarihinde davacı yüklenici şirket aleyhine, sözleşmenin 16.1.1. Maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %1'i oranında ceza tahakkuk ettirdiği, sözleşmenin 16.11. maddesinde aynen; “... yüklenici hizmeti, sözleşme, teknik şartname ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yerine getirmediği, idarenin yapacağı en az 10 gün süreli yazılı ihtarı ile gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin 961 i oranında gecikme cezasına tabi olacaktır. (kesilecek cezanın toplam tutarı, hiçbir durumda sözleşme bedelinin 9030 unu geçmeyecektir.) Ancak aykırılığın işin niteliği gereği giderilmesinin mümkün olmadığı hallerde, 4735 Sayılı kanunun 20. Maddesinin (b) bendine göre protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilecek, sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilecektir." denildiği, Cezaya dayanak sözleşme maddesi çerçevesinde, somut olayların tarih silsilesine bakıldığında; Sözleşme imza tarihi: 23.05.2018 Eksikliklerin tespiti: 24.05.2018 İhtar tarihi : 24.05.2018, Sözleşmenin 16.1.1. maddesinde ihtardan itibaren 10 günlük süre öngörülmüş olup, bu sürenin sonunda eksikliklerin devamının tespiti halinde ceza tahakkuk ettirilmesi mümkün hale geleceği, üzere Davalı şirketin kestiği 1 günlük 118.951,29.TL'lik faturanın 24.05.2018 tarihinde saat:14.11 itibariyle kesildiği ve sözleşme gereğince davacı şirketin işe başlama saatinin 24.05.2018 günü saat: 00.00 olarak kabul edilmesi halinde bu gecikme faturasının işin başlangıcını izleyen 14. Saatte kesilmiş olduğu, ve davacıya keşide edilebilecek ihtarda 10 günlük süre verilmesi gerekmesine karşın, davalının keşide ettiği24.05.2018 tarihli ihtarnamenin ekinde 24.05.2018 tarihli 118.951,29.TL'lik faturanın da bulunduğu, bu şartlar altında davalı şirketin kestiği faturanın hukuki dayanağının olmadığı ve 24.05.2018 tarihinden 10 gün sonrasında yapılmış herhangi bir denetim ve tespit edilen bir eksiklik bulunmadığından, kesilen cezanın sözleşmeye uygun olmadığı, hususları da gözetildiğinde bilirkişi heyetinden alınan 2 rapor da hükme esas alınarak taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafından davacının hak edişlerinde kesinti yapıldığı ve sözleşmede belirlenen hizmetin davalı tarafından alınmış olup davalının yaptığı kesinti tutarının zaten her iki tarafça bilindiği bu nedenle likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı yan, işlemiş faiz talep etmiş ise de, davalıya keşide edilen
ihtarnamede “süre verilmemiş olduğundan” temerrütün hasıl olduğu tarihi
tespit etmek mümkün olmadığından ve işlemiş faiz hesaplanmamış bu nedenle kısmen kabule yönelik hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takip dosyasına davalının itirazının 118.951,29-TL asıl alacak yönünden iptali ile anılan takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin Reddine,
2-Alacak likit bulunduğundan hüküm altına alınan 118.951,29-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 23.790,258-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.125,56-TL harçtan peşin alınan 1.446,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.678,61-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 852,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 126,40-TL davetiye ve posta gideri, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 1.626,40-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 1.614,83-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 35,90-TL başvurma harcı, 1.446,95-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 3.097,68-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı ve davalı taraflarca yatırılan gider avanslarından sarf edilmeyen kısımların talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır