İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/427 E. 2020/518 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/427
- Karar No
- 2020/518
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/427 Esas KARAR NO : 2020/518
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/07/2017 KARAR TARİHİ : 22/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların kaza yapması sonucu ... plakalı aracın kontrolden çıkarak, kaldırımda bulunan, kusursuz ... yaşındaki müvekkiline çarparak müvekkilinin kolunda kırık oluşmasına, kaburgalarında kırık ve göğüs kafesinde açılma meydana geldiğini, kırık oluşan bölgede beyne giden damarın bulunması sebebiyle ameliyat edilemediğinden müvekkilinde kalıcı şekilde sakatlık oluştuğunu, okuluna devam edemediğini, davalı ...'ne ait ... plakalı aracın ... tarihinde ZMMS ile .... Tarafından, ayrıca ... tarihinde ... tarafından ZMMS ile sigortalandığını, kazaya karışan ... plakalı diğer aracın ise ... tarafından ... tarihinde ZMMS poliçesi ve ... tarihinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, her ne kadar taraflarınca Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile davalı sigorta şirketlerine ihtarda bulunulmuş ise de sadece ... tarafından müvekkil adına ... TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak yapılmış olan bu ödemenin taraflarınca yeterli bulunmayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen tutar bakımından ibra edildiğini, bu miktarın tahsilde tekerrür olması amacıyla belirlenecek maddi tazminat oranından düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin ve ailesinin psikolojilerinin bozulduğunu, bu nedenle davacılardan ... için davalılar (sigorta şirketleri hariç) ...,..., ... ve ...'den ... TL si manevi tazminat, ... için ise davalılardan (sigorta şirketleri hariç) ..., ..., ... ve ... 'den ... TL si manevi tazminat olmak üzere toplamda ... TL nin tahsilini talep etmişlerdir. Bu sebeplerle manevi tazminatın yanında, bilirkişi tarafından yapılacak ayrıntılı hesaplama sonucunda, müvekkilinin uğramış olduğu tedavi masrafları, geçici iş göremezlik tutarı, sürekli iş göremezlik tutarını kapsayan maddi zararlarını, davalıların kusuru oranında hesaplama yapılarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı gerçek kişiler vekilleri mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkili ...’nin sürücüsü ve muris eşi ...’nin maliki bulunduğu ... plakalı araç ile ...’nün sürücüsü ve davalılardan ...’nin maliki bulunduğu ... plakalı aracın, ... tarihinde kaza yapması sonucu maddi hasarlı , yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında , müvekkili ...'nin ağır yaralandığını ve eşi ... ise vefat ettiğini, Davacı ...’in ise klavikula kırığı ve sternoklavikular seferasyon meydana geldiğini ve şahsın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkiler olduğu sonucuna varıldığını, yaşanan bu olayın , davacılar ve davalıları derinden etkilediğini, herkesin hayatından tarifi imkansız yaralar açtığını, iş bu davaya konu olaya ilişkin, Antalya ...Ağır Ceza Mahkemesi’nin .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ... tarihinde kesinleştiğini, vekil eden ...’nin kullandığı aracın, çarpma sonrası takla atmasını doğal kabul ederek hesaplanan, kusur oranını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği, kaza tespit tutanağında ki ve ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur oranına itiraz etiklerini ve yargılama sırasında tekrar bilirkişi raporu alınmasını, davaya konu olay nedeniyle , ...'nin eşini, ... ve ...'ninde annelerini kaybettuklerini, ...'nun ..., ...'nun daha ... yaşında annesiz kaldığını, babaları ...'nin eşinin acısıyla ve iki kız çocuğunun sorumluluğu ve yükümlülüğü ile tek başına kaldığını, davacı tarafın kaza nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etti3ğini ve kazaya karışan taraflardan hiçbirinin hastane masraflarını dahi karşılamadığından bahsettiğini, oysa ki, vekil eden ...'nin kazadan sonra ağır yaralı olmasına ve eşini kaybetmiş olmasına rağmen; hastanede davacı yanı hem bizzat kendisi , hem de vekili vasıtası ile ziyaret ettiğini ve davacının annesi ...’e elden birçok kere nakit ödemelerde bulunduğunu, buna rağmen dava dilekçesinde aksini iddia etmeleri tarafımızca anlaşılamadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat talebi oldukça fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı .... Vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, olayda uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirecek bir suç bulunmadığından olaya 2 yıllık zamanaşımı uygulanarak zamanaşımı nedeniyle davanın esasa girilmeden reddini, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın oluşumunda kusuru bulunmamakla, taraf kusurlarınnı tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin trafik sigortacısı olmayıp, davaya konu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, söz konusu kazada meydana gelen zararlar ile ilgili dava dilekçesinde yer alan taleplerin öncelikle ZMMS poliçesi tarafından karşılanması gerektiğini, söz konusu taleplerin öncelikle Zorunlu Trafik Sigortacısına yöneltilmesini, müvekkili şirketin tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeplerle asılsız iddiları kabul etmeyerek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, dosya davacının maluliyet oranının tespiti için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, mahkememize sunulan ... tarihli raporda, 1. ... oğlu, ... doğumlu ...'in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak: Gr1 VII (1a......0) A %3 E cetveline göre: %2.1 (yüzdeikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur şeklinde rapor sunulmuştur. Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosyaya sunulan ... tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu %2,1 oranında sürekli ve 3 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı çocuk ...'in ; -Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı oluşmadığı, -Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için davalı ... Nin ... ödeme tarihi verilerine göre zarar ...(TL) olarak hesaplandı. ... Nin ...(TL) ödemesi ile zararın %100 nün karşılandığı, davacının alacağının kalmadığı anlaşıldı. -Ancak Sayın Mahkemenin %25 Kusur Sorumluluğu olan diğer davalılar yönünden zarar tespiti yapılması gerektiği kanaatine varması durumu için güncel hesaplama yapıldı. %25 Kusur Sorumluluğuna isabet eden sürekli iş göremezlik zararı ...(TL), %25 Kusur Sorumluluğuna isabet eden tedavi gideri zararı ... (TL), olarak hesaplandığını bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı oluşmadığı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için davalı ... Nin ... ödeme tarihi verilerine göre ...(TL) olduğu, ... Nin ...(TL) ödemesi ile zararın %100 nün karşılandığı, davacının alacağının kalmadığı hususları mahkememizce sabit görülmekle davacı ...'ın maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: Davacı ... yönünden değerlendirme: TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı ... lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Davacı ... yönünden değerlendirme: Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir(TBK 56/2) Yargıtay 21. Hukuk Dairesi T. 1.12.2003 E. 2003/9485 K. 2003/9701 sayılı ilamında; "Uyuşmazlık, oğlunun geçirdiği iş kazası sonucu % 5.1 işgöremez duruma gelmesi nedeniyle davacı babanın manevi tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak cismani zarar kavramına ( B.K.46 ve 47 ) ruhsal bütünlüğün ihlali sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, onun ( ana, baba, karı, koca gibi ) çok yakınlarından birininde aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa (örneğin eyleme uğrayan yakın kişi %80, %100 işgöremez duruma gelmişse) onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama sözkonusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.4.1995 gün ve 1995/ 11-122,1995/430 23.9.1987 gün ve E.1987/9-183 K.1987/655 sayılı kararları da aynı esaslara dayanmaktadır. Somut olayda, ... tarihinde ... yaşında olan davacının oğlu ...'in geçirdiği işkazası sonucu %5.1 oranında işgöremezliğe uğradığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, yukarıda açıklanan ilkeye göre ağır bir cismani zarara uğradığı söylenemez. Hal böyle olunca davacının ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemek mümkün değildir." denilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi T. 26.2.2004 E. 2003/13713 K. 2004/3162 sayılı ilamında da:"Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılardan ... ... doğumlu olup, davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın çarpması sonucu onbeş gün iş ve güçten kalacak biçimde yaralanmış, davacı ... ile anne-babası ve kardeşleri olan davacılar manevi tazminat istemişlerdir; yerel mahkemece her bir davalıya tazminata hükmedilmek suretiyle dava kısmen kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi gereğince vücut bütünlüğünün ihlali nedeniyle manevi tazminat istemi ancak vücut bütünlüğünü ihlal edilene verilecek ve onun bu ihlal nedeniyle uğradığı manevi zararı giderecek ve onda manevi huzuru doğurmaya yönelik olacaktır. Manevi tazminat ile kişinin doğrudan uğradığı zararın tazmini amaç olup, yansıma yoluyla uğranılan zararın tazmini söz konusu olamayacağından; vücut bütünlüğü ihlal edilen dışındaki kişilerin manevi tazminat istemlerinin kabulü doğru değildir. Somut olayda davacı ... nün reşit olması, yaralanma derecesi ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bu davacıların istemlerinin reddi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak onlara da manevi tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir." denilerek yakının uğradığı zararlarda manevi tazminat isteme koşullarının ilkeleri belirlenmiştir. Yukarıdaki kanun maddesi ve emsal kararlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ...'ın maluliyetinin derecesinin yüksek olmaması ve davacı ...'ın oğlunun uğradığı maluliyet nedeniyle kendisinin de eş değer bir ruhsal çöküntüye ve maluliyete uğradığı sübut bulmadığından bu davacının manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının reddine, davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine ve davacı ...' ın manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Maddi tazminat davasının reddine, 3-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, ... TLmanevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi harici davalılardan tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının reddine, Maddi tazminat davası nedeniyle, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TLnin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL nin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı, ..., davalı...'ye, davalılar ..., ... ve ...'ye verilmesine, 7-Maddi tazminat davası yönünden davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden, 8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL den peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ..., davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 10-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalılar ..., ... ve ...'ye verilmesine, 11-Davacının iş bu dava nedeniyle yapmış olduğu ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL nin davalılar ..., ... ve ..., davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ın manevi tazminat davası yönünden, 12-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın davacı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, 13-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ..., ... ve ...'ye verilmesine, 14-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır