İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/5472 E. 2015/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/5472
- Karar No
- 2015/794
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/310 Esas KARAR NO : 2020/601 DAVA : Kooperatifin İhyası ve Sicile Yeniden Tescili (Yargılanmanın İadesi) DAVA TARİHİ : 06/07/2020 KARAR TARİHİ : 19/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan kooperatifin ihyası ve sicile yeniden tescili (yargılanmanın iadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davacısı olduğu Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dava dava dosyasında davanın reddine karar verildiğini, ihyası istenilen kooperatifin ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazları olması bu nedenle resen terkinin uygun olmadığını, bu taşınmazlara ilişkin tapu kaydının sonradan ortaya çıktığını, şeklen kesinleşen kararın ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılması gerektiğini belirterek yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihya talebi için için 5 yıllık sürenin sona erdiğini, tapu kayıtlarının sonradan ele geçirildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarını yapmaya anonim şirketler ve kooperatiflerin resen terkin edileceğini, ihya davasının da 5 yıl içinde açılması gerektiğini, terkin işleminin mevzuata uygun olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, kooperatifin ihyası ve sicile yeniden tescili (yargılanmanın iadesi) istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 378. maddesine uygun olarak görevli ve yetkili Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Mahkememizin .../....E. .../... K. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalının ... davanın reddine ... tarihli karar verildiği, Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verildiği, Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ... /... E. ... /... .K. Sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kural olarak, bir uyuşmazlık karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamamaktadır. Zira bir kararın kesinleşmesinde sonra uyuşmazlığın bütün bir gelecek için değişmeksizin çözümlendiği ve bu nedenle aynı uyuşmazlığın tekrar mahkeme önüne getirilmemesi gerektiği kabul edilmelidir. Gerçekten de aksi yöndeki bir kabul, yargı kararlarının bağlayıcılığını ortadan kaldırarak, hukuki barışın teminine imkân vermeyecek ve bu nedenle yargıya duyulan güven sarsılacaktır. Ancak kanun yollarından geçerek (veya geçmeksizin) kesinleşen ve kanunda açıkça belirtilen bazı ağır hatalar nedeniyle kesin hükmün tekrara gözden geçirilmesine ve aynı dava hakkında yeni bir hüküm verilmesine istisnai olarak izin verilmektedir. Bu kurum 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda(HUMK) “iade-i muhakeme”, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) ise, “yargılamanın iadesi” şeklinde adlandırılmıştır (HUMK m. 445-454; HMK m. 374 - 381). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesi şöyledir; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. V. 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 5165). Yeni bir belge veya senedin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın iadesi sebebi teşkil edebilmesi için, şu koşulların birlikte bulunması gerekir: 1-Bu senet veya belge davaya bakıldığı sırada mevcut olmalıdır. Hüküm verildikten sonra düzenlenmiş olan bir belgeye dayanılarak yargılamanın iadesi istenemez. 2-Yeni ele geçirilmiş olan belgenin, hükmü etkileyecek (karara müessir) nitelikte olması gerekir. Yani, yargılama sırasında mahkemeye sunulmuş olsaydı, başka bir hüküm verilmesine neden olabilecek bir belge olmalıdır. 3-Bu yeni belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması gerekir. 4-Bu yeni senet veya belgenin, yargılama sırasında (hükümden önce) (a) bir mücbir sebepten dolayı, (b) lehine hüküm verilen tarafın fiilinden dolayı elde edilememiş olması gerekir. Maddede belirtilen zorlayıcı nedenden anlaşılması gereken, yargılamanın iadesini isteyen tarafın söz konusu belgeyi dava sırasında elde edememesinin kendi kusuruna dayanmamasıdır. Yargılamanın yenilenmesini isteyen taraf, bu belgenin hükmün kesinleşmesinden önce elde edilememesinde kusurlu olmadığını ispat etmek zorundadır. Elde edilememenin sebebi karşı tarafın veya üçüncü kişinin eylemi olabilir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 678 vd.; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/01/2015 tarih 2014/1-1340E. 2015/794K. sayılı kararı). 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 1020. maddesi şöyledir; "Tapu Sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez". Tapu kayıtları herkese açık olup ilgisinin içeriğini her zaman öğrenmesi mümkündür, hükümden sonra ele geçen tapu kaydı bir belge ve mücbir sebep sayılmamıştır (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 679 vd.; Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih 2017/5472E. 2018/883K. sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin 6. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2019 tarih 2018/1085E. 2019/200K. sayılı kararı). Hükümden sonra bulanan ve hükmü etkileyecek olan belge veya senedin, hükümden önce elde edilememesi, mücbir sebebe veya lehine hüküm verilen tarafın eylemine dayanmalıdır (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet; Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, Ankara 2011, s. 638). Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, ilk önce yargılamanın iadesinin mesmu olup olmadığını araştırır. Mahkeme burada genel dava şartlarından başka, yargılamanın iadesi davacısının davayı süresi içinde açıp açmadığını, teminat gösterip göstermediğini ve kanunda yazılı bir yargılamanın iadesi nedenine dayanıp dayanmadığını kendiliğinden inceler. Mahkeme, bu şartların birinin mevcut olmadığı kanısına varırsa, yargılamanın iadesi davasını mesmu olmadığından dolayı esasa girmeden reddeder (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 687.). Davamıza gelince; davacı hükümden sonra ele geçirdiğini iddia ettiği iki adet tapu kaydına dayanarak mahkememizin ... /... E. ... /....K. sayılı dava dosyasında yargılamanın iadesine karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Yargılamanın yenilenmesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın iadesi nedenleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde düzenlenmiştir. Yeni bir belge veya senedin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın iadesi sebebi teşkil edebilmesi için, bu senet veya belge davaya bakıldığı sırada mevcut olmalı, yeni ele geçirilmiş olan belgenin, hükmü etkileyecek nitelikte olmalı, yeni belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmiş olmalı, yeni senet veya belgenin, yargılama sırasında (hükümden önce) bir mücbir sebepten dolayı yada lehine hüküm verilen tarafın fiilinden dolayı elde edilememiş olmalı, yargılamanın iadesini isteyen tarafın söz konusu belgeyi dava sırasında elde edememesinin kendi kusuruna dayanmamalıdır. Tapu kayıtları herkese açık olup ilgisinin içeriğini her zaman öğrenmesi mümkündür, tapu kayıtlarının davalı tarafça gizlendiği iddia olmadığı gibi buna ilişkin bir kanıtta ortaya konulmadığından, şartları oluşmayan yargılamanın iadesi istemli davada davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3. Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/11/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır