İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/553 E. 2020/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/553
Karar No
2020/654
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/553 Esas KARAR NO : 2020/654 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2017 KARAR TARİHİ : 17/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili ... ilçesinde bulunan ... ... ... isimli otelin sahibi olduğunu, ... arihinde otelin o dönem sahibi olan ... ... ... Şti. ile davalı arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalıya hak edişler düzenlenerek ödemeler yapıldığını, davalının eksik fatura düzenlediğini, fatura düzenleme yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeni ile şikayetlerde bulunulduğunu fakat sonuç elde edilemediğini, ... .... ... A.Ş. ile dava dışı ... .... ... . Şti. arasında birleşme sözleşmesi imzalandığını, yönetim kurulu kararları ile ... ... ... Şti.'nin tüzel kişiliğinin ... tarihi itibari ile sona erdiğini, daha sonra ... ... ... A.Ş. Kısmi bölünme kararı aldığını, "... ... ... " ... ... .. .. . A.Ş. Bünyesinden ayrılan davacı ... ... ... . A.Ş.'ye devrolduğunu, ... ... ... Şti. ile davalı arasındaki sözleşmede Antalya Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davalının fatura düzenlememek suretiyle davacıyı zarara uğrattığını belirterek ... TL fazla ödenmesine neden olunan gelir vergisinden doğan zarar, ... TL fazla ödenmesine neden olan KDV'den doğan zararın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; ..- TL fazla ödemeden doğan alacak ve maddi tazminat olarak ... -TL fazla ödenen kurumlar vergisi nedeniyle uğranılan zarar, ... -TL fazla ödenen katma değer vergisi nedeniyle uğanılan zarar olmak üzere toplam ... -TL şeklinde ıslahı suretiyle talepleri toplamının ... -TL şeklinde değiştirilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile ... -TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, eser sözleşmesi nedeni ile fatura düzenlenmesinden kaynaklanan zarar nedeni ile tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine taraflar arasındaki sözleşme, davacı şirketin oluşumuna ilişkin şirket birleşmesi, kısmi bölünmeye ilişkin kayıtlar ile, hak ediş vb. kayıtlar alınmıştır. İnşaat Mühendisi ... ... , mimar ... ... , inşaat mühendisi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli müşterek bilirkişi raporunda; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin işlerin bedelinin ... TL olduğu belirtilmiştir. Mali Müşavir - Bağımsız Denetçi ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davalının ... USD karşılığı Türk Lirası kadar eksik fatura düzenlemiş olduğunu, bu sebeple davacının en az ... TL gelir vergisinden en az ... TL katma değer vergisinden doğan zararı bulunduğunu belirtmiştir. SM Mali Müşavir - Bağımsız Denetçi ... ... 'in ... tarihli raporunda özetle; ticari defterlere göre davacının davalıya ... TL (... USD) tutarında ödeme yaptığını, karşılığında ... TL (... USD) tutarında fatura teslim aldığını, dolayısıyla da davalının ... TL = ... USD tutarında eksik fatura kestiğini; ... tarihli teknik bilirkişi heyet raporuna toplam işler bedelinin ... TL'sinin yapıldığını bu bakımdan ... TL tutarında fatura kesmediğini, iş bitim tarihi olan ... tarihi itibari ile hak ediş bedeline fatura kesilmediği için davacı şirketin dava tarihi itibari ile KDV yönünden zararının ... TL; kurumlar vergisi yönünden zararının ... TL olduğunu belirtmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda öncelikle eser sözleşmesini, fatura düzenleme yükümlülüğünü ve ıslaha konu olamayacak talepleri kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır. Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470 vd. maddelerinde yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir, şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 471. maddesinde yüklenicinin borçları düzenlenmiş olup, birinci fıkrada yüklenicinin, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. İş sahibinin esas borcu da bedel ödemektir(m.479-480). Eser sözleşmesinde malzemenin yüklenici tarafından karşılandığı takdirde ortada eser teslim sözleşmesi vardır. Yüklenicinin sağlamış olduğu malzemenin ayıplı olmasından sorumlu olduğu gibi zapttan da sorumludur (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Özel Hükümler 7. Baskı, Ankara 2019, s. 625 vd.). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 472/1. Maddesinde malzemenin yüklenici tarafından sağlandığı eser sözleşmelerinde, kullanılan malzemenin iyi cinsten olmaması durumunda yüklenicinin satıcı gibi garanti borcu altında olduğunu belirtmektedir. Bu hüküm, yüklenicinin sağladığı malzemenin bozuk olması nedeni ile sorumluluk kurallarına bağlı tutmakta ve zapta karşı garanti kurallarına da yollama yapmaktadır. Başka bir anlatımla, malzemedeki bozukluklar inşaatta da bozukluk yaratmışsa, yüklenici hakkında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 474 - 475 madde hükümleri değil satım sözleşmesine ilişkin 219 - 231. madde hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna karşılık, yüklenicinin sağladığı malzemede bir kusur bulunmasına karşın yapılan iş için uygun olmaması veya işin yürütülmemesi ya da yanlış hesaplara dayanması veya başka nedenlerle yapıda meydana gelen bozukluluklar için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 475. madde hükümlerinin uygulanması gerekir (Duman, İlker Hasan; İnşaat Hukuku 8. Baskı, Ankara 2016, s. 327.) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 21/1. maddesinin; "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. " hükmü gereğince, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini isteyebilir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 229. maddesinde faturanın tanımı yapılmıştır. Buna göre; "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.". Anılan kanunun 232. Maddesinde fatura düzenleme mecburiyeti düzenlenmiştir. Buna göre; "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergiden muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler. Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin ... (.... TL) lirayı geçmesi veya bedeli ... (... TL) liradan az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.". İndirilecek giderler başlıklı 193 sayılı Gelir Vergi Kanunun 40/1. maddesinde; "Safi kazancın tesbit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir: 1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler..." denilmiştir. Vergi indirimi başlıklı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 29/1. maddesinde; "Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilirler: Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2013 tarih 2013/13146E. 2013/19657K. sayılı kararında; "...davalıdan davacının satın aldığı makine için davalının düzenlemesi gereken kur farkı ve vade farkı faturasının düzenlenmemesi nedeniyle davacının bu fatura bedelini kayıtlarında gider olarak gösterip, vergi matrahında mahsubunu sağlayamadığı, ek raporda belirtilen şekilde zararının doğduğu gerekçesiyle davanın taleple bağlı olmak kaydıyla kabulü ile ... TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş... usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına..." denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 176. vd. maddelerinde ıslah düzenlenmiştir. Kavram olarak; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine ıslah denir. Islah, iyiniyetli tarafın davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur (YİBK’nin 04.02.1948 gün, 1944/10 E.-1948/3 K., HGK’nın 16.03.2005 gün, 2005/13-97 E.-2005/150 K. s. ilamları). Dava konusunda yapılacak değişiklik, iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında kalmakla birlikte, ıslah yolunun işletilmesi ile sağlanabilmektedir. Bu halde dava konusunun veya istem sonucunun değiştirilmesi yönünde yapılabilecek değişiklik tamamen ıslah veya kısmen ıslah şeklinde gerçekleşebilir. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/06/2011 tarih 2011/1-364E. 2011/453K. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/06/2016 tarih 2014/4-1193E. 2016/800K. sayılı kararı). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/02/2017 tarih 2015/7-917E. 2017/265K. sayılı kararında; "... davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile, açılan davadaki taleplerinin yanında dava dilekçesinde dile getirilmeyen bir alacak kaleminin de hükme bağlanmasını istemiş olması karşısında, ihbar tazminatına ilişkin bu yeni istemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119 vd. maddelerinde düzenlenen dava açma prosedürüne ilişkin usuli şartları taşımaması nedeniyle ek dava olarak da değerlendirilemeyeceği, bu halde ihbar tazminatına dair alacak isteminin, reddine karar verilmesi gerekmektedir..." denilmiştir. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Islahta dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2017 tarih 2015/16658E. 2017/2065K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2016 tarih 2015/21783E. 2016/8833K. sayılı kararı; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2016 tarih 2014/23226E.2016/9056K. Sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı, taraflar (kök şirket ile davalı) arasındaki eser sözleşmesi nedeni ile davalının eksik fatura düzenlemediğini iddia ederek bu nedenle fazladan ödediği kurumlar vergisi ve KDV nedeni uğradığı zararın tazmini amacıyla dava açmış, yargılama devam ederken ıslah dilekçesi dava dilekçesini belirttiği zarar kalemlerini arttırmış ve ayrıca davalıya fazladan yapılan ödeminin iadesini talep etmiştir. Davacı (kök şirket) ile davalı arasında eser sözleşmesi yapılmış, davalıya hak edişler yapılarak ödemeler yapılmıştır. İnşaat Mühendisi ... ... , mimar ... ... , inşaat mühendisi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli müşterek bilirkişi raporuna göre; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin işlerin bedeli ... TL'dir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 21/1. maddesi gereğince, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini isteyebilir. 193 sayılı Gelir Vergi Kanunun 40/1. maddesi gereğince Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler indirim yapılacak giderlerden olduğu gibi 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 29/1. maddesi gereğince de indirim yapılması söz konusudur. SM Mali Müşavir - Bağımsız Denetçi ... ... 'in ... tarihli raporuna göre; iş bitim tarihi olan ... ... tarihi itibari ile hak ediş bedeline fatura kesilmediği için davacı şirketin dava tarihi itibari ile KDV yönünden zararının ... TL; kurumlar vergisi yönünden zararının ... ... TL'dir. Davalının eksik fatura düzenlemesi nedeniyle davacının bu fatura bedelini kayıtlarında gider olarak gösterip, vergi matrahında mahsubunu sağlayamadığı, davacının zararının oluştuğu bilirkişi raporları ile belirlenmesi karşısında, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda kurumlar vergisinden doğan zarara ve katma değer vergisinden doğan zararına yönelik davaların kabulü gerekmiş ise de; ıslahta dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün olmadığından, dava dilekçesinde talep edilmeyen ve fakat ıslah dilekçesi ile talep edilen fazladan ödemeye ilişkin talebin ıslah harcı ile birlikte başvuru harcı yatırılmadığından sadece dava ile istenen alacakların miktarı arttırıldığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün olmaması nedeniyle, bu alacak hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla fazla ödemeye ilişkin ıslah isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının kurumlar vergisinden ve katma değer vergisinden doğan zararına yönelik tazminat davalarının KABULÜ ile; ... TL kurumlar vergisinden, ... TL katma değer vergisinden kaynaklanan tazminatın dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2. Fazla ödemeden doğan alacak hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla fazla ödemeye ilişkin ıslah isteminin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL peşin harç, ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/12/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/553, K. 2020/654, T. 17.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-553-e-2020-654-k-2d97b705a5db