İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/582 E. 2020/7597 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/582
Karar No
2020/7597
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/110 Esas - 2022/1061 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/110 KARAR NO : 2022/1061 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLLERİ : ... - ... ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... - 2-... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR :3- ... - ... ... 4- ... - ... ... 5- ... - ... ... 6-... -(: ...) - ... - ... 7- ... - ... ... 8- ... - ... ... 9- ... - ... ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/02/2020 KARAR TARİHİ : 29/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Adana 2. İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası ile müvekkili kurum aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali için Adana 6. İş Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararı doğrultusunda Adana 2.İcra Müdürlüğü'nün dosyasına 10.12.2018 tarihinde 31.080,31 TL ödeme yapıldığını, alt işveren olan davalı şirketlere arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşmama tutanağı tanzim edildiğini, yalnızca alt işverenlerden ... ... tarafından ödeme gerçekleştirildiğini, bu ödeme düşüldükten sonra kalan 29.026,31 TL üzerinden rücu haklarının olduğunu, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ayrıca ödeme yapıldıktan sonra taraflar araşında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini belirterek 29.026,31 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmaların kamu ihaleleri ile davacı kurumun alt işverenliklerini üstlendiklerini, taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerinde üst işverence ödenecek tazminatlardan dolayı rücu edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, 4857 sayılı yasanın 112 maddesinde kamu kurumları nezdinde çalışan işçilerin aralıklı geçen hizmet süreleri birleştirilerek toplam süresi üzerinden hesaplanan kıdem tazminatlarının kamu kurumlarınca ödenmesinin öngörüldüğünü, aksine düşüncede taraflar arasında imzalarmış sözleşme hükümlerinin irdelenmesini, hüküm bulunmaması durumunda yarı nispetle sorumluluğun belirlenmesi imkanı olabileceğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Vekili duruşmalara katılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalıların herhangi bir savunmada bulunmadığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı tarafından bazı birimlerde personel çalıştırılması amacıyla değişik tarihlerde açılan ihaleler davalılar tarafından alınmış ve ihaleyi alan firma ile davacı arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Dava dışı işçi ... tarafından yukarıda anlatılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yaptığı çalışmalar nedeniyle ... aleyhine Adana 2. İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz nedeniyle Adana 6. İş Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin .../... esas sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, toplam 19.566,28 TL kıdem tazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, bu kararın Adana BAM 7. H.D'nin .../... esas .../... karar sayılı kararı ile ortadan kaldırıldığı, yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, 16.879,92 TL net kıdem tazminatı alacağının fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kesin olarak karar verildiği, karar doğrultusunda Adana 2.İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyasına 11.12.2018 tarihinde 31.080,31 TL, 15/02/2019 tarihinde 1.124,22 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı kurum 31.080,31 TL için rücu hakkını kullanmıştır. 14/10/2019 tarihinde alt işverenlerden ... firması 2.054,00 TL ödeme yapmış, bakiye 29.026,31 TL üzerinden dava açılmıştır. Davacı idareden hizmet alım sözleşmeleri, teknik şartnameler, ödeme belgeleri istenmiş, ...'den hizmet cetveli getirtilmiş, davalılara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye ödenen ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır. Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu kanunun 120. md. gereğince halen yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14'üncü maddesine göre; işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre; kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğu ve sözü edilen hükümde bir değişiklik yapılmadığı halde, Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi davalı asıl işverenin rücu hakkını da ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. (Yargıtay 22. HD 2017/582 E. 2020/7597 K. , 9. HD 2017/24649 E. 2020/19067 K., Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K. , 2019/2366 E. 2021/227 K.) 7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal edilmiştir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 6.HD 2022/3256 E. 2022/3847 K) Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi ... 22/09/2022 tarihli raporunda; dava dışı işçi ...'ın davalı alt işverenler nezdindeki çalışma süreleri ayrı ayrı gösterilmiş, Adana BAM 7. H.D.'nin kesin nitelikteki kararı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre; ...'nın 883.34 TL'den, ...'in 7.685,04 TL'den, ...'nin 4.605,98 TL'den, ... 1.539,53 TL'den, ...'ın 63,11 TL'den, ...'nin 5.047,64 TL'den, ... ...'nin 3.293,59 TL'den ve ... 3.015,97 TL'den sorumlu oldukları belirtilmiştir. Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde bu yönde bir düzenleme olmadığı, kıdem tazminatlarından yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, aynı dönemde ortaklık kurarak birlikte ihale alan işverenlerin bu döneme isabet eden alacaklardan müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -883,34 TL'nin davalı ...'dan, -7.685,04 TL'nin davalı ...' ten, -4.605,98 TL'nin davalı ... ' den, -1.539,53 TL'nin davalı ... ve ...'den müteselsilen, -63,11 TL'nin davalı ...'den, -5.047,64 TL'nin davalı ...' den, -3.293,59 TL'nin davalı ...'nden, -3.015,97 TL'nin davalı ... ve ...'den müteselsilen, Alınarak davacıya ödenmesine. Tüm alacaklara 11/12/2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.785,20- TL harçtan peşin alınan 495,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.289,50 TL harcın, 43,58 TL'sinin ...'dan, 379,19 TL'sinin davalı ...'ten, 227,26 TL'sinin ...'nden, 75,96 TL'sinin davalı ... ve ...'den müteselsilen, 3,11 TL'sinin ...'den, 249,00 TL 'sinin ...' den, 162,51 TL' sinin ...'nden, 148,81 TL' sinin ... ve ...'den müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının peşin olarak ödediği 495,70 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4- Davacı tarafından yapılan 1.970,30 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına isabet eden 1.773,90- TL 'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin, 310,96 TL'sinin ...'dan, 2.705,35 TL'sinin davalı ...'ten, 1.621,43 TL'sinin ...'nden, 541,95 TL'sinin davalı ... ve ...'den müteselsilen, 22,21 TL'sinin ...'den, 1.776,91 TL 'sinin ...' den, 1.159,43 TL' sinin ...'nden, 1.061,76 TL' sinin ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine. 6-Davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 2.892,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren ... ve ...'ne ödenmesine, 7-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen .../... başvuru nolu .../... arabuluculuktan kaynaklı 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 8-Dair. Davacı vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin yüzüne karşı kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/11/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/582, K. 2020/7597, T. 04.01.2002, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-582-e-2020-7597-k-1bb6a4707bee