İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/214 E. 2020/512 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/214
- Karar No
- 2020/512
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/214 Esas KARAR NO : 2020/512
ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS .../... KARAR SAYILI BİRLEŞEN DOSYASI:
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) ASIL DOSYA DAVA TARİHİ : 07/04/2018 BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ : 22/07/2019 KARAR TARİHİ : 20/10/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; ... tarihin de, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesi istikametinden ... sokağı takiben ... Caddesi ile kesiştiği kavşağı ... istikametine seyir halinde iken aracının sağ ön far, tampon kısmı ile ... istikametinden ... Caddesini takiben ... istikametine gitmekte olan sürücü ...’un idaresindeki ... plakalı motorsikletin ön ve sol yan kısmına çarpmıştır. Çarpışma sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bahse konu kazada müvekkil motorsiklette yolcu olup, ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, Müvekkil davacının yaralanmasına, sürücüsünün kusuruyla sebep olduğu dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç, kaza tarihi itibariyle ... nolu Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Trafik Sigortası Poliçesi uyarınca davalı ...’nin teminatı kapsamında olduğunu, bu sebeple müvekkilin dava konusu kaza ve yaralanması sebebiyle maruz kaldığı maddi zararlarını diğer davalı ... ile birlikte (sigorta şirketi yönünden teminat limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tazmin ile yükümlü olduğunu, müvekkil ..., dava konusu edilen trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, bu nedenle; şimdilik ...-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden teminat limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini, Müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucunda gerek geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kalmış olması gerekse gördüğü uzun süreli tedavi nedeniyle psikolojik çöküntü yaşamıştır. Kaza tarihi itibariyle henüz genç yaşında olan müvekkilin manevi dünyasında derin yaralar oluşmuştur. Talep edilen manevi tazminat miktarı, müvekkilin uğramış olduğu manevi zarar karşısında, dava konusu kazaya ilişkin izleri fiziksel ve ruhsal olarak ömür boyu taşıyacağı bulunduğu yaş da dikkate alındığında, son derece cüzi kaldığını, müvekkilinin ... yapacağı hayatı boyunca yürüyüşünde kazanın sonuçlarını sürekli çekecek, ayakta durmak zorunda kalması nedeniyle platinler kendisine acı vermeye devam edeceğini, bu nedenle, ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini, Davalı ... tarafından müvekkilin alacağını engellemek ve tahsilini güçleştirmek amacıyla adına kayıtlı araç ve taşınmazlarının 3. Kişilere devri söz konusu olabileceğinden ... adına kayıtlı araç ve taşınmazların UYAP kanalıyla tespit edilerek dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesini ve kayıtlarına şerh edilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı Mahkememizin Birleşen .../... esas .../... karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde; ... tarihinde, ... T.C. kimlik numaralı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesi istikametinden ... sokağı takiben ... Caddesi ile kesiştiği kavşağı ... istikametine seyir halinde iken aracının sağ ön far, tampon kısmı ile ... istikametinden ... Caddesini takiben ... istikametine gitmekte olan sürücü ...’un idaresindeki ... plakalı motorsikletin ön ve sol yan kısmına çarptığını, çarpışma sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bahse konu kazada müvekkil ...'un kullandığı motorsiklette yolcu olduğunu, ağır şekilde yaralandığın, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığın, dava konusu trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. Sayılı dosyasından ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve sigorta şirketine dava açıldığını, gelen adli tıp kurumu raporunda %25 oranında davalı şirketin sigorta ettiği ... plakalı motor sürücüsü ...'un kusurlu olduğu tespit edildiğini, ... plakalı motor, ... nolu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ....’nin teminatı kapsamında olduğunu, müvekkili ...'ın, dava konusu edilen trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığın, her iki ayakbileği şiştiğini ve ödemli palpasyonla ağrı yaptığın, sol tibia distali deformitesi olduğunu, sağ alt exremiite yumuşak doku travması olduğunu, sol tibia fibula distal uç kırığı olduğun, sağ kısa bacakateli sola kalkaneal traksiyona alındığını, ölüm tehlikesine girdiğini, geçici ve kalıcı sakatlığa maruz kaldığın, müvekkilinde çok sayıda kemik kırıkları oluştuğunu belirterek, ... TL maddi tazminatın HMK 107/2 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla tahsile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın Yetkili Mahkemede Açılmadığını, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini Müvekkil şirketin genel müdürlük adresi ... olduğunu, davanın yetkisiz Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, Yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ olduğunu, dosyada öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, Dava konusu, sürücü sevk ve idaresindeki, ... araç için; müvekkil şirketçe, ...- ... tarihleri arasında, ... poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, Müvekkil şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami ...-TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup, müvekkil şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, manevi tazminat taleplerinin müvekkil şirketten talep edilebilmesi mümkün olmadığını, Trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, Sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, Bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşıdığını, çünkü sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi esastır. Kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, Davacı taraf, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu iddia etiğini, ancak bu iddiayı destekleyecek somut deliller mevcut olmadığını, davacı iddialarının reddine kara verilmesini talep ettiklerini, ancak davaya kabul anlamına gelmemek üzere, olaydaki kusur dağılımının şüpheye yer bırakmayacak, borçlar Kanunun 52.maddesinde “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” denilmek suretiyle, tazminatın indirilebileceği haller gösterildiğini, Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi esas olduğunu, Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte davada hükmedilmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, ZMMS Genel Şartları C.7 maddesine göre hak sahibi öncelikle sigorta şirketine başvurmak zorunda olduğunu, öncelikle dava şartı noksanlığı sebebi ile de davanın reddini talep ettiklerini, eksik belgeye rağmen dava şartı yerine getirilmiş kabul edilse müvekkilin temerrüte düşmediği kabul edilmeli ve müvekkil aleyhine tazminat hesabı yapılırsa başvuru tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, kazaya karışan plakalı araç müvekkil şirket nezdinde Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, Müvekkil şirket geçici maluliyet taleplerinden sorumlu olmadığını, ZMMS Genel Şartları A.2/d maddesi gereğince müvekkilin zarar sorumluluğu belirtilmiş ancak geçici iş görmezlik sayılmamıştır. Bu sebeple müvekkil şirket geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadığını, Müvekkil sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza diğer arcın kusuru yüzünden meydana geldiğini, kazaya karışan araç 2918 sayılı kytk 57/1-a maddesi ve bentlerini ihlal ederk kazaya sebebiyet verdiğini, her ne kadar aynı tarihli kaza tespit tutanağında sigortalı araca da kusur yüklenmiş ise de bu kusuru kabul etmediklerini, Kabul anlamına gelmemekle ve kusurla ilgili itirazımızı tekrarlamakla beraber, müvekkil şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, dava dilekçesi ile beraber dosyaya sunulan bir gelir beyanı bulunmadığını, aracın yolcu taşıma aracı olmadığını, Hususi kullanım aracı olduğunu, Başvuran ve araç içindeki diğer kişilerin ücret karşılığı taşınmadıkları bellidir ve aralarında akrabalık ilişkisi de olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada motosikletin arka tarafında oturan davacı ...'ın yaralandığını, davacı yanın vekileden davacı ve trafik sigortasına karşı açmış olduğu iş bu davada yaralanma nedeniyle tazminat talep ettiğini, davada kendisinin arka koltuğunda oturduğu motosiklet sürücüsü ...'un davaya dahil edilmesi gerekmekte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin .../... esas .../... karar sayılı dosyasının ... tarihli karar ile iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği görülmektedir. Davacı tarafın sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Mahkememiz dosyası tarafların kusuru yönünden Ankara Adli Tıp Kuruman gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumu raporunda sonuç olarak; sürücü ...’in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’un %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varmıştır. Mahkememiz dosyası maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda sonuç olarak; ...’ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre değerlendirildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu sürenin ilk 2(iki) ayında geçici bakıcı bakıcı ihtiyacının olduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varmıştır. Aktüearya bilirkişi raporunda sonuç olarak; Esas davada davalının % 75 kusurlu sayılması halinde Geçici iş göremezlik tazminatı ...-TL, iki aylık bakıcı gideri ...-TL birleşen dosya davalısının % 25 kusuruna isabet eden geçici iş göremezlik tazminatı ...-TL, iki aylık bakıcı giderinin ...-TL olduğu sonuç ve kanaatine varmıştır. Tarafların itirazları üzerine dosya aktüerya bilirkişine ek rapor için tevdii edilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ek raporunda sonuç olarak; davalının % 75 kusurlu sayılması halinde kusuruna isabet eden Geçici iş göremezlik tazminatı ...-TL, iki aylık bakıcı gideri ...-TL olduğu sonuç ve kanaatine varmıştır. Somut olayda; asıl ve birleşen davada davacı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminatı istemi ile dava açmıştır. ... günü saat ... sıralarında sürücü sürücü ..., ...’ın yolcu olarak bulunduğu sevk ve idaresindeki ... plak sayılı motosiklet ile ... Caddesi üzerinde ... istikametine seyirle olay yeri kavşağa geldiğinde, sol taraftaki kavşak kolundan seyirle kavşağa giriş yapan sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışmaları neticesi dava konusu yaralanmalı olay meydana gelmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda sürücü ...’in %75 sürücü ...’un %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda "davacı ...'ın 30/03/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca engellilik oranının %0 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin ilk 2 ayında bakıcı ihtiyacının olduğu belirlenmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporlarda; asıl dosya davalısının %75 kusurlu sayılması halinde geçici iş göremezlik tazminatının ... TL, iki aylık bakıcı giderinin ... TL, birleşen dosya davalısının %25 kusurlu sayılması halinde geçici iş göremezlik tazminatının ... TL, iki aylık bakıcı giderinin ... TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davaya konu olayda; asıl dosya davalısı ...'in haksız fiil hükümlerine göre ve ayrıca araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, asıl davalı sigorta şirketi yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu, birleşen dosya davalısı sigorta şirketinin ise sürücü ...'un ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre asıl ve birleşen davada davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri yönünden maddi tazminatın talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bunun dışında trafik kazasında davacının yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava yönünden; a)Davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; -... TL geçici iş göremezlik tazminatı ve ... TL bakıcı giderinin davalı ... yönünden ... tarihinden, davalı .... Yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'a verilmesine, b)Davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile -... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, c)Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, d)Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ve ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, e)Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam ... TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, f)Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ... TL ATK fatura bedeli, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere ... TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına (%49,50 ) göre hesaplanan ... TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, g)Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine h)Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ı)Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu tek vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'ye verilmesine, i)Karar kesinleştiğinde asıl dosyadaki bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 2-Birleşen dava yönünden; a)Davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; -... TL geçici iş göremezlik tazminatı ve ... TL bakıcı giderinin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacı ...'a verilmesine, b) Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, c) Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, d) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, e) Karar kesinleştiğinde birleşen dosyadaki bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davacı vekilinin, asıl davalı ... vekilinin ve birleşen davalı ... vekilinin yüzüne karşı, ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2020
Katip ... E imzalı
Hakim ... E imzalı